DEAŞ’ın ‘Beatles Hücresi’nin 2 üyesi ABD’de yargılanacak

Beatles hücresinin üyeleri Alexandra Coty (solda) ve eş-Şafii eş-Şeyh 2018’de Suriye’de Kobani’de bulundukları günlerde  (EPA)
Beatles hücresinin üyeleri Alexandra Coty (solda) ve eş-Şafii eş-Şeyh 2018’de Suriye’de Kobani’de bulundukları günlerde (EPA)
TT

DEAŞ’ın ‘Beatles Hücresi’nin 2 üyesi ABD’de yargılanacak

Beatles hücresinin üyeleri Alexandra Coty (solda) ve eş-Şafii eş-Şeyh 2018’de Suriye’de Kobani’de bulundukları günlerde  (EPA)
Beatles hücresinin üyeleri Alexandra Coty (solda) ve eş-Şafii eş-Şeyh 2018’de Suriye’de Kobani’de bulundukları günlerde (EPA)

ABD Adalet Bakanlığı, DEAŞ terör örgütünün “Beatles Hücresi” olarak bilinen birimine mensup iki sanığın ABD'ye getirileceğini açıkladı. Beatles Hücresi Suriye'deki ABD’li rehinelerin katledilmesinden sorumlu tutuluyor.
ABD yargısı DEAŞ mensubu Alexandre Coty ve eş-Şafii eş-Şeyh hakkında rehin alma ve cinayet suçlamasında bulundu. Bu iki sanık, 2019'daki tutuklanmalarından bu yana yurtdışında ABD askeri gözetiminde kaldı. İkisi de İngiltere'de büyüdü ve İngiliz vatandaşıydılar. Ancak İngiliz hükümeti zanlıları vatandaşlıktan çıkardı.
Söz konusu terör hücresi üyelerinin konuştuğu İngiliz aksanı nedeniyle kamuoyunda 4 üyeli Beatles müzik grubuna atıfla adlandırıldı.
Hücreye yöneltilen suçlamalar arasında gazeteci James Foley ve Steven Sotloff ile yardım görevlileri Kayla Mueller ve Peter Kassig’in de dahil olduğu Batılı rehinelerin kaçırılması ve öldürülmesi yer alıyor.
ABD Başsavcısı William P. Barr yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu suçlamalar, DEAŞ tarafından katledilen vatandaşlarımız için uzun yıllardır süren sıkı çalışmanın ürünü. Onları hayata döndüremeyiz ama onlar, aileleri ve tüm ABD halkı için adaleti sağlayabiliriz.”
İki sanığın suçlarıyla ilgili delillere ulaşmada İngiltere’den yardım alabilmek için Barr, ABD savcılığının sanıklara hiçbir durumda idam cezası talep etmeyeceğine dair söz verdiğini açıkladı.
Ulusal Güvenlik İşlerinden Sorumlu Adalet Bakan Yardımcısı John Demers, düzenlediği basın toplantısında ABD ordusunun Coty ve Şafii’yi yaklaşık bir yıldır Irak'ta tuttuğunu ve şimdi FBI'ın elinde olduğunu söyledi. Demers “suçlu bulundukları takdirde müebbet hapis cezasına çarptırılabilirler” dedi. İki sanığın Virginia'daki federal mahkemeye çıkarılmaları bekleniyor.
Suriye'nin kuzeydoğusunu kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG), iki zanlıyı 2018 yılının Ocak ayında gözaltına almıştı. Zanlılar Türkiye’nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri operasyonu nedeniyle Ekim 2019'da SDG tarafından ABD ordusuna teslim edildi. 2015 itibariyle ABD, iki sanık aleyhinde delil elde etmek için İngiliz makamlarına adli yardım başvurusunda bulundu. Grubun "Cihatçı John" olarak adlandırılan dört üyesinden biri, Kasım 2015'te ABD'nin Suriye'ye düzenlediği bombardımanda öldürüldü. Dördüncü üye Türkiye'de yakalanarak hapishaneye gönderildi. Dörtlü grup, İngiliz insani yardım görevlisi David Haines’i, 18 ay rehin tuttuktan sonra 2014 yılında başını keserek kameralar önünde katletmişti.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.