İran’la nükleer anlaşma ABD ve Avrupa’yı böldü

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ve Fransız mevkidaşları Jean-Yves Le Drian, geçen ay Londra'da istişarelerde bulunmuştu (AFP)
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ve Fransız mevkidaşları Jean-Yves Le Drian, geçen ay Londra'da istişarelerde bulunmuştu (AFP)
TT

İran’la nükleer anlaşma ABD ve Avrupa’yı böldü

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ve Fransız mevkidaşları Jean-Yves Le Drian, geçen ay Londra'da istişarelerde bulunmuştu (AFP)
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ve Fransız mevkidaşları Jean-Yves Le Drian, geçen ay Londra'da istişarelerde bulunmuştu (AFP)

ABD’nin İran'la imzalanan nükleer anlaşmayı sona erdirme arzusu, Atlantik'in iki yakası olan ABD ve Avrupalı ​​müttefikleri arasında eşi benzeri görülmemiş bir bölünmeye neden oluyor. AFP tarafından yapılan bir analize göre, bu bölünme, ABD Başkanı Donald Trump yeniden seçildiği taktirde daha uzun sürebilir.
Söz konusu bölünme önceden bu derece derin değildi. Avrupalılar, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından İran'a uygulanan yaptırımları yeniden uygulamaya koyma ilanının Pekin ve Moskova’nın da adımlarıyla yasal bir değeri olmadığı düşüncesindeydi. Nitekim bu, Birleşmiş Milletleri benzeri görülmemiş bir yasal boşluğa fırlatan bir çatışmaydı.
Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü Direktörü Pascal Boniface, bu konuda “İngilizler, ABD Dışişleri Bakanlığının elzem gördüğü bir konuda ilk defa ABD’ye karşı çıkıyor” ifadelerini kullandı. İngiltere'nin ABD'nin daha ısrarcı hale geldiği taleplerine ve Brexit nedeniyle Avrupa'nın geri kalanı ile arasındaki uçuruma rağmen tutumunu koruduğunu da sözlerine ekledi.
Washington, İran dosyasında, güvenliklerinin nükleer silahlanma riskleri tarafından tehdit edildiğini düşünen Londra, Paris ve Berlin'in oluşturduğu cephe ile en az iki yıldır karşı karşıya.
ABD, yalnız kalmaktan korkmadığını vurgularken ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise Avrupalıları İran karşısında “parmaklarını bile kıpırdatmamak” ve “Ayetullah’a yandaş olmakla” suçlamaya daha yoğun bir şekilde devam ediyor.
Nitekim Başkan Donald Trump'ın İran dosyasında sebebiyet verdiği bu bölünme, ABD ile en eski ve en yakın Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki ilişkilerin dağılmasındaki ana noktayı oluşturuyor. Uluslararası Kriz Grubu'ndan Richard Gowan, geçen yılki açıklamalarında, “BM Güvenlik Konseyi'nde Batılılar arasında stratejik birliğin olmayışı, Rusya ve Çin'e New York'taki çıkarlarını ilerletmek için diplomatik bir kanal sağlıyor” ifadelerini kullanmıştı.
Paris Siyasi Araştırmalar Enstitüsü'nden Profesör Bertrand Badie, Avrupalıların İran dosyasında ‘hareketsizliğe’ tutulduğunu düşüncesini dile getiriyor.
Aynı zamanda, “Aslında Avrupalıların önceliği, ABD ile ittifakı korumaktır; zirâ savunma veya dış Avrupa politikasını garanti edemedikleri için buna ihtiyaçları var” ifadelerini kullanıyor.
Tüm tarafların 3 Kasım'daki ABD başkanlık seçimlerine kadar “43 gün dayanmalıyız” dediğine de değiniyor.
Pek çok kişi, Demokrat Joe Biden'ın olası seçim zaferinin ABD'yi, uzaklaştığı uluslararası sahalara geri getireceğini, Batı ittifaklarına yeniden yakınlaştıracağını umuyor.
Pascal Boniface, bu konuda “Biden seçildiği taktirde, önceliklerinden biri Avrupa Birliği ile ABD arasındaki gergin ve zarar görmüş ilişkileri onarmak olacak” ifadelerini kullanıyor.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) özel danışmanı François Heisbourg, Biden seçildiği taktirde Amerikalı ve Avrupalıların, ABD'yi bazı uluslararası anlaşmalara yeniden entegre ederek ‘işleri düzeltmeye’ çalışacağını söylüyor. Aynı zamanda, “Donald Trump yeniden seçildiği taktirde ise, bunun NATO’yu etkisiz hale getirmek için kullanılacağı yönünde gerçek bir tehdit mevcut. Nitekim İran dosyası, ABD’nin NATO’daki rolünün irdelenmesinde kullanabilecek bahanelerden biridir” diyor.



Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladığını açıkladı.

Bu durum, iki ülke bu hafta görüşmeler yapmış olmasına rağmen, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor.


Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından Washington'un İran konusunda "çok iyi görüşmeler" gerçekleştirdiğini söyledi ve iki tarafın "önümüzdeki haftanın başlarında" tekrar bir araya geleceğini doğruladı.

Trump, hafta sonu için Florida'daki Mar-a-Lago'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: "İran hakkında çok iyi görüşmeler yaptık ve İran'ın bir anlaşma yapmak istediği anlaşılıyor."

