Macron'dan Fransız halkına: Terör nedeniyle korkuya teslim olmayın

Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
TT

Macron'dan Fransız halkına: Terör nedeniyle korkuya teslim olmayın

Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı, dün Nice'teki terör saldırısının olduğu yerde Fransız askerleriyle görüştü (Reuters)

14 Temmuz 2016 gecesi saat 22.00 sularında Tunus asıllı Fransız vatandaşı Muhammed Lahouaiej Bouhlel, gasp ettiği kamyonu İngiliz Kordonu'ndaki kutlamalara katılanların üzerine sürmüştü. Fransa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Nice’de dört dakika süren saldırıda, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 86 kişi hayatını kaybetmişti. Fransız Ulusal Günü münasebetiyle havai fişekleri izleyen yüzlerce kişi de yaralanmıştı.  Dün sabah saatlerinde olayın gerçekleştiği yere sadece on metre uzaklıkta bulunan katedrali hedef alan terör saldırısı, terör kılıcının hala Fransızların başlarında asılı olduğunu yeniden hatırlattı. Özellikle iki hafta önce meydana gelen Çeçen asıllı Rus vatandaşın gerçekleştirdiği terör eyleminden sonra dün meydana gelen Nice olayıyla korku daha da yerleşti. İki hafta önce gerçekleşen terör eyleminde Samuel Paty adlı bir öğretmenin başı kesilmişti. Eylemin gerekçesi öğretmenin derste “düşünce ve ifade özgürlüğü” maddesini anlatırken Charlie Hebdo dergisindeki Hz. Muhammed’e yönelik çirkin karikatürleri öğrencilerine göstermesiydi.
Dün henüz Nice sakinleri uykularından uyanmadan bir kez daha dehşete düşmüştü. Güvenlik servislerinden sızdırılan bilgilere göre, kısa süre önce İtalya'nın Lampedusa adası üzerinden Fransa'ya gelen Tunus vatandaşı İbrahim adlı 21 yaşındaki bir adam, elinde bıçakla Katedrale gitti ve Katedralin temizlik görevlisini öldürdü.  Ardından iki kadına saldırdı. Onlardan birinin boğazını kesti, diğerini ise ağır yaraladı. Bu kadın kaçmayı başardı ancak sığındığı kafede hayatını kaybetti. Öğleden sonraya kadar kimlikleri belirlenemeyen yaralılar da vardı. Bir vatandaşın haber vermesiyle polis olaya çok hızlı bir şekilde müdahale etti. Fransız Haber Kanalı LCI, polisin baskınını ve yaralı failin ele geçirilmesiyle ilgili bir video yayınladı. Saldırgan yaralı halde Pastör Hastanesi’ne kaldırıldı. Belediye Başkanı’nı “terörist yakalandıktan sonra tekbir getirmeye devam etmesinin bu eylemin İslamcı terör eylemi olduğuna dair bir kanıt olduğunu” vurguladı. Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi, "Bugün, İslami faşizme yeni kurbanlar vererek çok daha ağır bedeller ödemekteyiz. Buna şüphe yok Sürekli 'Allahu Ekber' diye tekrar tekrar bağırdı" dedi.
Belediye Başkanı yaptığı açıklamada,  “Yeter artık! Şimdi Fransa'nın, topraklarımızdaki İslamcı faşizmi kalıcı olarak ortadan kaldırmak için Fransa'yı barış yasalarından muaf tutma zamanı” dedi ve şehrin güvenliğini sağlamak ve sakinlerini rahatlatmak için ek güvenlik gücü talebinde bulundu. Bu olayla ilgili olarak terör olaylarında uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılığı “terörist eylemler yapmak, suikast girişiminde bulunmak, suç örgütü oluşturmak “Suçlarından tahkikat başlattı. Nice operasyonu, güvenlik güçlerinin endişesini ve Fransızların kızdıran tek saldırı değildi, birkaç saat sonra, ülkenin güneyinde polis memurları, yoldan geçenlere “Allahu Ekber” diyerek bıçakla saldıran bir adamı vurdu.
Polis kaynaklarından alınan bilgiye göre, devriye saldırgandan emirlere uymasını ve bıçağını bırakmasını istedi, ancak o bunu reddetti. Bu nedenle polis, önce plastik mermi sonra da mermi kullandı ve saldırgan öldürüldü. Her iki olayda da güvenlik güçleri, özellikle katedrale giden yolların kapalı olduğu Nice'de, birçok restoran, kafe, sebze, balık ve çiçek pazarlarının bulunduğu şehrin en işlek caddelerinden Jacques Medicine de dahil olmak üzere kapattı. Söz konusu cadde, çok sayıda yerli ve yabancı turistin uğrak yeri.
Öte yandan kentteki dini yetkililerin, terör saldırıları olasılığına karşı güvenlik yetkililerinden uyarı aldıklarının ortaya çıkması dikkat çekiciydi. Şehirde görevli rahip Gil Florini, kilisenin "yaklaşan Azizler Günü nedeniyle saldırılar konusunda iki veya üç gün önce" uyarı aldığını söyledi. Rahip, “kilise yetkililerinin tetikte olduklarını, ancak saldırının bu şekilde olmasını beklemediklerini" belirtti.
Olaylara karşı tepki gecikmedi. Macron'un önümüzdeki Aralık ayına kadar tüm Fransız topraklarına karantina uygulama planını onaylamak için toplanan milletvekilleri, çalışmalarını durdurdu ve kurbanlar için yas tutup bir dakikalık saygı duruşunda bulundular. Daha sonra Başbakan Jean Castex, İçişleri Bakanlığı'nda Cumhurbaşkanı Macron başkanlığındaki İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu kriz toplantısından döndükten sonra, “hükümetin güvenlik durumunu maksimum düzeye çıkarmaya karar verdiğini ve terörist operasyona vereceği tepkinin "katı, sert ve acil olacağını" söyledi. . Nice operasyonunu "korkak bir saldırı" olarak nitelendiren Başbakan, Yüksek Savunma Konseyi toplantısının bu sabah Elysee Sarayı'nda yapılacağını da sözlerine ekledi.
Her terörist saldırıda olduğu gibi Macron, İçişleri, Adalet bakanları ve Katolik Kilisesi'nden yetkililer eşliğinde Nice'i ziyaret etti. Fransa Cumhurbaşkanı'nın kaza mahalline gelişi üzerine, Conflans-Saint-Honorine operasyonu hakkındaki yorumunda kullandığı ifadenin aynısını hatırlatan "İslamcı terör saldırısını" kınayan bir açıklama yaptı. Macron, ülkesinin değerlerini savunması nedeniyle saldırıya uğradığını göz önünde bulundurarak, Fransa'nın "inanç özgürlüğü veya inanmama özgürlüğü" nden bahsetti ve kaşlarını belirgin bir şekilde çatarak, "değerlerinden ödün vermeyeceğini" sözlerine ekledi. Her seferinde olduğu gibi, Macron Fransızları, kendilerini hedef alan tekrarlanan terörist operasyonlar yüzünden birlik olmaya çağırdı. Yaklaşan Noel nedeniyle ibadethaneler için yeterli koruma sağlanması amacıyla çalışan askeri personel sayısının 3 binden 7 bine çıkarıldığı ortaya çıktı.
Siyasi düzeyde de olay, tepkilere yol açtı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin (FN) lideri Marine Le Pen, Fransa'da tekrarlanan terörist operasyonların önüne geçmek için geleneksel yasaların kabul edilmesi çağrısında bulundu. Merkez sağ çizgideki Cumhuriyetçi Parti milletvekili Eric Ciotti ise, "Hükümetin terörizmle mücadeleye yaklaşımını ve yasal çerçevesini değiştirme zamanı" diyerek, güvenlik teşkilatlarının tanıdığı tehlikeli kişilerin ihraç edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Cioti, İslamcı radikallerin bulunduğu güvenlik tehdidi içeren kişilerin bulunduğu listeye atıfta bulunuyordu. Conflans-Saint-Honorine operasyonunun ardından İçişleri Bakanı bunlardan 261'inin sınır dışı edileceğini söyledi. Ayrıca statüsü gözden geçirilecek 51 dernek var. “Baraka City” ve “Şeyh Yasin” dernekleri de bu süreçte radikal İslamcı nitelendirilmesiyle tasfiye edilme emri aldı. Terör operasyonları nedeniyle kendilerini tehlikede hisseden Müslümanların da terör olaylarına tepkisi gecikmedi. Fransız Diyanet Konseyi Başkanı Muhammed Musevi “Nice'deki Notre Dame Katedrali yakınlarında meydana gelen terörist saldırıyı şiddetle kınıyorum. Kurbanlar ve yakınları ile olan üzüntü ve dayanışmamızın bir ifadesi olarak Fransa Müslümanlarını Peygamberimizin doğum günü kutlamalarını iptal etmeye çağırıyorum” dedi.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.