Çin Devlet Başkanı Şi’den Washington'a uyarı

Şi Cinping, ülkesinin Kore Savaşı'na katılmasının yıl dönümünde yaptığı konuşmada potansiyel işgalcilere karşı Pekin'in askeri kararlılığını vurguladı. (EPA)
Şi Cinping, ülkesinin Kore Savaşı'na katılmasının yıl dönümünde yaptığı konuşmada potansiyel işgalcilere karşı Pekin'in askeri kararlılığını vurguladı. (EPA)
TT

Çin Devlet Başkanı Şi’den Washington'a uyarı

Şi Cinping, ülkesinin Kore Savaşı'na katılmasının yıl dönümünde yaptığı konuşmada potansiyel işgalcilere karşı Pekin'in askeri kararlılığını vurguladı. (EPA)
Şi Cinping, ülkesinin Kore Savaşı'na katılmasının yıl dönümünde yaptığı konuşmada potansiyel işgalcilere karşı Pekin'in askeri kararlılığını vurguladı. (EPA)

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin ABD ile doğrudan karşı karşıya geldiği tek savaş olan Kore Savaşı’na dahil oluşunun 70’inci yıl dönümünde yaptığı konuşmada sert uyarılarda bulundu.
Çin’in başkenti Pekin’de Ulusal Halk Kongresi’nde konuşan Şi Cinping, ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken uyarılarını  bir kez daha sertleştirdi. 1950-1953 yılları arasında yaşanan Kore Savaşı’nda kazandıkları zaferin, Çin’in “kapısının önünde sorun yaratan” herkesle savaşmaya hazır olduğunun bir kanıtı olduğunu belirtti.
Pekin - Washington hattında gerilimin oldukça yüksek olduğu bir dönemde konuşan Çin lideri, Kuzey Kore'nin 1950-1953 yılları arasında meydana gelen savaş sırasında ABD liderliğinde, BM ve Güney Kore'nin direnişine destek olduklarını söyledi.
Çin, kuvvetlerinin Kuzey Kore’ye girişine oldukça önem veriyor. Konuşmasında hem kendi kamuoyuna hem de uluslararası arenaya mesaj veren Şi, Çin’in askeri kararlığına vurgu yaptı. Ülkesinin egemenliğinin, güvenliğinin ve kalkınma çıkarlarının baltalanmasına asla izin vermeyeceğini vurgulayan Çin lideri halkının hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi.
Şi, konuşmasında Çin Halk Cumhuriyet Kurucusu Mao Zedong’un “Çin halkının şimdi örgütlendiğini ve hafife alınmaması gerektiğini dünyaya bildirin" mealindeki sözünü alıntıladı. Zorbalıkla karakterize edilen herhangi bir eylemin başarılı olmayacağını ve yalnızca çıkmaza yol açacağını belirtti.
Çin - ABD ilişkileri, Başkan Donald Trump yönetimiyle yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle on yıllardır en düşük seviyeye geriledi.
Ticaret, teknolojik ve güvenlik rekabeti, insan hakları ve Koronavirüsü gibi konularda dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında süregelen bir tartışma yaşanıyor. Bu bağlamda Şi, Çin'in savunma ve silahlı kuvvetlerinin modernizasyonunu hızlandırmak için adımlar atması çağrısında bulunarak "Güçlü bir ordu olmadan güçlü bir ülke olamaz” dedi.
Şi'nin konuşması, vatanseverlik ve Çin kuvvetlerinin gösterdiği cesaret örnekleriyle doluydu. Şi, 1950 - 1953 yılları arasında süren savaşta elde edilen zaferin Çin’e sorun yaratan herkesle savaşmaya hazır olduğunun bir kanıtı olduğunu söyledi.
Pekin genellikle Washington’a "yeni Çin" askeri gücü hakkında üstü kapalı uyarılar yapmak için bu gibi törenleri ve anmaları kullanıyor. Kore Savaşı, ABD Başkanı Donald Trump’ın son yıllarda hedefi haline gelen Kominist Partisi için önemli bir durak niteliğinde.
“Herhangi bir gücün anavatanımızın kutsal topraklarını işgal etmesine ya da bölmesine asla izin vermeyeceğiz” diyen Şi konuşmasının devamında “Pekin, barış istiyor ama savaştan da geri adım atmayacak, Çin halkı işgalcilerle anladıkları dilde konuşmamız gerektiğini söylüyor” ifadelerini kullandı.
ABD Savunma Bakanlığı çarşamba günü yaptığı açıklamada özerk Tayvan'a bir milyar doların üzerinde değere sahip füze satmayı kabul ettiğini duyurdu. Bu açıklama Pekin'in tepkisine neden oldu.
Kore Savaşı, Çin ve ABD kuvvetlerinin büyük ölçekli ve doğrudan  askeri çatışmaya girdiği ilk ve tek savaş. Çin hükümeti, üç yıllık savaş sırasında 197 binden fazla Çinli askerin öldürüldüğünü bildirdi.
Ulusal Çin medyası, savaşın yıl dönümünü nedeniyle bir propaganda başlattı. Savaşta yer alan eski askerlerle yapılan röportajlar yayınladı. Çin, ateşkesle sonuçlanan bu kanlı savaşı bir zafer ve daha gelişmiş bir rakip karşısında gösterilen kararlılık örneği olarak görüyor. Global Times gazetesinde yayınlanan bir yazı "Çin yoksul olduğu dönemde ABD baskısına teslim olmadı" başlığı ile yayımlandı.
Gazete yazıda "Bugün Çin güçlü bir ülkeye dönüştü. Bu nedenle Çin'in ABD tehditlerinden ve baskısından korkması için hiçbir neden yok" ifadeleri kullanıldı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe