AB'de terörle mücadele zirvesi

AB'de terörle mücadele zirvesi
TT

AB'de terörle mücadele zirvesi

AB'de terörle mücadele zirvesi

Avrupa Birliği (AB) son haftalarda Avrupa'da yaşanan terör olayları sonrasında Fransa'nın talebi üzerine AB Komisyonu ve Konseyi Başkanları düzeyinde "Terörle mücadele zirvesi" düzenledi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Yakında AB Komisyonu olarak AB için yeni bir terörle mücadele programı önerisi yapacağız" dedi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel terörle mücadele zirvesinde bir araya geldi. Liderler radikal ve terör yanlısı Müslümanlara karşı ortak çalışma yolları hakkında görüş alışverişlerinde bulundu.
Almanya'nın Dresden, Fransa'nın Nice ve Avusturya'nın başkenti Viyana'da meydana gelen terör saldırılarının ardından Avrupa ülkelerinin terör saldırılarına karşı ortak iş birliği görüşünde anlaşma sağlandı. Görüşmede sosyal medyada yapılan yazışmaların ve paylaşımların sıkı kontrol altına alınması, şiddet ve nefret dilinin yakın takibe alınması, teröre karşı koordineli ortak çalışma, sınırların daha sıkı kontrol edilmesi, AB ülkeleri arasındaki ortak iş birliği bilgi paylaşımı fişleme, İslam adına açılan derneklerin finansmanının kaynağı ve Müslümanlara hizmet verecek imamların Avrupa ülkelerinde yetiştirilmeleri konuları ele alındı.
Merkel: "Ortak mücadelemiz, demokratik sistem ile antidemokratik çabalara karşı olacaktır"
Almanya Başbakanı Angela Merkel terörün özgür demokratik temelleri hedef aldığını ve ortak çalışma yapılmasının önemli olduğunu belirterek, "Teröre karşı alınacak önlem ve yürütülecek mücadele İslam ile Hıristiyanlık arasındaki çatışma gibi bir durum değildir. Ortak mücadelemiz, demokratik sistem ile antidemokratik çabalara karşı olacaktır. Bunun için AB sınırlarından kimin girip çıktığını bilmemiz önemlidir ve bu sistemin hayata geçirilebilmesi için çalışmaları hızlandırmalıyız. Yapacağımız çalışmalarda İslam ülkeleriyle de ortak ve bağlantılı çalışmalıyız" dedi.
Macron: "Avrupa sınırındaki herhangi bir güvenlik tehdidi, tüm üye devletler için bir güvenlik riski"
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise görüşme sonrası gerçekleştirilen basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Yapmamız gereken, uygulamanın sonuna kadar gitmek. Ortak veri tabanı geliştirilmek, kolluk kuvvetlerimiz arasında işbirliğini ve bilgi alışverişimizi sağlamak ve ceza sistemimizi güçlendirmektir. Çünkü Avrupa sınırındaki herhangi bir güvenlik tehdidi, tüm üye devletler için bir güvenlik riskidir" diye konuştu. İnternet ortamında yapılan terör propagandası ve nefret söylemine karşı kararlılıkla mücadele etmeleri gerektiğini de ifade eden Macron, "İnternet bir özgürlük alanıdır, sosyal ağlarımız da. Ancak bu özgürlük yalnızca güvenlik varsa, değerlerimize aykırı paylaşımların cirit attığı ve ölümcül ideolojiyi aşılamaya çalışanların var olduğu bir yer değilse sağlanır. Bu nedenle internette, 1 saat içerisinde tehdit oluşturan içeriklerin kaldırılmasına ilişkin düzenleme önümüzdeki haftalarda mutlaka kabul edilmelidir" dedi.
Macron nefret söyleminin yayılmasına karşı mücadele etmek için Aralık ayı başında yeni bir yasa teklifini desteklediklerini dile getirerek, "Son olarak, Schengen bölgesinde bir revizyon üzerinde çalışmalıyız, bu çok önemliydi. Yasa dışı göçe karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Yasa dışı göç ile terörizmi karıştırmamalıyız. Ancak bu ikisi arasında var olan bağlantılara da net bir şekilde bakmalıyız. Maalesef Nice saldırısı da bunun göstergesidir" ifadelerini kullandı.
"Schengen bölgesinde bir güvenlik alanı olması için reform yapmalıyız"
"Schengen bir serbest dolaşım alanı" diyen Macron, "Avrupa'nın temel başarılarından birisidir. Ancak serbest dolaşım karşılığında dış sınırlarımızı koruma ve güvence altına alma vaadi vardı Avrupa Birliği'nin. Bu vaat yeterince yerine getirilmedi. Terör tehdidi ile karşı karşıya kalan devletler Schengen bölgesinde derinlemesine reform yapılmazsa açık sınırlarımızın korunmasını uzun süre kabul etmeyecektir" şeklinde konuştu. Macron, "Schengen bölgesinde bir güvenlik alanı olması için reform yapmalıyız. Bununla Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının güvenliğinin güçlendirilmesi ve yükümlülüklerine uymayanlara yaptırım uygulanması gerekiyor. Bu bağlamda mümkün olan en kısa sürede gerçek bir İç Güvenlik Konseyi kurulmasından yanayım. Schengen'de reform yapmak, güvenlikte özgürlüğe izin vermektir" dedi.
Avusturya Başbakanı Kurz'dan DEAŞ ile mücadelede sert eylem çağrısı
Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ise Avrupa ülkeleri dışından gelen aşırılık yanlılarına karşı sert eylem çağrısında bulundu. Kurz, "Suriye ve Irak'taki savaşlardan, DEAŞ için sağ kalan ve geri dönen binlerce yabancı terörist var. Birçoğu hapishanede, bazıları çoktan serbest bırakıldı ve üzücü gerçek şu ki hapishanede olanların çoğu önümüzdeki birkaç yıl içinde serbest kalacak. Bunlar saatli bombalar ve eğer tüm özgürlüğümüzü korumak istiyorsak bu insanların özgürlüğünü kısıtlamalıyız. Teröristlere karşı daha sağlam bir yaklaşımın gerekli olduğu konusunda hemfikiriz" dedi. Macron'un Schengen bölgesinde reform çağrısını destekleyen Avusturya Başbakanı Kurz Macron, Schengen bölgesinin dış sınırlarının daha sıkı korunmasını gerektiğini belirtti.
Zirve sonrasında AB Komisyonu'nun yeni bir "AB Terörle Mücadele" programı hazırlığı yaptığı bildirildi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Bu zirve Fransa'nın inisiyatifi ile gerçekleştirildi. Yakında AB Komisyonu olarak AB için yeni bir terörle mücadele programı önerisi yapacağız" ifadelerini kullandı.
Söz konusu yeni programda sosyal ağların ve internet platformlarının yakından takip edileceğini bildiren AB Komisyonu Başkanı Leyen, aynı zamanda AB'nin sınırlarının korunması boyutunda da yeni tedbirler içereceğini belirtti. Leyen, yeni programın yasa dışı göçle mücadeleyi de içereceğini, bu konuda Avrupa Polis Teşkilatı'nın etkin şekilde kullanılacağını ve Schengen Bilgi Sistemi'nin de aktif bir şekilde kullanılacağını söyledi.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel ise, "AB, temel hakların korunmasına önem vermektedir ve aynı zamanda vatandaşlarımızın daha fazla güvenliğini sağlamak için terörle mücadelede AB liderleri birlikte hareket edecektir. Aralık ayındaki Konsey toplantımızda terörizmin önüne geçilmesi ve teröre karşı güçlü bir mesaj verilecektir. İnternetin etkin kullanılması, imamların eğitimi, din özgürlüğü gibi temel konular gündemimizde olacak" diye konuştu.
Avrupa'da yaşanan son terör saldırıları sonrasında Avrupa'da yaşayan Müslümanların özgürlüklerini kısıtlamaya yönelik ulusal düzeydeki konular ilk kez AB düzeyinde görüşülmüş oldu. Söz konusu terörle mücadele programının Aralık ayı AB Liderler Zirvesi'nden önce tamamlanıp açıklanması bekleniyor. Liderlerin ele alacağı program hakkında henüz başka detaylar bulunmuyor.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.