İsrail Golan Tepeleri’ndeki Suriye tahkimatlarını neden imha etti?

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nden bir kare (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nden bir kare (AFP)
TT

İsrail Golan Tepeleri’ndeki Suriye tahkimatlarını neden imha etti?

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nden bir kare (AFP)
İşgal altındaki Golan Tepeleri’nden bir kare (AFP)

İsrail ordusunda 210. Tümen Komutanı Tümgeneral Roman Goffman, geçtiğimiz hafta Suriye’de düzenlenen hava saldırılarının Golan Tepeleri’ndeki temas hattında Suriye rejimine ait tahkimatı hedef aldığını bildirdi.
Goffman Rusya merkezi TASS haber ajansına verdiği demeçte, “Geçtiğimiz haftalarda, doğrudan sınır hattında ve kısmen topraklarımızda kurulan Suriye tahkimatlarına yönelik birkaç operasyon gerçekleştirdik” dedi.
Operasyonun iki aşamalı gerçekleştirildiğini bildiren Goffman, hava saldırılarının doğrudan çatışmalar olmaksızın gerçekleştiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı;
“İsrail şu anda bir devlet olarak Suriye’den gelen herhangi bir tehdit görmüyor ancak Hizbullah milislerinin Golan Tepeleri’nin kuzey tarafında yoğunlaşmasından endişe ediyor. Suriye sınırına baktığımızda gördüğümüz en büyük tehdit, İran ve Hizbullah’ın Suriye’nin güneyinde İsrail’e karşı bir cephe hattı kurmasıdır. Bu en önemli tehdit. Kendini devlet olarak yeniden inşa etmesi gereken Suriye veya Suriyelilerde herhangi bir tehdit görmüyoruz. Gerçek şu ki, İran ve Hizbullah bölgeye sızıyor ve oradaki konumlarını sürekli olarak güçlendiriyor.”

İsrail Kuneytra’da bir okulu hedef aldı
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada İsrail’in 21 Ekim’de Golan Tepeleri sınırındaki Kuneytra bölgesinde İran ve Hizbullah yanlısı grupları içeren bir okula füze saldırısı düzenlendiğini bildirmişti.
Suriye resmi haber ajansı SANA da, ülkenin güneyindeki Kuneytra bölgesinde yer alan el-Hurriye köyündeki bir okula füze saldırısı düzenlendiğini ve sadece maddi zarar yaşandığını duyurmuştu.
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, Kunaytra’ya düzenlenen füze saldırısının ardından İsrail ordu radyosuna yaptığı açıklamada, “Sizi temin ederim ki, kuvvetlerimiz İran veya Hizbullah tarafından gönderilen terörist unsurların Golan’daki sınır bölgelerinde konuşlanmasına izin vermeyecek. Her zaman gayretle yaptığımız gibi, onları oradan çıkarmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye uyarmıştı.

İsrail’den kara saldırısı
İsrail, geçtiğimiz Eylül ayında da Suriye topraklarında kara saldırısı gerçekleştirdiğini açıklayarak, Hizbullah’ın buraları İsrail’e karşı kullanacağı gerekçesiyle rejime ait iki askeri noktayı imha etmişti.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, 21 Eylül gecesi Golan Tepeleri’nin kuzeyinde yer alan güvenlik çitinin doğusundaki bölgede Suriye ordusuna ait iki askeri noktaya baskın düzenleyerek imha etti” ifadelerini kullanmıştı.
Suriye ordusunun bu iki bölgeyi keşif ve rutin güvenlik için kullandığını belirten Sözcü, operasyonun Esed rejiminin sınırdaki tampon bölgede artan askeri varlığıyla Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nı ihlal etmesi nedeniyle yapıldığını da vurgulamıştı.
Bu saldırı, İsrail’in Suriye rejimine karşı izlediği ‘görmezden gelme’ politikasına son verdi.
İsrail savaşın başlamasından bu yana, Suriye ile 31 Mayıs 1974’te Cenevre’de imzalanan Güçlerin Ayrılması Anlaşması kapsamında rejimin yükümlülüklerini ihlal etmesine izin verdi.
Söz konusu anlaşma, İsrail ordusunun Golan’ın işgal altındaki kısmında kalması ve Suriye’nin Golan’ın 20 ila 25 kilometre doğusundaki bir bölgede herhangi bir askeri faaliyetten kaçınmasını öngörüyor.
İsrail, son yıllarda Suriye’deki hava saldırılarını yoğunlaştırdı ve rejime ait askeri tesislerin yanı sıra İran ve Hizbullah milislerini hedef aldı.
İsrail, Suriye’de düzenlediği hava saldırılarını nadiren kabul etse de, İran’ın Suriye’deki askeri varlığını pekiştirme ve Hizbullah’a gelişmiş silahlar gönderme girişimlerini engellemeye devam edeceğini yineliyor.



Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
TT

Fas seçimleri parlamentoda yeni bir tablo ortaya koydu

“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)
“Asalet ve Çağdaşlık” Partisi’nin liderlik kadrosundan Fatima ez-Zehra el-Mansuri, dün erken saatlerde seçim sonuçlarını kutlayan destekçileri arasında (AFP)

Fas’ta çarşamba günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri, parlamentoda yeni bir siyasi tablo ortaya çıkardı. “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi (PAM) birinci sıraya yükselirken, 2021 seçim sonuçlarıyla kıyaslandığında “Ulusal Bağımsızlar Birliği” (RNI) ve “İstiklal” Partisi geriledi. Buna karşılık “Adalet ve Kalkınma Partisi” (PJD) güçlü bir dönüş yaparak yeniden siyasi gündemin ön sıralarına çıktı.

Sonuçlara göre “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi 97 sandalye kazanırken, onu 66 sandalyeyle “Ulusal Bağımsızlar Birliği”, 65 sandalyeyle “İstiklal” Partisi ve 54 sandalyeyle “Adalet ve Kalkınma Partisi” izledi. Kalan sandalyeler ise “Halk Güçleri Sosyalist Birliği”, “Halk Hareketi”, “İlerleme ve Sosyalizm Partisi” ile “Anayasal Birlik” arasında dağıldı. Seçime katılım oranı yüzde 38,02 olarak gerçekleşti.

Oylama başlamadan önce de “Asalet ve Çağdaşlık” Partisi içerisinde, bir sonraki hükümetin başbakanlığı konusunda gayri resmi tartışmalarda iki isim öne çıkmıştı: Fouzi Lekjaa ve Fatima ez-Zehra el-Mansuri.


Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Husilerin Taiz’i Aden’den izole etme girişimini engelledi

Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)
Yemen ordusunun Taiz cephelerinde Husilerin saldırılarına karşı yürüttüğü şiddetli çatışmalar (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri, Taiz cephesindeki Hayfan ve El-Mukatira bölgelerinde Husilerin, Hicet el-Abd yoluna yaklaşmayı amaçlayan girişimlerini püskürttü. Söz konusu girişimlerin, Taiz vilayetini güney bölgelerinden ayırarak, Aden’e uzanan güzergâhı kesmeyi hedeflediği belirtildi.

Hükümet güçleri, stratejik öneme sahip yolun güvenliğinin sağlandığını ve vatandaşlar ile yolcuların ulaşımının yeniden başladığını açıkladı. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili, Taiz ve Tur el-Baha eksenlerindeki birlikler ile “Devler Tugayları”nın, Halk Direnişi’nin desteğiyle sızma girişimlerini püskürttüğünü ve saldıran unsurları geri çekilmeye zorladığını belirtti. En-Nezili, Husilerin insan gücü ve maddi kayıplar verdiğini ifade etti.

Hayfan ilçesinde hükümet güçleri, Husilerin El-Ahkûm bölgesine yönelik saldırısını püskürtürken, El-Mukatira’daki El-Eşbut ve Hicet el-Abd bölgelerinde de yola yaklaşmaya ve yol yakınındaki mevzilere konuşlanmaya çalışan unsurlarla çatışmalar yaşandı.

Öte yandan Yemen’de meşru hükümete destek koalisyonu güçleri, dün Husilerin Suudi Arabistan yönüne fırlattığı 6 balistik füzeyi önleyerek imha etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre füzeler, Taif ve Yanbu kentlerini hedef aldı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husileri uyararak, terör operasyonlarını artırılmasına “kararlılıkla karşılık verileceğini” belirtti.

Saldırı girişimiyle eş zamanlı olarak Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Mekke, Cidde, Taif, Yanbu ve Tebük’te erken uyarı sirenlerini devreye soktu. Ardından beş kentteki tehlikenin sona erdiği açıklandı.


Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
TT

Washington, Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek

(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)
(foto altı) Bağdat Uluslararası Havalimanı önündeki yolcular (Reuters – Arşiv)

Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamaya göre ABD, Ortadoğu’daki savaş sırasında İran yanlısı silahlı gruplar tarafından defalarca hedef alınan Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki diplomatik ve lojistik merkezini Irak’a devredecek.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Müsteşarı ile ABD Maslahatgüzarının dün ABD’nin Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki Büyükelçilik Diplomatik Destek Sahası’nın Irak Hükümetine Devri Anlaşması’nı imzaladığını duyurdu.

Açıklamada, söz konusu adımın ‘Irak hükümetinin Uluslararası Koalisyonun misyonunu ve Irak’taki yabancı askeri varlığını 30 Eylül 2026 olarak belirlenen takvime uygun şekilde sonlandırmaya yönelik prosedürleri tamamlama çabaları kapsamında’ atıldığı belirtildi.

İran ile müttefik olan gruplar, yıllardır Washington liderliğindeki DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu bünyesinde Irak’ta konuşlu yabancı güçlerin çekilmesi çağrısında bulunuyor ve ülkedeki ABD tesisleri ile çıkarlarını hedef alıyordu.

Ortadoğu’daki savaş süresince bu gruplar, Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndaki tesis de dahil olmak üzere ABD mevzilerini 600’den fazla kez hedef aldı.

Iraklı bir güvenlik yetkilisi ve diplomatik bir kaynak, bu ayın başlarında AFP’ye yaptıkları açıklamada ABD güçlerinin tesisi tahliye ettiğini bildirdi.

Bağdat ve Washington, radikal örgütün Irak’ın kuzeyi ve batısında geniş alanları ele geçirmesinin ardından 10 yıl önce başlatılan koalisyon misyonunu sonlandırma konusunda 2024 yılında anlaşmaya varmıştı.

Koalisyon güçleri şu anda yalnızca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’deki havalimanında konuşlanmış durumda.

Koalisyonun varlığı, özellikle DEAŞ’ın 2017 sonlarında mağlup edilmesinden bu yana Irak makamları ile gruplar arasında sürekli bir gerilim kaynağı oluşturuyordu.

Bu yıl göreve gelmesinden bu yana Başbakan Ali ez-Zeydi, silahların devletin elinde toplanması ve grupların cephaneliklerini teslim etmesi sözü verdi.

Yetkililer, koalisyon misyonunun sona ermesinin, söz konusu grupların silahlarını ellerinde tutmak için dayandıkları temel gerekçelerden birini ortadan kaldırdığını belirtiyor.