Kral Selman: Ortadoğu’da barış bölge halkları arasında bir arada yaşamak için stratejik bir seçenek haline geldi

BM Genel Kurulu’nun 75. oturumunda yayınlanan Kral Selman’ın videosu (AFP)
BM Genel Kurulu’nun 75. oturumunda yayınlanan Kral Selman’ın videosu (AFP)
TT

Kral Selman: Ortadoğu’da barış bölge halkları arasında bir arada yaşamak için stratejik bir seçenek haline geldi

BM Genel Kurulu’nun 75. oturumunda yayınlanan Kral Selman’ın videosu (AFP)
BM Genel Kurulu’nun 75. oturumunda yayınlanan Kral Selman’ın videosu (AFP)

Suudi Arabistan, dünyanın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve bunun sağlık, insani ve ekonomik etkileri gibi ortak zorluklarla yüzleşmek için el ele vermesi gerektiğinin altını çizerek, G20 dönem başkanı olarak salgın ve etkileriyle başa çıkmada uluslararası çabaları ilerletmeye devam ettiğini bildirdi.
Bununla birlikte uluslararası kanun ve normlara saygılı, çevresinde sürekli güvenlik, istikrar ve refah arayışında, çatışmalara siyasi çözüm isteyen ve radikalizmin tüm tezahürleriyle mücadeleye dayalı bölgesel ve uluslararası politika anlayışını vurguladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun video konferans aracılığıyla düzenlenen 75. oturumunda Kral Selman bin Abdulaziz’in mesajlarının yer aldığı video yayınlandı.
BM 75. Genel Kurul Başkanlığı’na seçilen Volkan Bozkır’ı tebrik edip başarılar dileyerek söze başlayan Kral Selman’ın BM 75. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın tam metni şöyle;
“Bugün sizlere mesajın ülkesinden, vahyin doğum yerinden ve Müslümanların kıblesinden hitap ediyorum.
Dünyamızın karşı karşıya olduğu istisnai ortak zorluklar karşısında dünya ülkeleri ve halkları arasında bir arada yaşama, barış, ılımlılık ve dayanışma çağrısında bulunduğumuz gerçek İslam dinimiz, Arap kültürümüz ve ortak insani değerlerimizin öğretilerine dayandığımız bir mesajı iletiyorum.
Bugün dünyamız, koronavirüs salgını ve onun sağlık, insani ve ekonomik etkileri gibi insanlığın ortak zorluklarıyla yüzleşme noktasında hepimizin acil el ele vermesi gerektiğini gösteren büyük bir zorlukla karşı karşıya.
Suudi Arabistan, G20 dönem başkanı olarak, bu salgınla mücadele etmenin yanı sıra insani ve ekonomik etkisini sınırlamak için küresel çabaları koordine etme konusunda geçtiğimiz Mart ayında liderler düzeyinde bir zirve düzenleyerek uluslararası çabaları koordine etti.
Zirve sırasında Suudi Arabistan, salgınla mücadele, hazırlıklı olma ve acil durumlara yanıt verme çabalarını desteklemek için 500 milyon dolarlık destekte bulundu.
Aynı zamanda şu anda salgınla başa çıkmak ve etkilerini ele almak için uluslararası müdahale çabalarını ilerletmeye devam ediyor.
Suudi Arabistan, insani yardım ve kalkınma yardımı alanındaki en büyük bağışçılardan biri ve son 30 yılda 81 ülkenin yararlandığı 86 milyar dolardan fazla insani yardım sağladı. Bu yardım sağlama çabalarında kimseyi siyasi, etnik veya dini gerekçelerle ayırt etmedi.
Suudi Arabistan, bu örgütün kuruluşundan bu yana uluslararası barış ve güvenliği sağlamak isteyen ülkelerin ön saflarında yer almış, çatışmalara arabuluculuk yapmış ve barışçıl çözümlere ulaşmak, onlardan kaçınmaya çalışmak, güvenliği, istikrarı, büyümeyi ve refahı desteklemek için her zaman çalışmış ve çaba göstermiştir.
Bununla birlikte, Ortadoğu halkı güvenlik ve istikrarını tehdit eden büyük güvenlik ve siyasi zorluklara maruz kaldı ve bunu halen de yaşamaktadır.
