Kral Selman’a biatin yıldönümünde liderliğin kalkınma ve refah yolundaki yolculuğu kutlandı

 Kral Selman’a biatin yıldönümünde liderliğin kalkınma ve refah yolundaki yolculuğu kutlandı
TT

Kral Selman’a biatin yıldönümünde liderliğin kalkınma ve refah yolundaki yolculuğu kutlandı

 Kral Selman’a biatin yıldönümünde liderliğin kalkınma ve refah yolundaki yolculuğu kutlandı

Suudi Arabistan, bugün ‘biatin’ yani Kral Selman bin Abdulaziz’ın tahta geçişinin altıncı yıldönümünü kutluyor. Suudiler, bugün ülkenin hayatın her alanında kaplayan muazzam gelişme, refah ve kalkınmaya ulaşmasını ayrıca Krallığın dünya çapında bir lider olmak için attığı adımları kutluyor. Suudi Arabistan’ın şu anda en büyük küresel etkinlik olan G20 Zirvesi’ne başkanlık ediyor olması bu duruma katkı sağlıyor.
Hicri takvime göre Kral Selman bin Abdulaziz 6 yıl önce bugün Suudi Arabistan’da tahta geçti. Halktan da biat aldı. Kral Selman miladi olarak 24 Ocak 2015 tarihine tekabül eden hicri 3 Rebiulahir 1436 tarihinde tahta geçti. Bu arada biat yıldönümünün miladi takvime göre değil, hicri takvime göre hesaplandığını söylemek gerek.

Biat nedir?
Biat, oy verme ve hükümdarı seçme konusunda İslami bir sistemdir. Suudi Arabistan’ın mevcut yönetiminde bu sistemi kullanır. Seçim, biat olmaksızın geçerli sayılmaz. Bu kural Kurucu Kral Abdulaziz bin Abdurrahman Al Suud, oğulları ve torunları tarafından da uygulanmaya devam etti. Halk, içlerinden en uygun kişiyi seçerek Allah’ın kitabı ve Resulü’nün sünnetine uygun olarak yönetmek üzere ona biat eder. Temel Yönetişim Kanununda belirtilenlere göre Biat Konseyi aracılığıyla Kral’a biat ve veliaht seçimi için davette bulunulur.  

Yönetimdeki hikayesi
Kurucu Kralın 25. oğlu olan Kral Selman bin Abdulaziz, 31 Aralık 1935 tarihinde dünyaya geldi.
Kral Selman, 16 Mart 1954 tarihinde Riyad Valisi olarak atandı. Bu şehir tarihinde önemli bir gelişme kabul edildi. 19 yaşında Riyad Vali vekili olarak atanan Selman bin Abdulaziz, 20 yaşında söz konusu bölgede vali olarak görevlendirildi. 18 Nisan 1955 tarihinde ise bakan düzeyinde bölge prensi olarak atandı.
Elli yıldan fazla bir süre Riyad Bölgesi Emiri olarak görev yapmaya devam etti. Bu süre zarfında bölgeyi yaklaşık 200 bin kişilik orta ölçekli bir kasabadan, Arap dünyasının en hızlı büyüyen başkentlerinden birine dönüştürme operasyonuna öncülük etti. Riyad’ın bugünkü nüfusu yaklaşık 7 milyon kişiye ulaşmış durumda. Riyad, Kral Selman’ın emirliği süresince modern otoyollar, okullar, hastaneler, üniversiteler, stadyumlar ve eğlence parkları gibi birçok büyük altyapı projesinin tamamlanmasına tanık oldu.
2011 yılının Kasım ayında ise kara kuvvetleri, hava kuvvetleri, donanma ve hava savunmasını da kapsayan Suudi Arabistan Savunma Bakanı olarak atandı. Bakanlık, Selman bin Abdulaziz’in görevi sırasında tüm sektörlerinde eğitim ve silahlanma konusunda kapsamlı bir gelişmeye tanık oldu.
Suudi Arabistan Kralı, geçtiğimiz onlarca yılı kapsayan kariyeri boyunca ülkede birçok önemli pozisyonlar ve yüksek mevkilerde bulundu.

Yönetimde 6 yıl
Bu altı yıl boyunca dünya ve özellikle Suudi Arabistan, çeşitli düzeylerde ve alanlarda, ekonomik, politik veya güvenlik ve diğerleri olsun, çeşitli zorluklarla karşılaştı. Ancak Kral Selman liderliğindeki Suudi hükümeti, bunların üstesinden gelmeyi başardı. Ülkede güven tesis ederek çeşitli bölgelerde kalkınma atılımlarında bulundu. Sadece bununla da kalmadı. G20 ile uluslararası çabalara öncülük ederek, bölgenin ve dünyanın istikrarını sağlamak için sınırları aşan çabalar sarf etti. Özellikle de koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde küresel ekonomiyi güçlendirme faaliyetlerine katkıda bulundu. Cidde kentinde imzalanan son barış anlaşmaları, Mekke zirveleri ve daha birçok şey Kral Selman’ın öncülük ettiği çalışmalar arasında yer alıyor.
Ancak bundan önce özellikle de Kral Selman tahta geçtiğinde yaptığı ilk konuşmada, Kral Abdullah bin Abdulaziz’in halefi olarak iktidara geçtiğinde ‘büyük bir emanet’ devraldığını söylemişti. Ayrıca bu devletin kurulduğu günden bu yana kurucu Kral Abdulaziz ve oğullarının izlediği doğru yaklaşıma bağlı kalacağını vurgulamıştı.

2020, Koronavirüs ve G20
Koronavirüs veya Kovid-19 bu yıla damgasını vuran başlık oldu. Büyük bir zorluk olmasına rağmen Suudi Arabistan’ın kendi halkı ve diğer milletlere sunduğu başarılar göz ardı edilemeyecek bir düzeye ulaştı. Kral Selman liderliğindeki Suudi Arabistan, salgına erken müdahalede bulunmayı ve halkının tüm ihtiyaçlarını karşılayarak sonuçları ile başa çıkmayı başardı. Kral Selman’ın geçtiğimiz hafta Şura Konseyi’nde yaptığı konuşmada Suudi Arabistan’ın salgın konusunda sunduğu hizmetler kendi vatandaşları ile sınırlı kalmadı.
Kral Selman söz konusu konuşmasında ayrıca “Ülkemizin salgının etkilerini sınırlamak için erken müdahale çabaları meyvesini verdi. Enfeksiyonun yayılım hızının düşmesine ve kritik vaka sayısının azalmasına katkıda bulunan şey de budur. Allah’a hamd olsun” ifadelerini kullanmıştı.
Kral Selman, ekonomik salgının sonuçları hakkında, “Yeni tip koronavirüs salgınının ekonomik etkilerini azaltmak için ülkeniz, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere özel sektöre hükümet inisiyatiflerini sunmaya koştu. Sağlık sektörünü 47 milyar riyal (12.5 milyar dolar) desteklemenin yanı sıra 218 milyardan riyalden (58.1 milyar dolar) fazla bir bütçe sağladı. Pandeminin yönetimi yoluyla, işimizi sürdürmeye ve ekonomik, sağlık ve sosyal etkileri dengelemeye çalıştık. Allah’ın izniyle pandeminin sonuna kadar sürekli olarak dengelemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Koronavirüs (Kovid-19) salgının dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemde Suudi Arabistan, dünyanın küresel koşulların ele alınmasını sağlama konusunda önemli gördüğü G20 zirvesine ev sahipliği yapıyor. Suudi Arabistan liderliğinde gerçekleştirilen bu yılki zirvede koronavirüs salgının yansımalarıyla yüzleşme konusunda plan ve tavsiyeler sunuldu.
Önceki yıllara dönecek olursak, Kral Selman liderliğindeki Suudi Arabistan, ekonomik, sosyal ve kültürel olmak üzere çeşitli yönlerden birçok reform gerçekleştirdi. Diğerlerinin yanısıra insan hakları ve kadınların güçlendirilmesi alanında küresel yankı uyandıran kararlar verdi.
Suudi Arabistan, bölgede önemli bir oyuncu ve küresel ekonominin istikrar kazanmasında önemli bir rol oynuyor.
Kral Selman, ülkesi G20 zirvesine ev sahipliğini devraldığında, “G20 grubunun çalışmalarına ilk kez ev sahipliği yapan Suudi Arabistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin perspektifinin yanısıra gelişmekte olan ülkelerin görüşlerinin sunulmasında büyük rol oynayacak” ifadelerini kullanmıştı.
Suudi Arabistan Kralı, geçtiğimiz Mart ayında  G20 liderlerine olağanüstü bir zirve gerçekleştirilmesi için çağrıda bulundu. Kral Selman yaptığı açılış konuşmasında, koronavirüs salgınının, dünya çapındaki kalkınmayı yavaşlattığını söyledi. Suudi Arabistan Kralı, “Salgına karşı koyma çabalarında Dünya Sağlık Örgütü'nü desteklemeliyiz. Hepimizin karşılaştığı ve el ele vermemiz gereken krizde dünya ekonomilerini desteklemek için hiçbir çabadan kaçınmayacağız. Pandeminin etkisi çeşitli sektörlere uzandı. Dünya, krizin etkilerini hafifletmek için dayanışmamıza güveniyor. Yavaşlayan büyüme oranları ve finansal piyasalardaki çalkantı ışığında G20, bu pandeminin ekonomik etkilerinin ele alınmasında çok önemli bir role sahiptir. Bu nedenle, bununla yüzleşmek ve küresel ekonomiye olan güveni yeniden sağlamak için birleşik bir yanıt koordine etmeliyiz. Krallık, ülkelerin ekonomilerini canlandırmak için uyguladıkları politikalar ve işleri korumak için alınan tedbirleri memnuniyetle karşılar” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan geçen yıl Aralık ayında başlayıp 30 Kasım 2020 tarihinde sona erecek olan G20 başkanlığı süresince sekiz iletişim grubunda 100'den fazla toplantı ve konferansa ev sahipliği yaptı. Bunların tümünde liderlerin yaklaşan çalışmaları için sonuçlarını paylaştı.
G20 zirvesinin Suudi Arabistan Başkanlığı yılı, halk sağlığını, küresel ekonomiyi ve insanlığı destekleyen ve insanları güçlendirmeyi, gezegeni korumayı ve yeni ufuklar şekillendirmeyi amaçlayan birçok uluslararası programla kutlandı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.