Biden, Ron Klain’ı Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğü’ne atadı

Biden, Trump yönetiminin çıkardığı engellere rağmen ekibini kurmaya devam etti

Biden ve Ron Klein’in 13 Kasım 2014’te Beyaz Saray’da çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters)
Biden ve Ron Klein’in 13 Kasım 2014’te Beyaz Saray’da çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters)
TT

Biden, Ron Klain’ı Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğü’ne atadı

Biden ve Ron Klein’in 13 Kasım 2014’te Beyaz Saray’da çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters)
Biden ve Ron Klein’in 13 Kasım 2014’te Beyaz Saray’da çekilmiş bir fotoğrafı (Reuters)

ABD Başkanı seçilen Joe Biden, iktidar geçişi yönündeki çalışmalarını sürdürüyor. Başkan Donald Trump'ın seçim sonucuyla ilgili şüphe uyandırmaya yönelik girişimleri karşısındaki sessiz politikasını ise koruyor. Trump, başta Twitter olmak üzere sosyal medya aracılığıyla medya faaliyetlerine geri dönerken Biden ise hızlıca geçiş ve hükümet ekibine, aynı zamanda Kovid-19 salgınıyla mücadele ekibine odaklanıyor.
Joe Biden, Çarşamba günü, yeni yönetimin çalışmalarını denetleyecek ve şubeleri arasındaki çalışmaları koordine edecek ilk ve en önemli hükümet merkezlerinden biri olan Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğü’ne Ron Klain’ı getireceğini açıkladı. Bu atama, yeni yönetimin oluşumu yönünde gerçek bir başlangıç ​​sayılıyor.
Biden’ın yakınlarından olan ve uzun yıllar kendisiyle birlikte çalışan Klain’ın bu pozisyona atanacağı zaten bekleniyordu. Biden, konuyla ilgili açıklamasında, “Ron, ABD ekonomisini 2009'da tarihimizdeki en kötü krizlerden birinden kurtardığımız zaman dahil olmak üzere, birlikte çalıştığımız uzun yıllar boyunca benim için çok değerli oldu. 2014 yılında da korkunç bir halk sağlığı acil durumunun üstesinden gelmiştik” ifadelerini kullandı. Biden’ın bu sözleriyle ekonomik ve sağlık krizlerine atıfta bulunması, yönetiminin bir sonraki aşamada benimseyeceği önceliklerin ek teyidini oluşturdu. Zirâ 59 yaşında ve bu alanda geniş deneyime sahip Klain, 2014 ve 2015 yıllarındaki Obama yönetiminde Ebola salgınıyla mücadele koordinatörlüğü görevinde bulunmuştu.
Klain ise “Gelecek başkan yardımcısının Beyaz Saray’da çalışmak üzere işinin ehli ve çok çeşitli bir ekip oluşturmasına yardımcı olmayı, değişiklik getirecek ve ülkedeki durumu düzeltecek gündeminde yer almayı dört gözle bekliyorum” açıklamalarında bulundu.
Biden’ın danışmanları, diğer Beyaz Saray yetkililerinin de önümüzdeki birkaç gün içerisinde atanacağını, hükümet ekibindeki isimlerin açıklanmasının en fazla iki hafta süreceğini bildirdi. Aynı zamanda, Trump üzerindeki baskıyı sürdürme ve seçimleri gayri meşrulaştırma girişimlerine karşı koymanın, Biden yönetiminin geçiş sürecine getirmeye devam ettiği engelleri azaltmanın amaçlandığını da belirtti. 
Nitekim Trump yönetiminin seçim sonuçlarını reddetmesi, Biden’ın geçiş ekibine ciddi sorunlar teşkil ediyor. Geçiş sürecini yöneten ve yeni başkanın işgücüne finansal araçlar sağlayan kurum olan Genel Hizmetler İdaresi (GSA) Direktörü Emily Murphy, Biden’a gelecek dönem başkanı olarak muamele göstermeyi Trump'ın katı emirleri nedeniyle şuana kadar reddetti. Murphy'nin Biden’ın zaferini kabul etmesi, maaş ödemeleri ve seyahat masraflarının sağlanmasını, danışmanların işe alımı ve görevdeki yetkililerle mülakat yapma olanağını sağlayacaktı. Biden, her yeni başkana temin edilen resmi ulusal güvenlik brifinglerini henüz almadı. Ekibi, Biden’ın Trump'ın seçim sonucunda şüpheye düşürmek için yürüttüğü aldatmacayı görmezden gelmekten memnun olduğunu bildirdi.
Biden ve ekibi, Trump’ın kampanyasından gelen itirazları yanıtlamak veya fonları, özellikle de güvenlik alanındaki resmi brifingleri almak için dava açmayı şimdiye kadar reddetti. Trump'ın seçimlerin ‘hileli’ ya da ‘çalıntı’ olduğu’ mahkemelerin sonuçları ‘iptal edeceği’ yönündeki iddialarına karşılık Biden ise sakin üslubunu koruyor.
Ekibinin çalışmalarının yolunda gittiğini açıklayan Biden, içlerinden birçoğu Trump'ın iddialarına sadık kalmasına rağmen Cumhuriyet cephesinin parçalanacağını öne sürdü. Biden’ın ekibi, New Jersey Valisi Cumhuriyetçi Chris Christi ve Pennsylvania eyaletinden Cumhuriyetçi Senatör Pat Toomey’in Trump’ın seçim sonuçları kabul etmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına işaret ediyor. Oklahoma'dan Cumhuriyetçi Senatör James Lankford ise Trump yönetimini istihbarat raporlarını Biden ile paylaşmaya çağırmış, sorunu çözmek için hafta sonuna kadar müdahale edeceğini söylemişti. Cumhuriyetçi Senatör Mitt Romney ve eski Başkan George W. Bush da Biden'ı tebrik etmişti. Sızıntılar, Trump ekibinin davaların hiçbir şeyi kanıtlayamayacağı konusundaki umutsuzluğunu gösteriyor.
Fox News, The Wall Street Journal ve The New York Post gibi pek çok muhafazakar destekçisi medya kuruluşunun seçim sonuçlarını kabul etme yönündeki tutumunda patlak veren değişim, açıkça Biden'ı destekleyici bir durum teşkil ediyor. Ancak Trump, gelecek dönem başkanı karşısına fazla sayıda engel çıkarmak istiyor.
Biden’ın danışmanları, Trump’ın inşa etmeye çalıştığı duvarın çöküşünün, aynı zamanda Cumhuriyetçilerin çoğunun Trump'ın çabalarını boş ve utanç verici görmeye başlamasının an meselesi olduğu düşüncesinde. Biden Cumhuriyetçilerin gerçekten de Trump ile kopmaya başlayacağına dair güvence verirken danışmanları ise halka açık mahkeme savaşları konusunda endişelenmeye gerek duymuyor. Biden, federal kurumların geçiş ekibiyle işbirliği yapmaması nedeniyle dava açmayacağını, Başkan’ın günlük brifingini alma zahmetiyle uğraşmadığını, zirâ aylardır özel istihbarat raporları aldığını belirtti. Biden’ın kampanyası ve geçiş ekibinin avukatı Bob Bauer, “Sürecin düzgün işlememesi için engel çıkartabilirsiniz, ancak süreci durdurmayı başaramazsınız” açıklamalarında bulundu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe