Ürdün rekor sayıda vaka kaydetti

Koronavirüsle Mücadele Kurulu sözcüsü Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “en kötü senaryo için hazırlanıyoruz” dedi.

Ürdün’ün başkenti Amman’da bir banliyöde koronavirüs testi için örnek alınıyor (AFP)
Ürdün’ün başkenti Amman’da bir banliyöde koronavirüs testi için örnek alınıyor (AFP)
TT

Ürdün rekor sayıda vaka kaydetti

Ürdün’ün başkenti Amman’da bir banliyöde koronavirüs testi için örnek alınıyor (AFP)
Ürdün’ün başkenti Amman’da bir banliyöde koronavirüs testi için örnek alınıyor (AFP)

Ürdün Sağlık Bakanlığı koronavirüsle mücadele sorumlusu Dr. Vail el-Heyacine, Ürdün sağlık sektörünün “virüsten enfekte olanlar ve tedaviye ihtiyacı olanlara, devlete bağlı ihtisas hastanelerinin yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazlarına bağlı olarak hizmet verebilecek güç ve kapasiteye sahip olduğunu” vurguladı.
Ürdün Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre dün (Salı), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına bağlı olarak 44 yeni ölüm, 3 bin 800 yeni vakanın kaydedildiği ve bu rakamların ülkedeki ilk salgın vakasının ortaya çıkmasından bu yana kayıtlara geçen en yüksek rakamlar olduğu belirtildi.
Ülkenin önde gelen sağlık yetkilisi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Günün planının, Krallık’ta yayılma gösteren koronavirüs salgınının toplumsal yayılmasına yönelik en kötü senaryoları incelemek olduğu, bu durumun ise mevcut tüm imkanlar, araç ve yöntemlerle hastanelerin kapasitesini hızlı bir şekilde artırmaya çalışmayı gerektirdiğini bildirdi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının nedeniyle ortaya çıkan günlük enfeksiyon ve ölüm vakalarının yüksek oluşu üzerine açıklamada bulunan Heyacine, “Ürdün’deki salgına bağlı ölüm vakalarının hala dünyadaki en düşük rakamlar arasında olduğunu ve son haftalarda keskin bir artışa tanık olan ülkede teyit edilen enfeksiyon vakalarının yüzde 1,13’ü geçmediğini” vurguladı.
Heyacine, günlük ortalama test sayısının ve çıkan sonuçların virüsün toplumsal yayılma hızına ilişkin net bir görüntü verdiğine dikkat çekerek, günlük test sayılarının doğruluğuna ve bununla ilgili kamuoyu açıklamalarına, güvenilir aşının bulunmasındaki gecikmenin ışığında virüsün yakın gelecekte nasıl bir toplumsal yayılma takip edeceği konusunda bilimsel görüş beyan etmeye vurgu yaptı. Ayrıca günlük test sayısındaki artışın, tespit edilen enfeksiyon vakalarını ve dolayısıyla vaka sayılarındaki artışı ortaya çıkaracağına işaret etti.
Heyacine’nin açıklaması, önceki akşam (Pazartesi) ilk defa resmi bir yetkilinin virüsten etkilendiğinin duyurulmasının ardından geldi. Vakıflar, İslami İşler ve Kutsal Mekanlar Bakanı Muhammed el-Halayile, yaptırdığı testin pozitif çıkmasının ardından koronavirüse yakalandığını duyurmuş, ev karantinası prosedürlerini uygulayacağını ve gerekli tedaviyi alacağını doğrulamıştı. Öte yandan, Ürdün hükümetinde Devlet Bakanı olan Mahmud Harabişe, dün Ürdün Kralı Abdullah’ın huzurunda anayasa yemini etti. Harabişe, yaklaşık iki hafta önce anayasa yemini eden yeni hükümet oluşumuna dahil olmadan önce virüse yakalanmıştı.
Yeni tip koronavirüs enfeksiyon vakalarının sayısı son birkaç gün içinde keskin bir şekilde artış gösterirken, Krallıktaki toplam vaka sayısı 58 bin 855’e ulaştı. Ülke genelindeki ölü sayısı ise 668’e yükseldi. Şu anda koronavirüs enfeksiyonuna bağlı semptomlar sebebiyle hastanelerde bin 283 kişi tedavi görüyor. Orta ve hafif semptomlu hastalar evlerinde karantina altına alınarak tedavileri devam ettiriliyor.
Bu arada vatandaşlar, devlet hastanelerindeki kronik ve diğer hastalıkların tedavisine yönelik sağlık hizmetlerinin kötüleşmesinden, acil servislerin aşırı kalabalık olmasından ve polikliniklerdeki çalışmaların aksamasında ve bir dizi işlemin gecikmesinden şikayet ediyor. Öte yandan, nüfusun yoğun olduğu Doğu Amman bölgesindeki en büyük devlet hastanesinin (el-Beşir Hastanesi) müdürü, hastaneye başvuranları kabul edemediklerinden şikayet etti. Sosyal medya aktivistleri, el-Beşir Hastanesi’nin acil servisinin içindeki hasta kabul kısmının fotoğraflarını paylaşırken, fotoğraflarda bazı insanların yeterli sayıda yatak bulunmadığı için yerlerde oturdukları görüldü. Dr. Muhammed Zureykat Ürdün Krallığı’nın resmi televizyonunda yaptığı bir konuşmada, eski Sağlık Bakanı Saad Cabir’in hastanelerin aşırı kalabalıktan, sağlık sigortacılarının tıbbi hizmetlere olan talep artışından muzdarip olmasına rağmen diğer hastalıkları tedavi etme kapasitesinin artırılmasının gerekliliğine yönelik taleplere “Durumu yönetin” diyerek cevap verdiğini vurguladı.
Salgın Değerlendirme Komisyonu yetkilisi Dr. Saat el-Harabişe, daha önceki bir açıklamasında, yeni tip koronavirüs vakasının yaklaşık 27 bin olduğunu duyururken, uzmanlar, iki hafta önce virüse yakalandığı durulan hastaların ve ölüm vakalarının seyrini izledikten sonra önümüzdeki birkaç hafta içinde günlük 60’tan fazla ölüm beklediklerini duyurdular.  Son birkaç gün içinde teyit edilen vaka sayısında önemli bir artışa tanık olunurken, bunun Krallıktaki ölü sayısında da önemli bir artışa yol açacağına işaret ediliyor.
Ürdün Kralı, Kral II. Abdullah, yeni hükümete, “önümüzdeki birkaç hafta boyunca Krallıktaki hastanelerin yoğun bakım ünitelerindeki yatak sayısı kapasitelerini artırmaya başlamalarını” emretmiş, “En yüksek kalite standartlarına uygun olarak, tüm vilayetlerde test merkezleri ve laboratuvar hizmetlerinin genişletilmesi talimatını” vermişti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.