Macron, Lübnanlı liderlerle telefon görüşmelerini sıklaştırırken Edib tüm taraflarla işbirliği yapmak istiyor

Macron, Lübnanlı liderlerle telefon görüşmelerini sıklaştırırken Edib tüm taraflarla işbirliği yapmak istiyor
TT

Macron, Lübnanlı liderlerle telefon görüşmelerini sıklaştırırken Edib tüm taraflarla işbirliği yapmak istiyor

Macron, Lübnanlı liderlerle telefon görüşmelerini sıklaştırırken Edib tüm taraflarla işbirliği yapmak istiyor

Lübnan’da yeni hükümetin kurulmasının önünü açmak ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yeni hükümetin kurulması için Lübnan’ın başlıca siyasi isimleriyle anlaşarak belirlediği süreyi uzatmak istediğini söylemesinin ağırlığı altında ezilen ülkeyi, yaşadığı büyük krizlere eklenecek bir yenisine daha sürüklememek için ardı ardına yapılan görüşmeleri yakından takip eden siyasi kaynaklar, Şarku’l Avsat’a hükümetin kurulması için ilgili taraflara verilen sürenin yarın sona ereceğini söylediler. Kaynaklar, bu yüzden hükümeti kurma sürecini geciktirmeye devam eden düğümü çözecek koşulların sağlanması için görüşmelerin yoğunlaştığını belirttiler.
Macron'un hükümetin geciktirmeye devam eden engellerin üstesinden gelmek için tüm Lübnanlı liderlerle temas halinde olmaya devam ettiğini vurgulayan aynı kaynaklar, Macron’un temaslarının, uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla yapılan benzer temaslarla örtüştüğünü söylediler. Ancak kaynaklar, şuana kadar yapılan bu görüşmeler sonucunda nelerin elde edildiğine dair detaylara değinmediler.
Yeni hükümeti kurma görevi verilen Büyükelçi Mustafa Edib ile Fransa arasındaki temasların hiç durmadığına dikkati çeken kaynaklar, Edib’in, Macron ve Lübnan dosyasını takip etmekle görevlendirildiği ekibinin gerçekleştirdiği temaslara ayak uydurduğunu belirttiler. Kaynaklar ayrıca Edib’in özellikle bakanlıkların mezheplere dağıtılmasını reddeden anlayışa karşı çıkan Şii kanadın Maliye Bakanlığı ve egemen olmayan başka bakanlıkların da kendisine ayrılması konusundaki ısrarının yeni hükümetin kurulması önünde engel teşkil etmesi karşısında görüşmeleri yoğunlaştırarak inisiyatif aldığını vurguladılar.
Son dakika temaslarının yeni hükümetin kurulmasının önünü açmaması durumunda Cumhurbaşkanı Macron'un tepki verebileceğini düşünmek için erken olduğuna inanan kaynaklar, Macron’un özellikle hükümetin kurulması için Lübnan’daki başlıca siyasi isimlerle belirlediği süreyi uzatması ışığında belki de, hükümetin kurulmasına katılan siyasi güçlere, hesaplarını ve şu anda uçuruma sürüklenmekte olan ülkenin içinden geçtiği zor koşulları idrak edebilecek şekilde tutumlarını yeniden gözden geçirmelerine imkan tanıyan yeni bir fırsat vermiş olabileceğini söylediler. Söz konusu siyasi güçlerin ülkede ekonomik, finansal ve sosyal çöküş giderek daha da tehlikeli bir hal alırken şimdi onu kurtarmaya yardımcı olmak için bir birleriyle uyumlu bir çaba içerisine girmeleri gerektiriyor. Çünkü Lübnan kendisine yardım etmedikçe kimse ona yardım etmeyecek.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, ülkeyi içinde bulunduğu boğucu krizlerden kurtaracak çıkış yollarını bulmak için meclisteki siyasi bloklarla yaptığı istişarelere devam ederken, hükümeti kurmakla görevli olan Edib, - ilgili kaynakların belirttiği üzere -kendisini birkaç kez arkadaşları arasında sessizliğini bozmaya zorlayan yalan ve iftira kampanyalarıyla karşı karşıya kaldı. Kaynaklara göre Edib’in bu konuda arkadaşları arasında sitem ederken, “Çizgimde kalmaya devam edeceğim. Şii mezhebini ya da diğer mezhepleri kırmaya çalışmayacağım. Yeni hükümeti kurma görevimden sonra en fazla önem verdiğim konu, ülkemi kurtarmak için ön yargıları olmayan herkesle işbirliği yapmak” ifadelerini kullandı.
Arkadaşlarının aktardığına göre Edib sözlerine şöyle devam etti:
“Hiç kimseyle tartışmaya girmeyeceğim çünkü ülke artık siyasi tartışmalar kaldıracak durumda değil. Bunun yerine ülkeyi yaşadığı krizler ve sorunlardan kurtarmak için işbirliği yapmamızı gerekiyor. Ben, ülkeyi istikrarsızlaştırmaya ve zorluklarla yüzleşme kabiliyetini felç etmeye çalışanlardan değilim. İşbirliği için herkese elimi uzattım. Yeni hükümeti kurma çabalarının çıkmaza girmesi durumunda uygun tutumu sergileyeceğim.”
Edib’in arkadaşlarına söylediği sözlerden geri adım atmaya niyeti olmadığı ve hatta Lübnan'a yeniden uluslararası yardımların yapılmasının kapısını açan ve bizzat Cumhurbaşkanı Macron’un sunduğu Fransız girişiminden yararlandığı anlaşılıyor.
Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Avn’ın meclisteki siyasi bloklarla yaptığı istişareleri yakından takip eden kaynaklar, Avn’ın bakanlıkların dağılımı ya da bakanlıklara aday isimler konusuna değinmediğini belirttiler. Bu arada Edib’in Pazartesi günü Baabda’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Avn ile yaptığı görüşmede kabinede yer alması planlanan isimlere ilişkin herhangi bir liste sunmadığı da biliniyor.
Aynı kaynaklar, bazı blokların, hükümeti kurma süreciyle ne isimlerle ne de bakanlıkların mezhepler arasında dağılımıyla ilgilenmeyecekleri açıklamalarının ardından bu istişarelere katılma kararı aldıklarını vurguladılar. Dolayısıyla, bakanları daha sonra Cumhurbaşkanı'na danışmak şartıyla seçme konusunda nihai yetkiye sahip olan başbakan adayına anayasanın vermiş olduğu yetkiler ihlal edilmiş olmuyor.
Kaynaklara göre Şiileri kırmak gibi bir niyeti olmadığını vurgulayan Edib’in eski Başbakan Necib Mikati ile yaptığı görüşme sırasında Şii İkilisi’nin (Hizbullah-Emel Hareketi) tüm taleplerini kabul etmenin mümkün olmadığını vurgulaması da dikkat çekiciydi. Görüşmede her türlü mezhepçi ve etnik gerginliğine karşı olduğuna dikkati çeken Edib, ülkeyi istemedikleri bir yere sürüklemek istemediğinden diyalog ve iletişimi desteklediğinin altını çizdi.
Dolayısıyla ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracak kapılar kapatılmadı. Belki de yeni hükümetin kurulması için verilen sürenin Fransa’nın isteğiyle uzatılması son dakikada işlere bir ivme katabilir. Aksi takdirde ülke bilinmeyene doğru sürüklenecektir.



Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
TT

Machado: Dün serbest bırakılan Venezuelalı muhalif Guanipa, ağır silahlı adamlar tarafından kaçırıldı

Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)
Muhalefet lideri Juan Pablo Guanipa, cezaevinden tahliye edildikten kısa bir süre sonra (AFP)

Venezuela muhalefet lideri ve Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado, muhalefet üyesi Juan Pablo Guanipa'nın dün hapisten çıktıktan kısa bir süre sonra Karakas'ta "ağır silahlı adamlar" tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Machado, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Dakikalar önce Juan Pablo Guanipa, Karakas'ın Los Choros mahallesinde kaçırıldı. Sivil kıyafetli, ağır silahlı dört araç geldi ve onu zorla götürdü. Derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
TT

Güney Kore: Eğitim tatbikatı sırasında askeri helikopter kazasında iki kişi hayatını kaybetti

Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)
Askeri helikopterin düştüğü yer, (Reuters)

Güney Kore ordusu, bugün Kuzey Gapyeong eyaletinde rutin bir eğitim görevi sırasında bir AH-1S Cobra askeri helikopterinin düştüğünü ve iki kişilik mürettebatının hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ordu yaptığı açıklamada, helikopterin saat 11:00 civarında, nedeni henüz netleşmeyen bir şekilde düştüğünü belirtti. İki mürettebat yakındaki bir hastaneye kaldırıldı ancak yaralanmaları nedeniyle hayatlarını kaybetti.

Kaza sonrasında, ordu bu modeldeki tüm helikopterlerin uçuşlarını durdurdu ve kaza nedenini araştırmak üzere bir acil müdahale ekibi oluşturdu. Ordu, eğitim görevinin motor çalışır haldeyken acil iniş prosedürlerinin uygulanmasını içerdiğini belirtti.


İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.