Kadir Şeker'e 12 yıl hapis talebi

Kadir Şeker'e 12 yıl hapis talebi
TT

Kadir Şeker'e 12 yıl hapis talebi

Kadir Şeker'e 12 yıl hapis talebi

Konya’da parkta şiddet gördüğünü düşündüğü bir kadına yardım etmek isterken kadının sevgilisinin ölümüne neden olmaktan yargılanan Kadir Şeker’in, haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan cezalandırılarak alt sınır olan 12 yıl hapis cezası istendi.
20 yaşındaki Kadir Şeker'in Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Sanık genç tutuklu bulunduğu Konya E Tipi Kapalı Cezaevinden SEGBİS bağlantısı ile duruşmaya katılırken avukatları ve yakınları mahkeme salonunda yer aldı. Mahkeme heyeti dinlenen tanıklar, alınan ifadeler ve adli tıp raporları doğrultusunda Cumhuriyet Savcısından Mütalaasını istedi. İddia Makamı, sanığın haksız tahrik altında kasten öldürme suçu sübuta erdiğinden eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 3 ve 61 maddesi gözetilerek, 12 yıl ila 18 yıl arasında cezalandırılmasına, haksız tahrik dolayısıyla azami oranda ceza indirilerek asgari hadden ceza tayin edilmesini istedi. Sanık avukatları mütalaayı kabul etmeyerek ayrıntılı savunma yapmak için süre talep ederken duruşma 14 Ekim'e ertelendi.

“Kadir bir cani değildir”
Kadir Şeker'in avukatı Konya Baro Başkanı Mustafa Aladağ, müvekkilinin asla birini öldürme gayesiyle hareket etmediğini söyledi. Duruşma sonunda Konya Adliyesi önünde açıklamada bulunan Avukat Aladağ, “Savcılık makamı mütalaasını vermiştir. Mütalaa aynen iddianamede olduğu üzeredir. İlk söz olarak kabul etmediğimizi beyan ettik. Mütalaa, kasten adam öldürme. Ancak ağır haksız tahrik hükümleri altında işlendiği hususlarda cezalandırma talep edilmiştir. Biz de tabii ki, kabul etmediğimiz mütalaa için süre talep ettik. Savunmamızı hazırlayacağız. Kadir Şeker kimdir? Özel dosya içinde bulunduğu durum nedir? Kadir hangi haleti ruh içerisinde eyleme karışmıştır? Bunu anlatmaya çalıştık. Buradan bir kez daha ifade ediyorum, Kadir bir cani değildir. Kadir bir katil değildir. Kadir asla ve asla birini öldürme gayesi amacıyla hareket edecek bir evladımız değildir. Bunu Kadir'i her geçen gün yakinen tanıyan biri olarak ifade etmek istiyorum. Kadir'in, en kutsalı, annesine, babasına yönelik çok ağır sinkaflı küfürlere rağmen bunu duruşmada ifade edemeyecek kadar yeterli aile terbiyesini almış ahlaklı, yarınlara ümitle bakan bir çocuğumuzdur. Kadir'in taraflarla yakından uzaktan bir bağı ve bağlantısı yoktur. Kadir, ağlayan bir kadın sesine kulak kabartmıştır. Olay böyle cereyan etmiştir. Hiç kimse istemezdi ki, neticesinde bir insan hayatını kaybetsin. Üzüntümüzü dile getirdik. Baş sağlığı dileklerimizi ilettik. Geri getirmemiz mümkün değil. Keşke yaşanmasaydı. Kadir de bu üzüntüyü ifade ediyor. Ama bir kez daha söylemek istiyorum. Kadir Şeker kasten birini öldürecek bir karaktere, yapıya sahip değildir” dedi.

"Adalet istiyoruz”
Kadir Şeker'in babası Cengiz Şeker, oğlu için adalet istediğini söyledi. Baba Şeker şöyle konuştu:
"Adalet ne derse o olur. Kanunun kestiği parmak acımaz. Kanun ne derse o. Oğlum üniversite sınavına hazırlanamadı. Geçen sene 100 bindeydi, bu sene 173 bine düştü. Bu pandemiden dolayı hastaneye gitti geldi, karantinaya alındı, hücrede yattı 15 gün. Mahkemeye geldi, 15 gün bir daha hücrede yattı. Şartlar uygun olmadığı için sınava hazırlanamadı. Hayırlısı olsun. Elbette adalet istiyoruz biz. Çocuklarımızın cezaevlerinde çürümesini istemeyiz tabi ki. Çocuklarımızın okula gitmesi lazım. Parkların güvenliğe alınması lazım. İnsanların parklarda böyle tiyatro, film çevirmemesi lazım. Bizim emeklerimize yazık.”
Ağabey Fatih Şeker ise ölen Özgür Duran'ın yakınları tarafından tehdit edildiklerini iddia etti. Ağabey Şeker, “Yüce mahkeme huzurunda maktulün kardeşi bizi alenen tehdit etmiştir. Bu konuda söylemek istediğim de kimseden korkumuz yok. Bunu bir kere bilmeliler. Ancak biz saygılı ve bu toplumun değerlerini bilen insanlar olarak böyle şeylere cevap vermedik asla. Maktulün geçmişi hakkında da kesinlikle sosyal medyada ve herhangi bir platformda açıklama yapmadık. Bu konuda da Kadir'in de herhangi bir beyanı olmamıştır. Bu olay sadece kendi özelinde değerlendirilmektedir” diye konuştu.

Olayın geçmişi
Olay, 5 Şubat 2020 Çarşamba günü saat 21.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Kosova Mahallesi Yeni İstanbul Caddesi üzerindeki Piri Reis Parkı'nda meydana geldi. Akşehir Fen Lisesinden mezun olan Kadir Şeker, üniversiteye girmek için yeterli puanının olmaması nedeniyle Konya'ya gelerek dershaneye kayıt oldu. Teyzesinin yanında kalmaya başlayan Kadir Şeker, dershane dönüşünde Piri Reis Parkı'ndan evine giderken Özgür Duran'ın (32) Ayşe D'ye (35) şiddet uyguladığını fark etti. Kadir Şeker, müdahale etmek istediğinde Özgür Duran'ın tepkisiyle karşılaştı. Yaşanan boğuşma sırasında cebinden bıçağını çıkaran Kadir Şeker, yere düştükleri sırada Özgür Duran'ın kalbinden bıçaklanarak ölümüne neden oldu. Olaydan sonra gittiği teyzesinin evinde gözaltına alınan Kadir Şeker, tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.