Romanya Başbakanı’nı ağırlayan Netanyahu, AB’yi sert bir dille eleştirdi

Orban, Filistin Otoritesi’ne bağlı bölgeleri ziyaret ederek Abbas ile bir araya geldi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün Romanya Başbakanı Ludovic Orban’ı kabul etti (Wafa)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün Romanya Başbakanı Ludovic Orban’ı kabul etti (Wafa)
TT

Romanya Başbakanı’nı ağırlayan Netanyahu, AB’yi sert bir dille eleştirdi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün Romanya Başbakanı Ludovic Orban’ı kabul etti (Wafa)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas dün Romanya Başbakanı Ludovic Orban’ı kabul etti (Wafa)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Sudan ile imzaladığı normalleşme anlaşmalarının ardından Ortadoğu’nun değişen yapısını anlamadıkları için Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin liderlerine ağır eleştirilerde bulundu.
Netanyahu, Romanya Başbakanı Ludovic Orban’la birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında, AB’nin siyaseti bazı eski geleneksel bürokrasilere dayandığını AB’ye makul deliller sunmada yıllar boyunca kendilerine yardım ettiklerinden dolayı Romanya’ya teşekkürlerini iletti.
Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu ve Romanya Savunma Bakanı Nicolae Ciuca’nın bulunduğu heyetle ile birlikte dün Tel Aviv’e gelen Orban, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi ve Savunma Bakanı Benny Gantz ile bir araya geldi.  Görüşmelerden sonra güvenlik, ekonomi ve bilim alanlarında anlaşmalar imzalandı. Netanyahu “Bu ziyaret, görev sürenizin ilk yılında İsrail’e gelmeyi seçtiğiniz ve bunu yeni tip koronavirüs (Kovid-19) döneminde yapmayı tercih ettiğiniz için aramızda hüküm süren büyük dostluğun bir kanıtıdır” dedi.
Orban, Netanyahu ile “Ortadoğu’da istikrarlı bir bölgesel güvenlik ortamı oluşturmanın önemine” değindi. Orban ülkesinin “İsrail’i AB ile ilişkilerini güçlendirme hedefinde desteklemeye devam edeceğini” sözlerine ekledi ABD’nin İsrail, Abu Dabi, Manama ve Hartum arasında aracılığını yaptığı yeni ortaklıkları memnuniyetle karşıladığını ifade eden Orban, bu anlaşmalar, İsrail ve Filistinliler arasındaki barış sürecine de yeni bir hareket kazandırabilecek bir dönüm noktası niteliğinde oluğunu belirtti.
Romanya’nın eski Başbakanı Viorica Dancila geçmişte yaptığı bir açıklamada İsrail Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma meselesini gözden geçireceklerini söylemişti. Romanya bu duyuruyu yapan birkaç ülkeden biri olmasına rağmen Orban, eski başkanın yaptığı açıklamaya değinmemesi dikkat çekti. İsrail’de yaklaşık yarım milyon Romanya kökenli Yahudi’nin yaşadığı biliniyor. Netanyahu’ya göre bu kişiler İsrail ile Romanya arasında bir köprü oluşturuyor.
Romanya Başbakanı, Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı, Filistin Otoritesi’ne bağlı bölgeleri de ziyaret ederek, Ramallah’ta Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye ile bir basın toplantısı düzenlendi. Resmi haber ajansına göre Iştiyye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Romanya’nın AB’deki rolünü tartıştık ve uluslararası hukukun korunmasına, 1967 sınırlarına dayalı iki devletli çözüm çağrısına ve başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmasına ilişkin Romanya ve Avrupa’nın tutumunu takdir ediyoruz. Avrupa, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarının garantörü ve koruyucusudur ve Romanya’nın bunu devam ettirmede önemli ve hayati bir rolü var. Aynı zamanda toplantıda Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın uluslararası meşruiyete ve ilgili BM kararlarına dayalı uluslararası bir konferans düzenleme çağrısına ve Romanya’nın özellikle Akdeniz havzasındaki ortaklar ve Avrupa ile kurulan ilişkinin geleceğinde önemli bir nokta sayılan AB ile aramızdaki ortaklık anlaşmaları başta olmak üzere Filistinlilerin duruşuna verdiği desteğe değinildi.”
Diğer taraftan Orban başbakan ile yaptığı toplantıda Ortadoğu’da barışın geleceğini ve bölgedeki gelişmeleri gözden geçirdiklerini belirterek ülkesinin çatışmayı çözmek ve uluslararası kanunlar ve ilgili BM kararları uyarınca iki devletli çözüme ulaşılmasına yardımcı olacak müzakerelerin gözetimi için elinden geleni yapacağını vurguladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe