Mescid-i Haram bugün ilk ziyaretçilerini ağırlıyor

Bahreyn Maskat’a direkt uçuşları yeniden başlatıyor

Koronavirüs salgını sebebiyle askıya alınmasının ardından Mescid-i Haram bugün ziyaretçilerini ağırlayacak (AFP)
Koronavirüs salgını sebebiyle askıya alınmasının ardından Mescid-i Haram bugün ziyaretçilerini ağırlayacak (AFP)
TT

Mescid-i Haram bugün ilk ziyaretçilerini ağırlıyor

Koronavirüs salgını sebebiyle askıya alınmasının ardından Mescid-i Haram bugün ziyaretçilerini ağırlayacak (AFP)
Koronavirüs salgını sebebiyle askıya alınmasının ardından Mescid-i Haram bugün ziyaretçilerini ağırlayacak (AFP)

Mart ayında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının yayılmasının engellenmesine yönelik alınan bir dizi ihtiyati önlemle birlikte umre ibadetleri de askıya alındı.  Normalleşmeye kademeli geri dönüş kapsamında Mescid-i Haram bu sabah şafak vaktinde ilk umre grubunu karşıladı.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı umre yapacak kişilerin Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Haram’a karşılanmalarına ilişkin tüm düzenlemeleri tamamladı. Bu sabah Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Haram’da ibadetlerini yerine getirmek için gelen ziyaretçiler güvenliklerinin sağlanması için alınan ciddi önlemler altında umre ibadetini yapmaya başladı.
Hac ve Umre Bakan Yardımcısı Dr. Abdulfettah Maşat Şarku’l Avsat ‘a verdiği demeçte, umrenin günlük altı zaman dilimine bölüneceğini, her birinde umrecilerin sayılarının bin kişiyi aşmayacağını, Müslümanların umre ve tavaf vazifelerini yerine getirmeleri için kendilerine 3 saat süre tahsis edileceğini ifade etti.
Maşat, umre ziyaretine gelen her bir gruba umre izni almalarından itibaren bir sağlık görevlisinin tahsis edeceğini ve geri dönüş işlemlerinin yapılacağı zamana kadar bu kişilerin kendilerine eşlik edeceğini duyurdu.
Maşat ikinci aşamada ibadet alanı kapasitesinin yüzde 75’e çıkarılacağını, buna ek olarak Kabe’de namaz kılanların sayılarının da artacağını; üçüncü aşamada da ibadet kapasitesinin yüzde 100’ünün kullanılacağını ve umre yapan kişi sayısının 20 bine ulaşacağını aktardı.
Suudi Arabistan’da, kritik vaka sayıları binin altına düşerken, günlük vaka sayılarını aşan iyileşme oranları kaydedilmeye devam edildi.
Ülkede son 24 saatte kaydedilen yeni vakaların yüzde 85’i yetişkinlerden oluşurken, çocuk ve yaşlı vaka oranlarının düşüşü ile yeni vakaların, 11’ini çocukların ve yüzde 4’nü de yaşlıların oluşturduğu açıklandı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı bugün 419 yeni vakanın kaydedildiğini toplam vaka sayısının 335 bin 997 olduğunu duyurdu. Hastalardan 10 bin 173’ünün aktif vaka olduğunu bildiren Bakanlık, 954 hastanın ise yoğun bakımda tedavi gördüğünü belirtti.
Sağlık Bakanlığı, kayıtlara geçen 419 yeni vakanın, yüzde 43'ünün kadın, yüzde 57’sinin erkek olduğunu belirtti. Bakanlık, son 24 saatte 626 hastanın daha iyileşmesi ile toplam iyileşen hasta sayısının 320 bin 974 kişiye ulaştığını bildirdi. Ülkede 27 kişinin daha hayatını kaybetmesi ile vefat eden kişi sayısı 4 bin 850’ye ulaştı. Son 24 saat içinde 46 bin 19 yeni test uygulandı.

BAE: Bin 231 yeni vaka kaydedildi
BAE, son 24 saat içinde bin 231 yeni koronavirüs vakasının kaydedilmesi ile toplam vaka sayısı 97 bin 760 kişiye yükseldi. Ülkede son 24 saatte 117 bin 812 test gerçekleştirildi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, virüs sebebiyle 2 kişinin hayatını kaybettiğini ve koronavirüsten ölen kişi sayısının 426’ya ulaştığını duyurdu.
Bakanlık ayrıca bin 51 kişinin daha sağlığına kavuşması ile ülke genelinde iyileşenleşenlerin 87 bin 122 kişiye ulaştığını açıkladı.

Kuveyt: 371 yeni vaka kaydedildi
Kuveyt’te 371 yeni vakanın kaydedilmesi ile ülkedeki toplam vaka sayısı 106 bin 458 kişiye yükselirken 5 kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısı ise 620 kişiye ulaştı.
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 537 kişinin daha sağlığına kavuşmasıyla iyileşen hasta sayısının 98 bin 435 kişiye ulaştığının açıkladı.

Bahreyn: Salgın nedeniyle vefat edenlerin sayısı 257 kişiye yükseldi
Bahreyn Sağlık Bakanlığı, dün 2 hastanın daha koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiğini böylece ülke genelinde kaydedilen toplam vefat sayısının 257’ye yükseldiğini açıkladı.
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, cuma günü yapılan test sayısının 8 bin 767’ye ulaştığı ve testler sonucunda 429 yeni vakanın kaydedildiği belirtildi. Bakanlık, 634 kişinin iyileşmesi ile toplam iyileşenlerin sayısının 66 bin 184 kişiye yükseldiğini duyurdu.
Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde yoğun bakımda tedavi gören hasta sayısının 58 kişi, sağlık durumu tedavi gerektiren vaka sayısının ise 119 kişi olduğunu belirtti. Bakanlık, toplam 5 bin 364 mevcut vakadan 5 bin 306’sının sağlık durumunun stabil olduğunu açıkladı.
Bahreyn resmi havayolu şirketi Gulf Air, pazar gününden itibaren Umman’ın başkenti Maskat’a direk uçuşların yeniden başlayacağını duyurdu. Gulf Air şu anda Abu Dabi, Dubai, Kuveyt, Cidde, Kahire, Amman, Londra, Paris, Frankfurt, Atina, Manila, Dakka ile Hindistan ve Pakistan'daki çeşitli noktalara uçuşlar düzenliyor.

Katar: 175 kişiye koronavirüs teşhisi konuldu
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı yaptığı açıklamada, bir kişinin daha virüs sebebiyle hayatını kaybederken, 175 kişiye daha koronavirüs teşhisinin konulduğunu duyurdu. Bakanlık ülkede kaydedilen toplam vefat sayısı 216 kişiye, vaka sayısının ise 126 bin 339 kişiye yükseldiğini belirtti.
Bakanlık, 194 kişinin Kovid-19 virüsünü yenerek iyileştiğini ve iyileşen kişi sayısının 123 bin 302 kişiye ulaştığını açıkladı.



Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladı

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, bölgede yaşanan güvenlik ve siyasi gelişmeler nedeniyle BAE vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak’a seyahatini yasakladığını duyurdu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, söz konusu üç ülkede hâlihazırda bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne dönmeleri çağrısı yapıldı. Bu adımın, devletin yurt dışındaki vatandaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı ihtiyati tedbirler kapsamında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yayımlanan talimat ve uyarılara uymasının önemine dikkat çekerek, İran, Lübnan ve Irak’ta bulunanların durumlarının takip edilmesi ve ihtiyaç hâlinde gerekli desteğin sağlanabilmesi için bakanlıkla iletişime geçmeleri gerektiğini vurguladı.

Kararın, son dönemde bölgede artan gerilim ve güvenlik gelişmeleri çerçevesinde alındığı, birçok ülkenin de vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla benzer önlemler aldığı ifade edildi.


Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
TT

Bahreyn Kralı: İran iç işlerimize karışmayı bırakmalı

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa (BNA)

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa’dan İran’a sert uyarı: Vatan her şeyin üzerindedir

Bahreyn Kralı Hamed bin İsa, İran’a ülkesinin ve Körfez ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi durdurma çağrısında bulunarak, "Vatan her şeyin üzerindedir ve tüm evlatlarının omuzlarında bir emanettir" mesajını verdi.

Dün basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kral Hamed bin İsa, "Zorlukların vatanların üzerine çullandığı ve insanların karakterinin sınandığı anlarda, gerçekler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkar," dedi. Bahreyn’in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan menfur İran saldırganlığının, vicdanını düşmana satanların sahteliğini ifşa ettiğini vurgulayan Kral Hamed, vatanın geçtiği bu sınavın bütün maskeleri düşürdüğünü belirtti.

İhanetin telafisi yoktur

Kral Hamed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Kahraman silahlı kuvvetlerimiz her türlü kalleş saldırıyı püskürtmek için sınırlarda teyakkuzda beklerken; vicdanını düşmana satmış az sayıda kişi, vatanın egemenliğini hiçe sayanlarla iş birliği içine girmiştir. Bu, ihanetlerin en büyüğü ve halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suçtur.

Yaşananlara karşı duyduğu büyük öfkenin tüm Bahreyn halkının öfkesinin bir yansıması olduğunu ifade eden Kral, "Vatanın kaderinin emanet edildiği kişilerin vatanı sırtından bıçaklaması ve halkın kendisini temsil etmesi için seçtiği isimlerin, kamuoyu tarafından dışlanmış hainlerin yanında durması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Vatandaşlık bir ahittir

"Kamuoyunun bugün tek yürek olduğunu ve saldırganlarla iş birliği yapanların uzaklaştırılmasını talep ettiğini belirten Hamed bin İsa, "Vatanına ihanet edenler, bu topraklarda yaşama onurunu hak etmiyor. Vatandaşlık sadece bir kâğıt parçası değil, bir ahit ve sözleşmedir. Bu sözleşmeyi bozan, hakkını kendi eliyle kaybetmiştir" şeklinde konuştu.

Bazı milletvekillerinin, vatanın kalkanı olmak yerine hainlerin safında yer almasından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren Kral Hamed, "Vatana saldıranların yanında durmayı tercih edenler, gidip onlara katılsınlar. Düşmanlarımıza sadakat gösterenlerin aramızda yeri yoktur" dedi.

Caydırıcı tedbirler ve ordu mesajı

Bütün Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) halklarının; hainler hakkında verilen hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve pasaport iptali kararlarını güçlü bir şekilde desteklediğini, hatta daha fazlasını talep ettiğini savunan Kral, bu caydırıcı önlemlerin bir "intikam" değil, sadık vatandaşları korumak için bir "emniyet supabı" olduğunu söyledi. Kral, bu adımların atılmaması durumunda, silahlı kuvvetlerin savunma zarureti gereği askeri kurallar çerçevesinde yönetime el koymak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.

Milletvekillerine iki yol: Ya özür ya sürgün

Söz konusu milletvekilleri önünde iki yol olduğunu vurgulayan Kral Hamed bin İsa şunları kaydetti: "Önlerinde üçüncü bir yol yok; ya Bahreyn halkından açıkça özür dileyip güven köprülerini yeniden kuracaklar ya da ihanetleri nedeniyle yargı kararıyla ülkeden sürülenlerin yanına gidecekler. Meclis bir emanettir ve temsil yetkisi, eli vatan ihanetine bulaşmış kişilerin taşıyabileceği bir şeref değildir."

Hürriyet kaos değildir

Ülkenin bugün her zamankinden daha fazla özgür ve sorumlu görüşlere ihtiyaç duyduğunu belirten Kral Hamed, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özgürlük kaos demek değildir, değerlere dil uzatmak veya vatana ihanet etmek hiç değildir. Vatan her şeyin üzerindedir ve Bahreyn’in bir karış toprağından dahi vazgeçmeyeceğiz. Herkes vatan sevgisini öğrenmelidir; gerçek vatandaş, vatanını dilinde değil, kalbinde taşıyan ve gerekirse onun için canını feda edendir."


Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)
TT

Acentelerden Nusuk’a… Suudi Arabistan hac şirketlerinin haritasını nasıl yeniden çizdi?

Mataf alanı (Nusuk)
Mataf alanı (Nusuk)

Birkaç yıl öncesine kadar hac yolculuğu, başkentlerden birinde küçük bir ofisten başlar ve uzun bir acente ve aracı ağı üzerinden tamamlanırdı. Bugün ise bu yolculuk, merkezi bir sistemde, dünya çapında hac pazarını tamamen yeniden şekillendiren bir platforma indirgenmiş durumda.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı’nın öncülük ettiği bu dönüşüm, sektörü çok taraflı açık bir modelden, dijital platformlar ve hassas operasyonel düzenlemelerle yönetilen bir sisteme taşıdı. Bu değişiklik, hac hizmetleri tarihindeki en geniş yeniden yapılandırma operasyonlarından biri olarak kayda geçti.

Bu reformlardan önce, hac organizasyonu büyük ölçüde farklı ülkelerdeki yerel acentelere dayanıyordu. Bu acenteler, Suudi Arabistan içindeki hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyonu sağlarken, bu durum hizmet kalitesinde farklılıklara, fiyat dengesizliklerine ve denetim zorluklarına yol açıyordu.

Ancak, yurt dışı hacı hizmet sağlayıcıları sistemi devreye alındığında, sektör yeni bir aşamaya geçti. Bu aşama, pazarı düzenlemeyi ve lisanslama, işletme ve değerlendirme için net bir çerçeve belirlemeyi amaçlıyor. Bu sayede hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor; bu adımlar, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenleyici belgelerle destekleniyor.

2022... Kademeli dönüşümün başlangıcı

2022 yılı, düzenleyici yönetmeliğin uygulanması ve dijital platformların kullanımının artırılmasıyla gerçek bir dönüm noktası oldu. Aynı dönemde, Nusuk platformu üzerinden doğrudan rezervasyon modelinin hayata geçirilmesi, geleneksel acentelerin rolünü azaltarak karar alma merkezini Suudi Arabistan’a taşıdı.

Bu dönüşüm anlık bir değişim değil, aşamalı bir süreçti. Süreç, pazarı yeniden yapılandırma ile başladı ve sonraki yıllarda dijital çözümler üzerine daha fazla odaklanarak lisanslı şirketler modelinin güçlendirilmesine kadar genişledi. Sonraki hac sezonlarında ise daha olgun bir aşamaya geçildi ve bu aşama, hacı adaylarının deneyimlerini iyileştirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya odaklandı.

Bu dönüşümün en önemli sonuçlarından biri, pazarda faaliyet gösteren kuruluş sayısının azaltılması oldu. Artık yalnızca belirli lisanslı şirketler faaliyet gösterebiliyor ve bu şirketler, Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tarafından yayımlanan operasyonel ve denetimsel standartlara tabi.

Eski Hac ve Umre Komitesi Danışmanı Saad el-Kurşi, bu dönüşümün ‘nitelikli bir sıçrama’ olduğunu belirterek, acente modelinden organize şirketlere geçişin hizmet seviyelerinin artmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

El-Kurşi, “Hac ile ilgili tüm hizmetler, konaklama, yönlendirme ve karşılama gibi, öncekine kıyasla çok daha düzenli ve kaliteli hale geldi” dedi.

Hizmeti yeniden tanımlayan bir operasyonel kılavuz

Bu dönüşüm, hizmet kalitesini, kalite standartlarını ve değerlendirme mekanizmalarını net bir şekilde belirleyen ayrıntılı operasyonel kılavuzların yayımlanmasıyla pekiştirildi. Bu sayede, hacı adaylarının deneyimi, genel bir şekilde sunulmak yerine, ölçülebilir ve hesaplanabilir birimlere dönüştürüldü.

Ancak bu dönüşüm, bazı zorluklardan muaf değildi. Bunların başında, yeni modeller doğrultusunda çalışacak insan kaynağının eğitilmesi yer alıyordu.

El-Kurşi, bu zorlukların ‘büyük ölçüde aşıldığını’ belirterek, çalışanların hazırlık seviyesinin arttığını ve işletme verimliliğinin iyileştiğini vurguladı. El-Kurşi, mevcut sistemin ‘bugün daha yüksek bir verimlilikle ve daha iyi bir organizasyonla çalıştığını’ ifade etti.

Artan talep... Düzenleyici sınırlar

Artan talebe rağmen, hacı sayıları belirli düzenleyici çerçevelere tabi ve bu da sayılara bir sınırlama getiriyor.

El-Kurşi, “Her ülkeye tahsis edilen kontenjanların sınırlı olması, sayılarda bir üst sınır oluşturuyor, ancak organize şirketlere olan talep artıyor” diyerek, sektörün gelecekteki kapasite artışıyla daha fazla genişleme yaşayacağı öngörüsünde bulundu.

Ayrıca, düzenleme sayesinde fiyatlar daha kontrollü hale geldi. Önceden acentelerin inisiyatifine bırakılan fiyatlandırmalar, bu düzenlemelerle farklılıkları azaltarak maliyetlerde daha yüksek bir şeffaflık sağladı.

Temsilciden platforma

Dijital dönüşüm, bu sistemin temel direğini oluşturdu; çünkü sözleşme süreçleri ve hizmet seçimi artık Nusuk gibi dijital platformlarla bağlantılı hale geldi.

Bu dönüşüm sadece zaman ve çabayı kısaltmakla kalmadı, aynı zamanda pazardaki rollerin yeniden dağıtılmasını sağladı. Böylece hac yolculuğunun yönetimi daha merkezi ve düzenli hale geldi.

Sarah şirketi Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Üyesi Mühendis İmad Sami Kari, bu dönüşümün geleneksel işletme modellerinden entegre bir dijital sisteme geçişi kapsadığını belirtti.

Kari, bu dönüşümün ‘havayolu şirketleri, Hac ve Umre Bakanlığı, Nusuk platformu ve hizmet sağlayıcı şirketler arasındaki elektronik bağlantıya dayandığını’ ve bunun hac yolculuğu yönetiminin verimliliğini artırdığını vurguladı.

Ayrıca, ‘QR kodu’ gibi teknolojilerin ve Nusuk kartlarının kullanımının, hacı adaylarının deneyimine doğrudan olumlu etkiler sağladığını, özellikle kaygıları azalttığını ve işlemleri hızlandırdığını ifade etti.

Kari, artık sadece kalabalıkların yönetimi değil, aynı zamanda entegre bir deneyim sunmaya odaklanıldığını belirterek, ‘Bagajsız Hac’ gibi yeni girişimlere dikkat çekti. Bu girişim, hacı adaylarının hareketliliğini kolaylaştırmayı ve yolculuklarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Son yıllarda hac sektöründe yaşananlar, yalnızca şirket sayısının azaltılmasından ibaret olmayıp, tamamen küresel bir pazarın yeniden şekillendirilmesine kadar uzanıyor.

Bugün hac, geleneksel ağlara dayalı bir yapıdan ziyade, yönetimsel düzenlemelerle ve teknolojiyle desteklenen bir sektöre dönüşmüş durumda. Bu dönüşüm, dünyanın en büyük insan topluluklarından birinin daha verimli yönetilmesine yönelik daha geniş bir yaklaşımın yansıması olarak görülüyor.