Avrupa, koronavirüs salgınının gribal hastalıklarla aynı döneme denk gelmesinden endişeli

Koronavirüs testi yaptırmak için sıra bekleyen Parisliler. (Reuters)
Koronavirüs testi yaptırmak için sıra bekleyen Parisliler. (Reuters)
TT

Avrupa, koronavirüs salgınının gribal hastalıklarla aynı döneme denk gelmesinden endişeli

Koronavirüs testi yaptırmak için sıra bekleyen Parisliler. (Reuters)
Koronavirüs testi yaptırmak için sıra bekleyen Parisliler. (Reuters)

Avrupa, Oxford'un aşı çalışmalarını klinik deneylerin üçüncü aşamasındayken askıya alınmasının yarattığı şokun ardındanşimdi de koronavirüs salgınının ikinci dalgasının mevsimsel gribin zirve yaptığı dönemle aynı zamana denk gelmesi korkusunu yaşıyor. AstraZeneca ilaç firması aşının içinde bulunduğumuz 2020 yılı sonunda hazır hale getirilmesinin hedeflendiğini duyurdu. Avrupa ayrıca mevsimsel grip salgını döneminde genellikle en yüksek doluluk oranlarına ulaşan sağlık tesislerinde, iki salgının bir araya gelmesinin doğuracağı zorluklardan büyük endişe duyuyor.
Avrupa Salgın Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), solunum sistemine çok şiddetli bir biçimde saldıran iki virüsün (koronavirüs ve mevsimsel grip) eş zamanlı olarak yayılması olgusuyla ilk kez karşılaşıldığı konusunda uyarıda bulundu. Merkez, mevsimsel gribin her yıl Avrupa Birliği ülkelerinde 30 milyondan fazla insanı etkilediğini ve 350 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğunu hatırlattı.
Bazı uzmanlar, en büyük korkunun, “Kovid-19” salgınının ikinci dalgasının zirvesinin genellikle aralık ayının ikinci yarısında başlayan ve sekiz hafta süren mevsimsel grip virüsünün zirvesiyle aynı zamana denk gelmesi olduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca, “bu kış insanları bekleyen son büyük sınavın, içinde bulunduğumuz dönemin sonunda olacağı” konusunda uyarıda bulundular.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki bilim ve sağlık çevreleri grip virüsünün tedavisinde deneyim sahibi. Özellikle sağlık sistemleri yeni tip koronavirüs (Kovid-19) hakkındaki bilgilerini ve salgının meydana getirdiği riskleri azaltmanın alternatif yollarını çoğalttığından bu potansiyel tehlike konusunda paniğe kapılmak için bir neden olmadığı görüşü de var.
Bununla birlikte söz konusu sağlık çevreleri, Avrupa hastanelerinin genellikle grip mevsiminin zirve yaptığı dönemde en kalabalık hasta sayısına ulaştığına dikkat çekiyorlar. Bu durum, mevcut sağlık şartlarının daha da kötüye gitmesine ve acil servislerin Kovid-19 enfekte vakalarıyla dolup taştığı geçen ilkbahardaki senaryonun tekrarlanmasına yol açabilir. Bu nedenle uzmanlar, koronavirüs salgınının yaygın olarak görüldüğü bölgelere, ocak ayının başından itibaren mevsimsel grip salgınının en yoğun olarak görüldüğü dönemde mümkün olabildiğince dışarı çıkmamayı ve seyahat etmemeyi tavsiye ediyorlar.