Bölgemiz, halkların büyüme, refah ve barış özlemlerini göz ardı ederek, bölge ülkelerinin bugünü ve geleceğini yeniden biçimlendirmek için politika ve yönelimlerini empoze etmeye çalışan radikal güçlerden onlarca yıldır acı çekiyor.
Suudi Arabistan’da öncü bir ekonomiye sahip olmakla birlikte insanlığın ve medeniyetinin yükselişine etkin bir şekilde katkıda bulunan bir toplum olma hedefiyle 2030 Vizyonu ile geleceğe giden bir yol seçtik.
Ülkemiz İran’a barış için elini uzattı ve geçtiğimiz on yıllar boyunca ona olumlu ve açık bir şekilde hitap etti.
Birkaç kez iyi komşuluk ilişkileri ve karşılıklı saygı inşa etmenin yollarını tartışmak için liderlerini ağırladı ve İran’ın nükleer programını ele almak için uluslararası çabaları memnuniyetle karşıladı.
Fakat tüm dünya, İran rejiminin yayılmacı faaliyetlerini artırma, terör ağları kurma, terörizmi kullanma, İran halkının yetenekleri ve zenginliklerini, yalnızca kaos, radikalizm ve mezhepçilikle sonuçlanan yayılmacı projelerine ulaşmak için harcadığını tekrar tekrar gördü.
İran rejimi, bu agresif yaklaşım bağlamında geçtiğimiz yıl uluslararası yasaları açıkça ihlal ederek, uluslararası barış ve güvenliğe saldırarak, küresel ekonominin istikrarı ve küresel pazarlara petrol arzının güvenliğini umursamayan bir şekilde Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef aldı.
Vekilleri aracılığıyla da, BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 ve 2231 kararlarını açıkça ihlal ederek, sayısı 300’ü aşan balistik füze ve 400’den fazla silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile Suudi Arabistan’ı hedef almaya devam ediyor.
İran rejimiyle yaşadığımız deneyimler, bize kısmi çözümler ve yatıştırma girişimlerinin uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditleri durdurmadığını öğretti.
İran rejiminin kitle imha silahları arayışına, balistik füze programını geliştirmesine, diğer ülkelerin içişlerine müdahalesine ve terör sponsorluğuna karşı kapsamlı bir çözüm ve sağlam bir uluslararası duruş olmalıdır.
İran rejiminin desteklediği Husi milislerin meşru otoriteye darbe yaparak Yemen’e müdahalesi, kardeş Yemen halkının siyasi, ekonomik ve insani bir kriz yaşamasına yol açtı ve bölge ülkeleri ve küresel ekonomi için hayati önem taşıyan su yollarının güvenliği için de bir tehdit kaynağı oldu.
Buna ek olarak milisler, Yemen halkına insani yardım ulaştırılmasını ve Yemen’de siyasi çözüme ulaşmak için her türlü çabayı da engelledi.
Suudi Arabistan’ın, ulusal güvenliğini savunmaktan geri kalmayacağını, tam egemenliğini ve İran hegemonyasından bağımsızlığını geri kazanana kadar kardeş Yemen halkını terk etmeyeceğini ve insani destek sağlamaya devam edeceğini bir kez daha vurguluyoruz.
Körfez inisiyatifi, kapsamlı Yemen ulusal diyaloğunun sonuçları ve 2216 sayılı BMGK kararı uyarınca BM Yemen Özel Temsilcisi’nin yürüttüğü çabalara desteğimizi de sürdüreceğiz.
Terör ve aşırılık yanlısı ideoloji tüm dünyanın karşı karşıya olduğu büyük bir meydan okumadır.
Uluslararası koalisyonun çabalarıyla DEAŞ’ın Irak ve Suriye’de hezimete uğratılması ve Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Yemen’deki DEAŞ ve El-Kaide’ye önemli darbeler vurması gibi geçtiğimiz birkaç yıl içinde, radikal örgütlerle mücadelede önemli başarılar elde etmeyi birlikte başardık.
