Netanyahu, Trump'ın seçilmesi halinde Filistinlilerin barış anlaşmasına geri dönmesini bekliyor

Israel Hayom gazetesi, Büyükelçi Friedman'ın Abbas ve Dahlan hakkındaki açıklamaları hakkında düzeltme yayımladı.

El-Halil'de dün çatışmalar gerçekleşti. (EPA)
El-Halil'de dün çatışmalar gerçekleşti. (EPA)
TT

Netanyahu, Trump'ın seçilmesi halinde Filistinlilerin barış anlaşmasına geri dönmesini bekliyor

El-Halil'de dün çatışmalar gerçekleşti. (EPA)
El-Halil'de dün çatışmalar gerçekleşti. (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Israel Hayom gazetesinde yayınlanan açıklamalarında önümüzdeki kasım ayında yapılması planlanan ABD seçimlerinden sonra Filistin yönetiminin birkaç ay içinde İsrail ile müzakerelere döneceğine olan inancını dile getirdi.
Gazetenin siyasi muhabiri Ariel Kahane, Netanyahu'nun kapalı kapılar ardında söylediklerini nakletti. Netanyahu'ya göre İsrail’in  BAE ve Bahreyn ile normalleşmesi ve bunun bölgesel etkisinin ardından Filistinliler için müzakere masasına geri dönmekten başka alan kalmadı. Ancak muhabirin haberine göre İsrail Başbakanı bunun gerçekleşmesini ABD Başkanı Donald Trump'ın seçimleri kazanması şartına bağladı. "Müzakereler, Trump'ın Filistin sorununu çözme planı temelinde başlayacak" dedi.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi David Friedman'ın Israel Hayom gazetesinde kendisine atfedilen açıklaması kargaşaya yol açınca gazete haber metninde düzeltme yaptı. Gazetenin Friedman ile yaptığı röportajda Büyükelçi, ABD'nin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yerine Fetih Hareketi’nden atılan Muhammed Dahlan’ı getirmek istediğini belirtiyordu. Bu açıklama, Filistinli yetkililer arasında büyük bir öfkeye yol açınca gazete söz konusu sözlerde revizeye gitti.
Gazete "Abbas'ı Dahlan ile değiştirmeyi düşünüyoruz. Ancak Filistin yönetimini şekillendirme arzumuz yok" ifadelerini "Abbas'ı Dahlan ile değiştirmeyi düşünmüyoruz. Filistin yönetimini şekillendirme arzumuz yok" diye değiştirdi.
Başkan Donald Trump'ın barış planı kadrosunda yer alan ve yanında özel bir konuma sahip olan Büyükelçi Friedman, Filistin yönetimine bir kez daha saldırarak tarihte yanlış yerde durduklarını iddia etti. Friedman açıklamasında şunları söyledi:
“Filistin liderliği eski söylemi ve şikayetleri tekrarlıyor. Bunların gerçeklikle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. 21'inci yüzyıla katılmaları gerekiyor. Barış, her nesilde yalnızca bir kez tekrarlanan bir fırsattır. Biz doğan fırsatı değerlendirmemiz gerektiğini düşündük ve değerlendirdik. Barış sürecini ilerletip seyrini değiştirdikten sonra Arap-İsrail çatışması, İsrail'in BAE ve Bahreyn ile ABD himayesi altında imzaladığı normalleşme anlaşmaları ışığında sonun başlangıcına ulaştı. Bugün çatışmanın sonuna uzak değiliz çünkü yakında birçok ülke de bu anlaşmaya katılacak ve Filistinliler de gelecek. Çatışmanın birkaç ay ya da bir yıl içinde tamamen sona ereceğine inanıyorum.”
İsrail ve Amerikan sağına verdiği destekle tanınan gazete, Büyükelçi Friedman'a işgal altındaki Batı Şeria'da ilhak planı durdurulur ya da tamamen kaldırılırsa bunun uygulamasının mümkün olup olmadığı sorusunu yöneltti. Friedman'ın cevabı şöyle oldu:
“Bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Koronavirüs sebebiyle İsrail’in Batı Şeria’daki egemenliği dosyasını gündeme getirmede bazı diplomatik sorunlar yaşadık. Sonra BAE ile bir anlaşma fırsatı doğdu. Sonuç şuydu: Biz egemenliğin doğru olduğuna inanıyoruz ki  şu anda İsrail bayrakları Beytüllahim’deki Gush Etzion, Ramallah’taki Beit El, el- Halil’deki ve Kudüs’teki Ma'ale Adumim ve Shilo yerleşim bölgelerinde dalgalanırken barış her şeyin üstündedir. Bizim barış vizyonumuza göre İsrail bayrakları orda dalgalanmaya devam edecek. Burada yerleşimcilerin meşruiyetini tanıyan, uluslararası normları ihlal etmediğini düşünen ve yerleşimcileri evlerinden tahliye planı yapmayan  ilk ve tek ABD hükümeti olduğumuzu belirtmek isterim.”



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe