Irak’ın ‘nefes almak için’ 14 milyar ağaca ihtiyacı var

Hükümet’e bağlı örgütler ve belediyeler, Irak şehirleri etrafında yeşil kuşağın oluşturulmasına katkıda bulunmak için hazır olduklarını ifade ediyorlar (Independent Arabia)
Hükümet’e bağlı örgütler ve belediyeler, Irak şehirleri etrafında yeşil kuşağın oluşturulmasına katkıda bulunmak için hazır olduklarını ifade ediyorlar (Independent Arabia)
TT

Irak’ın ‘nefes almak için’ 14 milyar ağaca ihtiyacı var

Hükümet’e bağlı örgütler ve belediyeler, Irak şehirleri etrafında yeşil kuşağın oluşturulmasına katkıda bulunmak için hazır olduklarını ifade ediyorlar (Independent Arabia)
Hükümet’e bağlı örgütler ve belediyeler, Irak şehirleri etrafında yeşil kuşağın oluşturulmasına katkıda bulunmak için hazır olduklarını ifade ediyorlar (Independent Arabia)

Müeyyid et-Tarfi
Bir zamanlar Bağdat’ın batı kesimlerinden birini kaplayan binlerce ağaçtan geriye yalnızca birkaç ağaç kaldı. Bunun yakınında Suudi Arabistan ile Ürdün sınırına kadar uzanan geniş çorak arazileri içinde barındıran Anbar vilayeti bulunuyor. Bu çorak araziler, başkenti ve Irak’ın merkezindeki Kerbela dahil olmak üzere Anbar vilayetinin bitişiğinde bulunan diğer vilayetleri etkisi altına alan onlarca kum fırtınasının kaynağı sayılıyor.
Bağdat’ı kum fırtınalarından korumayı amaçlayan yeşil kuşak ve hurma ağaçlarının yok olması ile çölleşme tehlikesi, her gün biraz daha şehirlere yaklaşıyor.
Bağdat’ın tabiatının korunmasına yönelik çalışmalar onlarca yıldır ihmal ediliyor. Buna ek olarak Irak’ın 1990 yılının Ağustos ayında Kuveyt’i işgal etmesi ile ülkeye uygulanan ekonomik ambargo yüzünden geriye kalan ağaçlar da bu yıllarda ısınma ve pişirme amacıyla kullanılmak üzere kesildi.
1970’li yıllarda Arap ülkelerinin yürüttüğü bir kampanya kapsamında ve ilk aşamada Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) yardımıyla yeşil kuşağın inşaasına başlanmıştı. Projenin şehirleri ve tarım arazilerini silip süpüren kum fırtınalarının yanı sıra şehirlere doğru gelen çöl rüzgarlarını durdurmak için bir tampon görevi görmesi hedefleniyordu. Ancak Irak-İran savaşı (1980-1988) başlangıç aşamasında olan bu projenin askıya alınmasına sebep olmuştu.
Yeşil kuşak, kuraklığa ve toprak tuzluluğuna dayanabilen okaliptüs, söğüt, ılgın ve diğer ağaç türleri dahil olmak üzere sıra sıra dikilmiş ağaçlardan oluşuyor. Bu ağaçlar, şehirlerin etrafında çöl rüzgarlarının estiği bölgelerde rüzgarların çevre ve bölge sakinleri üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için iç içe geçmiş bir şekilde sıra sıra dikiliyor.
Yeşil Kuşağı inşa etme fikri, 2003 yılından sonra tekrar gündeme geldiyse de projenin oldukça masraflı olması buna engel oldu.
Projeyi canlandırma fikri basit parçaları ile de olsa yürürlüğe konmadı. Bu yüzden bazı vilayetler çöl bölgelerinden gelen çevresel etkileri azaltmak için kendi yeşil kuşağını oluşturmayı üstlendi.
Böylece Kerbela vilayeti, 2006 yılında Anbar ile olan batı sınırında 80 km uzunluğundaki yeşil kuşağını oluşturdu. Kerbela’da şiilerce kutsal kabul edilen ziyaretgahların idari yöneticileri projeyi desteklemeden önce bu kuşağın bazı kısımları unutulmaya yüz tutmuştu.
Sivil toplum kuruluşları, uluslararası ve resmi kuruluşların yardımıyla şehir içinde ve çevresinde yeşil alanların oluşturulmasını üstlendi. Bu da Tarım Bakanlığı’nı, vilayetlerdeki yeşil kuşakların sürdürülmesi ve yeşil alanların artırılması için hükümet ya da yerel yönetimler tarafından dikilecek tüm fidanların bağışlanacağı bir projeyi desteklemeye teşvik etti.

Irak’ın 14 milyar ağaca ihtiyacı var
Tarım Bakanlığı Irak’ın çölleşmeden musdarip olan bölgelerini canlandırmak için 14 milyardan fazla ağaca ihtiyacı olduğuna işaret ediyor.
Tarım Bakanlığı Sözcüsü Hamid Nayif, Independent Arabia’ya verdiği demeçte “Projemiz, çölün şehirlere doğru ilerlemesini engellemek ve yeşil kuşağı desteklemek üzere Bağdat ve vilayetlerdeki belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına şehirlerin içerisine dikmeleri için ücretsiz olarak fidan dağıtmayı esas alıyor” ifadelerini kullandı.
Bakan “Bu ağaçlar, çevreyi iyileştirmeye çalışacak, rüzgarlar için doğal bir tampon görevi görecek, meyve ağaçlarının üretimini artıracak ve şehirlerde çölleşmeyi önleyecektir” dedi.
Bakan “Proje aylar önce başlatıldı. Belediye daireleri tarafından fidan temini için bize talepler geliyor” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.
Sivil toplum kuruluşları, çevreyi iyileştirmek ve çölden gelen tozları engellemek için şehirlerin ve etraflarının yeşillikler ile kaplanmasına katkı sağlayacak çevresel faaliyetlerin düzenlenmesini üstlendi.

Musul’a 1 milyon ağaç dikme projesi
Ayn el-Musul Kültür ve Miras Örgütü Genel Müdürü Enes et-Tai, örgütün Musul ve etrafına 1 milyon ağaç dikmek üzere bir proje yürüttüğüne işaret etti.
Tai, Independent Arabia’ya verdiği röportajda “Musul Belediyesi Başkanlığı ile işbirliği içerisinde şehirdeki yeşil alanların artırılması için yürütülecek projemizi destekleyen uluslararası kuruluşlar var. Projemiz uzun soluklu. İlk aşamada şehrin içerisindeki yol ayrımlarında ve ormanlarda 120 dönümlük bir dikim yapılması hedefleniyor” ifadelerini kullandı.
Tai projenin, Musul’daki askeri eylemler sonucu ölen ağaçların yerini doldurmasını ve yeşil alanları artırmak üzere Musul’un yeni yaprak dökmeyen ağaçlarla sarılmasını umuyor. Aynı zamanda Tai’ye göre proje kapsamında Musul şehrini karakterize eden ormanlık bölgelere uygun özelliklerde ağaçlar dikilmesi planlanıyor.
Tai “Dikeceğimiz ağaçların belli başlı özellikleri var. Örneğin uzunluk açısından ağaçlar, kanalizasyon ve su şebekeleri dahil olmak üzere şehir içindeki altyapıyı etkilemeyecek şekilde en az iki metre olacak” dedi ve projenin 2021 yılının başlarında başlatılacağını umduğunu dile getirdi.

Projenin çevreye olumlu yansımaları olacak
Tarım Bakanlığı’nın desteklediği ve belediyeler ile sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü proje, Sağlık ve Çevre Bakanlığı tarafından memnuniyetle karşılandı. Bakanlık projenin, şehirlerin çevresel durumunu iyileştirmeye yönelik olumlu etkileri olmasını umuyor.
Irak Sağlık ve Çevre Bakanlığı Çevresel Farkındalık ve Medya Müdürü Emir Ali Hassun, Independent Arabia’ya verdiği röportajda “Yıllar önce bir bakanlık komitesi tarafından kabul edilen bu proje, Kerbela’nın etrafına binlerce ağaç dikilmesi de dahil olmak üzere birçok projenin hayata geçirilmesinin ardından ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz yüzünden durdurulmuştu” dedi.
Hassun, Irak’ın şehirlerin etrafındaki yeşil kuşakların ihmal etmesinin büyük iklim değişikliklerine sebep olduğunu ve Irak’ın şehirlerdeki kum fırtınalarını azaltmak için bu gibi pek çok projeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Şehirlerin etrafındaki tarım alanlarının ıslah edilmesi
Eski Irak Parlamentosu Tarım Komisyonu Müsteşarı Adil el-Muhtar, şehirlerin etrafındaki tarım alanlarının ıslah edilmesi ve yeşil kuşak oluşturulmadan önce planlar yapılması çağrısında bulunuyor.
Muhtar, Independent Arabia’ya verdiği röportajda “Ağaçlandırma sürecinin rastgele olmasını istemiyoruz. Bu süreç daha çok, üzerinde düşünülmüş temellere, ağaçlandırma alanındaki uzmanların yardımına, dikilecek ağaçların türlerinin incelenmesine ve dikimden sonra bu ağaçlara özen gösterilmesine dayanıyor” şeklinde sözlerini sürdürdü.
Muhtar yeşil kuşak oluşturmanın en iyi yolunun, şehirlerin etrafındaki tarım arazilerine yatırım yapmaktan ve modern tarım yöntemlerini kullanmaktan geçtiğini düşünüyor.
Muhtar, Irak’ın 1990’lı yıllarda içinden geçtiği krizler ve yakacak sıkıntısı yüzünden insanların yemek pişirmek amacıyla ağaçları kesmesi sonucunda bir yeşil kuşağın kaybolduğunu ifade etti.
Muhtar yatırım yöntemini kullanarak şehirlerin etrafında kalıcı bir yeşil kuşak oluşturmanın, yatırımcının her koşulda korumak ve özen göstermek ile yükümlü tutulmasının yanı sıra ekonomik bir avantajı olduğunu belirtti.

Parlamento yeşil kuşak oluşturulmasını destekliyor
Parlamento, yeşil alanları canlandırma projelerine destek vermeye başladı. Nitekim parlamento, yeşil kuşağın tarımı güçlendirmek için önemli bir adım olduğunu düşünüyor.
Tarım ve Su Komitesi Başkanı Selam eş-Şemri yaptığı açıklamada “Şehirlerin çoğu çorak bir gerçeklik içerisinde yaşıyor ve en ideal çözüm, sıcak ve kuru iklime adapte olabilen ağaç ve bitkilerin sayısını artırmak. Böylece şehirlerin içerisindeki toz oranı azalmış olacak” dedi.
Şemri “Komite, Tarım Bakanlığı’nın bu hedefi gerçekleştirmeye yönelik attığı adımları destekliyor. Bunun tarım üzerinde olumlu etkileri olacak ve yeterli olup gelirleri
yükseltmeye devam ederek tarıma hizmet etmek için daha fazla arazi ıslah edilecek” dedi.



İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.


Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.