Bilim çevrelerine göre Kovid-19 ile mevsimsel grip virüsü arasındaki etkileşim ise halen çözülebilmiş değil. Şimdiye kadar elde edilen bilgiler yetersiz. Son zamanlarda Avrupa’daki bazı vakalarda görüldüğü üzere bir kişinin aynı anda her iki virüsten etkilenebileceği belirtiliyor. Her ne kadar bu durum şu ana kadar oldukça sınırlı görülse de bunun nedeninin belki de mevsimsel grip virüsünün henüz yayılma aşamasına başlamamış olmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.  Ancak tıp camiasını endişelendiren asıl konu, her iki virüsün de solunum sistemini etkiliyor olması ve yine her iki virüsün de ilk bulaşın ardından bağışıklık sistemini zayıflatması. Bu ise ikinci virüsün bulaşma ihtimalini ve tehlikesinin boyutunu artırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) uzmanları, mevcut veriler ışığında hakim olan görüşe göre mevsimsel grip virüsü ile Kovid-19 virüsü arasında herhangi bir etkileşim olmadığı, etkileşimin ve etki yönlerinin şu ana kadar belirlenmediğini belirtiyorlar. Bununla birlikte WHO, iki virüsten birine yakalanmamak için dikkatli olunması, virüs taşıdığı halde semptom göstermiyormuş gibi davranılması, koruyucu sağlık tedbirlerine ve hijyen kurallarına bağlı kalınması tavsiyesinde bulunuyorlar.
Ancak son teşhis elbette laboratuvar incelemesi sayesinde yapılabiliyor. Her ne kadar bu incelemeler sağlık merkezlerindeki test kapasitesi üzerinde aşırı bir yük oluşturuyor olsa da asıl sorun, salgının ilk dalgasında da açık bir şekilde görüldüğü üzere bir yandan testleri devam ettirmek için yeterli kimyasalların sağlanması diğer taraftan Kovid-19 virüsünün yol açtığı enfeksiyon ile mevsimsel gribin neden olduğu enfeksiyonları bir birinden ayırt etmesi alanında görülüyor. Avrupa Salgın Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ekibinin başındaki isim olan Pasi Penttinen, “Kovid-19 virüsüyle mücadelede ve kontrol altına almada önemli bir silah” olarak kabul edilmesi bakımından bu yıl mevsimsel gribe karşı aşı kullanma standartlarının çerçevesini genişletmek için Avrupa Aşı Ekibi’nin önümüzdeki hafta başında toplanacağını belirtti. Penttinen açıklamasında şunları söyledi:
“Bazı ülkeler altmış beş yaş üzerindekilerin aşılanmasını tavsiye ederken diğerleri Kovid-19 salgınından farklı olarak her yıl mevsimsel grip virüsünün asıl taşıyıcıları olan çocukların aşılanmasını tavsiye ediyor. Sonuç olarak onların aşılanması sürü bağışıklığına yol açacak. Yaşlılar ve en savunmasız grupların enfekte olmalarının önüne geçilecek.”
Dünya Sağlık Örgütü uzmanları, Kovid-19 enfeksiyonu ile mevsimsel gribi ayırt etmek için konulacak tanının doğruluğunun önemine dikkat çekiyorlar. Uzmanlar özellikle bazı hastalarda enfeksiyonların şiddetini azaltan ve bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyonlarını önleyen özellikleri sayesinde “yeni tip koronavirüs” hastalarının tedavisinde etkili olduğu kanıtlanan tek ilaç olan deksametazonun ağır vakalarda ölüm oranlarını üçte bir oranında azalttığını belirtiyorlar.
Sağlık camiası, kış mevsiminin bitmek üzere olduğu güney yarım küre ülkelerinden alınan verilere göre mevsimsel grip salgın dalgasının bu mevsim zayıf olacağı görüşünde. Yeni Zelanda ve Avustralya’da bu yılki mevsimsel grip, bir önceki yıla göre yüzde 10 oranında düşük seyretti. Uzmanlar bu durumu yakın temas yoluyla yayılan Kovid-19 'a yönelik alınan tedbirlere bağlıyorlar. Bu durumun 2020 başından bu yana söz konusu iki ülkenin koronavirüs salgınını önleme çalışmaları kapsamında uyguladığı karantina tedbirlerinin mevsimsel grip salgınının da yayılmasını engellediği belirtiliyor. Kışın gelmesiyle birlikte aynı durumun kuzey yarım kürede de yaşanması bekleniyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe