ABD yaptırımları Şii İkilisi’ni Maliye Bakanlığı koltuğunda ısrarcı olmaya itiyor

Lübnan Kamu Güvenliği Genel Direktörü, Avn’ın temsilcisi olarak Paris’te Macron’un yardımcı ekibiyle görüşmek üzere görevlendirildi

Lübnan Temsilciler Meclisi oturumundan bir kesit (Reuters)
Lübnan Temsilciler Meclisi oturumundan bir kesit (Reuters)
TT

ABD yaptırımları Şii İkilisi’ni Maliye Bakanlığı koltuğunda ısrarcı olmaya itiyor

Lübnan Temsilciler Meclisi oturumundan bir kesit (Reuters)
Lübnan Temsilciler Meclisi oturumundan bir kesit (Reuters)

Güvenilir siyasi kaynaklar, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile yeni hükümeti kurma görevi verilen Büyükelçi Mustafa Edib arasında geçtiğimiz Salı günü gerçekleşen görüşmede, hükümetin genel çerçevesi konusunda bir uzlaşıya varılamadığını belirttiler. Kaynaklara göre bunun nedeni, Cumhurbaşkanı Avn’ın uzlaşma amacıyla hükümetin 20 veya 24 bakandan oluşması konusunda ısrar ederken Edib’in bir dizi bakanlığı feshetme ve bakanlıkları diğerleriyle birleştirme olasılığı olduğu sürece sayısal olarak kalabalık bir hükümete ihtiyaç olmadığı gerekçesiyle 14 bakandan oluşması konusunda diretiyor olmasıdır.
Bununla birlikte kaynaklar, Avn ve Edib’in ABD Hazine Bakanlığı’nın Lübnanlı iki eski bakanı Hizbullah’a mali yardım sağlama suçlamasıyla kara listeye alma kararını yayınlamadan önce görüştüklerini söylediler. ABD’nin kara listeye eklediği isimler, Lübnan’ın eski Ulaştırma Bakanı Yusuf Finyanus ve eski Maliye Bakanı Ali Hasan Halil oldu. Avn ve Edib görüşmesi ise önemli bakanlıklar da dahil olmak üzere bakanlıklar koltuklarının mezhepler arasında dönüşümlü olarak dağıtılması ilkesi üzerinde vardıkları bir anlaşmayla sonuçlandı. Ancak bu konu, Şii İkilisi’nin (Hizbullah-Emel Hareketi) Maliye Bakanlığı koltuğunu elinde tutma ısrarı ile çatışıyor. Çünkü eğer Şii İkilisi Maliye Bakanlığı’nı elinde tutarsa Şiiler, cumhurbaşkanı, hükümet ve ilgili bakanlarla birlikte mali kararnamelerde ve kararlarda üçüncü imzayı atma yetkisi kazanıyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre Avn ve Edib, Şiilerin Maliye Bakanlığı'nı ellerinde tutma ısrarının bakanlık koltuklarının mezhepler arasında dönüşümlü olarak dağıtılması ilkesinin uygulanmasını engelleyeceğini düşünüyorlar. Buna karşın Şii kaynaklar, Maliye Bakanlığı koltuğuna oturan bakanın mezhebine zarar vermemek kaydıyla bu ilkenin uygulanmasında bir sorun olmadığını söylüyorlar.
Ancak Avn ve Edib, hükümetin genel yapısı konusunda bir uzlaşıya varamadılar. Cumhurbaşkanlığı kaynakları bunun nedenini, Cumhurbaşkanı Avn’ın az sayıda bakanı atama hakkını koruma konusunda ısrar etmesi olarak gösterdiler. Çünkü bağımsız uzman isimlerden oluşan bir hükümette, özellikle kabine oturumlarının Edib başkanlığında ve Avn veya kendi atadığı bakanların yokluğunda yapılması ve alınan kararların Cumhurbaşkanı’nın çekinceleri ile karşılanması halinde hükümeti bir soruna sürüklenmemesi için Avn’ın yalnız kalmaması gerekiyor.
Avn ve Edib arasındaki bu anlaşmazlığın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un hükümetin kurulması için verdiği sürenin sonu olan önümüzdeki Pazar gününe kadar yeni hükümetin kurulmasını engelleyebileceği düşünülüyor. Bu soruna bir de Şii İkilisi’nin bir sonraki duyuruya kadar Maliye Bakanlığı'nı kasıtlı olarak kota dağılımlarından uzak tutma konusundaki ısrarı ekleniyor.
Şii İkilisi’nin esneklik gösterdiğini, ancak ABD’nin Halil ve Finyanus’a yaptırımlar uygulaması çerçevesinde esnekliği bir kenara bırakıp sert bir tutum sergilemek zorunda kalabileceğini söyleyen kaynaklar, Şii İkilisi’nin ısrarcı tutumunun, ABD yaptırımlarına doğrudan bir yanıt olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladılar.
Öte yandan bu yaptırımlar, halen Şii İkilisi ve özellikle de Meclis Başkanı Nebih Berri tarafından inceleniyor. Çünkü söz konusu yaptırımların uygulandığı isimlerden biri olan Halil, Berri’nin görüşmelerdeki temsilcisi ve Berri, ülkeyi içinde bulunduğu zorlu koşullardan kurtarmak, mali ve ekonomik çöküşünü durdurmak için reformist bir dairede sınırlı kalan yeni hükümetin bakanlık bildirisi taslağının genel çerçevesini oluşturan Fransız girişiminin uygulanmasını engelleyenlere Avrupa yaptırımları uygulamakla tehdit eden Macron'la yeni hükümetin kurulmasını geciktirecek herhangi bir siyasi sorun yaşamak istemiyor.
Diğer yandan ABD’nin uyguladığı yaptırımlara yönelik tepkiler zayıf kalsa da yeni hükümetin kurulmasını geciktirebileceği söylemlerinin yanı sıra Washington’ın Macron'un girişimini desteklerken söz konusu yaptırımları uygulamak zorunda olmadığı şeklindeki düşünceler dile getirilirken ABD yaptırımlarının hükümeti kurmaya yönelik çabaları engelleme olasılığının düşük olduğu, ancak kurulum sürecini daha da hararetli hale getireceği yönünde bir başka görüş de ortaya atıldı.
İlgili bağlamda siyasi kaynaklar, yaptırımların, Macron için bir şok etkisi yaratmadığını düşünüyorlar. Çünkü kaynaklara göre Macron, Bağdat'a gitmeden önce ABD Dışişleri Bakanı'nın Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Yardımcısı David Schenker’in Beyrut'a gelmesi, bunun bir işaretiydi. Kaynaklar bu yüzden Macron’un yaptırımların uygulandığı isimler açıklanmadan Bikfaya’da (Maruni Hristiyan) Lübnan Ketaib Partisi Genel Merkezi’nde görüştüğü bazı milletvekillerinin meclisten istifa ettiklerinin sonradan kendisine iletilmesinin doğru bulmuyorlar.
Bazı milletvekilleri Schenker'in yaptırımların aynı hafta uygulanacağını ve yaptırımların bu kadarla sınırlı kalmayacağını söylediğini aktardılar. Bununla birlikte Schenker'in ABD yönetiminden Şii Emel Hareketi ve Marada Hareketi’ne davranışlarını iyileştirmeleri konusunda baskı yapmak istiyormuş gibi bir takım mesajlar ilettiğini de kaydettiler.
Bu çerçevede, art arda gelecek ve bir kısmı ABD yaptırımları ile uyumlu olmayacak tepkilerle ilgili tutumların takip edilmesi gerekiyor.
Öte yandan Şarku’l Avsat, Lübnan Kamu Güvenliği Genel Direktörü General Abbas İbrahim’in bakan sayısındaki anlaşmazlık çerçevesinde hükümeti kurma konusunda devam eden istişarelere Cumhurbaşkanı Avn’ın temsilcisi olarak katılmak ve Fransa'nın ABD yaptırımlarına ilişkin tutumunu öğrenmek için Paris'e gittiği bilgisine ulaştı.
İbrahim’in Lübnan’da yeni hükümetin normal bir süreç çerçevesinde kurulmasını garanti edecek Fransız girişimiyle uyumlu hareket edilmesi için görevli olan Macron’un yardımcı ekibiyle görüşebileceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte İbrahim’in Fransız girişimini güçlendirmek ve ABD yaptırımlarından etkilememesini sağlamanın yanı sıra bir yandan Edib’in 14 bakandan oluşan bir hükümet kurma konusunda ısrarı ile Cumhurbaşkanı'nın bakan sayısını artırma eğilimi çerçevesinde Macron'un belirlediği süre içinde hükümetin kurulması ihtiyacını dile getirmesi bekleniyor.



Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

Zeydi: Irak, savaş ve barış kararını tek elde toplamayı hedefliyor

Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, 25 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)

Irak Başbakanı Ali Zeydi, yaptığı açıklamada, hükümetinin önceliklerinden birinin savaş ve barış konusunda karar yetkisinin devlete ait olması olduğunu belirterek, silahların anayasal kurumların elinde bulunması gerektiğini vurguladı.

Zeydi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada, “Silahların kontrol altına alınması ve savaş ile barış kararının devlete ait olması alanındaki uygulama adımları doğru yönde ilerliyor. Bu, kurumlar devletinin inşasının, egemenliğin korunmasının ve istikrarın tesis edilmesinin temelidir” ifadelerini kullandı.

Başbakan, Irak’taki uluslararası koalisyon misyonunun sona ermesinin stratejik ortaklarla ilişkileri yeni bir aşamaya taşıdığını belirterek, askeri iş birliğinden ekonomik ve kalkınma odaklı iş birliğine geçileceğini ifade etti. Zeydi, Irak’ı korumak amacıyla güvenlik ve askeri kapasitenin geliştirilmeye devam edeceğini söyledi.

Irak Başbakanı ayrıca sınırların kontrol altına alınması, açıkların giderilmesi ve aşırılığın gelişebileceği ortamların oluşmasını önlemek için sürekli teyakkuz halinde olunması çağrısında bulundu. Zeydi, Irak’ın diyalog ve diplomasiyi, krizlerin yatıştırılmasını, egemenliğe saygı gösterilmesini, içişlerine müdahale edilmemesini ve iyi komşuluk ilişkilerini destekleyen tutumunu yineledi. Çatışmaların müzakere yoluyla sona erdirilmesi ve savaşların yeniden patlak vermesinin önlenmesi çağrısı yaptı.

Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)
Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin savaş ve barış kararının tek elde toplanmasını hedeflediğini söyledi (AP)

Zeydi, dünyaya Irak’a daha fazla açılma çağrısında bulunarak ülkesinin güvenlik ve istikrara katkı sunabilecek kapasitede olduğunu belirtti. Ayrıca “Kalkınma Yolu” projesinin önemine dikkat çekerek bunu, “Büyük Fav Limanı’nı Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlayan, ticaret, yatırım ve enerji için stratejik bir koridor” olarak nitelendirdi.

Zeydi, “Irak hiçbir zaman kenarda kalmadı; tarihin kalbi ve bugünün nabzıdır. Geleceğe doğru ortaklık kurmayı hak ediyor” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise daha önce Bağdat’a doğrudan bir uyarıda bulunarak, “Irak’ın Lübnanlaşmasını önlemek için milislerin silahsızlandırılması” gerektiğini vurgulamıştı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu açıklama, Irak hükümeti üzerindeki silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki baskının arttığı bir dönemde yapıldı.

Rubio, ABD’nin Ali Falih Zeydi hükümetinin devlet otoritesini güçlendirme çabalarına desteğini teyit ederken, silahlı grupların dağıtılması gerektiğini belirtti.

Rubio, güç merkezlerinin çoğalmasının Irak devletinin parçalanmasına ve kurumlarının zayıflamasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Zeydi daha önce, silahlı grupların saldırıları durduracağı 90 günlük bir sürecin başlatılmasını ve silahların devlete devredilmesi sürecinin 30 Haziran 2027’ye kadar tamamlanmasını öngören bir plan sunmuştu.


Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
TT

Yemen genel seferberlik ilan etti

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Alimi, Birleşmiş Milletler’de konuşmasını yaparken (Reuters)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, halka genel seferberlik ve ulusal teyakkuz çağrısında bulunarak silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerine katılmalarını, Husi milislerine karşı cumhuriyetlerini ve ulusal kurumlarını savunmaya katkı sağlamalarını istedi.

El-Alimi, 26 Eylül Devrimi’nin yıl dönümü dolayısıyla halka hitaben yaptığı konuşmada, kandırılarak Husilerin saflarına katılanların cumhuriyet ve anayasal meşruiyet saflarına güvenli şekilde dönmelerinin önünü açtığını açıkladı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Alimi, dün itibarıyla Husiler safında savaşmayı veya onlar adına çalışmayı bırakanların anayasa ve yasalar uyarınca aftan yararlanacağını belirtti.

Yemen Cumhurbaşkanı, Yemen ve Kızıldeniz’de güvenlik ve istikrar isteyen ülkelere “halkımızın, hükümetimizin ve silahlı kuvvetlerimizin yanında durmaları ve ülkemizi milislerden kurtarmak amacıyla Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona destek vermeleri” çağrısında bulundu.

El-Alimi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesinin “yalnızca Yemen’in değil, bölgedeki ve dünyadaki bütün ülkelerin çıkarına olduğunu” belirterek, “Husi projesinin topraklarımızı ve kıyılarımızı Yemen’in ve tüm bölgenin güvenliğine yönelik sürekli bir tehdide dönüştürmeyi amaçladığını” söyledi.

Cumhurbaşkanı, devletin hedefinin herkes için açık olduğunu vurgulayarak, bunun “devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, ulusal toprakların tamamında egemenliği yeniden sağlamak ve nihayetinde Sana’ya ulaşmak” olduğunu ifade etti.


İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.