Yeni gelişmeler Kovid-19 vakalarına yönelik tedavi umutlarını artırdı

Yeni gelişmeler Kovid-19 vakalarına yönelik tedavi umutlarını artırdı
TT

Yeni gelişmeler Kovid-19 vakalarına yönelik tedavi umutlarını artırdı

Yeni gelişmeler Kovid-19 vakalarına yönelik tedavi umutlarını artırdı

Günümüzde riskli Kovid-19 vakalarını tedavi etmeye yönelik yöntemler, salgının başlangıcındaki duruma kıyasla gelişti. Fransa ve ABD’den uzmanlar AFP’ye yaptıkları açıklamada hayat kurtaran ilerlemeler yaşandığını aktardılar. Fransız Anestezi ve Resüsitasyon Derneği Başkanı Profesör Eric Murray yaptığı açıklamayla bu alanda büyük bir ilerleme kaydedildiğini doğruladı.
New York bölgesindeki 22 hastaneden yaklaşık bin doktorun yer aldığı Prohealth Grubu’nun Bulaşıcı Hastalıklar Bölümü Başkanı Daniel Griffin konuyla ilgili yaptığı açıklamada "ABD’de tüm yaş gruplarında hayatta kalma şansı büyük ölçüde arttı" dedi. Griffin, söz konusu iyileşmenin birincil nedeninin ilaçlar olduğunu vurguladı.
Haziran ayından bu yana yapılan çalışmalar, riskli Kovid-19 vakalarında kortikosteroidlerin faydalarını ortaya koydu.
ABD merkezli tıp dergisi JAMA'da 2 Eylül'de yayınlanan bir dizi araştırmaya göre bu ilaçlar, virüsün tehlikeli formlarına bağlı iltihabı tedavi ederek ağır vakalarda 28 gün sonra ölüm riskini yüzde 21 oranında azaltıyor.
Diğer herhangi bir ilacın ölüm riskini azaltmada bu kadar dikkate değer bir etkiye sahip olduğu henüz kanıtlanmadı. Bu durum, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) "Ciddi veya kritik hastalığı olanlarda kortikosteroidlerin sistematik kullanımını" önermesine neden oldu.
Söz konusu çalışmalardan birinin hazırlanması sürecine katılan, Fransa'nın batı banliyölerinden Garche'deki Raymond Poincare Hastanesi’nde görevli doktor Gilali Annan yaptığı açıklamada, "Bu hayat kurtaracak bir tedavi" dedi.
Fransız Resüsitasyon Derneği'nden Profesör Marc Lyon'a göre denklemi değiştirebilecek bir diğer tedavi de antikoagülanların daha erken ve daha sık verilmesi. Buna gerekçe olarak da Kovid-19’un tehlikeli bir komplikasyonu olan kanın pıhtılaşmasını önlediğini gösteriyor. Profesör Griffin'e göre ise genel olarak hastalar daha az hedefe yönelik ilaçlarla tedavi edilebilir.
Bu durumda hararetli tartışmaların odağı olan ve etkinliği henüz çalışmalarla kanıtlanamayan hidroksiklorokini ise kullanmaya gerek kalmıyor.
İlaçlara ek olarak yoğun bakımda bulunan ve koronavirüsten en çok etkilenen hastaların solunum sorunlarına ilişkin de önemli ilerlemeler kaydedildi. Olney'deki(Maryland) MedStar Hastanesi'nden hemşire Kiersten Henry, "Başlangıçta, solunum tüplerini yerleştirmek için acele ediyorduk. Ancak bugün mümkün olduğunca bundan kaçınmaya çalışıyoruz” dedi.
Kiersten Henry de "Yeni bir salgın ortaya çıktığında ilk başta ne yapacağımızı bilmiyoruz ancak kısa sürede bilgi her taraftan akıyor” dedi.
Soluk borusunu yapay solunum cihazına bağlamak için önce bir tüp yerleştiriliyor. Ancak bazı durumlarda her ne kadar kaçınılmaz olsa da bu işlemin iltihaplar dahil çeşitli komplikasyonlara yol açtığı kabul ediliyor.
Profesör Griffin konuyla ilgili açıklamasında "Yapay solunum cihazı kullandığımız hastalar için hayatta kalma şansının yüksek olmadığını kısa sürede fark ettik” dedi.
Almanya'da yapılan ve sonuçları temmuz ayı sonunda "The Lancet" dergisinde yayınlanan bir araştırmada da yapay solunum cihazına bağlanan Kovid-19 hastalarında ölüm oranının tüm yaş grupları için ortalama yüzde 53 olduğu kaydedildi. 80 yaşın üzerindekiler için ise bu oran yüzde 72'ye kadar çıkıyor. Bu tekniğe alternatif olarak yaklaşık 10 yıl önce icat edilen ve hastaya burun delikleri yoluyla yüksek miktarda oksijen verilmesiyle gerçekleştirilen oksijen tedavisi benimsenmiş durumda.
Kolombiya'daki Louis-Mourier Hastanesi'nden Profesör Jean-Damien Ricard'a göre bu tedavi çok daha etkili, daha az ağrılı ve tüp yerleştirilmesinden daha kolay bir kullanıma sahip. Sonuçları temmuz ayı ortasında “Intensive Care Medicine” dergisinde yayınlanan bir çalışmayı yürüten Ricard, bazı hastalarda oksijen tedavisinin diğerine oranla daha etkili olduğunun gözlemlendiğini aktardı. 
Her ne kadar söz konusu teknolojilerin faydalarını kanıtlayan çalışmalar yeni olsa da gelişmeler, tıp alanında izleme ve uygulamaya dayalı olarak uzun süredir yapılan çalışmaların sonucu niteliğinde.
Mart ile nisan ayı arasında tüp yerleştirmeleri, antikoagülanlar, kortikosteroidler ve hidroksiklorokin ile ilgili radikal bir tutum değişikliği yaşandığını belirten Profesör Griffin, “Nisan ayı başında alınan tedbirler, önceki ay uygulananların tam tersi oldu. Bugün de geçerli olan yaklaşım bu” dedi.
Tüm bu gelişmelere rağmen uzmanlar aşırı iyimser olunmaması konusunda uyarılarda bulunuyorlar.



