Yürüyüş devam ediyor... Kuveyt bir Emir’ini son yolculuğuna uğurlarken diğer Emir’ini karşılıyor

Kuveyt Emiri dün Ulusal Meclis merkezinde yemin etti (Reuters)
Kuveyt Emiri dün Ulusal Meclis merkezinde yemin etti (Reuters)
TT

Yürüyüş devam ediyor... Kuveyt bir Emir’ini son yolculuğuna uğurlarken diğer Emir’ini karşılıyor

Kuveyt Emiri dün Ulusal Meclis merkezinde yemin etti (Reuters)
Kuveyt Emiri dün Ulusal Meclis merkezinde yemin etti (Reuters)

Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, vatandaşlarına ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklarla mücadelede birlik olma çağrısında bulundu. Şeyh Nevvaf’ın bu çağrısı salı günü akşamı ABD’de hayatını kaybeden Kuveyt’in bir önceki Emiri Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın naaşının ülkeye getirilip Suleybihat Kabristanı’na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandığı sırada geldi.
Şeyh Nevvaf el-Ahmed ülkenin kalkınması, istikrarı ve güvenliği için çalışacağına dair taahhütte bulundu. Yeni Kuveyt Emiri anayasa hükümleri uyarınca Ulusal Meclis’in önünde yemin ettikten sonra yaptığı açıklamada “Kuveyt uzun tarihi boyunca büyük zorluklara ve şiddetli sıkıntılara maruz kaldı ve biz bunların hepsini işbirliği ve dayanışma içerisinde aşmayı başararak Kuveyt gemisini güvenli bir şekilde yürüttük” ifadelerini kullandı.
Şeyh Nevvaf “Kıymetli vatanımız bugün hassas koşullar ve ciddi zorluklarla karşı karşıya. Kuveyt’in ve sadık halkının iyiliği ve yükseltilmesi için bunları ancak safları birleştirip hep birlikte samimiyetle çaba göstererek aşıp sonuçlarından kurtulabiliriz” dedi.
Şeyh Nevvaf Ulusal Meclis’in önünde yaptığı konuşmanın devamında şu ifadeleri kullandı:
“Ebedi sembollerimizden yüce sembolümüz ahiret diyarına göçtü. Vatanına, halkına ve ümmetine çok şey sundu. Arkasında yerel, Arap, İslami ve uluslararası düzeyde unutulmaz başarılar ve işlerle dolu zengin bir miras bıraktı. Kıymetli Kuveyt’imize ve Kuveyt’in şerefli halkına duyduğu sevgiyi yansıtan, bizim için yol gösterici bir ışık ve sağlam bir yol olmaya devam edecek olan isabetli yönlendirmelerini ve babacan tavsiyelerini tüm gurur ve ilgiyle anıyoruz. Anayasamız ve demokratik yaklaşımımızla gurur duyduğumuzu ve hukuk devleti olarak Kuveyt’imiz ve kurumlarımızla iftihar ettiğimizi vurguluyoruz. Kuveyt toplumumuzun aşina olduğu tek aile ruhunu ve köklü ilkesel değerlerimize bağlılığımızı somutlaştırmak istiyoruz. Umutlu ve hırslı bir şekilde büyük sorumluluğu üstlendiğim sırada Kuveyt’in ve şerefinin yüceliğini korumak, ülkenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak ve halkın haysiyeti ile refahını garanti altına almak için Kuveyt’in sadık halkının desteği ile donatılmış bir şekilde elimden gelen her şeyi yapacağıma dair Allah’a, Kuveyt halkına ve sizlere söz veriyorum.”
Diğer taraftan Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Merzuk Ali el-Ganim, merhum Emir Şeyh Sabah el-Ahmed’i “Kuveyt gemisinin mahir kaptanı ve Kuveyt Devleti’nin dengesini ve sağduyusunu koruyan ve ağır siyasi kasırgalar ve bunların peş peşe gelen dalgalarından etkilenmeden konumunu ve ağırlığını güçlendiren bir komutan” olarak nitelendirdi.
Şeyh Nevvaf’ın Ulusal Meclis önündeki yemin töreni sırasında konuşma yapan Ganim “Dün, babamız, liderimiz ve anayasamızın koruyucusu olan emirimizin ölüm haberini almak bizleri perişan etti. Onun ölüm haberi Kuveyt’i kalbinden vuran ve temellerinden sarsan bir deprem haberiydi” dedi.
Ganim merhum Emir’i “eylem anında sakinliğini koruyan, sabır gösterilmesi gereken bir zamanda acele etmeyen, kararlılık gösterilmesi gereken zamanlarda ise işi ağırdan almayan, olayların yaralarını olgunluk ve tecrübeyle saran, büyük problemlerle ihtiyatlı bir şekilde baş eden ve artan gelişmeleri sakin ve güvenle özdeşleştiren bir lider” olarak tanımladı.
Ganim Kuveyt’in yeni Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed’e hitaben “Kuveytliler seni biliyor… Sağduyu ile tevazu ve kararlılık ile büyük kalp arası bir karışım” dedi.
Ganim konuşmasında şunları kaydetti:
“Burada, halkın temsilcileri önünde anayasa yemininin ardından, hayırlı döneminizin açılışını yapıyorsunuz. Bu; sizlerden önce gelenlerin inşa ettiği adalet, akıl ve fikir yolunu tamamladığınız bir dönem, Kuveytlilerin adalet, özgürlük, refah ve kalkınmanın tadını çıkardığı bir dönem, yasanın büyükler ve küçükler için geçerli olduğu bir dönem, ne yozlaşmış bir kimsenin yolsuzluğunun ne üçkâğıtçı birinin yaptıklarının ne de vatanın aleyhine kazanç sağlayan bir kişinin kazançlarının tadını çıkardığı bir dönem.”

Merhum Emir son yolculuğuna uğurlandı
Kuveytliler dün 91 yaşında hayatını kaybeden Emirleri Şeyh Sabah el-Ahmed’in naaşının ABD’den uçakla ülkeye getirilişini izledi. Şeyh Sabah geçtiğimiz Temmuz ayından beri ABD’deki hastanelerden birinde tedavi görüyordu. Merhum emirin Kuveyt bayrağı ile kaplı naaşı havaalanında uçaktan indirildi. Burada ülkenin yeni emiri tarafından karşılanarak kabul edildi. Görevliler tarafından taşınan naaşı daha sonra ambulansa yerleştirildi.
Bunun ardından Bilal bin Rabah Camisi’nde cenaze namazı kılındı ve naaşı defnedilmek üzere Suleybihat Kabristanı’na götürüldü.
Cenaze töreni, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yüzünden alınan önlemler eşliğinde gerçekleştirildi. Törene katılanlar maske takmaya özen gösterdi ve cenaze namazı sosyal mesafe kuralına uygun bir şekilde kılındı. Cenaze törenine katılanlar merhum Emir’in ailesi ile sınırlandırıldı.
Cenaze törenine bir dizi akrabanın yanı sıra Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Şeyh Seyf bin Zayed Al Nahyan da katıldı.
Şeyh Sabah, 2006 yılında Kuveyt’i yönetmeye başlamıştı ve 50 yıldan fazla bir süre ülkenin dış politikasına liderlik etmişti. Şeyh Sabah el-Ahmed Temmuz ayında Kuveyt’te ameliyat olduktan sonra tedavi görmek üzere yine aynı ay içerisinde ABD’ye gitmişti.

Şeyh Nevvaf… Yürüyüşün tamamlanması
Kuveyt’in yeni Emiri’ne gelince, Şeyh Nevvaf el-Ahmed merhum kardeşine oldukça bağlıydı. Şeyh Nevvaf el-Ahmed, merhum Emir’in 7 Şubat 2006 tarihinde çıkardığı bir kararla 14 yıl boyunca Veliaht Prens olarak görev yaptı.
Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, 25 Haziran 1937 yılında Kuveyt’in Feric eş-Şuyuh (şu anda Müsenna Kompleksi) bölgesinde doğdu. Kuveyt’in 10’uncu lideri Şeyh Ahmed el-Cabir el-Mübarek es-Sabah’ın (1921 ile 1950 yılları arasında Kuveyt’i yönetti) altıncı oğlu ve Kuveyt hükümdarlarından ikisinin de üvey kardeşidir. Şeyh Cabir el-Ahmed 1977 - 2006 yılları arasında Kuveyt’in 13’üncü Emiri, Şeyh Sabah el-Ahmed de 2006 ve 2020 yılları arasında Kuveyt’in 15’inci Emiri olarak görev yapmışlardı.
Şeyh Nevvaf, Desman Sarayı Hükümet Konağı’nda yaşadı ve büyüdü. Hamada, Şark, En-Nekra ve ardından Eş-Şarkiyye El-Mübarekiyye gibi Kuveyt’in farklı okullarında eğitim gördü.
Siyasi çalışmaları, Kuveyt’in bağımsızlığını ilan ettiği 1960’lı yılların başında başladı. Merhum Şeyh Abdullah es-Salim, Şeyh Nevvaf’ı 21 Şubat 1961 yılında Havalli valisi olarak atadı. Nevvaf bu pozisyonda 19 Mart 1978’e kadar 16 sene boyunca çalıştı. 1978 yılında Şeyh Nevvaf İçişleri Bakanı olarak atandı ve bu mevkide de 10 sene boyunca kaldı. Şeyh Nevvaf el-Ahmed modern hali ve farklı yönetimiyle Kuveyt İçişleri Bakanlığı’nın asıl kurucusu sayılıyor. 1978 yılının Mart ayından 1988 yılının Ocak ayına kadar ve 2003 yılından 2006 yılının Şubat ayına kadar olmak üzere iki defa İçişleri Bakanlığı görevini yürüttü. Şeyh Nevvaf, İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca bu kurumu ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik zorluklarını aşmak için modernize etti.
Şeyh Nevvaf el-Ahmed 1988-1991 yılları arasında Savunma Bakanı olarak görev yaptı. Görev yaptığı sırada Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesine (2 Ağustos 1990 - 28 Şubat 1991) tanıklık etti.
Kuveyt özgürlüğüne kavuştuktan sonra ilk hükümetin kurulmasıyla birlikte Şeyh Nevvaf, 1991 yılının Nisan ayında Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı’na atandı. Daha sonra 1994’te Ulusal Muhafızlar Başkan Yardımcısı oldu ve 2006’da veliaht prens olana dek 2003 yılında tekrar İçişleri Bakanlığı’nda çalışmaya başladı.
Şeyh Sabah el-Ahmed, 29 Ocak 2006 tarihinde sağlık durumu kötüleştiği için görevden ayrılan Şeyh Saad el-Abdullah es-Salim es-Sabah’ın yerine göreve geldikten sonra 7 Şubat 2006’da bir kararname çıkararak Şeyh Nevvaf el-Ahmed’i veliaht prens olarak atamıştı. 20 Şubat 2006 yılında Ulusal Meclis Şeyh Nevvaf’ı veliaht prens olarak kabul etmişti.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.