Mısır’daki Libya anayasa müzakereleri başarısız mı oldu?

Libya’daki Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, görüşmeleri daha sonra tamamlamayı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Libya’daki Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, görüşmeleri daha sonra tamamlamayı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’daki Libya anayasa müzakereleri başarısız mı oldu?

Libya’daki Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, görüşmeleri daha sonra tamamlamayı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Libya’daki Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, görüşmeleri daha sonra tamamlamayı kabul etti (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Ahmed Abdulhakim
Libya krizinin en karmaşık meselelerden biri olarak kabul edilen, anayasal süreç hususunda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve Trablus merkezli Libya Devlet Yüksek Konseyi heyetleri arasındaki ‘uyumsuzluk’, Kahire’nin Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde üç gün boyunca ev sahipliği yaptığı yoğun görüşmeleri neredeyse altüst etti. Bu durum, 11- 13 Ekim arasında planlanan görüşmenin son gününde, sabahın ilk saatlerinde kapanış bildirgesinin yayınlanmasını da geciktirdi.
13 Ekim gecesi geç saatlerde yayınlanan kapanış bildirgesinde, Libya’daki Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi heyetleri, ‘geçiş aşamasını sona erdirme, anayasa hususunda bir fikir birliği formülüne varma ve konuya ilişkin görüşmeleri daha sonra tamamlama’ konularında uzlaşı sağladı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Independent Arabia’ya konuşan Mısırlı ve Libyalı kaynaklar da görüş ayrılıklarının ardından son vakitlerin, katılımcı iki heyetin pozisyonlarında atılım yaşanmasını engellediğini söyledi.

Kısa açıklama
İki Libyalı heyet arasındaki görüşmelerin üçüncü günü, erken sona eren bir oturumla sınırlı olsa da katılımcılar, kısa kapanış bildirgesinde ‘anayasa konusundaki tartışmaların daha sonra tamamlanacağını’ vurguladı.
Açıklamada, “Mısır’ın cömert ev sahipliğinde, Temsilciler Meclisi ve Yüksek Devlet Konseyi temsilcileri, gelecek aşama için anayasal süreci tartışmak üzere 11-13 Ekim tarihleri ​​arasında Kahire’de bir araya geldi. Tüm katılımcılar, geçiş aşamasının sona erdirilmesi ve kalıcı düzenlemelerin başlatılması gerektiği konusunda hemfikir. Mevcut anayasa taslağına ilişkin referandum yapılıp yapılamayacağı konusunda hukuki tartışmalar yaşandı. Müzakere masasına çeşitli görüş ve öneriler sunuldu. BM misyonu UNSMIL, katılımcılara ‘kapsamlı siyasi anlaşmanın uygulanmasına izin veren ve anayasal düzenlemeleri garanti eden bir yasal anlaşma yapma çağrısında bulundu” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, “İki taraf, diyalogda büyük esneklik gösterdiler ve görüşmelere devam etme konusunda anlaştılar. İki heyet, anayasal düzenlemelere ilişkin yapıcı tartışmaları tamamlamak üzere Mısır’da ikinci bir tur düzenleme ve Temsilciler Meclisi’nin, ülkenin anayasal yolda ilerlemesine izin veren anayasal anlaşmalara ulaşmak için bir toplum diyaloğu yürütme arzularını dile getirdi” denildi.

Kahire’de neler yaşandı?
Mısır ve Libya’daki kaynaklara göre Libyalı iki taraf, taslağın 2017 yılında tamamlandığının ilan edilmesinden bu yana yeni bir Libya anayasası yazma veya askıya alınan anayasa taslağında değişiklik yapma olasılığına ilişkin önerilen fikirler hususundaki anlaşmazlığın üstesinden gelemedi. Kaynaklar, anlaşmazlığın, milli servetin ve petrolün dağılımı ve siyasi çözümün tamamlanması sonrasında Libya’nın gelecek dönemde tanık olması kararlaştırılan seçim kazanımlarının yanı sıra yerel yönetim ve belediye işlerinin idaresiyle ilgili madde ve formüller üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.
Libyalı bir kaynak, “Görüşmeler, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi temsilcileri arasında olumlu bir atmosferin yanı sıra, krize çözüm bulunana kadar görüşmeleri tamamlamaya yönelik net taahhütler ortasında başladı. Ancak zamanla iki taraf, seçim kazanımlarıyla ilgili noktalarda bazı uzlaşılara rağmen, anayasal sürecin anayasal temeli hususunda kapsamlı bir anlaşmaya varamadı. Taraflar, görüşmelerin son gününde de tutumlarına bağlıydılar. Nihayetinde her bir heyetin, neyin üzerinde uzlaşı sağlandığını görüşmek ve anlaşmazlık noktalarını sunmak için temsilci organa dönmesine karar verildi. Ayrıca heyetlerin, ülkenin gelecek anayasaya uzlaşısına dayalı bir formülasyonuna varma fırsatı sağlamak için daha sonra planlanacak başka bir toplantıya dönmesi kararı alındı” açıklamasında bulundu.
Bilgi sahibi bir Mısırlı kaynak da “Son gün yalnızca bir oturumla sınırlıydı. Oturumu takiben, dün gün ortalarında bir kapanış bildirgesinin yayınlanması planlanmıştı” dedi. Kaynak, görüşmelerin ilk atmosferinin de ‘anayasal yolda olası ve kapsamlı bir uzlaşıya’ işaret ettiğine dikkati çekti.
Kahire’deki anayasal süreç toplantıları, Libya krizini çözme mekanizmalarını ve yeni anayasa çerçevelerini tartışmak amacıyla gelişti. Libyalı taraflar arasında Fas’ın Bouznika şehrindeki görüşmelerden günler sonra egemen pozisyonların paylaşımı ve ülkedeki kuruluşların birleştirilmesi kriterleri açısından ilerleme kaydedildi.
Mısırlı kaynak, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Kahire’nin anayasal süreci ele almak üzere ev sahipliği yaptığı yeni görüşmelerin, Mısır’ın ‘Libya krizinin en karmaşık meselelerinde atılım yapmak için’ ortaya koyduğu kapsamlı hamlesi çerçevesinde gerçekleştiğini belirtti. Müzakerelere aşina olan kaynak, “Yürütme sürecinin, egemen pozisyonlara ilişkin Bouznika görüşmelerinin yol açtığı atılımın yanı sıra Kahire’de devam eden görüşmeler ve daha önce Kızıldeniz kıyısındaki Hurgada’da yapılan güvenlik ve askeri görüşmeler… BM misyonu, nihayetinde ulaşılanları sonuçlandırmak için bunların her birinin çıktıları üzerinde çalışacak” dedi.

Krizi sonlandırma çabaları
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi de Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi ile 14 Ekim’de gerçekleştirdiği görüşme sırasında, “Libya’daki koşulların temel amacı, daha önce açıklanan hatlara göre sahadaki mevcut durumu stabilize etmektir” dedi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Bessam Radi’nin aktardığına göre Sisi,
siyasi süreç, Berlin Konferansı ve Kahire Bildirgesi’nin sonuçları aracılığıyla ülkesinin, Libya’da istikrar ve güvenliği yeniden tesis etmek için radikal ve kapsamlı bir çözüme ulaşmak istediğini söyledi. Sisi, Arapların ortak koordinasyonunun, iradesinin ve birliğinin de Arap ulusal güvenliğinin belirleyicileri ve hatlarını ortaya koyacağını ifade etti.
Öte yandan ABD’nin Trablus Büyükelçisi Richard Norland, geçen salı günü BM Libya Özel Temsilcisi ve UNSMIL Başkan Vekili Stephanie Williams ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin Kasım ayı başlarında Tunus’ta yapılması planlanan, BM sponsorluğundaki Libya Siyasi Diyalog Forumu sürecini tam olarak desteklediğini kaydetti. Norland, Kahire, Cenevre ve Tunus’un her birinin ev sahipliği yaptığı Libya- Libya diyaloglarını desteklemek için ülkesinin ana uluslararası ortaklarla uyum içerisinde olduğunu vurguladı.
BM de geçen salı günü ‘gelecek Kasım ayı başlarında, Libya çatışmasının iki tarafı arasında Tunus’ta yapılması beklenen diyaloğun, yalnızca ilk önce kendi ülkelerini düşünen ve hükümet pozisyonlarını elde etmeyi amaçlamayan liderlere açık olacağını’ kaydetti.
Tunus Devlet Başkanı Kays Said ile görüşmesi sonrasında Stephanie Williams, “Burada, siyasi geleceklerine hizmet etmek için değil, daha çok ülkeleri için bulunan insanları görmeyi umuyoruz” dedi.
Williams’a göre 26 Ekim’de videokonferans şeklinde başlayacak ve Kasım ayı başına kadar devam edecek olan Tunus diyaloğu, Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (doğu) ve Trablus merkezli Yüksek Devlet Konseyi (batı) üyelerini, ayrıca BM tarafından seçilen katılımcıları içeriyor.
Libya Ulusal Ordusu (LUO) lideri Halife Hafter ve Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac’ın diyaloğa katılımına ilişkin bir soruya yanıt veren BM Temsilcisi, “Bu diyaloğa katılmanın koşulu, yüksek devlet pozisyonları talebinden vazgeçmektir” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısı sırasında Fransız Haber Ajansı’na (AFP) açıklama yapan Williams, “Buna Başkanlık Konseyi, başbakan, bakanlıklar ve çeşitli yetkili makamlar dahildir” diyerek, toplantının amacının ulusal seçimler yapmak olduğunu kaydetti.
Libya’da halihazırda biri batıda Trablus merkezli UMH ve diğer doğuda Mareşal Hafter olmak üzere iki güç savaşıyor.
Aralık 2015’te Fas’ın Suheyrat kentinde imzalanan anlaşmadan bu yana iki taraf arasındaki siyasi müzakereler defalarca kesintiye uğradı. Daha sonra taraflar, BM’nin desteğiyle Eylül ayında müzakere masasına geri döndü ve çeşitli konularda görüşmelerde bulundu. Fas’ta egemen kuruluşlar hususunda, Mısır’da askeri ve İsviçre’de de siyasi görüşmeler yapıldı.



İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
TT

İtirazlar ve boş oy pusulaları... Gazze’deki Hamas başkanlık seçimlerinde neler oluyor?

(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)
(Soldan sağa) Hamas’ın liderlik konseyi üyeleri Nizar Avadallah, Halil el-Hayye ve Muhammed Derviş, Şubat 2025’te İran’ın merhum Dini Lideri Ali Hamaney ile gerçekleştirilen görüşmede. (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze Şeridi’nin içinden ve dışından dört Hamas kaynağı, Şarku’l Avsat’a yaptıkları ayrı açıklamalarda, üç hafta önce gerçekleştirilen ilk turda sonuç alınamamasının ardından, hareketin Gazze Siyasi Büro Başkanı seçimi için planlanan ikinci turun durdurulduğunu açıkladı.

Kaynakların ifadeleri, ilk turun ‘oy hakkına sahip kişilerin boş oy kullanması nedeniyle sonuçlanamadığı’ yönünde birleşti. Bu durumun, geçtiğimiz mayıs ayında Siyasi Büro Genel Başkanı seçimi sırasında yaşanan ve Halid Meşal’e karşı Halil el-Hayye’nin galibiyetiyle sonuçlanan ikinci tur seçimdeki sürecin bir tekrarı olduğu belirtildi.

Gazze ve yurt dışından üç kaynak, Gazze’deki Hamas bürosu liderliği için yapılacak ikinci turun durdurulmasının; yurt dışında ikamet eden Nizar Avadallah ile Gazze’de bulunan Ali el-Amudi (her ikisi de Siyasi Büro üyesi) arasındaki yarışta, Avadallah’ın ikinci turda uygulanan bazı prosedürlere itiraz etmesi üzerine gerçekleştiğini aktardı.

vfbgf
Hamas hareketinin askeri medya birimi tarafından yayınlanan bir videodan alınan ekran görüntüsünde, 7 Ekim 2023’teki saldırı sırasında bir Kassam Tugayları savaşçısı görülüyor. (Reuters)

Gazze dışındaki dördüncü kaynak ise ‘seçimlerin geçici olarak dondurulmasına ve açıklanmayan bazı düzenlemelerin ardından yakın zamanda tamamlanmasına yol açan başka görüş ayrılıklarının da bulunduğunu’ ifade etti. Kaynak, bu durumun ‘hareket içindeki her seçim sürecini düzenleyen yasa ve tüzükler çerçevesinde doğal bir süreç olduğunu’ değerlendirmesinde bulundu.

Bazı kaynaklar, seçimin ertelenmesini kısmen ‘güvenlik durumuna, Gazze Şeridi’nin içinden geçtiği süreç ile savaş sonrası seçim gerçekliğiyle başa çıkma koşullarına’ bağladı. Bir diğer kaynak ise seçimlerin ‘İsrail’in seçimlere veya diğer faaliyetlere katılan kişilere ulaşmayı amaçlayan yoğun istihbarat takibi altında yürütüldüğüne’ dikkat çekerek, tüm bu nedenlerin mevcut duruma yol açan hukuki açıkların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Beyaz kağıtlar neden geri geldi?

Yine boş oy kullanılmasına ilişkin olarak Gazze içindeki iki kaynak, bu durumun doğal olduğunu, adayların fikir ayrılıklarından ve izleyecekleri yaklaşımın bazı üyelerce mevcut dönem için uygun görülmemesinden kaynaklandığını; nitekim genel seçimlerde de benzer bir tablonun yaşandığını belirtti.

Kaynaklar, Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye’nin adaylardan Ali el-Amudi veya Nizar Avadallah’ı destekleyip desteklemediğine dair bilgi vermedi.

Hamas, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze sınırındaki mevzilerine ve yerleşim yerlerine yönelik başlattığı ve İsrail’in uzun süreli, kesintisiz bir savaş açmasına yol açan saldırıların ardından, 1987’deki kuruluşundan bu yana en karmaşık süreçten geçiyor.

Ali el-Amudi hakkında ne biliyoruz?

Geçtiğimiz aralık ayında Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, eski bir tutuklu ve Siyasi Büro üyesi olan, savaştan önce de hareketin medya dairesi sorumluluğunu yürüten el-Amudi’nin; Hamas’ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar’a yakın ve çoğu Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta ikamet eden bazı isimlerle birlikte Gazze’deki hareketin yönetimiyle görevlendirilmesinin ardından, Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkan Vekilliği görevini üstlendiğini aktarmıştı.

2011 yılındaki İsrail askeri Gilad Şalit takas anlaşmasıyla serbest bırakılan el-Amudi, yaklaşık bir yıldır Gazze’nin yönetiminde merkezi ve kilit bir figür haline gelmişti. İsrail hapishanelerindeki tutukluluk süreçlerinde ve serbest kaldıktan sonra Sinvar’a oldukça yakın isimler arasında yer alan el-Amudi, birçok toplantı ve etkinlikte de kendisine eşlik etmişti. Gazze’nin yönetimi için el-Amudi’nin görevlendirilmesi uzlaşı ve istişare yoluyla gerçekleşmiş, ancak o dönemde bazı kaynaklar bu adımı iç tüzüğün etrafından dolaşma olarak değerlendirmişti. Gazze’deki iç seçimlerin yapılması da bu durumla açıklanıyor.

Geçtiğimiz dönemde el-Amudi’nin Gazze’de aldığı kararlar, yaptığı değişiklikler ve bazı yetkilileri görevden alması geniş tartışmalara yol açmış, Gazze’deki yerel lider kadro arasında huzursuzluk yaratmıştı. Bu durum, yurt dışındaki bazı Siyasi Büro üyelerinin müdahale ederek krizleri çözme arayışına girmesine neden olmuştu.

Nizar Avadallah hakkında ne biliyoruz?

Nizar Avadallah, Hamas’ta 2004 sonlarından 2007 başlarına kadar olan dönemde Siyasi Büro yönetimini gizlice yürüten tarihi kuşak liderleri arasında yer alıyor. Avadallah, Şalit takası müzakerelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin yanı sıra son savaştaki müzakerelerde aktif ve önemli bir rol oynamış; hareketin 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından çeşitli başkentlerde yürütülen Filistin uzlaşma turlarında da kritik görevler üstlenmişti.

Avadallah, Hamas’ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin, Abdulaziz Rantisi ve hareketin birinci kuşak diğer tarihi liderleriyle oldukça yakın bir ilişkiye sahipti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde ikamet eden ve evi daha önceki savaşlarda birkaç kez bombalanan 68 yaşındaki mimar Avadallah’ın yıldızı bu süreçte parladı.

2021 yılında düzenlenen son iç seçimlerde Gazze Şeridi Siyasi Büro liderliği için Yahya Sinvar ile yarışan Avadallah, o dönemde yapılan ikinci tur seçimlerin ardından liderliği Sinvar’a kaybetmişti.


Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.