ABD'den çarpıcı rapor: DEAŞ'ın yeni lideri sorgulandığında 88 arkadaşını gammazlamıştı

DEAŞ liderinin yeri hakkında bilgi verecek kişilere 10 milyon dolar ödül vaat edilmişti (New York Daily)
DEAŞ liderinin yeri hakkında bilgi verecek kişilere 10 milyon dolar ödül vaat edilmişti (New York Daily)
TT

ABD'den çarpıcı rapor: DEAŞ'ın yeni lideri sorgulandığında 88 arkadaşını gammazlamıştı

DEAŞ liderinin yeri hakkında bilgi verecek kişilere 10 milyon dolar ödül vaat edilmişti (New York Daily)
DEAŞ liderinin yeri hakkında bilgi verecek kişilere 10 milyon dolar ödül vaat edilmişti (New York Daily)

ABD Harp Akademisi Terörle Mücadele Merkezi'nin "CTCSentinel" adlı dergisinin yayımladığı sorgulama belgeleri, DEAŞ'ın yeni lideri olarak kabul edilen Emir Muhammed Said Abdurrahman Mevla'nın Irak'ta yakalandığı sırada 88 arkadaşını ele verdiğini işaret ediyor.
Daily Mail'in sorgulama raporlarına dayandırdığı haberine göre "Hacı Abdullah" takma adıyla da tanınan Mevla, Ocak 2008'de Musul'da düzenlenen gece yarısı operasyonuyla yakalanmıştı.
ABD ordusu Mevla'nın o dönem El Kaide liderinin Musul yardımcısı olarak arandığını, bu ismin kaçırma eylemleri ve infazların emrini verip onaylamakla sorumlu olduğunu kaydetmişti.
Habere göre Mevla sorgu sırasında, infazlar ve kaçırmalar dahil terör eylemlerinden haberdar olduğunu söylerken, bu suçlardaki rolünü önemsiz gibi göstermeye çalıştı.
Yapılan üç sorguda 88 örgüt üyesinden bazılarının ismi DEAŞ'ın Irak kolundaki rolleriyle tanımlanırken, diğerlerine de "doktor" gibi takma isimler verildi.
11 Eylül saldırıları sonrası New York'ta kurulan Terörle Mücadele Merkezi'nin  (CTC) raporuna göre, Mevla'nın verdiği 88 isimden 64'ü hakkında terör eylemlerine katılımlarıyla ilgili temel bir tanımlama ifadesi kullanılırken, bazılarıysa ABD'nin 2003'te başlayan Irak işgalinden bu yana koalisyon güçlerini hedef alan saldırılar ve kaçırmalardaki rolleri hususunda ayrıntılarıyla yer aldı.
Mevla'nın bahsettiği isimlerden 4'ünün DEAŞ liderinin şahitliği üzerine tutuklanıp 2016 sonlarına kadar cezaevinde kalmış olabileceği belirtildi.  
Ebu Bekir Bağdadi'nin Ekim 2019'da ölmesinin ardından DEAŞ lideri kabul edilen Mevla'nın tutuklu olduğu sırada paylaştığı isimlerden bazılarının, daha sonra ABD idaresindeki koalisyon güçleri tarafından ya öldürüldüğü ya da yakalandığı ifade edildi.
Raporda ayrıca, Terörle Mücadele Merkezi'nden araştırmacıların "Mevla'nın yeni lider olduğundan" yüksek düzeyde emin oldukları kaydedildi.
Bağdadi'yle yollarının Bukka Kampı'nda kesiştiği tahmin edilen Mevla'nın cezaevinden tam olarak ne zaman çıktığıysa bilinmiyor.
ABD Adalet Bakanlığı, Mevla'nın kimliği ya da yeri hakkında bilgi verecek kişilere önce 5 milyon dolar (yaklaşık 38 milyon TL) ödül teklif etmiş, daha sonra bu rakamı 10 milyon dolara (yaklaşık 76 milyon TL) çıkarmıştı.
Öte yandan karasal hakimiyetini elindeki son toprak parçasını geçen yıl kaybetmesiyle birlikte yitiren DEAŞ'ın yeniden canlanma hazırlığında olduğuna dair açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Birleşmiş Milletler (BM) geçen ay 10 binden fazla DEAŞ mensubunun Irak ve Suriye'de aktif olduğunun düşünüldüğünü belirterek, bu kişilerin saldırılarının 2020'de önemli derecede arttığını bildirmişti.
BM Terörle Mücadele Ofisi Şefi Vladimir Voronkov, DEAŞ üyelerinin iki ülke arasında "küçük hücreler halinde" özgürce hareket ettiğini söylemişti.
Rus diplomat ayrıca, koronavirüs pandemisinin beraberinde getirdiği hareket kısıtlamalarının görünüşe göre birçok ülkede saldırı risklerini azalttığını ifade etmişti.
 
Independent Türkçe, Daily Mail



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.