Hollanda'da korona salgınında rekor vaka sayısı

Hollanda'da korona salgınında rekor vaka sayısı
TT

Hollanda'da korona salgınında rekor vaka sayısı

Hollanda'da korona salgınında rekor vaka sayısı

Hollanda’da yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgını ile verilen mücadele kapsamında rekor vaka sayısına ulaşıldı. Paylaşılan son istatistiklere göre, günlük vaka sayısı 2 bine yaklaştı.
Korona virüs salgını dünya genelinde etkili olurken, Avrupa'da vaka sayılarında ciddi bir artış gözlemleniyor. Hollanda'da korona vaka sayısı salgın ile mücadeleye rağmen rekor sayıya ulaştı. Paylaşılan son istatistiklere göre, günlük vaka sayısı 2 bine yaklaştı.
Artan vaka sayıları nedeniyle Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Sağlık Bakanı Hugo de Jonge düzenlediği basın toplantısı hükümetin aldığı yeni tedbirleri duyurdu. Başbakan Mark Rutte, virüsün yeniden dönüş yaptığını vurguladı, Sağlık Bakanı ise ikinci dalgadan bahsetti.
Vaka sayılarının son bir haftada ikiye katlandığını belirten Rutte, bu bilgilerin son derece endişe verici olduğunu belirterek, “Virüs aynı hızla yayılmaya devam ederse 3 hafta sonra vaka sayısının 10 bine yükseleceğini görebiliriz” dedi. Sağlık Bakanı De Jonge ise, “Toplam vaka sayılarına baktığımızda ikinci bir dalgadan bahsetmek mümkün” açıklamasında bulundu. Vaka sayılarının hızla arttığı bölgelerde yeni tedbirler alındığı duyuruldu.
Basın toplantısında konuşan Başbakan ve Sağlık Bakanı, alınan yeni tedbirlerin Amsterdam, Rotterdam ve Lahey gibi vaka sayılarının hızla arttığı şehirlerde geçerli olacağı ifade ederek, büyük şehirlerdeki yerel makamların önümüzdeki dönem ek önlemler alabileceğini aktardı.
Başbakan Rutte daha önce yaptığı konuşmalarda gençler arasında artan vaka sayılarına dikkat çekmişti. Rutte, bir kez daha öğrenci evlerinde kalan gençlerin 1,5 metrelik sosyal mesafeye dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Test yaptırmak isteyen kişi sayısı önemli ölçüde arttığı için laboratuvarlarda bir kapasite sorunu ortaya çıktı. Bu nedenle Sağlık Bakanı De Jonge 13 yaşından küçük çocukların test edilmemesi konusunda tavsiyede bulunmaya karar verdi. De Jonge, "Soğuk algınlığı olan çocuklar, okula gidebilirler" dedi. Bu şekilde laboratuvarlardaki yoğunluğun giderilmesi hedefleniyor.

Yeni önlemler alındı
Amsterdam-Amstelland, Haaglanden, Hollands Midden, Rotterdam-Rijnmond ve Utrecht olarak belirlenen toplam 6 bölgede yürürlüğe giren yeni kurallar açıklandı. Bölgede bulanan bütün restoran ve kafelerin saat 00.00 itibaren müşteri alması yasaklandı. Saat 00.00 itibaren müziğin kapatılması, gece saat 01.00 itibaren ise bütün mekanların kapatılmasına karar verildi. Büyük organizasyonlar için belirlenen maksimum 100 kişilik sayı 50'ye düşürüldü. 50 kişiden fazla bir kalabalıkta bulunması yasaklandı.
Düğün, toplantı gibi etkinliklerin dışarıda yapılması durumunda yine en fazla 50 kişi katılabilecek. Bu kural dini etkinlikler, protestolar, cenaze törenleri ve tiyatro gösterileri için geçerli olmayacak. 50 kişiden fazla insanın katılacağı etkinliklerin gerekli makamlara bildirilmesi zorunlu hale getirildi. İnsanlar evlerinde en fazla 6 kişi misafir ağırlayabilmeye devam edebilecek. Sağlık çalışanlarına ve öğretmenlere korona virüs testi konusunda öncülük tanınacak. Hastalık belirtileri olan ve 13 yaşından küçük çocukların okula gitmesine izin verildi.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.