Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suriye’nin güneyindeki yerel gruplar ile 5. Kolordu arasında yaşanan çatışmalarda ölenlerin cenaze töreninde Şam ve Moskova'ya yönelik öfke hakimdi.

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
TT

Suveyda halkından Şam ve Moskova'ya sert tepki

Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)
Suveyalılar dün, çatışmalarda ölenlerin cenaze törenine katıldılar. (Suwayda 24)

Suriye’de nüfusu ağırlıklı olarak Dürzilerden oluşan Suveyda’da düzenlenen, kentin güneyinde Rusya’nın kurduğu ve rejim güçlerine bağlı olarak faaliyet gösteren 5. Kolordu ile yerel gruplar arasında salı günü yaşanan şiddetli çatışmalarda ölen 15 gencin cenazesinde ögke hakimdi. Dün sabah şehirdeki stadyumda düzenlenen cenaze töreninde rejime sert tepki gösterildi.
Söz konusu çatışmalar, 5. Kolordu’nun Suveyda’nın güneyindeki el-Kurayya beldesinde, tarım arazilerine saldırmasının ardından yerel grupların ele geçirilen yerleri geri almak için harekete geçmesi sonucu yaşandı.
Suveydalılar, rejime ve müttefiki Rusya’ya karşı öfkelerini gösterirken Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan yerel kaynaklar şehir sakinlerinin 5. Kolordu'nun altı ay önce kontrol altına aldığı el-Kurayya beldesinden çekilmesi konusunda Suveyda’nın önde gelenlerine verdikleri sözleri tutmamaları sebebiyle Ruslara öfkeli olduklarını aktardılar.  Kaynaklar bölge sakinlerinin rejime de 5. Kolordu’ya engel olmak yerine Suveydalı gençleri çatışmalara sürüklemek amacıyla bölgenin saldırılara uğramasına ve bölgede gerginliğin devam etmesine izin verdiği için öfkeli olduğunu vurguladılar. “Halk, rejim yetkililerini şehitlerin cenaze töreninden kovarak Şam’a olan öfkesini dile getirdi” ifadesini kullandılar.
‘Suwayda 24’ adlı yerel haber sitesine göre gençlerin cenaze töreni, Baas Partisi Genel Sekreteri ile diğer yetkilileri cenazeden kovan vatandaşların öfkelerinin uç noktalara çıktığı bir ortamda düzenlendi.
Diğer yandan Dürzilerin İsrail'de yaşayan ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif, Suveyda’da son iki günde meydana gelen olayları ‘endişe ile takip ettiğini’ belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Suveyda’daki saldırı, kaynağında ve arkasında kim veya kimler olursa olsun onlara düzenleyenlere pahalıya mal olacaktır. Bölgedeki güvenlik durumunun kötüleşmesine yol açacaktır.”
Resmi sayfasında yer alan açıklamada Tarif, Rusya destekli 5. Kolordu ve Ahmed el-Avde’nin el-Kurayya beldesi ve Suveyda kırsalı sakinlerine yönelik saldırıların durdurulmasını istedi.
Açıklamada Şeyh Tarif’in Rusya Federasyonu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov ile yaptığı telefon görüşmesinde, ‘tüm dünya Dürzilerini temsil eden beldenin önemi ve tarihi konumu nedeniyle saldırıların devam etmesi halinde bunun, dikkatlerden kaçamayacağını’ vurguladığı aktarıldı. Açıklamada ayrıca Bogdanov'un Tarif'e verdiği yanıtta, haftalar önce Suriye'ye yaptığı ziyaret sırasında Esed ile Suriye'nin güneyindeki durumu ele aldığını, beldede ateşkese giden yolları aramaya ve ülkede faaliyet gösteren Rus kuvvetleriyle konuyu görüşeceğine dair söz verdiği kaydedildi.
29 Eylül salı günü, Suveyda'daki yerel silahlı gruplar ile Suriye'nin güneyindeki Dera ve Suveyda illeri arasındaki idari sınırlarda faaliyet gösteren Rusya destekli 5. Kolordu'nun kalesi konumundaki Busra eş-Şam’da şiddetli çatışmalar patlak verdi. Ardından Suveyda'nın batı kırsalındaki el-Kurayya beldesinde yerel gruplardan 15, Dera'nın doğusundaki Busra eş-Şam’da da Rusya destekli 5. Kolordu’dan bir unsur öldürüldü.
Yerel kaynaklar, çatışmaların iki taraf arasında ölümlere ve yaralanmalara neden olduğunu bildirirken bölgede halen gergin bir atmosferin hakim olduğunu kaydettiler. Tarafların bölgeye askeri yığınak yapmayı sürdürdüklerini aktardılar.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Busra eş- özel kaynaklar, Ulusal Savunma Kuvvetleri’ne bağlı Suveydalı silahlı bir grubun salı sabahı Suveyda’daki el-Kurayya beldesi ile Dera’daki Busra eş-Şam arasında kalan 5. Kolordu’ya ait mevzilerin bazılarına saldırı düzenlediğini bildirdiler. Kaynaklar, saldıran güçlerin Suveyda’daki el-Kurayya şehrine takviye kuvvetler getirdiğini, 5. Kolordu’nun ise hedef alınan noktalara ağır askeri teçhizat konuşlandırdığını belirttiler.
Kaynaklar, Suveydalı yerel silahlı gruptan dört unsurun öldürüldüğünü, bazılarının yaralandığını ve 5. Kolordu’dan da iki unsurun yaşamını yitirdiğini kaydettiler. Bununla birlikte Suveydalı gruplar, el-Menah, ed-Dilafe ve Buyut el-Bedv beldelerini 5. Kolordu’dan geri alırken Suveyda’daki el-Mucmir ve Berd beldelerine düzenlenen füzeli saldırılar ise bir sivilin yaralanmasına neden oldu.
Suveydalı kaynaklar, çatışmaların, Ahmed el-Avde liderliğindeki Busra eş-Şam'da konuşlu 5. Kolordu’ya bağlı 8. Tugay kuvvetlerinin el-Kurayya’da bölge sakinlerine ait tarım arazilerinden çekilmemesinin ardından patlak verdiğini aktardılar. 5. Kolordu'nun birkaç gün önce bölgeye takviye güçler getirdiğini ifade eden kaynaklar, Suveydalı grupların buna göre saldırı kararı aldıklarını belirttiler.
Diğer yandan Suveyda’daki ‘Onurlu Adamlar Hareketi’ olarak isimlendirilen yerel silahlı gruplar, el-Kurayya beldesindeki çatışmalarda unsurlardan bazılarının öldüğünü, bir kısmının da yaralandığını bildirdiler. El-Kurayya’daki çatışma bölgelerine yüzlerce savaşçının gönderildiğini aktardılar.
Diğer yandan geçen nisan ayında meydana gelen ilk anlaşmazlığın ardından 5. Kolordu ile el-Kurayya beldesinin önde gelenleri arasında yapılan müzakereleri yakından takip eden kaynaklar, 5. Kolordu unsurlarının Suveyda’daki çiftçilerin tarlalarındaki mahsullerini hasat etmelerini engellemediklerini, bölgeye birkaç aydır sakin bir havanın hakim olduğunu belirttiler.
Müzakerelere katılan heyet, bölgede iç barışı koruma sözü vermişti. Ancak saldırı, Busra eş-Şam ile el-Kurayya arasındaki 5. Kolordu’ya ait askeri noktalara yapıldı. Busra eş-Şam sınırları içinde yer alan bu noktaların hedef alınmasının bölgede yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.
Güvenilir kaynakların açıklamalarına göre Suveydalı gruplar, 5. Kolordu’nun özellikle el-Kurayya beldesinin kontrolünü ele geçirdiğine ve bölgede askeri noktalar kurduğu görüşündeler. Oysa daha önce yapılan anlaşmada, 5. Kolordu tarafından kontrol edilen noktalara bitişik köy topraklarında Suriye ordusunun konuşlandırılması ve 5. Kolordu'nun Busra eş-Şam topraklarındaki askeri noktalarında kalması öngörülüyordu. Bu anlaşmaya, Deralı ve Suveydalı heyetlerin Rusya'nın gözetiminde gerçekleştirdikleri müzakere çabalarıyla varılmıştı.
El-Kurayya beldesinde ve Dera’nın doğu kırsalında meydana gelen bu son çatışmalar, 5. Kolordu ile Suveydalı yerel silahlı gruplar arasındaki ilk gerilim değildi. Güney bölgesi, Nisan 2020'nin başlarında da el-Kurayya beldesindeki bir gerilime tanık olmuştu. Söz konusu çatışmalarda el-Kurayya beldesine bağlı yerel gruplardan 15 unsur, 5. Kolordu’dan da 3 unsur öldürülmüştü. O dönem Onurlu Adamlar Hareketi bir bildiri yayınlayarak, çatışmaların çok sayıda ölüme ve yaralanmaya neden olduğunu öne sürmüş, bundan da Rusya destekli 5. Kolordu’yu sorumlu tutmuştu. Bildiride 5. Kolordu’nun doğrudan Suriye’deki Rus kuvvetlerinden emir aldıkları için onlar tarafından gerçekleştirilen ‘katliamların da Rus kuvvetlerinin sorumluluğunda olduğu, 5. Kolordu liderlerinden Ahmed el-Avde’den başlayarak ‘sivillere yönelik işlenen katliamın’ faillerine hesap sorulmasının da Rus kuvvetlerine düştüğü belirtildi.
Ancak söz konusu dönem Dera’nın ileri gelenleri tarafından oluşturulan bir heyetin Busra eş-Şam’a giderek 5. Kolordu liderleriyle müzakerelerde bulunması tansiyonu düşürmüş ve gerilimi sona erdirmişti. Yine aynı dönemde Rusya'nın Suriye'deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi müzakerelere dahil olarak Dera'daki Busra eş-Şam’a ve Suveyda’daki el-Kurayya beldesine heyet gönderdi. Heyetin çatışmanın taraflarıyla yaptığı müzakereler sonucu bölgeye askeri noktalar kurulması kabul edildi.



Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplanmalarını hedef almakla tehdit ettiği iddialarını yalanladı

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan’ın aşiret ve sivil toplulukların toplandığı alanları hedef almakla tehdit ettiği yönündeki iddialarının asılsız olduğunu bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, perşembe günü yaptığı açıklamada, Husilerin ortaya attığı iddiaların “hiçbir gerçeklik payı bulunmayan asılsız iddialar” olduğunu belirterek bunları tümüyle reddettiklerini ifade etti.

El-Maliki, söz konusu iddiaların içeriği ve gündeme getirildiği zamanlama itibarıyla kamuoyunu yanıltmaya, Husilerin yaşadığı krizleri ve uygulamalarını gölgede bırakmaya, ayrıca Yemen’in köklü aşiretlerini kendi çatışmalarına sürüklemeye yönelik devam eden girişimleri yansıttığını kaydetti.

Yemen aşiretlerinin ülkenin toplumsal ve tarihsel dokusunun asli bir unsuru ve sağlam bir dayanağı olmaya devam edeceğini vurgulayan el-Maliki, aşiretlerin Suudi Arabistan ile Yemen halkları arasında kardeşlik ve iletişim köprülerinden biri olduğunu belirtti.

El-Maliki, iki halkı din, komşuluk, tarih ve ortak kader bağlarının bir araya getirdiğine dikkati çekerek bu ilişkilerin, dezenformasyon kampanyalarının veya ayrılık ve düşmanlık tohumları ekme girişimlerinin zedeleyemeyeceği kadar derin olduğunu ifade etti.

Koalisyonun açıklamasında, Suudi Arabistan’ın Yemen’in güvenliği ve istikrarına yönelik tutumunun değişmediği, Yemen halkıyla arasındaki tarihî ve kardeşlik bağlarını korumaya önem verdiği vurgulandı.

Açıklamada, bu yaklaşımın iki halkın çıkarlarını koruyarak güvenlik ve istikrarı güçlendirmeyi, Yemen aşiretlerinin istismar edilmesini veya Yemenlilerin güvenlik, barış ve kalkınma yönündeki beklentilerine hizmet etmeyen çatışmalara sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü el-Maliki, “Gerçekler, dezenformasyon kampanyalarından daha açık olmaya devam edecek. İki kardeş halk arasındaki kardeşlik bağları da fitne ve ayrılık yaratmaya yönelik tüm girişimlere karşı sağlamlığını koruyacaktır” ifadelerini kullandı.


Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
TT

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi BM’yi endişelendiriyor

Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)
Antonio Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere açıklamalarda bulunurken (BM)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Husilerin Suudi Arabistan’daki sivil hedeflere yönelik saldırılarını sürdürmesinden ve Yemen’in Taiz kenti çevresinde çatışmaların tırmanmasından endişe duyduğunu belirtti. Guterres, söz konusu gelişmelerin sivillere büyük acılar yaşattığını ve bölgesel gerilimi artırdığını vurguladı.

Guterres, perşembe günü New York’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, evlerin, hastanelerin, okulların, havalimanlarının ve enerji tesislerinin hedef alınmasına son verilmesini istedi. Çatışmaların tırmanmasının insani acıları derinleştirdiği uyarısında bulunan Guterres, bunun enerji piyasaları, tedarik zincirleri ve finansal sistemler üzerinde de etkili olduğunu, dünya genelinde yaşam maliyetine ilişkin baskıları artırdığını ifade etti.

Genel Sekreter, Yemen’de itidal çağrısında bulunarak siyasi çözüm için bir perspektif oluşturulması gerektiğini belirtti. Birleşmiş Milletler’in bu yöndeki çabalarına dikkati çeken Guterres, çatışmaların durdurulması, uluslararası hukuka uyulması, sivillerin korunması ve uluslararası deniz ulaşımının hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’dan dayanışma

Avrupa Parlamentosu üyeleri, perşembe günü kabul ettikleri kararda Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduklarını ve Yemen’deki meşru hükümeti desteklediklerini teyit etti. Üyeler, iki ülkenin güvenliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik taahhütlerini yineledi.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını şiddetle kınadı. Enerji altyapısını, Kızıldeniz’deki ticari gemileri ve Babülmendep Boğazı’nı hedef alan saldırıların uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalleri olduğunu belirtti.

Üyeler ayrıca Yemen’deki askeri tırmanışı kınayarak saldırıların çok sayıda Yemenli sivilin ölümüne ve yerinden edilmesine yol açtığını, ülkedeki insani krizi daha da ağırlaştırdığını kaydetti.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa Birliği Konseyi’ne Husilerin siyasi ve askeri kanatlarıyla birlikte liderliğinin, askeri ve güvenlik birimlerinin de AB’nin terör örgütleri listesine alınması çağrısında bulundu. Üyeler ayrıca Husilerin finansman kanallarının dağıtılmasını, mali kaynaklarının ve ekonomik varlıklarının dondurulmasını, faaliyetlerini kolaylaştıran kuruluşların varlıklarına da el konulmasını istedi.

Kararda Husilere, Yemen içinde ve dışında tüm düşmanca faaliyetlerini derhal durdurma ve toprakları kontrol altına almaya yönelik her türlü hedeften vazgeçme çağrısı yapıldı. Ayrıca Avrupa Birliği ile Körfez’deki ortakları arasında güvenlik ve savunma alanlarındaki iş birliğinin güçlendirilmesi istendi.


Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.