Rusya Karabağ’a yerleşiyor

Rusya Karabağ’a yerleşiyor
TT

Rusya Karabağ’a yerleşiyor

Rusya Karabağ’a yerleşiyor

Rusya Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, Rusya’nın, Dağlık Karabağ'daki tarafların temas hatları boyunca kuvvet konuşlandırmaya başladığını ve devriye gezdirmek için 16 gözlem noktası kurmaya hazırlandığını açıkladı. Bakanlık bölgeye ilk Rus barış güçlerinin gelişini doğruladı. Ateşkes anlaşmasının pratikte yürürlüğe girmesi, içeride ve dışarıda farklı tepkilerle karşılandı. Bazı çevreler gelişmeyi "Rus politikası için büyük bir zafer" olarak görürken, diğerleri anlaşmayı Güney Kafkasya bölgesinde kalıcı bir Türk varlığına kapı açtığı için eleştirdi.
Moskova ve Ankara anlaşma üzerindeki temaslarını yoğunlaştırırken, Washington'un "ayrıntıları çalıştığını" açıkladı. Avrupa'nın anlaşmaya duyduğu ilgisizlik ise dikkat çekti.
Rusya Genelkurmay Başkanlığı ana operasyon dairesi başkanı Sergey Rudskoy, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki anlaşmaların uygulanmasını izlemek amacıyla "kuzey" ve "güney" bölgelerine bölünmüş 16 izleme merkezinin kurulacağını söyledi.
Bölgeyi Ermenistan topraklarına bağlayan Laçin Geçidi boyunca Rus kuvvetlerinin de konuşlandırılacağını sözlerine ekleyen Rudskoy, bu gözlem noktalarının "ateşkes ihlalleri vakaları hakkında bilgi toplamak, bu bilgileri hızlı bir şekilde barış gücü liderlerine iletmek, ayrıca ulaşım trafiğinin güvenliğini sağlamak ve sivillere karşı yasadışı eylemleri önlemekle görevlendirildiğini” söyledi.
Rudskoy, geçtiğimiz gün Karabağ'a 8 helikopter ve iki insansız uçak sisteminin yanı sıra 414 barış gücü ve 54 araçla 27 sefer gerçekleştirdiğini söyledi. Karabağ'daki Rus barış güçleri grubunun küçük silahlar taşıyan 1960 personeli, 90 zırhlı personel taşıyıcı ve 380 parça araç ve diğer teçhizatı içermesi planlanıyor. Rus barış gücünün Karabağ'a gönderilmesi, bölgedeki savaşı sona erdirmek için Salı günü Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin imzaladığı bir anlaşmaya dayanıyor.
Bu arada Azerbaycan'da kutlamalar yapılırken Ermenistan'daki gerginlik hızla yükseliyor. Muhalefet yaptığı anlaşmadan dolayı başbakanı "vatana ihanetle" suçluyor ve görevden alınmasını talep ediyor.  Bu arada muhalefet “Ermeni Muhalefet Komitesi”ni kurduğunu duyurdu.
"Novosti" ajansının aktardığına göre, muhalefet milletvekillerinden biri, yetkililerin ülkenin farklı bölgelerinden başkente giden tüm yolları kapattığını söyledi.
En önde gelen muhalefet liderlerinden ve Müreffeh Ermenistan Partisi Başkanı Gagik Tsarukyan dahil olmak üzere onlarca kişi güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Muhalefet kaynakları tutuklu sayısının 130'u geçtiğini söyledi. Muhalefet, Meclisi anlaşmanın iptali için özel bir oturum düzenlemeye çağırdı.
Bu arada Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, anlaşmanın ülkesinin menfaatlerini karşıladığını yineleyerek imzalanan belgenin Ermenistan'ın "teslimiyet belgesi" olduğunu söyledi. Aliyev, Türkiye'nin bölgedeki olası rolüne ilişkin tartışmalar sürerken, dışişleri, savunma ve Türk istihbarat yetkilileriyle yaptığı görüşmede, "Bakü, Karabağ sorununda Rusya ve Türkiye için rol almasını istedi ve bunu başardı" dedi ve bunun çok önemli bir adım olduğunu belirterek “ Bu yeni bir işbirliği biçimidir” ifadesini kullandı.
Bu durum Rus-Türk iletişiminin çeşitli düzeylerde yeniden canlanmasına sebep oldu. Bir gün sonra iki dışişleri bakanının temasının ardından dün iki bakan Süleyman Soylu ve Hulusi Akar mevkidaşlarıyla Karabağ sorunu odaklı telefon görüşmesi yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dün erken saatlerde telefonla görüştü ve Kremlin, tartışmanın Karabağ ateşkes anlaşması ve iki ülke arasındaki çözüm yolunu geliştirmek için işbirliği mekanizmalarının yanı sıra Suriye'deki durum da dahil olmak üzere diğer dosyalara değindiğini açıkladı. İkili temaslardaki bu artan faaliyete rağmen Moskova, “anlaşmanın Türk tarafına, Karabağ'a asker gönderme hakkını vermediği” şeklindeki beyanını sürdürdü.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, “Azerbaycan topraklarında kurulacak Rus-Türk Ateşkes İzleme Merkezi'nin çalışmalarına Türk tarafının da katılacağını ve bölgede barışı korumak için sadece Rusların bulunmayacağını” söyledi.
Bu güvencelere rağmen, Rus uzmanların gelişmeler hakkındaki yorumları büyük farklılıklar gösterdi. Bazıları Moskova'nın "büyük bir siyasi zafer" kazandığını söylerken, diğer çevreler bu gelişmenin Rusya'nın eski Sovyet alanındaki etkisinin azaldığını belirtti.
Rus basınında yapılan yorumlarda,  "Karabağ'daki savaşın sona ermesinin Rusya için olduğu kadar Güney Kafkasya'ya yol açan Türkiye için de diplomatik bir başarı" olduğunu söyledi. Bir uzmana göre, "Moskova, eski Sovyet cumhuriyetlerini ilhak etmek isteyen NATO’ya giden yolu kapattığı için Türkiye'nin etki alanlarına girmesine izin veriyor." Ancak analistler, Rusya'nın özellikle yeni ABD yönetiminin Belarus, Ukrayna ve Moldova dosyalarıyla ilgili potansiyel politikası bağlamında "bölgedeki jeopolitik değişim" ile karşı karşıya olduğu artan zorluklara dikkat çekti. Kommersant gazetesi, "Victoria Nuland Dışişleri Bakanlığı'nı devralırsa, Amerika Birleşik Devletleri'nin daha önce Avrupa Birliği'nin aktif olarak faaliyet gösterdiği bölgede daha fazla etkiye sahip olacağını varsayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Bir siyasi yorumcu, Moskova'nın anlaşma yoluyla önemli bir kazanç elde ettiğine dair çok sayıda atıfta bulunmanın aksine, "Azerbaycan'ın Rusya ile müttefik olan Ermenistan'a karşı kazandığı zafer, Moskova'nın Sovyet sonrası alan üzerindeki kontrolünün azaldığını gösteriyor" diye yazdı ve ekledi:  “Karabağ savaşı, Putin'in izni olmadan Sovyet sonrası alanda savaş açabileceğinizi ve sizin de kazanabileceğinizi gösterdi"  dedi.  Yazar,” gelişmelerin Rusya ile ittifakın hiçbir tarafı korumadığını gösterdiğini" sözlerine ekledi. "Moscow Times" gazetesinde yayınlanan keskin bir yorumda ise  "Güney Kafkasya'daki gelişmenin Rusya'nın bölgesel hegemonyasına açık bir meydan okumayı temsil ettiği" ifadelerine yer verildi.



Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
TT

Küba, havayollarına bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını bildirdi

Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)
Havana'da Kübalı bir adam, üzerinde Küba yazılı bir tabelanın ve yarıya indirilmiş ulusal bayrağın önünden geçiyor (AFP)

AFP'in haberine göre bir Avrupa şirket yetkilisi, Küba yetkililerinin, enerji krizi nedeniyle bu gece yarısından itibaren bir ay süreyle kerosen tedarikinin askıya alınacağını, ülkeye gidiş-dönüş uçuşları yapan havayollarına bildirdiğini söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkili, "Küba Sivil Havacılık Otoritesi, tüm şirketlere 10 Şubat Salı günü yerel saatle 00:00'dan itibaren jet yakıtı ikmal işlemlerinin yapılmayacağını bildirdi" dedi.

Küba, Venezuela'nın ABD'nin baskısı altında petrol tedarikini durdurmasının ve Washington'un Küba'ya petrol satan ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya.


ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
TT

ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün İranlı liderleri "çılgınca" yurt dışına para transfer etmekle suçladı.

Bessent, geçen perşembe günü İran liderliğinin eylemlerinin sonun yaklaştığına dair iyi bir işaret olduğunu belirterek, İran'daki liderliğin hızla ülke dışına para çıkardığını kaydetmişti.

ABD Dışişleri Bakanı, İran'da "farelerin gemiyi terk etmeye başladığı" anlaşılıyor dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamasının ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağının hızı son haftalarda arttı; ancak başkan henüz somut bir karar verdiğini açıklamadı.


Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.