Trablus’tan Bingazi’ye yapılan ilk uçuş ‘nefreti ortadan kaldırmanın’ yolunu açıyor

Trablus’taki Mitiga Havaalanı’ndan Bingazi’deki Benina Havalimanı’na ilk uçuş 16 Ekim’de gerçekleşti. (Mitiga Havaalanı)
Trablus’taki Mitiga Havaalanı’ndan Bingazi’deki Benina Havalimanı’na ilk uçuş 16 Ekim’de gerçekleşti. (Mitiga Havaalanı)
TT

Trablus’tan Bingazi’ye yapılan ilk uçuş ‘nefreti ortadan kaldırmanın’ yolunu açıyor

Trablus’taki Mitiga Havaalanı’ndan Bingazi’deki Benina Havalimanı’na ilk uçuş 16 Ekim’de gerçekleşti. (Mitiga Havaalanı)
Trablus’taki Mitiga Havaalanı’ndan Bingazi’deki Benina Havalimanı’na ilk uçuş 16 Ekim’de gerçekleşti. (Mitiga Havaalanı)

Afrika Havayolları’na ait bir uçak 16 Ekim sabahı Libya’nın doğusundaki Uluslararası Benina Havaalanı pistine iniş yaptı. Halk büyük bir sevinç yaşarken başta esirlerin takası olmak üzere Trablus’taki savaşı ortadan kaldıracak ve ‘nefret duvarlarını’ yıkacak düzenlemelerin tamamlanması yönündeki umutlar da arttı.
Trablus’taki Mitiga Uluslararası Havaalanı’ndan havalanan uçak, sevgi mesajları taşıyan bir ‘barış kuşuna’ benzetildi. Ardında binlerce ölü ve yaralı bırakan, başkentin altyapısına harap eden 13 aylık savaşın sayfasını kapatmayı vaat ediyordu. Benina Havalimanı’ndan yapılan açıklamada seferde iç ve dış uçuşların yürütülmesi, bakım prosedürleri, iki havalimanı arasında alınacak ihtiyati tedbirlerle ilgili konuları görüşmek amacıyla sivil havacılık ve Afrika Havayolları heyetinin yer aldığı bilgisi verildi.
Uçak, havalimanında adeta bir şenlik havasında karşılandı. Libyalı milletvekilleri ve siyasetçiler, ‘savaşla toplumsal dokusu parçalanan ülkelerinin yeniden birleşmesinin’ başlangıcı olarak niteledikleri adımdan dolayı duydukları sevinci dile getirdiler. Libya Medya Kuruluşu Başkanı Muhammed Ömer Baai, ülkenin doğusu ve batısı arasındaki uçuşların yeniden başlamasının Libyalılar arasındaki ‘nefret duvarlarını’ yıkmakla aynı olduğunu belirtti. Baai, uçağın havalanmasıyla birlikte aynı ulusun insanları arasındaki nefret ve ayrılık duvarlarının da kaybolduğunu vurguladı.
Muhammed Ömer Baai, Facebook hesabından 16 Ekim’de yaptığı açıklamada söz konusu uçuşun ilerleyen günlerde Libya’daki tüm havalimanları arasında, ulusal havayolları şirketlerinin düzenli uçuşlar düzenlemesi için bir başlangıç olduğunu söyledi. Baii sözlerine şöyle devam etti:
“Savaşlar bir seçenek, bölünme de bir kader değildir. Merhamet, şefkat, iletişim, uyum, dostluk ve muhabbet Libya halkının kaderi ve seçimidir. Bu sevgili vatan ve halkı kutsaldır. Bu tarihi yolculuğu iptal etmek ve engellemek üzere ellerinden geleni yapanlar için hiçbir teselli yoktur.”
Baai ayrıca, Bingazi’deki sivil ve askeri yetkililerin yanı sıra Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac ve yardımcısı Ahmed Maitik’in bu adımı başarıya ulaştırmak için  ‘tarihi vatanseverlik’ olarak nitelendirdiği rollerini takdir etti.
Trablus şehrinden Milletvekili Ebu Bekir Ahmed Said, isyana ve kışkırtıcı eylemlere teşvik etmeme çağrısı yaparken ekonomist Süleyman eş-Şuhumi de Bingazi ve Trablus arasındaki uçuşların yeniden başlamasının ‘Libyalılar arasında iletişim ve yeniden bir arada yaşamaya geri dönüş açısından doğru atılmış önemli bir adım’ olduğunu vurguladı. Şuhumi, söz konusu adımın, aynı ülke halkı arasında daha fazla köprünün kurulmasını sağlayacağını kaydetti.
Libya’nın doğusu ve batısı arasındaki uçuşlar 4 Nisan 2019 tarihinde Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanı Mareşal Halife Hafter’in başlattığı savaş nedeniyle durdu. Savaş, LUO kuvvetlerinin yaklaşık 50 km geri çekilmesiyle ve ülkenin merkezindeki Sirte yakınlarına konuşlanmasıyla sona erdi. Savaş, Libya’da düşmanlığın artmasına ve nefret söyleminin yayılmasına neden oldu.
Yerel medya organları, Libya Afrika Havayolları Şirketi Yönetim Ofisi Direktörü ve Benina Havalimanı uçuş heyeti başkanı Milaf el-Hacrasi “Batı, doğu ve güneydeki tüm Libya havaalanları arasındaki uçuşların yeniden başlamasının önünde duran tüm engelleri kaldırmak için çalışıyoruz” dedi.
Trablus ve Bingazi arasındaki uçuşların yeniden başlaması, savaş esirlerinin ve ölülerin cenazelerinin takas edilmesi de dahil olmak üzere iki taraf arasındaki gerginliği ortadan kaldıracak önlemleri tamamlama yolunda önemli bir adım olarak görülüyor.
Ülkenin batısından askeri bir yetkili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ordumuz ve doğudaki Libya güçleri arasında yaşanan çatışmalarda ölen savaşçıların cesetlerinin nasıl teslim edileceğine dair müzakerelerin yanı sıra her iki tarafın elindeki tutukları teslim etmek için başlatılan görüşmeler devam ediyor. Toplantılar, doğu bölgesinin ileri gelenleri ve kabile liderlerinin oluşturduğu bir heyetin hafta ortasında Misrata’ya ziyareti sırasında yürüttüğü görüşmelerin devamı olarak gerçekleşti. Doğu bölgesi heyeti, LUO’ya bağlı bazı askeri tutukluların bulunduğu cezaevini de ziyaret etti.”
LUO ve UMH güçleri daha önce esir takası gerçekleştirmiş ancak askeri liderler de dahil olmak üzere her iki tarafta çok sayıda tutuklu olduğu göz önüne alındığında takas edilen esir sayısı sınırlı düzeyde kalmıştı. UMH güçleri MiG-23 türü bir uçağı düşürmelerinin ardından pilot Amir el-Cakam’ı esir almıştı. LUO Sözcüsü Ahmed el-Mismari söz konusu dönemde yaptığı açıklamada pilot Amir el-Cakam’ın Libya’nın batısındaki ez-Zaviye şehrinde teröristler tarafından alıkoyulduğunu duyurmuştu.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.