İptal edilen uçuşlar... Binlerce kişi elektriksiz kaldı, New Jersey’de yolları su bastı

2025 yılında ABD’nin New Jersey eyaletindeki Newark Uluslararası Havalimanı’nda hava trafiğinin durmasının ardından apronda görülen uçaklar (Reuters)
2025 yılında ABD’nin New Jersey eyaletindeki Newark Uluslararası Havalimanı’nda hava trafiğinin durmasının ardından apronda görülen uçaklar (Reuters)
TT

İptal edilen uçuşlar... Binlerce kişi elektriksiz kaldı, New Jersey’de yolları su bastı

2025 yılında ABD’nin New Jersey eyaletindeki Newark Uluslararası Havalimanı’nda hava trafiğinin durmasının ardından apronda görülen uçaklar (Reuters)
2025 yılında ABD’nin New Jersey eyaletindeki Newark Uluslararası Havalimanı’nda hava trafiğinin durmasının ardından apronda görülen uçaklar (Reuters)

ABD’nin doğu kıyısında dün akşam binlerce kişi elektriksiz kalırken, New Jersey’nin bazı kıyı bölgelerinde yolları su bastı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre bu gelişmeler hafta sonu boyunca tehlikeli koşullara yol açması beklenen güçlü “Nor’easter” fırtınasının ilk ciddi etkileri oldu.

On milyonlarca kişi, şiddetli rüzgâr ve yağışlarla bölgeyi etkisi altına almaya başlayan fırtınanın güzergâhında bulunuyor. Ulusal Meteoroloji Servisi, özellikle New Jersey ve Delaware çevresinde Orta Atlantik kıyıları boyunca ciddi sel baskınları yaşanmasının beklendiğini bildirdi.

New Jersey’nin kıyı kesimindeki Manasquan bölgesinde, hava karardığında bazı yolları su bastı. Bölgedeki bazı alçak kesimlerde daha önce gönüllü tahliye çağrısı yapılmıştı. Manasquan Belediye Başkanı Mike Mangan, “Sokaklarda uzun süre çok fazla su olmasını bekliyoruz” dedi.

Konserler iptal edilirken, dün ve bugün Boston, Nantucket ve Martha’s Vineyard havalimanlarına yapılması planlanan onlarca uçuş iptal edildi. Çok sayıda hava yolu şirketi, hafta sonu boyunca Doğu Yakası uçuşlarında bazı değişiklik veya iptal ücretlerinden feragat etme seçeneği sundu.

New Jersey’deki küçük sahil yerleşimi Sea Bright’ın Belediye Başkanı Brian Kelly, bölgenin saatte 50 mile (80 kilometre) ulaşabilecek rüzgârlara ve bazı sokaklarda 6 feet’e (1,8 metre) kadar çıkabilecek su baskınlarına hazırlandığını belirtti. Yetkililer, sel baskınlarının bugün başlamasını ve öğle saatlerine doğru şiddetlenmesini bekliyor.


Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi
TT

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

 

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma teklifini reddetti. Trump, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği mesajını verdi.

Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip su yolu, yaklaşık 7 aydır devam eden ABD-İran çatışmasında kilit bir başlık olmayı sürdürüyor. Çatışma, taraflar arasında müzakerelerin çıkmaza girmesiyle yeni bir aşamaya taşınmış durumda.

Ancak bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucuların yürüttüğü yeni girişimler, anlaşmaya varılması yönünde ilerleme kaydedilebileceğine ilişkin bazı olumlu beklentiler oluşturdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yaptığı açıklamada, “İran, Katar aracılığıyla ABD’ye 7 günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi.

Arakçi, “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığına göre Arakçi’nin açıklamasından saatler sonra konuya vakıf ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini bildirdi.

Gazetenin haberinde, 80 yaşındaki Trump’ın Tahran’ın taleplerini karşılayabileceğinden şüphe duyduğu ve kasım ayında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından bombardıman harekâtının yeniden başlamasını olası gördüğü belirtildi.

Trump dün akşam Truth Social platformunda, Hürmüz Boğazı’nın daire içine alındığı bir haritanın fotoğrafını paylaşarak üzerine “Trump Boğazı” ifadesini yazdı.

Medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlerde ise yeni planın, Lübnan da dahil olmak üzere Ortadoğu’daki bütün çatışmaların yedi gün süreyle durdurulmasını öngördüğü belirtilmişti.


Arakçi: İran, Hürmüz Boğazı’nın 7 gün içinde yeniden açılması için ABD’ye bir plan sundu

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
TT

Arakçi: İran, Hürmüz Boğazı’nın 7 gün içinde yeniden açılması için ABD’ye bir plan sundu

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (AFP)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde deniz trafiğine yeniden açmayı öngören bir planı Washington’a sunduğunu söyledi.

Arakçi, New York’taki Birleşmiş Milletler merkezinde dün yaptığı açıklamada, “İran, Katar üzerinden ABD’ye yedi günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Arakçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek.”