"Önümüzdeki haftanın başlarında tekrar görüşeceğiz" dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)

Görüşmelere katılan İran heyetine başkanlık eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "çok olumlu bir atmosfer" olduğunu belirterek, "Müzakerelerde bulunduk ve karşı tarafa görüşlerimizi ilettik" dedi ve iki tarafın "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Arakçi, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleye odaklandığını ve Amerikalılarla başka hiçbir konuyu görüşmediklerini vurguladı. ABD ise İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin devam etmesi için Washington'dan ülkesine yönelik "tehditlerini" durdurmasını istedi ve müzakerecilerde izlenecek yolu her iki başkentle de istişarede bulunduktan sonra belirleyeceklerini açıkladı.

Müzakerelerin sona ermesinden kısa bir süre sonra Washington, İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlar açıkladı; bu yaptırımlar 15 kuruluşu, iki şahsı ve 14 gemiyi hedef alıyordu.

Bunlar, ABD'nin haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş sırasında İran'ın nükleer programının kilit noktalarına yönelik saldırılarından beri yapılan ilk görüşmelerdi.

 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)

İran devlet televizyonu görüşmelerin dolaylı olarak yapıldığını bildirirken, Umman Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi'nin her heyetle ayrı ayrı görüştüğünü gösteren fotoğraflar yayınladı.

Ancak ABD haber sitesi Axios, iki kaynağa dayanarak, Umman'da Arakçi, Witkoff ve Kushner arasında doğrudan görüşmelerin gerçekleştiğini bildirdi.

Umman Dışişleri Bakanı “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün Maskat'ta İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında çok ciddi görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı. Bakanlık görüşmelerin “İran ve Amerika'nın pozisyonlarını netleştirmek ve olası ilerleme alanlarını belirlemek açısından faydalı olduğunu” vurguladı.

Arakçi daha önce de ülkesinin “herhangi bir aşırı talep veya Amerikan provokasyonuna karşı egemenliğini ve ulusal güvenliğini savunmaya hazır olduğunu” teyit etmişti.

X platformunda şunları yazdı: “İran, açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasıyla diplomasiye giriyor… İyi niyetle görüşmeler yürütüyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz.”

Sıfır nükleer kapasite

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Caroline Leavitt perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD heyetinin İran ile "sıfır nükleer yetenek" konusunu görüşeceğini söyledi. Leavitt, Trump'ın "diplomasi dışında birçok seçeneği bulunduğunu" belirterek, "tarihin en güçlü ordusunun başkomutanı" olduğunu vurguladı.

Görüşmeler, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, USS Abraham Lincoln uçak gemisini ve saldırı grubunu bölgeye konuşlandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; İran ise saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağını belirtmişti.

Umman'ın resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir videoda, Ortadoğu'daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper'ın ülkesinin heyetine katıldığı görüldü.

Görüşmeler, İran'da binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasından haftalar sonra yapıldı.

İranlı yetkililer, protestolara katılan "isyancılar"ın yanı sıra çoğunluğu güvenlik personeli ve sivillerden oluşan yaklaşık 3 bin kişinin öldürüldüğünü kabul etti.

İnsan hakları örgütleri ise daha yüksek rakamlar bildirdi. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, çoğunluğu protestocu olmak üzere 6 bin 941 kişinin ölümünü belgelediğini ve 51 bin gözaltı kaydettiğini belirtti.

Perşembe günü Trump, "Müzakere ediyorlar...saldırmamızı istemiyorlar" dedi ve ABD'nin bölgede "büyük bir filo" konuşlandırdığını söyledi.

Protestocuları desteklemek amacıyla İran'a saldırmakla tehdit ettikten sonra, ABD Başkanı odağını nükleer programa çevirdi.

Batı ülkeleri ve İsrail, İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiayı reddederek sivil nükleer program hakkını savunuyor.

Görüşmeler başlamadan önce, Çin Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini, güvenliğini, ulusal onurunu, meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusunda İran'a desteğini teyit ederek, tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu belirtti.

Gerginliğin artma riskleri

İran, yaptırımların kaldırılması için yalnızca nükleer meseleyi görüşmek istediğini ısrarla belirtiyor ve füze programı veya bölgedeki silahlı gruplara, özellikle Lübnan Hizbullahı'na, Filistin Hamas hareketine ve Yemen'deki Husilere verdiği destekle ilgili herhangi bir müzakereyi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Görüşmelerin somut sonuçlar vermesi için, balistik füzelerinin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halklarına karşı tutumları gibi belirli noktaları içermesi gerektiğini” kesin bir dille ifade etti.

 ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü ise “Tahran'ın ABD taleplerini karşılamada uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, İran ve ABD'nin diplomatik bir çözüme ulaşma olasılığını azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
TT

Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Umman Sultanlığı'nda bugün gerçekleştirilen İran ve ABD arasındaki görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki tarafın bugünkü görüşmelerde dile getirilen mesajlar konusunda her iki ülkenin başkentleriyle istişarede bulunduktan sonra görüşmelere devam etme konusunda anlaştığını açıkladı.

İran ve Amerikan heyetleri, Umman arabulucusu Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi aracılığıyla mesaj alışverişinde bulundular. El-Busaidi, bugünkü görüşmelerin "çok ciddi" olduğunu ve her iki tarafın pozisyonlarını netleştirmeye ve ilerleme kaydedilebilecek olası alanları belirlemeye yardımcı olduğunu söyledi.

Arakçi, görüşmelerin atmosferinin "iyi" olduğunu ve bir sonraki oturumun tarih ve yerinin birkaç gün içinde belirleneceğini ifade etti.

Washington, Tahran ile yapacağı görüşmelerde İran'ın nükleer programını, balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve kendi halkına yönelik muamelesini de ele almak istiyor. Ancak İran, yalnızca nükleer konuları görüşmek istiyor.