‘Avrupa Cenneti’ rüyası göçmenlerin cesetlerini Libya kıyılarına vurdu

Libya’nın Khoms açıklarında batan teknede hayatını kaybeden göçmenlerin cesetleri (Khoms’daki Kızılay Derneği)
Libya’nın Khoms açıklarında batan teknede hayatını kaybeden göçmenlerin cesetleri (Khoms’daki Kızılay Derneği)
TT

‘Avrupa Cenneti’ rüyası göçmenlerin cesetlerini Libya kıyılarına vurdu

Libya’nın Khoms açıklarında batan teknede hayatını kaybeden göçmenlerin cesetleri (Khoms’daki Kızılay Derneği)
Libya’nın Khoms açıklarında batan teknede hayatını kaybeden göçmenlerin cesetleri (Khoms’daki Kızılay Derneği)

Khoms açıklarında (Trablus’un batısı) batan teknenin ardından, turuncu can yeleği giymiş insan bedenlerini sürükleyen dalgalar, korkunç manzaralara ve yeni bir trajediye yol açtı.
Olayla ilgili tüm gerçekler, Perşembe gününden beri sabahın erken saatlerine kadar çalışmalarını yürüten, ölüleri taşıyan ve kurtarılan insanların tedavisini yapan Libya Kızılay Derneği tarafından aktarıldı.
Derneğin yılın “en korkutucu” olayı olarak nitelendirdiği felaket, Perşembe günü öğleden sonra, içerisinde 120’den fazla düzensiz göçmenin bulunduğu teknenin Khoms açıklarında batmasıyla meydana geldi. Teknedeki mülteciler, Akdeniz üzerinden Avrupa kıyılarına ulaşmayı hedefliyordu.
Libya Kızılay Derneği Başkanı Usame el-Fadli, özel ekiplerin Khoms’daki yetkili birimlerden bir rapor aldıktan sonra arama çalışmalarına başladıklarını söyledi. Perşembe günü 120 göçmeni taşıyan teknenin batması sonucu, 47 kişinin kurtarıldığını ve durumlarının iyi olduğu bildirildi. Batan teknenin ardından, aralarında bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğu 30 kişinin cansız bedenine Khoms sahilinde ulaşıldı. Hala denizde olduğu tahmin edilen 42 kişiye ulaşmak için yürütülen çalışmalar devam ediyor.
Uluslararası Göç Örgütü, bu yıl başından itibaren Libya kıyılarından Avrupa’ya ulaşmaya çalışan en az 900 göçmenin batan teknelerde boğularak hayatını kaybettiğini, aynı süreçte 11 bin civarında göçmenin ise geri döndüğüne işaret etti. Örgüt ayrıca, “bu durumun onları insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya bıraktığını” ifade etti.
Uluslararası Göç Örgütü, Ekim ayından bu yana Akdeniz kıyılarından Avrupa’ya ulaşmaya çalışan en az 8 teknenin battığını bildirdi. Ayrıca son kazanın Khoms açıklarında Perşembe günü meydana geldiğini doğruladı.
Kızılay Derneğinin bir üyesi Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, şimdiye kadar denizden çıkarılan tüm cesetlerin Afrika uyruklu olduğunu ve giysilerinde kimliklerini teşhis etmek için herhangi bir belge bulunmadığını söyledi. Cesetlerin toplu mezarlara gömüleceğini ifade eden şahıs, “Biz bu felaketlere alıştık ancak cesetler arasında bulunan küçük bir çocuğun varlığı bizi oldukça üzdü. Sahil güvenlik ekiplerinin ve balıkçıların diğer cesetlere ulaşmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Son iki günde, Orta Akdeniz’de iki teknenin alabora olmasının ardından 2’si çocuk olmak üzere 19 kişinin boğulduğu söylenilen açıklamada, aynı rotada faaliyet gösteren tek sivil toplum kuruluşu gemisi olan “Open Arms” gemisinin üç operasyonda 200’den fazla kişiyi kurtardığı açıklandı.
Libya Uluslararası Göç Örgütü Direktörü Federico Soda, kazaya ilişkin dün yaptığı açıklamada, “Akdeniz’de artan can kayıpları, devletlerin arama kurtarma çalışmalarındaki duyarsızlığının bir tezahürüdür” ifadelerini kullandı.



Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
TT

Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)

Sudan, Doğu Afrika ülkelerinden oluşan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) geri döneceğini açıkladı. Bu karar, Sudan'ın üyeliğinin askıya alınmasından iki yıl sonra alındı. Askıya alınmasının nedeni ise o dönemde, Nisan 2023'ten beri hükümet güçleriyle savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'ya ("Hemedti") gönderilen davetti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı X internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Sudan Cumhuriyeti Hükümeti, örgüt üyeliğindeki faaliyetlerine tam olarak yeniden başlayacaktır" denildi. Örgüt ise üye devletlerin iç işlerine müdahale etmeyeceğini, Sudan'ın egemenliğine, toprak ve halkının birliğine ve mevcut ulusal kurumlarının bütünlüğüne tam saygı duyduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan, Ocak 2024'te IGAD'ın Dagalu'yu Sudan'daki çatışmayı görüşmek üzere Uganda'da bir zirveye davet etmesinin ardından IGAD üyeliğini askıya almıştı. Zirvenin amacı, başta çatışma bölgelerine BM güçlerinin konuşlandırılması olmak üzere bir dizi öneriyle savaşı sona erdirmekti.


Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.