Sudan ile İsrail arasında ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmalarına yönelik görüşmeler yapılacak

Tel Aviv yönetimi yasa dışı göç konusunda Hartum'dan yardım talep edecek.

ABD Başkanı Trump geçen cuma günü Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. (AFP)
ABD Başkanı Trump geçen cuma günü Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. (AFP)
TT

Sudan ile İsrail arasında ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmalarına yönelik görüşmeler yapılacak

ABD Başkanı Trump geçen cuma günü Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. (AFP)
ABD Başkanı Trump geçen cuma günü Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. (AFP)

Hartum yönetimi, Sudan ile İsrail halklarının ortak çıkarları doğrultusunda Tel Aviv ile çeşitli alanlarda ekonomik iş birliği anlaşmaları imzalamaya hazırlanıyor. Sudan, önümüzdeki haftalarda İsrail ile yeni bir müzakere turu başlayacağını duyurdu. Sudan Adalet Bakanı Nasreddin Abdulbari de ülkesinin İsrail'e açılmasının herhangi bir ülkeye zararının olmadığını vurguladı.
Sudan Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, Sudan ve İsrail'in göç konularının yanı sıra tarım, ticaret ve havacılık alanlarında ekonomik ve ticari iş birliğini başlatmak üzere aralarındaki düşmanlığı sona erdirme ve ilişkileri normalleştirme kararı aldıkları belirtildi. Sudan’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirme kararının, ülke içinde meydana gelen büyük dönüşümler çerçevesinde alındığı, ülkenin istikrara kavuşması ve halkın özlemlerinin gerçekleştirilmesi arzusuyla harekete geçildiği kaydedildi. Açıklamada Sudan'ın tüm insanlığa açık olduğu, barışı, özgürlüğü ve adaleti destekleyeceği bildirildi.
Sudan Dışişleri Bakanlığı, 23 Ekim’de yapılan ve Egemenlik Konseyi Başkanı ile biz dizi bakanın yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın ve İsrailli yetkililerin gerçekleştirdiği toplantıya dair bilgi verdi. Sudan'ın uluslararası topluma entegre edilmesinin kararlaştırıldığı toplantıda ABD ve İsrail'in Sudan’a demokrasisini güçlendirmesi, gıda güvenliğini artırması, terör ve radikalizm ile mücadelede tüm imkanlarını kullanması konusunda yardım etme sözü vermelerinin yanı sıra Washington’ın Sudan'ın egemenliğini yeniden tesis etme, dış borç yükünü hafifletmek için ülkeyi uluslararası ortaklarla destekleme ve yoksul ülkelerle ilgili inisiyatif çerçevesinde borç erteleme imkanlarından yararlanmasını sağlama gibi vaatlerde bulunduğu aktarıldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada ülkesinde, Mısır’a bağlı Sina Adası üzerinden kaçak yollarla gelen yaklaşık 40 bin Afrikalı yasadışı göçmenin yaşadığını belirterek Hartum'la yapılacak görüşmelerin en önemli noktalarından birinin göç meselesi olacağını bildirdi. Buna karşın İsrailli yetkililerin mülteci olarak tanımadıkları sığınmacılar, iş imkanları aradıkları konusunda ısrar ediyorlar. İsrail, Sudan’dan söz konusu sığınmacıların ülkeden çıkarılmasına yardım etmesini istiyor. Tel Aviv yönetimi ilk aşamada, Sudan’daki geçiş hükümetine yapılacak mali yardım karşılığında 12 bin kişiyi sınır dışı etmeyi planlıyor. Netanyahu, Sudan’ın uzun süre Hamas’ın İsrail’e karşı kullanmayı planladığı tehlikeli silahların kaçırılmasında İran ile iş birliği yapan bir ülke olduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“Bu değişim, İran'a karşı olan kararlı tavrımız, İran'ın faaliyetlerine yönelik operasyonlarımız ve Sudan üzerinden silah kaçakçılığı girişimlerini durdurmaya yönelik adımlarımızın bir sonucu olarak başladı. Sudan'da memnuniyetle karşıladığımız iç değişimlerin bir sonucu olarak da başarıya ulaştı.”
Sudan Dışişleri Bakanlığı, Sudan’ın Terörü Destekleyen Ülkeler Listesi’nden çıkarılmasının halkın itibarını geri kazanma mücadelesinde kazanılmış bir zafer olduğunu, demokratik geçişin güçlendirilmesinin yanı sıra terörle ve radikalizmle mücadeleyi desteklediğini ve hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde Sudan için etkili bir ortaklığın yolunu açtığını vurguladı. Bununla birlikte Sudan Adalet Bakanı Nasreddin Abdulbari, Hartum hükümetinin halkının çıkarlarına yönelik adımlarının ve İsrail'e ya da başka bir ülkeye açılmasının hiçbir ülkeye zarar verme anlamına gelmediğinin altını çizdi. Bakan Abdulbari, geçtiğimiz eylül ayında Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) İsrailli yetkililerle gerçekleşen görüşmelere katılan Sudanlı heyete başkanlık etmişti.
Abdulbari, zamana ve koşullara göre değişen Sudanlıların çıkarları doğrultusunda dış politikayı dengeli ve bağımsız bir şekilde yönetmesi için geçiş hükümetine yetki verildiğini belirtti. Sudanlıların çoğunluğu tarafından desteklenen geçiş hükümetinin önemli kararlar alma konusunda siyasi kabiliyete sahip olduğunu vurguladı. Bakan, anayasanın geçiş hükümetinin dış politikayı belirleme ve yönetme yetkisini kullanmasına bağımsız ve dengeli olması şartı dışında kısıtlamalar getirmediğine ve İsrail ile ilişkilerin kurulmasını engellemediğine dikkat çekti.
Sudan’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirme kararının kısa ve uzun vadede pek çok fayda getireceğini ve önümüzdeki dönemde de etkisini göstereceğini söyleyen Adalet Bakanı Abdulbari, bazılarının Sudan'ın ağır bir bedel ödediği veya ABD yönetiminin haksız koşullar dayattığı şeklindeki ‘kara propagandasına’ karşı çıkarak bunun ‘yanlış’ olduğunu söyledi.
Abdulbari sözlerinin devamında “Müzakereler eşit şekilde, Sudan’ın ve müzakere taraflarının çıkarlarına saygı duyarak ve bu çıkarlar dikkate alınarak yürütülmüştür” dedi.
Sudan Adalet Bakanı, nihai normalleşme anlaşması imzalandığında bir yasama organının olmaması durumunda anlaşmanın geçiş parlamentosu tarafından onaylanacağını açıkladı.
Abdulbari ayrıca ABD yönetiminin Başbakan Abdullah Hamduk'un Sudan'ın Terörü Destekleyen Ülkeler Listesi’nden çıkarılması ve normalleşme adımlarının görüşülmesi gerektiği yönündeki talebine yanıt verdiğini ancak Sudan hükümetinin Kenya ve Tanzanya'daki ABD büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılarda ölenlerin ailelerine ödemesi gereken tazminatı geciktirmesi nedeniyle listeden çıkarılma kararının ve normalleşmenin açıklanmasının bir gün sürdüğünü söyledi.



Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
TT

Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)

Sudan, Doğu Afrika ülkelerinden oluşan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) geri döneceğini açıkladı. Bu karar, Sudan'ın üyeliğinin askıya alınmasından iki yıl sonra alındı. Askıya alınmasının nedeni ise o dönemde, Nisan 2023'ten beri hükümet güçleriyle savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'ya ("Hemedti") gönderilen davetti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı X internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Sudan Cumhuriyeti Hükümeti, örgüt üyeliğindeki faaliyetlerine tam olarak yeniden başlayacaktır" denildi. Örgüt ise üye devletlerin iç işlerine müdahale etmeyeceğini, Sudan'ın egemenliğine, toprak ve halkının birliğine ve mevcut ulusal kurumlarının bütünlüğüne tam saygı duyduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan, Ocak 2024'te IGAD'ın Dagalu'yu Sudan'daki çatışmayı görüşmek üzere Uganda'da bir zirveye davet etmesinin ardından IGAD üyeliğini askıya almıştı. Zirvenin amacı, başta çatışma bölgelerine BM güçlerinin konuşlandırılması olmak üzere bir dizi öneriyle savaşı sona erdirmekti.


Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.