İran'da son üç gündür 3 binin üzerinde vaka kaydediliyor

İran Sağlık Bakanı, merkezi bütçeden tahsis edilen bir milyar doların alınamamasını eleştirdi.

Tahran’daki bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastayı muayene eden doktorlar. (Mehr)
Tahran’daki bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastayı muayene eden doktorlar. (Mehr)
TT

İran'da son üç gündür 3 binin üzerinde vaka kaydediliyor

Tahran’daki bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastayı muayene eden doktorlar. (Mehr)
Tahran’daki bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastayı muayene eden doktorlar. (Mehr)

İran Sağlık Bakanlığı, ardı ardına son üç gündür 3 binin üzerinde koronavirüs vakası kaydedildiğini duyurdu. Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, son 24 saat içinde 3 bin 605 yeni bulaş kaydedildiğini belirterek resmi istatistiklere göre ülke genelindeki enfekte vaka sayısının toplam 840 bin 432’ye yükseldiğini bildirdi. Bin 594 yeni vakanın tedavi görmek üzere hastanelere başvurduğunu kaydetti.
Son 24 saat içerisinde kayıtlara geçen ölüm vakalarıyla birlikte İran genelindeki ölü sayısı 24 bin 840’a ulaştı. Sağlık Bakanlığı, yoğun bakım ünitelerindeki kritik vaka sayısının da 3 bin 948 olduğuna işaret etti.
İranlı yetkililer, laboratuvarlarda şu ana kadar 3 milyon 828 bin test yapıldığını aktardılar. Salgının patlak verdiği şubat ayından bu yana ülke genelinde toplam 365 bin 846 kişinin sağlığına kavuştuğu bilgini verdiler.
Resmi verilere göre İran’ın 31 vilayetinden 29’u halen “kırmızı kategori” ve “alarm durumunda” yer alıyor. Başkent Tahran kırmızı kategorideki 24 eyaletin bulunduğu listenin ilk sırasındaki yerini koruyor.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Lari, ülkenin üçüncü dalgaya tanık olmasından önce  kırmızı kategoriye giren İsfahan’daki durum hakkında da açıklamalarda bulundu. Sözcü, İsfahan’daki vakaların ülke ortalamasının üzerine çıktığını belirterek hastanelerin kapasitelerinin hemen hemen yüzde 100’e yakının dolduğunu kaydetti. Acil olmayan tüm cerrahi operasyonların durdurulacağı bilgisini verdi.
Diğer yandan Tahran Korona ile Mücadele Merkezi Başkanı Ali Rıza Zali  ilaç ithalatını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Yetkili, Tahran’ın salgında üçüncü dalgaya girdiğine dikkat çektiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“İyileşenlere karşılık enfekte vaka sayısının artması, istatistiklerdeki dikkat çekici değişiklikler, tedavi sürecinin uzaması ve hastaların sağlık merkezlerindeki kalış süreleri gibi bir dizi gösterge küresel düzeyde etkili, geniş çaplı bir dalgaya işaret ediyor.”
İran’daki enfeksiyon vakalarında değişim yaşandığına dikkat .eken Zali, söz konusu durumun sebepleri arasında vatandaşların salgına yakalanma korkusuyla sağlık merkezlerine gitmekten kaçınmaları, vakalardan bazılarının sağlık merkezlerine hastalığın geç döneminde gitmesi ve hastalığın sağlık merkezlerinde yayılması gibi faktörlerin bulunduğunu söyledi.
Zali, Sağlık Bakanlığı’nın sonbaharda karşılaşacağı başlıca zorluklardan birinin de mevsimsel grip aşısının elde edilmesi olduğu bilgisini verdiği açıklamasında “özel sektörü ve yerel üreticileri destelemek, üretim mekanizmalarını kolaylaştırmak, nakit ve öncelikli ithal malzeme ve ekipman sağlamak amacıyla İlaç Ekipman Komisyonu oluşturulması çağırısında bulundu.
İran Sağlık Bakanı Said Nemeki dün Instagram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs salgınıyla mücadele için talep ettiği ve İran Rejim Lideri Hamaney’in de merkezi bütçeden alınmasını kabul ettiği 1 milyar doların kendilerine teslim edilmemesine yönelik eleştirilerde bulundu. Sağlık Bakanı tepkisini şöyle dile getirdi:
“Ağır bir sonbahar bize doğru geliyor. Yeni bir salgın dalgası belirmiş durumda. Bize verilmesi için ‘rehber’ Hamaney’in de onayından geçen 1 milyar dolarlık fonun sadece küçük bir kısmı elimize geçti. Bu parayı hangi önemli iş için ellerinde tutuyorlar bilemiyorum.”
 ISNA ajansı, Bakan Nemeki’nin “Çoğu gece endişeyle uyudum. Bazı çevreleri rahatsız etmemek için suskunluk orucu tutmak zorunda kaldım. Ancak buna ne zamana kadar tahammül edebilirim?” ifadelerine yer verdi. Jam News haber sitesi Nemeki’nin şu sözleirni manşetine taşıdı:
“Bakan, ‘rehber’ Hamaney’in merkezi bütçeden alınmasına izin verdiği 1 milyar doların ortadan kaybolduğunu söylüyor.”
Sağlık Bakanı Yardımcısı Ali Rıza Reisi de yaptığı açıklamada koronavirüsün yol açtığı hastalığı tedavi edecek bir aşının henüz bulunamamış olması sebebiyle salgını önlemenin tek yolunun Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan tavsiyelere uymak olduğunu belirtti. Reisi, maske kullanımı ve diğer sağlık tedbirleri nedeniyle bu yılki mevsimsel grip vakalarının önceki yıllara göre daha hafif seyretmesini beklediklerini söyledi. İran Sağlık Sistemi Kurumu tarafından dün yapılan açıklamada kurumun genel müdürü olan Muhammed Rıza Zaferkandi’nin yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) etkilendiği ve semptomların görülmesinin ardından yoğun bakım ünitesine alındığı bilgisi paylaşıldı.
 İran Meclis İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Hüseyin Ali Emiri, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yeni Sanayi Bakanı’nın göreve uygunluğuna ilişkin oylama oturumuna katılmasının Koronavirüsle Mücadele Ulusal Komisyonu’nun kararına bağlı olacağını açıkladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe