Lavrov ve Pedersen Suriye diyaloğunu görüştü

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen Moskova’da bir araya geldi (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen Moskova’da bir araya geldi (EPA)
TT

Lavrov ve Pedersen Suriye diyaloğunu görüştü

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen Moskova’da bir araya geldi (EPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen Moskova’da bir araya geldi (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye Anayasa Komitesi’nin Cenevre’deki son toplantılarından çıkan sonuçları “oldukça olumlu” şeklinde niteleyerek övgüde bulundu. Lavrov, Moskova’da dün Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüşmesi sırasında, Suriye krizine son vermeyi hedefleyen kapsamlı bir siyasi süreç başlatma çabalarını ilerletmenin önemine vurgu yaptı. BM Temsilcisi Pedersen ise “Suriye’deki zorlukların arttığına” işaret ederek, ülkedeki durumu “oldukça karmaşık” diye niteledi. Bununla birlikte Pedersen, çözüm çabalarını ilerletmek için tüm Suriyeli taraflarla temasların sürdüğüne dikkat çekti.
Taraflar, uzun süren bir toplantılar gerçekleştirdi. Lavrov, görüşmeler sırasında Moskova’nın “Suriye’nin egemenlik ve birliğinin korunmasını ve ülkedeki çatışmayı sonlandırmak için siyasi sürecin başlatılmasını hedefleyen çabalara” bağlı olduğunu belirtti.
Suriye Anayasa Komitesi’nin Cenevre’deki 3’üncü tur toplantılarından çıkan sonuçlara övgüde bulunan Lavrov, “Tüm sorunlar çözülmedi. İlerideki çalışmalarla ilgili her konuda anlaşılamadı ancak genel olarak toplantıyı çok faydalı ve verimli buluyoruz” ifadesini kullandı.
Lavrov, Astana Formatı çerçevesinde ateşkesin garantörlerinden biri olan Rusya’nın, “anayasa reformuyla ilgili meselelerde Suriyeliler arasında bir anlaşma yapılmasını hedefleyen çabaları desteklemeye devam edeceğini” dile getirdi.
Lavrov, Rusya’nın siyasi çözümü ilerletme kapsamındaki çabaları güçlendirme eğilimine ek olarak, “sahadaki gelişmeleri tüm dikkatle takip ettiğini ve Astana formatındaki ortaklarıyla birlikte Suriye hükümetine ve Suriye halkının tamamına -Suriye Arap Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almakla beraber- uluslararası terörizmi topraklarından söküp atma misyonunu gerçekleştirmede yardımcı olduğunu” kaydetti.
Suriye’deki insani duruma da değinen Lavrov, uluslararası toplumun ülkedeki insani durum dosyasını ayrı ayrı ve merkezi bir şekilde takip etmesinin önemine işaret ederek, “Ülkedeki insani şartlar, özellikle koronavirüs salgını gölgesinde karmaşık ve somut zorluklarla karşı karşıya” dedi.
Uluslararası toplumun ve özellikle de batılı meslektaşların Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in koronavirüs salgını sürecinde Suriye’ye yönelik tek taraflı yaptırımları kaldırma çağrısına karşılık vermediğini söyleyen Lavrov, Moskova’nın bu çağrının kabulü için elinden geleni yaptığını belirtti.
Suriyeli göçmenler ve yerinden edilenler dosyasının “halen çok acil” olduğunu vurgulayan Lavrov, ülkesine dönmek isteyen Suriyelilere yardım etmeyi hedefleyen çabaların aktifleştirilmesinin gerekliliğine işaret ederek, bu çabaların Türkiye, Ürdün ve Lübnan başta olmak üzere göçmenleri kabul eden ülkelerin yükünü hafifleteceğini dile getirdi.
BM Temsilcisi Pedersen yaptığı açıklamada, müzakerelerle ilgili tüm meseleler hakkında görüşmelerin devam etmesi gerektiğinin altını çizerek, tüm Suriyeli taraflara temasları sürdürme çağrısında bulundu. Pedersen, BM’nin bütün Suriyeli gruplarla bu meseleleri görüşmeye devam etmeye çalıştığını kaydetti.
Önümüzdeki görüşmelerle ilgili gündemlerinin olduğunu ancak bu gündemler üzerinde uzlaşı sağlayamadıkları için Suriye Anayasa Komitesi’nin bir sonraki toplantılarının tarihinin belirlenemediğini aktaran Pedersen, “Bu alanda çalışmaya devam edeceğiz” diyerek, ofisinin tüm Suriyeli taraflarla temas halinde olduğunu söyledi.
“Suriyelilerin önüne çok sayıda zorluk çıkması ve koronavirüs salgının artması nedeniyle insani durum oldukça karmaşık” diyen Pedersen, BM’nin 2254 sayılı karar uyarınca mevcut sorunların çözümü ve insani yardımların sunulması konusunda çalıştığına işaret etti. Suriye’deki insani yardım çalışmalarında Rusya’nın “aktif ve önemli” rol oynadığını belirten Pedersen, “Başka zorluklar da var. İdlib'deki durumla ilgili Türkiye ile işbirliği yapıyoruz ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki işler de karmaşık” ifadesini kullandı.
Rusya, Lavrov-Pedersen görüşmesinin basına açık bölümünün ardından tarafların yaptığı ikili görüşmelerin detaylarına ilişkin açıklama yapmadı.
Rus kaynakların aktardığına göre, Moskova, Cenevre sürecini ilerleterek, Anayasa Komitesi çalışmalarının sonuçları ve mekanizmaları hakkında kapsamlı görüşmeler gerçekleştirmek istiyor. Kaynaklar, Lavrov-Pedersen görüşmesinin merkezinde Suriye sahasındaki gelişmeler ve insani durumun olduğunu bildirdi.
Bir Rus kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lavrov’un, Moskova Platformu Başkanı Kadri Cemil öncülüğündeki Halkın İradesi Partisi ile Kürt oluşumu temsil eden Suriye Özerk Yönetimi’nin Moskova’da imzaladığı siyasi müzakerenin belgesini Pedersen’e verdiğini belirtti. Kaynak, Lavrov ve Pedersen’in “Kürt oluşumu siyasi sürece dahil etme mekanizmasını görüştüklerini” sözlerine ekledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe