İran’ın “kötü niyetli” davranışları ile mücadele konusunda işbirliği yapmak için Suudi Arabistan-ABD anlaşması

Washington’da ABD-Suudi Arabistan Stratejik Diyaloğu’nun açılışı yapıldı. Pompeo “Krallığa silah satışı ile ilgili güçlü bir programı destekliyoruz” dedi. Prens Faysal bu ortaklığın hayati bir önem taşıdığını vurguladı

Dün Washington’da basın toplantısı yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile ABD’li mevkidaşı (AP)
Dün Washington’da basın toplantısı yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile ABD’li mevkidaşı (AP)
TT

İran’ın “kötü niyetli” davranışları ile mücadele konusunda işbirliği yapmak için Suudi Arabistan-ABD anlaşması

Dün Washington’da basın toplantısı yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile ABD’li mevkidaşı (AP)
Dün Washington’da basın toplantısı yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile ABD’li mevkidaşı (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Suudi Arabistan-ABD ortaklığının bölgedeki “aşırılık yanlısı ve terör güçleriyle mücadelede hayati önem taşıdığını” vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise ülkesinin “Krallığa ABD’nin müttefiki olmasından hareketle, İran’ın tehditleri ve Ortadoğu’daki kötü niyetli davranışları ile mücadele ederken “güçlü silahlar tedarik etme konusunda” kararlı olduğunu vurguladı.
Prens Faysal bin Ferhan, ABD ve Suudi Arabistan arasındaki stratejik diyalog çerçevesinde Pompeo ile Washington’da yaptıkları ilk toplantının ardından “Suudi Arabistan-ABD ortaklığı, güvenliğimizi ve kalkınmamızı tehdit eden aşırılık yanlısı ve terör güçleriyle mücadelede hayati önem taşıyor” dedi. Bakan “Krallık, Washington ile arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi ve bölgede istikrarı güçlendirmeye ilişkin çalışmalar yapmayı sabırsızlıkla bekliyor. Suudi Arabistan, Washington ile savunma ve ticari işbirliğini güçlendirecek. İran nükleer programı bölgenin güvenliği için bir tehdit oluşturuyor. İran’ın bölgenin istikrarını sarsmasına karşı mücadele vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda bakan Suudi Arabistan’ın, G20 Zirvesi 2020 Dönem Başkanı sıfatıyla yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele etmeye yönelik çabalarını sürdüreceğini vurguladı.
Washington’da basın mensuplarının karşısında geçen Pompeo, “İran’ın kötü niyetli faaliyetleri ve bunun bölgesel güvenliğin yanı sıra ABD halkının refahına ve güvenliğine karşı oluşturduğu tehdit ile mücadele etme konusunda karşılıklı taahhütlerimizi bir kez daha teyit ettik. ABD, Suudi Arabistan Krallığı’na silah satımı ile ilgili güçlü bir programı destekliyor. Bu da Krallığın vatandaşlarını korumasına ve ABD’nin görevlerini sürdürmesine yardımcı olacak” dedi. Bakan “İran tehditleriyle mücadele etmek için gerekli bir acil durum ilanı” çerçevesinde silah satışının sekiz milyar doları aştığına dikkati çekti. İran’ın 2019 yılının Eylül ayında Suudi Arabistan’ın petrol tesislerine balistik füze saldırıları gerçekleştirdiğini ve Yemen’deki Husilerin Tahran’ın desteğiyle bombalama faaliyetlerine devam ettiğini hatırlatarak ABD’nin Krallığın güvenliğini desteklemesi gerektiğini vurguladı. Pompeo “ABD’nin taahhüdünün bir kısmı, Riyad’daki ABD büyükelçiliği için yeni bir binaya ek olarak bir milyar dolardan fazla bir yatırımla ülkede iki ABD konsolosluğu daha açılmasını kapsıyor” dedi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in İsrail ile İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde imzaladığı anlaşmalara değinen Pompeo “Bölgesel barış ve güvenliği sağlamaya yönelik ortak hedeflerimize büyük katkı sağlıyorlar. Bölgenin dinamizminde meydana gelen değişiklikleri yansıtıyorlar. Bu ülkeler, İran’ın nüfuzuna karşı savaşmak ve kalkınmayı güçlendirmek için bölgesel işbirliğine duyulan ihtiyacı oldukça iyi biliyorlar” açıklamasında bulundu. Krallığın, Filistinlileri İsrail ile müzakere masasına tekrar oturmaya teşvik edeceğini umduğunu dile getirerek Suudi Arabistan’ın bölgede istikrarı sağlayan bir güç olduğunu vurgulayan Pompeo “Ortaya çıkan sorunlara bakmaksızın, ülkelerimiz onlara dürüstlük, ortaklık ve saygı çerçevesinde yaklaşacak” şeklinde konuştu..
Pompeo dün Suudi Arabistan ve ABD arasındaki stratejik diyalog oturumları düzenlenmeden önce Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Washington’daki Dışişleri Bakanlığı binasında bir araya geldi. Söz konusu görüşme esnasında Pompeo “İran’ın istikrarı sarsan davranışları, Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit ediyor ve küresel ticareti sekteye uğratıyor. Washington, Riyad ile bölgesel güvenliğin ve halklarımızın güvenliğinin nasıl sağlanacağı ile ilgili kapsamlı müzakerelerde bulundu” dedi.
Suudi Arabistan-ABD ilişkisinin 75 yıl önce ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt ve Kral Abdulaziz’in attığı temele dayandığını ifade eden Pompeo,  Suudi Arabistan Krallığı’nın bu karışık bölgede önemli bir ortak olduğunu ve iki ülkenin halkları arasındaki ilişkinin o günden beri geliştiğini vurguladı. Pompeo “Bugün ülkelerimiz arasında derin ve istikrarlı bir işbirliği mevcut. Buna Krallığın birçok cephede barışı ve bölgesel kalkınmayı güçlendirme, ekonomiyi dönüştürme, 2030 Vizyonu hedefleri uyarınca kadınları güçlendirme ve Yemen’deki çatışmayı sona erdirecek müzakereleri kolaylaştırma konusunda büyük ilerleme kaydetmesi ekleniyor” dedi.
Prens Faysal, İran rejiminin Yemen’dekiler de dahil olmak üzere terörist gruplara maddi destek sağladığına dikkat çekerek Husilerin İran yapımı 300’den fazla balistik füze ve insansız hava aracını Krallığa doğru fırlattığını söyledi. Aynı zamanda nükleer programlarını, balistik füzelerini ve kötü niyetli faaliyetlerini artırmalarının bölge ve dünya için büyük bir tehlike oluşturduğunu söyleyerek her iki ülkenin de İran’ın istikrarı sarsan davranışları ile mücadele etme ve bunları engelleme konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Prens Faysal “Yemen’de kapsamlı bir siyasi çözümü desteklemeyi ve oradaki insani durumu iyileştirmek için gösterilen çabaları ele aldık. Buna ek olarak Husilerin tam erişim izni vermediği Kızıldeniz’deki Safer petrol tankeri konusunda da oldukça endişeliyiz. Nitekim bu, Yemen kıyılarına ve bölgedeki deniz yaşamına bir daha onarılamayacak derecede zarar verecek bir çevre felaketi yaşanmasını tehdit ediyor” dedi.
Prens Faysal iki ülke arasındaki stratejik diyaloğun, kalıcı bir ortaklığın temellerinin atıldığı Başkan Roosevelt ile Kral Abdulaziz Al Suud’un 1945 yılında USS Quincy’de yaptıkları tarihi görüşmeden 75 yıl sonra yapıldığına dikkati çekti. Prens Faysal bugün, Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Başkan Trump liderliğindeki iki ülkenin ilişkilerini pekiştirmeyi, kurumsal işbirliklerini güçlendirmeyi ve ortaklıklarını yeni boyutlara taşımayı dört gözle beklediğini kaydetti.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.