Ankara: Tutuklu DEAŞ lideri hakkında yeni bilgiler örgütle mücadeleye dair soru işaretlerine neden oluyor

DEAŞ’ın sözde Türkiye lideri Mahmut Özden, geçtiğimiz Salı günü Adana’da tutuklanmıştı (Getty)
DEAŞ’ın sözde Türkiye lideri Mahmut Özden, geçtiğimiz Salı günü Adana’da tutuklanmıştı (Getty)
TT

Ankara: Tutuklu DEAŞ lideri hakkında yeni bilgiler örgütle mücadeleye dair soru işaretlerine neden oluyor

DEAŞ’ın sözde Türkiye lideri Mahmut Özden, geçtiğimiz Salı günü Adana’da tutuklanmıştı (Getty)
DEAŞ’ın sözde Türkiye lideri Mahmut Özden, geçtiğimiz Salı günü Adana’da tutuklanmıştı (Getty)

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Adana'da tutuklandığını açıkladığı DEAŞ’ın sözde Türkiye lideri Mahmut Özden’in tutuklanma süreciyle ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. Özden’in taşıdığı tehlikeye rağmen defalarca kez serbest bırakıldığı bilgisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı terörle mücadele gerçekliği hakkında soru işaretlerine neden oldu.
Konuyla ilgili Türk medyasında yer alan bazı haberlerde, Özden’in DEAŞ hücrelerine yönelik operasyonlar kapsamında Haziran 2017'den bu yana 6 kez tutuklandığı, her seferinde hakkında tutuklama emri çıkarıldığı ancak sonrasında serbest bırakıldığı bilgisi yer aldı. Sosyal medyadaki farklı bir anlatıda da, Özden’in daha önce 4 kez tutuklandığı ifadelerine yer verildi. Teröristin hakkında ortaya atılan bir diğer iddiada ise, dolandırıcılık suçlamasıyla 3 kez tutuklanan Özden’in serbest bırakıldığı belirtildi.
Salı günü tutuklanma haberini veren Soylu, Türk güvenlik teşkilatının Özden’in ülkedeki ekonomik hedefleri vurma ve suikast planlarını suya düşürdüğünü, bu minvalde Suriye ve Irak'tan emir almış olduğunu açıklamıştı. Aynı zamanda, terör örgütü DEAŞ’ın İstanbul'daki Ayasofya Camii’ne saldırı düzenlemeyi planladığını açıkladı. Türk hükümetine yakınlığı ile bilinen Hürriyet gazetesinin aktardığına göre, örgütün sözde Türkiye emiri Mahmut Özden, 20 Ağustos'ta tutuklanarak sorguya çekildi. Bununla birlikte, Özden’in DEAŞ’ın Türkiye’deki bazı ekonomi alanları, dernekler ve Ayasofya Camii’ne saldırı düzenlemeyi planladığı gibi tartışmalı itiraflarda bulunduğu belirtildi.
Hürriyet, Türk istihbarat servislerinin tartışmalı grupları takipte olduğunu, üzerinde çalışılan bir takım hedefleri belirlediğini bildirdi. Öncesinde 18 Ağustos’ta ise DEAŞ üyesi Hüseyin Sağır, İstanbul'da kaldığı otelde kalaşnikof ve 5 şarjörle tutuklanmış ve şahsın saldırı hazırlığında olduğu belirtilmişti. Ardından ise Mahmud Özden ve 25 kişi daha bu minvalde tutuklanmıştı.
2015 yılında DEAŞ’ın bir propaganda videosunda yer alan Özden, örgüt adına Türkiye'yi açıkça tehdit etmişti.
Gözlemciler ise Özden’in geçmişte defalarca serbest bırakılmasının, Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümetinin DEAŞ örgütüyle mücadeledeki ciddiyetine dair şüphe uyandırdığına değindi. Bu kapsamda bazı yetkili isimler, 2014-2017 yılları arasında gerçekleşen ve aralarında turistlerin de olduğu en az 300 kişinin öldürüldüğü saldırılardan DEAŞ’ı sorumlu tutan Türk yetkililerin, DEAŞ’a karşı PKK’ya veyahut 2016’da yaşanan darbe girişiminin arkasındaki isim Fethullah Gülen örgütüne karşı yürüttüğü gibi geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirmediğini iddia ettiler. Uluslararası Kriz Grubu’ndan (ICG) Berkay Mandıracı, bu konuda, “Türk yetkililer PKK ve Gülen hareketini hala ulusal güvenliğe yönelik en ciddi tehdit olarak görüyor. Kürdistan ve Gülen cemaati mensubiyetinden şüphelenilenler söz konusu olduğunda kovuşturma ve yargı prosedürleri yoğunlaştırılıyor, DEAŞ ile bağlantılı şüpheliler ise yetersiz delil nedeniyle serbest bırakılıyor” açıklamalarında bulundu.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.