Terör ve radikalizme karşı savaşımızda başarıya ulaşmak için bu zorlukla terörün finansmanı ve radikal ideolojle mücadeleyi ele alan kapsamlı bir şekilde yüzleşerek ortak çabalarımızın yoğunlaştırılması gerekir.
Suudi Arabistan, bu zorluğun üstesinden gelmek için ortak çabaları desteklemeye katkıda bulunan bir takım uluslararası kurumu desteklemiştir.
BM Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi’ne 110 milyon dolarlık destek sağlayan Suudi Arabistan, ‘İtidal’ Uluslararası Radikal Düşünceyle Mücadele Merkezi’ni kurdu.
Suudi Arabistan aynı zamanda, Uluslararası Terörün Finansmanı ile Mücadele Merkezi’ne de ev sahipliği yapmaktadır.
Suudi Arabistan’da İslam dünyasındaki konumumuza dayanarak, hoşgörülü İslami inancımızı terör örgütleri ve radikal grupların tahrif etme girişimlerinden korumak olan özel ve tarihi bir sorumluluk üstleniyoruz.
Tek bir insan canının öldürülmesini tüm insanları öldürme suçuna eşit kılan İslam, terör ve radikal güçler tarafından kendi adına işlenen tüm iğrenç suç ve zulümlerden şüphesiz ki beridir.
Terörist ve radikal örgütler, mezhep ayrılıklarının ortaya çıkması ve yayılması, devlet kurumlarının zayıflığı ve çöküşü için verimli bir ortam buluyor.
Teröre karşı savaşı kazanmak istiyorsak, terörizm ve mezhepçiliğe destek veren devletlere karşı kayıtsız kalmamalı ve çoğu zaman radikal fikirlerini sahte siyasi sloganlarla örtmeye çalışan, ulus ötesi radikal ideolojileri destekleyen ülkelere karşı durmalıyız.
Ortadoğu’da barış stratejik seçimimizdir ve görevimiz, bölgenin tüm halkları arasında barış, istikrar, refah ve bir arada yaşamanın hakim olduğu parlak bir geleceğe ulaşmak için birlikte çalışmak için hiçbir çabadan kaçınmamaktır.
Barış sürecini ilerletmeye yönelik tüm çabaları destekleyen Suudi Arabistan, 1981’den beri barış girişimleri önermektedir.
Arap Barış İnisiyatifi, Arap-İsrail çatışmasına kapsamlı ve adil bir çözümün temellerini içerdiği gibi kardeş Filistin halkının, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerinin kurulması başta olmak üzere meşru haklarını elde etmesini de sağlayacak.
Mevcut ABD yönetiminin adil ve kapsamlı bir anlaşmaya varmak için Filistin ve İsrail’i müzakere masasına oturtarak Ortadoğu’ya barış getirme çabalarını da destekliyoruz.
Libya’daki gelişmeleri kaygıyla takip ederken, Libya'nın birlik ve bütünlüğünü korumak için tüm Libyalı kardeşleri müzakere masasına oturmaya ve birlikte durmaya çağırıyor, Libya’daki dış müdahaleyi kınıyoruz.
Suriye’de de barışçıl çözümü, milis ve paralı askerlerin çıkışını ve Suriye toprağının birliğinin korunmasını destekliyoruz.
Beyrut Limanı’ndaki patlama nedeniyle insani bir felaket yaşayan kardeş Lübnan halkının da yanındayız.
Bu olay, İran’a bağlı Hizbullah terör grubunun anayasal devlet kurumlarının bozulmasına yol açan, Lübnan’daki karar alma sürecine silah zoruyla hakim olmasının bir sonucudur.
Kardeş Lübnan halkının arzuladığı güvenlik, istikrar ve refahın sağlanması için bu terörist partinin silahsızlandırılması gerekiyor.
Bu platformdan, iklim değişikliği, yoksulluk, organize suçla mücadele, salgın hastalıkların yayılması gibi insanlığın karşılaştığı büyük zorluklarla yüzleşmek ve gelecek nesillerin güvenlik ve istikrar içinde yaşayacağı parlak bir gelecek için çabaları yoğunlaştırmak ve ortak uluslararası eylem için çağrıda bulunuyoruz.
Sayın Başkan’a teşekkürlerimle.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.