Trump ve Twitter arasındaki çatışma kızıştı

Twitter, Trump'ın seçim sonuçları hakkındaki bazı paylaşımlarını sansürledi
Twitter, Trump'ın seçim sonuçları hakkındaki bazı paylaşımlarını sansürledi
TT

Trump ve Twitter arasındaki çatışma kızıştı

Twitter, Trump'ın seçim sonuçları hakkındaki bazı paylaşımlarını sansürledi
Twitter, Trump'ın seçim sonuçları hakkındaki bazı paylaşımlarını sansürledi

ABD’deki gergin seçim sürecinin ardından sonuçlara ilişkin resmi karar beklenirken, gözler haberlerin yayılmasında ve hatta bazen yaratılmasında büyük rol oynayan sosyal medya platformlarına yöneldi. Böylece sosyal medya, seçim ve oy sayma süreçlerinde hızlı gelişmelerin ana kaynağı haline geldi.
Bu platformların başında, ABD Başkanı Donald Trump'ın favori platformu olan Twitter yer alıyor. Seçim yarışının sonuçlarıyla ilgili meseleler bu noktaya gelmeden önce bile birçok kişi sonuçlar resmi olarak açıklanmadan Trump'ın Twitter üzerinden başkanlığı kazandığını duyuracağından endişe ediyordu. Bu endişeler, platformun bu tarz duyuruların yapılması durumunda yanıt vermeye hazırlanmasına yol açtı. Ancak Trump, seçimin hemen ardından zaferine dair paylaşımda bulunmadı. Böylece Cumhuriyetçilerden ve Demokratlardan çoğu kişi rahat bir nefes aldı. Bunun nedeni, seçim gecesinin Trump için rakibi karşısında bir ilerlemeye tanık olması ve ABD başkanının basında çıkan haberlere göre sonuçları aceleye getirmeyi gerekli görmemesiydi. Ancak ABD Başkanı, ertesi gün iki tarafın da sonuçlarının yakın olduğunun ve Demokratların adayının başkan unvanını almasını sağlayabilecek oyları toplayabildiğinin kanıtlanmasının ardından Twitter’da sonuçlar açıklanmadan Pensilvanya, Georgia ve Kuzey Carolina gibi eyaletlerde zaferini duyuran bir paylaşımda bulundu. Trump’ın bu zaferi, Beyaz Saray sözcüsü Kayleigh McEnany ve Trump’ın oğlu Eric Trump tarafından doğrulandı.
Twitter yönetimi ise, “Resmi kaynaklar bu paylaşım yazılırken henüz seçim sonucunu açıklamadı” uyarısı ekleyerek bu paylaşımlara erişimi hızlı bir şekilde kısıtladı. Ayrıca, okuyucuyu resmi sonuçların yayınlandığı internet sitesine yönlendiren bir bağlantı eklendi.
Twitter’ın Trump'ın oy sayımını durdurma çağrısı yapan bir paylaşımını ise tamamen sansürlemesi üzerine Perşembe sabahı çatışma kızıştı. Bu paylaşımdaki bilgilerin bir kısmı veya tamamı tartışmalı ve seçim süreci hakkında yanıltıcı olduğu gerekçesiyle engellendi.
Ancak bu kısıtlamalar, sonuçlar resmi olarak kararlaştırılana kadar başkanın hesabını dondurmaya çağıran Demokratlar için yeterli değildi. Demokratların Temsilciler Meclisi üyesi Gerry Connolly, konuyla alakalı yaptığı açıklamada, “Twitter Trump’ın hesabını dondur. Şu anda oylar sayılmaya devam ediyor. Burası Amerika, Rusya değil" ifadelerini kullandı. Demokratların Temsilcisi David Cellini, Trump'ın Twitter paylaşımlarını ABD demokrasisine tehdit olarak nitelendiren meslektaşına şu sözlerle katıldı: 
"Şu anda, Başkan'ın Twitter hesabı nefes kesici bir şekilde yalanlar ve yanlış bilgiler yayıyor. Bu, demokrasimiz için bir tehdittir ve tüm sonuçlar açıklanana kadar hesap askıya alınmalıdır."
Ancak sosyal paylaşım sitesi Twitter, başkanın hesabını askıya almaya gerek kalmadan herhangi bir yanlış bilgiyle mücadele etmek için "gerekli olanı" yaptığını açıkladı. Trump'ın Twitter paylaşımlarından 14'ü, seçimden sonraki gün olan 4 Kasım'da sansürlendi veya uyarı etiketi eklendi. Bu paylaşımlar, sonuçları henüz netleşmeyen eyaletlerin bazılarında zafer ilan etmekten, Demokratları sonuçları Joe Biden lehine değiştirmekle suçlamaya kadar uzanıyor. ABD Başkanı söz konusu paylaşımlarından birinde, "Dün gece ben, Demokratların kontrolündeki hemen hemen tüm kilit eyaletlerde yarışı önde götürüyordum. Sonra bir bir bu eyaletlerde sürpriz oyların sayılmasıyla ben geriye düştüm. Çok ilginç." ifadesini kullanmıştı.
Cumhuriyetçiler Twitter'ı Demokratların lehine taraflı olmakla suçlarken, Twitter yönetimi Cumhuriyetçilere seçimle ilgili iletişimin bütünlüğünü korumadaki rolünün önemini vurgulayarak yanıt veriyor. Twitter, Başkan adaylarını kampanyalarını ve medyayı seçim süreci boyunca demokratik sürecin ilerlemesini sağlamak için platformu saygıyla kullanmaya çağırdı.
Cumhuriyetçilerin Twitter’ın taraflı olduğuna yönelik eleştirilerinin aksine, Twitter yönetimi bazı Demokratların sonuçlar resmi olarak açıklanmadan Joe Biden'ın kazandığını iddia eden paylaşımlarını sansürledi. Bunlar arasında Wisconsin eyaleti Demokrat Parti Başkanı Benjamin McDonald Wikler tarafından Çarşamba sabahı Biden'ın eyaletteki zaferini açıklayan bir paylaşım yer alıyor. Twitter ayrıca,  Washington merkezli liberal Amerikan kuruluşu Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress) başkanının Biden'in seçimde 270 oy aldığını iddia ettiği bir paylaşımını da sildi. 
Sonuçların resmi olarak açıklanmasına kadar, özellikle mahkemelerde çatışma belirtileri ufukta belirmeye başladığı için önümüzdeki günlerde bu çekişmelerin artması bekleniyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe