UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

5+5 Ortak Askeri Komite ilk kez Libya’da bir araya gelecek

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
TT

UMH’ye bağlı güçler Sirte sınırlarından çekilirken Serrac istifa kararından vazgeçtiğini duyurdu

Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)
Fayiz es-Serrac dün BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ile bir araya geldi (Serrac’ın Ofisi)

Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler, Sirte sınırlarından çekilirken UMH Başkanı Fayiz es-Serrac da istifasından vazgeçtiğini ve ülkede yeni bir iktidar kurulana kadar görevde kalmaya karar verdiğini açıkladı. Öte yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) ile UMH heyetlerinin yer aldığı 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya geliyor. Toplantıya, Trablus'un 549 kilometre güneybatısında bulunan Gadames şehri ev sahipliği yapacak.
Diğer yandan Tobruk’taki Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih, Malta ziyaretinin ardından Kahire’ye sürpriz bir ziyarette bulundu. Salih’in Kahire ziyaretiyle eş zamanlı olarak Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams ise Libya konulu Berlin Konferansı’nın çıktıları çerçevesinde siyasi yola devam etmek için atılacak sonraki adımları görüşmek üzere UMH Başkanı Fayez Serrac ile bir araya geldi. Bu arada BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), 5 + 5 Ortak Askeri Komitesi’nin görüşmelerinin beşinci turunu 2-4 Kasım tarihleri arasında Gadames şehrinde gerçekleştireceğini duyurdu. 5+5 Ortak Askeri Komite, Libya’da ilk kez bir araya gelirken görüşmelerde alt komitelerin kurulması da dahil olmak üzere kalıcı ateşkes anlaşmasının uygulanmasına, izlenmesine ve doğrulanmasına yönelik mekanizmalar ele alınacak.
LUO'ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub Gadames’de yapılacak toplantıyı ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak nitelendirirken ‘paralı askerlerin Libya'dan çıkışması için de bir ortak komite kurulması’ çağrısında bulundu. Mehcub, dün televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, ‘mevcut aşamanın ateşkes anlaşmasının uygulanması için çok önemli olduğunu’ belirtti.

UMH’ye bağlı güçler mevzilerden çekiliyor
Sahada ise UMH’ye bağlı güçler, mevzilerinden çekilmeye ve ülkenin batısındaki Sirte şehrinin kenar mahallelerine yerleşmeye başladılar. LUO’dan güvenilir bir kaynak, UMH’ye bağlı güçlerin mevzilerini bir gün önce terk etmeye başladıklarını söyledi. Tuğgeneral Mahcub ise ‘LUO’nun UMH’ye bağlı güçlerin geri çekilme hareketliliğini izlediğini’ açıkladı.
Bununla birlikte UMH’ye bağlı güçlere yakın yerel basın, UMH güçlerinin, dün akşam Sirte'nin batısındaki Vadi Carif bölgesi eteklerinde bir keşif görevi gerçekleştirdiğini aktardı.
Ayrıca UMH Başkanı Fayiz es-Serrac’ın ofisinden yapılan açıklamaya göre dün Serrac ile Williams arasında yapılan görüşmede, 9 Kasım’da Tunus’ta yapılması planlanan Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun, Libyalı siyasetçiler için belirli tarihlere sahip, açık ve bağlayıcı bir yol haritası çerçevesinde dış müdahaleler olmaksızın siyasi bir çözüme doğru ilerlemek ve sağlam bir anayasal temele dayanarak yapılacak ulusal seçimlere ulaşmak adına tarihi bir fırsat olduğu’ konusunda fikir birliğine varıldığı belirtildi.
Yine görüşmede siyasi çözümün, ‘tüm Libyalıları kapsadığı, Libya'nın egemenliğini, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini korumak için kişisel çıkarlar ve bölgecilik gözetilmeden ulusal çıkarları her şeyin üstünde tuttuğu’ vurgulandı.
Bu arada Williams, cuma günü Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve yardımcısı Sedat Önal ile Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun devam eden hazırlıkları hakkında görüştü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libyalı taraflar arasında bu doğrudan forum aracılığıyla Libya krizine barışçıl ve hızlı bir çözüm getirme çabalarını memnuniyetle karşıladığını’ kaydetti.
Serrac, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçti
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilerle birlikte Şarku’l Avsat gazetesinin dün yayınlanan sayısındaki haberine göre Serrac, istifa etmekten vazgeçip kalmaya karar verdi. Libya Başbakanlık Sözcüsü Galib el-Zaklai, cuma akşamı geç saatlerde Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Serrac'ın, Libyalı taraflar arasında devam eden diyalog görüşmeleri tamamlanana kadar istifa etme kararından vazgeçtiğini duyurdu.
Açıklamaya göre Serrac, ‘Libya Devlet Yüksek Konseyi’ne, Trablus’taki Temsilciler Meclisi’ne, UNSMIL’e ve dost ülke liderlerine, görevine devam etmesi çağrısında bulunarak şahsına duydukları hassasiyet ve güven için’ teşekkür etti. Serrac ayrıca, ‘diyalog komitesinin, ülkenin barış ve uzlaşı ile bu krizden çıkılması için, kişisel ve bölgesel çıkarları gözetmeden tarihi sorumluluğunu yerine getirmesini ve tüm komite üyelerinin ulusal çıkarları her şeyin üstünde tutmasını umduğunu’ belirtti.
Açıklama öncesinde UMH’ye bağlı Trablus'u Koruma Gücü, Serrac’ın ‘istifa kararından vazgeçip, görevine devam ederek, iltimas ve kotalardan uzak, barışçıl bir iktidar dönemi için kararını yeniden gözden geçirmesini ve bu zor dönemi tamamlamasını’ istedi. Trablus’u Koruma Gücü açıklamasında ayrıca Serrac’ın bir an önce Temsilciler Meclisi ve başkanlık seçimlerinin yapılmasının önünü açmak için çalışması istendi.
Açıklamada, ‘Stephanie'nin toplantısı’ olarak nitelendirilen Williams'ın yönettiği diyaloglara işaret edilerek, bunların ‘Müslüman Kardeşler’in, yolsuzluk yapanların ve suç işleyenlerin bir araya geldiği toplantılar’ olduğu eleştirisinde bulunuldu. Açıklamada ayrıca bu toplantılarda, ‘ülkenin geleceğinin ve yeni nesillerin yok edileceği yeni bir geçiş döneminin başlangıcı’ olarak ‘bazı ülkeler ve paydaşlar tarafından yazılan senaryoların içeride nüfuz sahibi olan vekilleri tarafından uygulandığı’ öne sürüldü.
Öte yandan Misrata’da konuşlu, UMH’ye bağlı ve Müslüman Kardeşler’e mensup olan Es-Sumud Tugayı Komutanı Salah Badi basında yer alan son açıklamasında, silahların toplanmasını, UMH’ye bağlı silahlı milislerin lağvedilmesini, 5+5 anlaşmasını ve siyasi diyalogu reddettiğini duyurdu. Badi ayrıca, UMH İçişleri Bakanı Fethi Bashağa’yı ve Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’yi, son zamanlarda basında yer alan açıklamalarda Libya’da Suriyeli paralı askerlerin olduğu iddialarını reddetmeleri nedeniyle sert bir dille eleştirdi.
Uluslararası tanınırlığa sahip UMH’nin Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş ise ‘tüm Libyalıların hoş karşıladığı ve desteklediği tek diyalogun, parlamento seçimleri için en erken tarihi belirlemeye götüren diyalog’ olduğunu söyledi. Nemruş’a göre bu diyalog, Libyalı kurumları birleştirirken, ülkede kalıcı bir anayasa için referanduma dayanan tamamen meşru bir hükümet oluşturulmasına zemin hazırladı. Aksi bir durumun, ‘başarısız iktidarı paylaşma girişimleri olacağını ve krizi derinleştirebileceğini’ söyleyen Nemruş, bunun da ‘kurumlardan geriye kalanın çökmesine ve çatışmaların yeniden başlamasına’ neden olacağını belirtti.
Bu arada Fayiz es-Serrac tarafından Genelkurmay Başkanı olarak atanan Korgeneral Muhammed Ali Ahmed El-Haddad başkanlığındaki bir askeri heyetin, Moritanya'nın dönem başkanlığını yaptığı ve Burkina Faso, Mali, Çad ve Nijer’in üyeleri olduğu G5 Sahel Gücü ile iletişim kanallarını açmak amacıyla Moritanya'nın başkenti Nuakşot'a gittiği duyuruldu.
Korgeneral Haddad burada, Moritanya Savunma Bakanı Hanan Vild Sidi ile terör ve organize suçlarla mücadele alanında güvenlik koordinasyonunu görüştü. Haddad ayrıca Moritanya Genelkurmay Başkanlığı’nı ve Nuakşot’taki G5 Sahel Gücü İcra Sekreterliği karargahını ziyaret etti.
LUO’ya bağlı Batı Bölgesi Askeri Birimler Grubu Komutanı, Doğu Bölgesi'nde bulunan tüm askerleri önümüzdeki perşembe günü Bingazi kentinde toplanmaya çağırdı. Ayrıca talep eden askerler için Bingazi’de ikamet edecekleri yerler ayarlanacağı belirtilirken Bingazi’ye gelmeyecek olan asker hakkında yasal işlem başlatılacağı bildirildi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.