Kürt taraflar PKK’yı safların birleşmesini engellemekle suçladı: PKK ve sistemi, görüşmelerin önünü kesmek için çabalıyor

Suriye Demokratik Güçleri üyeleri Kürt kalabalıkları arasında (AFP)
Suriye Demokratik Güçleri üyeleri Kürt kalabalıkları arasında (AFP)
TT

Kürt taraflar PKK’yı safların birleşmesini engellemekle suçladı: PKK ve sistemi, görüşmelerin önünü kesmek için çabalıyor

Suriye Demokratik Güçleri üyeleri Kürt kalabalıkları arasında (AFP)
Suriye Demokratik Güçleri üyeleri Kürt kalabalıkları arasında (AFP)

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Suud Molla, ENKS ile Demokratik Birlik Partisi (PYD) liderliğindeki Kürt Ulusal Birliği Partileri arasında siyasi bir anlaşmaya ulaşma çabalarının zorluklarla karşı karşıya olduğunu, 6 aydır devam eden ve daha karmaşık ikinci aşamaya geçen Kürt işbirliği görüşmelerine ilişkin şüpheleri derinleştirdiğini belirtti. İkinci aşama oturumlarının siyasi referans oluşturmak ve diyaloğu sürdürmede bir temel olarak yönetim, idarede ortaklık, koruma ve savunma konularını tartışmak üzere bu ay başlaması planlanmıştı.
Molla yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"PKK ve sistemi, herhangi bir siyasi ortaklığın Suriye'deki Kürt bölgelerindeki rolünü iptal edeceğinden kesinlikle emin. Bu nedenle görüşmelerin önünü kesmek için çabalıyor.”
Molla açıklamasında, PYD’yi ve Suriye Demokratik Güçleri’ni Kürdistan unsurlarını uzaklaştırmaları ve Suriye'deki işlerine müdahale etmeye izin vermemeleri için çağrıda bulundu. Molla sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Onlara bu partinin üyelerinin uzaklaştırılması ve iç işlerimize karışmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledik. Ayrıca ABD’den ve Mazlum Abdi'den ENKS komutanının ve PYD ve kendisine bağlı Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından kaçırılanların mevcut durumunu açıklamalarını istedik.”
PYD başkanlık heyeti üyesi Dar el-Halil ise geçen ayın sonunda yaptığı basın açıklamasında PYD-ENKS görüşmelerinin önünde engellerin olduğunu belirterek, “Yönetim, eğitim ve korumayla ilgili karşılaştığımız işin içinden çıkamadığımız bazı noktalar söz konusu. Karşı taraf farklı düşünüyor. Geçtiğimiz yıllarda kurulanları yok etme karşılığında herhangi bir partiyle anlaşmak istemiyoruz” diye konuştu.
Kürt Ulusal Konseyi liderleri ile bazı çekişme noktalarını koruduklarını vurgulayan Halil şu ifadeleri kullandı:
“Halkımızın kazanımlarını ve fedakarlıklarını korumak için güçlü bir şekilde korumaya çalıştığımız bazı noktalar var. Boşuna inşa edilen her şeyin gitmesi karşılığında bir anlaşma istemiyoruz. Düşüncemiz bazı noktalarda farklılaşıyor. Anlaşmazlık noktalarının üstesinden gelip bunları çözmeye çalışıyoruz. "
Öte yandan, Suriye Kürt İlerici Demokratik Partisi'nin (PDPKS) Politbüro üyesi Ahmed Süleyman yaptığı açıklamada siyasi referansın paylaşılması başta olmak üzere görüşmelerin birçok zorlukla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Diyalogların yürütüldüğü üslup ve yöntem istenilen amaca hizmet etmiyor. Yarı yarıya ilkesine bağlı olarak iki parti ile sınırlı kalıyor. Ortak bir çalışma paktıyla birleşen partimiz ve Kürt Ulusal Birliği Partileri de dahil olmak üzere Kürt hareketindeki büyük güçlerin ve partilerin dışlanması ve ikinci plana itilmesi söz konusu.”
Kürt müzakere taraflarının referans oranları konusunda farklı düşündüğünü ve sandalye paylaşılmasını öneren iki görüşün sunulduğunu belirten Süleyman, birinci görüşe göre tüm taraflara yüzde 40 paylaşılması, müzakere dışındaki taraflara ve bağımsızlara payın yüzde 20'sinin bırakılmasının teklif edildiğini belirtti. Diğer görüşe göre ise yarıya yarıya pay edilmesi ve tarafların siyasi partilerini ve kendilerine ayrılan koltuklarını dolduracak bağımsız şahsiyetlerini seçmesi fikri sunuldu. Süleyman açıklamasında, "Diyalogların kapsamlı olması gerekiyor ki istisnasız tüm partileri içine alan kapsamlı bir anlaşma üretilebilsin. Herhangi bir anlaşma Kürtlerin çıkarlarının korunmasını ve tehdit altındaki bölgelerinin güvenliğini ve istikrarını güvence altına almalı” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz Mayıs ayı ortasında Kürt güçleri arasında ilan edilen siyasi anlaşmaya atıfta bulunan Süleyman, görüşmelerin devam etmesinin Duhok Anlaşması'na dayandığını belirterek, "O dönemde iki parti arasında anlaşmaya varan partimiz ve Birlik Partisi'nin önemli bir rolü olduğu Duhok Anlaşması'nı diyaloglarına temel aldılar" dedi.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.