UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

5+5 Ortak Askeri Komite ilk kez Libya’da bir araya gelecek

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
TT

UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler, Sirte sınırlarından çekilirken UMH Başkanı Fayiz es-Serrac da istifasından vazgeçtiğini ve ülkede yeni bir iktidar kurulana kadar görevde kalmaya karar verdiğini açıkladı. Öte yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile UMH heyetlerinin yer aldığı 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya geliyor. Toplantıya, Trablus'un 549 kilometre güneybatısında bulunan Gadames şehri ev sahipliği yapacak.
Diğer yandan Tobruk’taki Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih, Malta ziyaretinin ardından Kahire’ye sürpriz bir ziyarette bulundu. Salih’in Kahire ziyaretiyle eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ise Libya konulu Berlin Konferansı’nın çıktıları çerçevesinde siyasi yola devam etmek için atılacak sonraki adımları görüşmek üzere UMH Başkanı Fayez Serrac ile bir araya geldi. Bu arada BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), 5 + 5 Ortak Askeri Komitesi’nin görüşmelerinin beşinci turunu 2-4 Kasım tarihleri arasında Gadames şehrinde gerçekleştireceğini duyurdu. 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya gelirken görüşmelerde alt komitelerin kurulması da dahil olmak üzere kalıcı ateşkes anlaşmasının uygulanmasına, izlenmesine ve doğrulanmasına yönelik mekanizmalar ele alınacak.
LUO'ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub Gadames’de yapılacak toplantıyı ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak nitelendirirken ‘paralı askerlerin Libya'dan çıkışması için de bir ortak komite kurulması’ çağrısında bulundu. Mehcub, dün televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, ‘mevcut aşamanın ateşkes anlaşmasının uygulanması için çok önemli olduğunu’ belirtti.

UMH’ye bağlı güçler mevzilerden çekiliyor
Sahada ise UMH’ye bağlı güçler, mevzilerinden çekilmeye ve ülkenin batısındaki Sirte şehrinin kenar mahallelerine yerleşmeye başladılar. LUO’dan güvenilir bir kaynak, UMH’ye bağlı güçlerin mevzilerini bir gün önce terk etmeye başladıklarını söyledi. Tuğgeneral Mahcub ise ‘LUO’nun UMH’ye bağlı güçlerin geri çekilme hareketliliğini izlediğini’ açıkladı.
Bununla birlikte UMH’ye bağlı güçlere yakın yerel basın, UMH güçlerinin, dün akşam Sirte'nin batısındaki Vadi Carif bölgesi eteklerinde bir keşif görevi gerçekleştirdiğini aktardı.
Ayrıca UMH Başkanı Fayiz es-Serrac’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre dün Serrac ile Williams arasında yapılan görüşmede, 9 Kasım’da Tunus’ta yapılması planlanan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun, Libyalı siyasetçiler için belirli tarihlere sahip, açık ve bağlayıcı bir yol haritası çerçevesinde dış müdahaleler olmaksızın siyasi bir çözüme doğru ilerlemek ve sağlam bir anayasal temele dayanarak yapılacak ulusal seçimlere ulaşmak adına tarihi bir fırsat olduğu’ konusunda fikir birliğine varıldığı belirtildi.
Yine görüşmede siyasi çözümün, ‘tüm Libyalıları kapsadığı, Libya'nın egemenliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini korumak için kişisel çıkarlar ve bölgecilik gözetilmeden ulusal çıkarları her şeyin üstünde tuttuğu’ vurgulandı.
Bu arada Williams, cuma günü Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve yardımcısı Sedat Önal ile Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun devam eden hazırlıkları hakkında görüştü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libyalı taraflar arasında bu doğrudan forum aracılığıyla Libya krizine barışçıl ve hızlı bir çözüm getirme çabalarını memnuniyetle karşıladığını’ kaydetti.
Serrac, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçti
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilerle birlikte Şarku’l Avsat gazetesinin dün yayınlanan sayısındaki haberine göre Serrac, istifa etmekten vazgeçip kalmaya karar verdi. Libya Başbakanlık Sözcüsü Galib el-Zaklai, cuma akşamı geç saatlerde Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Serrac'ın, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçtiğini duyurdu.
Açıklamaya göre Serrac, ‘Libya Devlet Yüksek Konseyi’ne, Trablus’taki Temsilciler Meclisi’ne, UNSMIL’e ve dost ülke liderlerine, görevine devam etmesi çağrısında bulunarak şahsına duydukları hassasiyet ve güven için’ teşekkür etti. Serrac ayrıca, ‘diyalog komitesinin, ülkenin barış ve uzlaşı ile bu krizden çıkılması için, kişisel ve bölgesel çıkarları gözetmeden tarihi sorumluluğunu yerine getirmesini ve tüm komite üyelerinin ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutmasını umduğunu’ belirtti.
Açıklama öncesinde UMH’ye bağlı Trablus'u Koruma Gücü, Serrac’ın ‘istifa kararından vazgeçip, görevine devam ederek, iltimas ve kotalardan uzak, barışçıl bir iktidar dönemi için kararını yeniden gözden geçirmesini ve bu zor dönemi tamamlamasını’ istedi. Trablus’u Koruma Gücü açıklamasında ayrıca Serrac’ın bir an önce Temsilciler Meclisi ve başkanlık seçimlerinin yapılmasının önünü açmak için çalışması istendi.
Açıklamada, ‘Stephanie'nin toplantısı’ olarak nitelendirilen Williams'ın yönettiği diyaloglara işaret edilerek, bunların ‘Müslüman Kardeşler’in, yolsuzluk yapanların ve suç işleyenlerin bir araya geldiği toplantılar’ olduğu eleştirisinde bulunuldu. Açıklamada ayrıca bu toplantılarda, ‘ülkenin geleceğinin ve yeni nesillerin yok edileceği yeni bir geçiş döneminin başlangıcı’ olarak ‘bazı ülkeler ve paydaşlar tarafından yazılan senaryoların içeride nüfuz sahibi olan vekilleri tarafından uygulandığı’ öne sürüldü.
Öte yandan Misrata’da konuşlu, UMH’ye bağlı ve Müslüman Kardeşler’e mensup olan Es-Sumud Tugayı Komutanı Salah Badi basında yer alan son açıklamasında, silahların toplanmasını, UMH’ye bağlı silahlı milislerin lağvedilmesini, 5+5 anlaşmasını ve siyasi diyalogu reddettiğini duyurdu. Badi ayrıca, UMH İçişleri Bakanı Fethi Bashağa’yı ve Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’yi, son zamanlarda basında yer alan açıklamalarda Libya’da Suriyeli paralı askerlerin olduğu iddialarını reddetmeleri nedeniyle sert bir dille eleştirdi.
Uluslararası tanınırlığa sahip UMH’nin Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş ise ‘tüm Libyalıların hoş karşıladığı ve desteklediği tek diyalogun, parlamento seçimleri için en erken tarihi belirlemeye götüren diyalog’ olduğunu söyledi. Nemruş’a göre bu diyalog, Libyalı kurumları birleştirirken, ülkede kalıcı bir anayasa için referanduma dayanan tamamen meşru bir hükümet oluşturulmasına zemin hazırladı. Aksi bir durumun, ‘başarısız iktidarı paylaşma girişimleri olacağını ve krizi derinleştirebileceğini’ söyleyen Nemruş, bunun da ‘kurumlardan geriye kalanın çökmesine ve çatışmaların yeniden başlamasına’ neden olacağını belirtti.
Bu arada Fayiz es-Serrac tarafından Genelkurmay Başkanı olarak atanan Korgeneral Muhammed Ali Ahmed El-Haddad başkanlığındaki bir askeri heyetin, Moritanya'nın dönem başkanlığını yaptığı ve Burkina Faso, Mali, Çad ve Nijer’in üyeleri olduğu G5 Sahel Gücü ile iletişim kanallarını açmak amacıyla Moritanya'nın başkenti Nuakşot'a gittiği duyuruldu.
Korgeneral Haddad burada, Moritanya Savunma Bakanı Hanan Vild Sidi ile terör ve organize suçlarla mücadele alanında güvenlik koordinasyonunu görüştü. Haddad ayrıca Moritanya Genelkurmay Başkanlığı’nı ve Nuakşot’taki G5 Sahel Gücü İcra Sekreterliği karargahını ziyaret etti.
LUO’ya bağlı Batı Bölgesi Askeri Birimler Grubu Komutanı, Doğu Bölgesi'nde bulunan tüm askerleri önümüzdeki perşembe günü Bingazi kentinde toplanmaya çağırdı. Ayrıca talep eden askerler için Bingazi’de ikamet edecekleri yerler ayarlanacağı belirtilirken Bingazi’ye gelmeyecek olan asker hakkında yasal işlem başlatılacağı bildirildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.