ABD, Hizbullah ile bağlantısı olan iki şirkete yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı Binası (Getyy Images)
ABD Hazine Bakanlığı Binası (Getyy Images)
TT

ABD, Hizbullah ile bağlantısı olan iki şirkete yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı Binası (Getyy Images)
ABD Hazine Bakanlığı Binası (Getyy Images)

ABD Hazine Bakanlığı, Hizbullah ile bağlantılı olan Lübnan merkezli Arch Consulting ve  Meamar Construction adlı iki şirkete yeni yaptırımlar getirdi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ABD tarafından yabancı terör grubu olarak nitelendirilen Hizbullah'ın liderlerinden Sultan Halife Esad'ı da yaptırım listesine eklediklerini belirtti. Bakanlık, Esad’ın bu iki şirketle yakından bağlantılı olduğunu aktardı.
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hizbullah’ın Lübnan ekonomisini sömürmesi ve yozlaşmış Lübnanlı yetkilileri manipüle etmesi sayesinde, terör örgütüyle bağlantılı şirketlere hükümet ihaleleri verildi" ifadelerini kullandı. Mnuchin, “Lübnan halkı yoksullukla mücadele ederken, Hizbullah ve liderleri zenginleşiyor. ABD, liderlerini zenginleştirmek için Lübnan kaynaklarını rüşvetle istismar eden Hizbullah’ı ve destekçilerini hedef almaya kararlıdır" dedi.
Açıklamada Hizbullah'ın faaliyetlerinin, inşaat ve altyapı sektörleri de dahil olmak üzere Lübnan ekonomisinin her alanına nüfuz ettiği bildirildi. Hizbullah, kendi hesaplarına para transferlerini gizlemek için iki şirketten yararlanıyor, bu da Hizbullah'ın liderliğini ve destekçilerini daha da zenginleştirirken Lübnan halkı ise çaresizce ihtiyaç duydukları paradan mahrum ediliyor. Hizbullah’ın eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Yusuf Finyanus dahil olmak üzere Lübnanlı yetkililerle bahsi geçen şirketlere milyonlarca dolarlık sözleşme yönlendirdiği ve bunun Hizbullah Yürütme Konseyi tarafından denetlendiği aktarıldı. Kurul bu şirketler yoluyla yolsuz bir şekilde kar elde ediyor.
Açıklamada, yeni yaptırımların geçtiğimiz Şubat ayında kote edilen Atlas Holding Şirketi de dahil olmak üzere Hizbullah Yürütme Kurulu şirketlerine karşı alınan önceki tedbirlere bağlı olduğu vurgulandı. ABD bu aç içerisinde Yusuf Finyanus ve eski Maliye Bakanı Ali Hasan Halil'i Hizbullah'a siyasi ve mali destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım listesine almıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnanlı lider ve yetkililerin uzun zamandır Lübnan ekonomisindeki şeffaflık eksikliğinden kendi halklarının haklarını savunuyormuş gibi yaptıklarını belirterek zenginleştiklerini duyurdu. Açıklamada, aksine iddialarına rağmen terör örgütü Hizbullah’ın bu tarz aldatmacalara dahil olduğu kaydedildi.
Bakanlık açıklamasında, ABD’nin 13224 sayılı yürütme Emri uyarınca Hizbullah ile bağlantılı iki şirket ve bir yetkiliyi  yaptırımlar listesine aldığı aktarıldı. Açıklamada, Lübnan merkezli Arch Consulting ve Meamar Construction adlı iki şirketin yanı sıra, Sultan Halife Esad'ı nda listeye eklendiği kaydedildi.
Kişi ve kuruluşların ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırımlar listesine eklenmesi, bahsi geçen isimleri küresel finans siteminden etkin bir şekilde izole ediyor.
 



Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
TT

Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)

Sudan, Doğu Afrika ülkelerinden oluşan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) geri döneceğini açıkladı. Bu karar, Sudan'ın üyeliğinin askıya alınmasından iki yıl sonra alındı. Askıya alınmasının nedeni ise o dönemde, Nisan 2023'ten beri hükümet güçleriyle savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'ya ("Hemedti") gönderilen davetti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı X internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Sudan Cumhuriyeti Hükümeti, örgüt üyeliğindeki faaliyetlerine tam olarak yeniden başlayacaktır" denildi. Örgüt ise üye devletlerin iç işlerine müdahale etmeyeceğini, Sudan'ın egemenliğine, toprak ve halkının birliğine ve mevcut ulusal kurumlarının bütünlüğüne tam saygı duyduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan, Ocak 2024'te IGAD'ın Dagalu'yu Sudan'daki çatışmayı görüşmek üzere Uganda'da bir zirveye davet etmesinin ardından IGAD üyeliğini askıya almıştı. Zirvenin amacı, başta çatışma bölgelerine BM güçlerinin konuşlandırılması olmak üzere bir dizi öneriyle savaşı sona erdirmekti.


Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.