İsrail muhalefet lideri: Netanyahu, Filistinlilerle müzakere masasına oturma niyetinde değil

İsrail'de muhalefet partilerinden Yesh Atid'in (Gelecek Var) lideri Yair Lapid
İsrail'de muhalefet partilerinden Yesh Atid'in (Gelecek Var) lideri Yair Lapid
TT

İsrail muhalefet lideri: Netanyahu, Filistinlilerle müzakere masasına oturma niyetinde değil

İsrail'de muhalefet partilerinden Yesh Atid'in (Gelecek Var) lideri Yair Lapid
İsrail'de muhalefet partilerinden Yesh Atid'in (Gelecek Var) lideri Yair Lapid

İsrail'de muhalefet partilerinden Yesh Atid'in (Gelecek Var) lideri Yair Lapid dün İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile ilişkileri normalleştirmek için iki tarihi anlaşma imzalamasına saatler kala yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış görüşmeleri yapmaya ‘niyeti’ olmadığını söyledi.
Körfez’deki iki ülkeyle ilişkileri normalleştirmek için imzalanan anlaşmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Lapid, ancak bununla birlikte artık Filistinlilerle de barış müzakerelerinin başlaması gerektiğini vurguladı. Fransız Haber Ajansı’na (AFP) konuşan ılımlı lider, “Mevcut hükümet, Filistinlilere bu müzakerelerin bedelini ödemeden ılımlı Sünni ülkelerle anlaşmalar yaptığımızı söylüyor. Bu bir bedel değil. İsrail’in çıkarıdır” şeklinde konuştu.
Filistinlilerin tutumunu da eleştiren Lapid, ‘artık Arap dünyasının ve uluslararası toplumun onlar adına hareket etmesini bekleyerek oldukları yerde kalmaya devam edemeyeceklerini’ söyleyerek, “Proaktif olmalılar ve mağduru oynamayı bırakmalılar” dedi. Lapid'e göre Filistinliler ‘gerçekçi olmadıkları için’ tüm taleplerine ulaşamayacaklar. Burada Filistinlilerin, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmayı ve İsrail Devleti'nin kurulmasının önünü açan 1948 savaşından bu yana evlerinden kaçan veya yerlerinden edilen yaklaşık 760 bin Filistinlinin geri dönmesini talep ettikleri hatırlatılmalı. Ancak eski bir gazeteci olan Lapid’e göre Filistinlerin ve İsraillilerin müzakere masasına dönmesi gerekiyor.
İsrail ve Filistin arasındaki görüşmeler 2014 yılında durdu. Filistinliler, ABD yönetiminin girişimlerini İsrail'e imtiyazlar sağlandığı gerekçesiyle reddettiler. Filistin Otoritesi geçtiğimiz Mayıs ayında, işgal altındaki Batı Şeria'da ve stratejik öneme sahip Ürdün Vadisi'ndeki yerleşim yerlerini ilhak etme planı nedeniyle İsrail ile aralarındaki güvenlik koordinasyonu anlaşmalarının askıya alındığını duyurdu.
Filistin Otoritesi geçtiğimiz Haziran ayında ise, Ocak ayında açıklanan ABD barış planına karşı bir teklifte bulunarak, doğrudan müzakereleri canlandırmaya ve sınırlarda küçük ayarlamalar yapılmasına hazır olduğunu açıkladı.
Yesh Atid (Gelecek Var) lideri Lapid şöyle devam etti:
“Açıkça söylüyorum, Filistinlilerle iki devletli çözüm temelinde ilerlemeliyiz ve müzakerelerde bulunmalıyız. Ama mevcut İsrail hükümetinin Filistinlilerle müzakere masasına oturmaya niyeti yok.”
Muhalefet lideri, özellikle Netanyahu'yu destekleyen İsrailli seçmenlerin büyük bölümünün bir Filistin devletinin kurulmasına karşı olması nedeniyle Netanyahu hükümetini ‘Filistinlilerle hiçbir şey müzakere etme niyetinde olmamakla’ suçladı. Yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan Başbakan’ın karşı karşıya olduğu hukuki ikileme dikkati çeken Lapid, Netanyahu’nun içinde bulunduğu durumun onu, Filistinlilerle barış görüşmelerini gündeme getirmemesi için bir başka neden olduğunu düşünüyor.
Muhalefet liderinin, İsrail Parlamentosu (Knesset) binasındaki ofisinde, aralarında Almanya Başbakanı Angela Merkel ve ABD’de başkanlık yarışına katılan Demokrat aday Joe Biden’ın da bulunduğu bir dizi dünya lideriyle birlikte çekilmiş fotoğrafı yer alırken bu fotoğraflar arasında ABD Başkanı Donald Trump ile çekilmiş bir fotoğrafının olmaması dikkat çekti.
Lapid daha önce Netanyahu hükümetinde Maliye Bakanlığı yaptı. Ancak bu, eski müttefikleri Benny Gantz ve Gabi Aşkenazi'nin muhalefetten ayrılıp Netanyahu hükümetine katılmasından önceydi. Lapid, geçtiğimiz yıl Mart ayında yapılan seçimlerden sonra muhalefette kalırken bugün Gantz başbakan vekilliği ve savunma bakanlığı, Aşkenazi ise dışişleri bakanlığı yapıyor. İki bakanın İsrail, BAE ve Bahreyn arasındaki ilişkileri normalleştirme anlaşmasındaki rolüne ilişkin olarak ise Lapid, Gantz ve Aşkenazi’nin hükümette ‘kesinlikle hiçbir nüfuzunun olmadığına’ inanıyor.
Netanyahu'nun önce BAE ve daha sonra Bahreyn'le yapılan anlaşmaları kendilerine haber vermeden imzaladığını söyleyen Lapid, “Sadece bize danışılmaması değil, bu anlaşmaların yapılacağından dahi haberimiz yoktu” şeklinde konuştu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe