Cumhurbaşkanı Erdoğan Teknofest ödül töreninde konuştu: Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık

Cumhurbaşkanı Erdoğan Teknofest ödül töreninde konuştu: Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan Teknofest ödül töreninde konuştu: Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık

Cumhurbaşkanı Erdoğan Teknofest ödül töreninde konuştu: Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık

Bu yıl ilk kez Gaziantep'te düzenlenen Havacılık,Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST2020) ödül törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Buna karşılık ülkemizde bazılarımızın milli teknoloji hamlelerimizi küçümsediklerini hatta ellerinden gelse yok etmekle niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz" dedi.
Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi'nde gerçekleşyen Teknofest ödül törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma Bakanı Adil Karaoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları ve kent protokolü katıldı.
Teknofest'in tanıtım filminin izlenmesi ile başlayan programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Teknofest heyecanına korona virüs salgının bile engel olamadığını belirterek, "İstanbul’da alevlenen teknoloji heyecanı dalga dalga tüm Anadolu’yu kuşattı, neredeyse her ilimizden Teknofest’e ev sahibi yapma talebi geldi. Bunun üzerine tek rakamlı yıllarda istanbul’da çift rakamlı yıllarda ise diğer şehirlerimizden birinde yapılmasına karar verildi. Teknofest’in Anadolu’daki ilk durağı da ülkemizin insani ve ekonomik tüm güzelliklerini barındıran Gaziantep oldu. Biz de buraya gelerek, teknoloji güneşi doğudan yükseliyor, teması ile Gaziantep’ten yükselen heyecana ortak olmak istedik. Salgın sebebiyle bu festival alışık olduğumuz büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildi. Bu durum teknofest heyecanının ülkemizi ve gençlerimizi sarmasına engel teşkil etmedi. Karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlığını hiçbir virüsün, hiçbir engelin hiçbir tehdidin sizleri durduramayacağını gösteriyor" dedi.

"100 bin yarışmacı başvurdu"
Erdoğan, Teknofest için 100 bin yarışmacının başvurduğunu kaydederek, "81 ilin tamamının yanı sıra 84 farklı ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvuru yapıldı. Festivalin paydaş sayısın 14’ten 63’e yükselmesi, bu heyecanın çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ülkemizdeki her kesimi sardığının işaretidir" şeklinde konuştu.
Teknofestin gelişiminin Türkiye’nin son 18 yıldaki hikayesine benzer olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkemizin her köşesini kalkındırırken, aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduk. Türkiyenin alt yapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yer, bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işaretidir. Sahip olduğumuz medeniyet miraslarını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese, aradığı fırsatı sağlayan yer burasıdır" ifadelerine yer verdi.

"İHA'da dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdik"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İHA teknolojisinde esamesi bile okunmayan Türkiye'nin bugün dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Yapay zekadan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler işte burada tophumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır. Tüm bu söylediklerimiz temenniden ibaret değildir. Sizler gibi gençlerin kurduğu kıs sürede dünya çapında başarıya ulaşıp, milyar dolar değerlere ulaştırdığı girişimler olduğunu biliyoruz. Yapay zeka, blok zincir, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni gelişen alanlar başta olmak üzere teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep yoktur. Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir. Diğer her şey bunun ardından gelir. Daha düne kadar insanlı ve insansız hava araçları alanında esamesi okunmayan bir ülke durumundaydık. Bugün ise yaptığı işe inanan, gece gündüz çalışarak, hedeflerine yürüyen bir avuç insan sayesinde aynı alanda dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdik. İnşallah Benzer başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda yakalayacağız.Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonları ile bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir. Sizlerin potansiyelinin azim ve kararlılığını ülkemizin en büyük avantajı olarak görüyoruz" dedi.

"Hayalimizi küçümseyenler var"
Erdoğan, Milli Teknoloji hayalini küçümseyenlerin de olduğuna dikkat çekerek, "Dene yap atölyelerinden teknofest’e kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Buna karşılık ülkemizde bazılarımızın milli teknoloji hamlelerimizi küçümsediklerini hatta ellerinden gelse yok etmekle niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Halbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinden geçiyor. Teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil, mecburiyet halini almıştır. Daha önemlisi yaşadıklarımız bu değişimi yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknoloji tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın, gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe vardır.
Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik bir şekilde hayata geçirme anlayışımızın kaynağıdır. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız, geleceğin teknolojilerinin 'Türk Malı' damgası ile tasarlanıp üretileceğine inanıyorum" diye konuştu.

"Gençleri heba etmek isteyenlere cevap buradaki manzaradır"
Erdoğan, gençleri boş sloganlarla heba etmek isteyenlere de en güzel cevabın Teknofest olduğunu belirterek, "Gençlerimizin dinanizmini, altı da üstü de boş sloganlarla heba etmek isteyenlere en güzel cevap işte buradaki manzaradır. Bugüne kadar gençlerimiz güvendiğimiz hiçbir konuda bizi mahcup etmedi. Bundan sonra da sizler başarılarınızla bizleri gururlandırmayı sürdüreceksiniz. Bizim medeniyetimiz, insan, ilim, irfan, hikmet medeniyettir. Bu kavramların ifade ettiği ruhtan koptuğumuz dönemlerde, teknoloji çıktıları başta olmak üzere her alanda geriledik. Sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Öylesine söylenen bir belagat cümlesi değildir. Geçmişini bilmeyen bugün nerede durduğunu, nereye yönelmesi gerektiğini bilemez" diye konuştu.
Erdoğan, konuşmasından sonra 30 ilde yapılan Deneyap atölyelerin açılışını da gerçekleştirdi.
Programın sonunda ise dereceye giren takımlara ödüllerini verdi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe