Çoğu ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının aniden patlak vermesiyle birlikte, insanlığın virüse karşı aşı geliştirilmesine dair beklentisi her zamankinden daha yüksek oldu. Bu aşılardan ilkinin birkaç hafta içinde piyasaya çıkması beklenirken, aşılara dair umut İngiliz şirketi AstraZeneca'nın, Oxford Üniversitesi ile işbirliği yaparak, İngiltere ve Brezilya'da yapılan klinik deneylerin sonuçlarına göre ortalama yüzde 70 ve hatta bazı durumlarda yüzde 90 etkili bir aşı geliştirdiğini açıklamasıyla güçlendi. Böylece aşı, diğer iki Amerikan şirketi ile rekabete girdi.
Şu anda yüzde 70'lik bir etkinlik oranına sahip olan bu aşı, yüzde 90'dan fazla etkili olan Pfizer ve Moderna aşılarından daha az ikna edici olmaya devam ediyor. Ancak, iki rakip aşıya kıyasla bu aşının avantajı daha ucuz olması ve düşük sıcaklıkta muhafaza edilmesine gerek duyulmadan daha kolay depolanması. İngiliz şirket tarafından yapılan açıklamada, ilk onayı almak için sonuçların hızlı bir şekilde yetkililere sunulacağı belirtildi.
Açıklamada, AstraZeneca Üst Yöneticisi Pascal Soriot’un, basit bir tedarik zinciri sayesinde aşının dünyanın her yerinde mevcut ve kullanıma hazır olacağına dair sözleri aktarıldı. Şirket, 2021'de piyasaya sürülecek 3 milyar dozu üretmek için çalışmalarda hızla ilerlediğini kaydetti.
Ancak Soriot açıklamasında, Pfizer, Moderna ve Astrazeneca gücünü birleştirse bile dünya için yeterli aşı sağlanmasının mümkün olmayacağı konusunda uyardı. Şirketler arasındaki rekabete karşı çıkan Soriot, “Bu salgını durdurmak için mümkün olduğunca çok aşıya ihtiyacımız var" dedi.
Sağlık çalışanları ve salgına yakalanma riski en yüksek kişiler gibi nüfusun öncelikli grupları için aşılama sürecinin, ABD’de Aralık ayı ortalarında, Avrupa'da ise 2021'in başlarında, söz konusu aşıların sayısında sürekli bir artış ve diğer laboratuvarlardan hazır ve onaylı daha fazla aşı sağlanması ile başlayacağı öngörülüyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, dünya çapında geliştirilmekte olan 48 aday aşıdan 11 aşı, sağlık otoriteleri tarafından onaylanmadan önceki son aşama olan üçüncü test aşamasına girdi.
Öte yandan sosyal kısıtlamalar, başta ABD olmak üzere dünyanın birçok yerinde hızla yayılmaya devam eden salgına karşı tek koruyucu silah olmaya devam ediyor. Kanada'nın en büyük şehri Toronto’da dün (Pazartesi), en az 28 gün sürecek zorunlu karantina kısıtlamaları getirildi. Aynı şekilde, tüm kapalı özel toplantılara, zorunlu olmayan işletmelerin kapatılmasına ve kurallara uymayanlara para cezası verilmesine karar verildi. Ayrıca bölgedeki restoranların yalnızca dışarıda hizmet vermesine ve evlere paket servisine izin verildi. Bunun yanı sıra bölgede ayinler, cenaze ve düğünler 10 kişiyle sınırlandırıldı, ancak okullar açık kaldı.
Kanada'nın Ontario Eyaleti Başbakanı Doug Ford, durumun çok tehlikeli olduğunu, bu nedenle söz konusu önlemlerin gerekli olduğunu belirterek, "Hastanelerimizin kapasitesinin dolduğunu görme riskini göze alamayız" dedi. Salgın Kanada'da 11 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Cuma günü vatandaşlarına uyarıda bulunarak, “Toplu buluşmaları askıya almaya, doğum günlerini kutlamamaya, uzaktan çalışmaya ve mümkün olduğunca evde kalmaya” çağırdı.
ABD’de ise yetkililer, ilkbaharda sürü bağışıklığı sağlamak için önümüzdeki ayın ortasında aşılama çalışmalarına başlamayı umduklarını dile getirdi. ABD aşı programının başında bulunan Dr. Moncef Slaoui, CNN televizyonuna yaptığı açıklamada, “ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanırsa, planımız aşının onaylanmasının ardından 24 saat içinde aşıyı uygulanacağı alanlara gönderebilmek. Bunun, onayın ikinci gününde, yani önümüzdeki ayın 11 veya 12'sinde gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.
Dr. Slaoui açıklamasında, kitlesel aşılama sürecinin başlamasının ardından ABD'nin koronavirüse karşı "sürü bağışıklığı" aşamasına Mayıs ayına kadar ulaşması yönündeki umudunu dile getirdi. ABD hükümeti önümüzdeki ay risk altındaki 20 milyon kişiyi aşılamayı planlıyor. Bunu ayda 25 ila 30 milyona ulaşan kampanyalar izliyor. Johns Hopkins Üniversitesi'ne göre, Kovid-19 kaynaklı 257 bin ölümle dünya çapında en fazla ölüm kaydeden ülke ABD oldu. Salgının günlük vaka sayısındaki ciddi artış nedeniyle kontrolden çıktığını belirten Johns Hopkins Üniversitesi'ne göre sadece Pazar günü ABD’de vakalar 160 bine ulaşarak toplam vakalar 12 milyonu aştı.
WHO’nun Çin’deki ofisinin virüsün ortaya çıktığını duyurmasından bu yana salgın dünya çapında en az 1 milyon 388 bin 590 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Ayrıca, salgının başlangıcından bu yana 58 milyon 647 bin 610'dan fazla vaka kaydedilirken, bunlardan en az 37 milyon 298 bin 300'ü iyileşti. Avrupa'da salgının ikinci dalgasıyla mücadele için birçok ülkede nüfusa uygulanan izolasyon tedbirleri ve diğer kısıtlamalar meyvelerini vermeye başladı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e göre ülkede Kasım ayı başında kaydedilen 530 vakaya kıyasla, son 14 gündür ortalama her 100 bin kişi başına 400 Kovid-19 vakası kaydedildi.
Katalonya bölgesinde ise barlar, restoranlar ve sinemalar Pazartesi günü sınırlı kapasite şartıyla yeniden açıldı. Barselona’nın en ünlü caddesi Las Ramblas yakınlarındaki bir barın sahibi olan Andrew Vaidiberis, "Bugün özel bir gün. Hava güzel ve herkes dışarı çıkmak istiyor. Ama durumun nasıl ilerleyeceğini bekleyip göreceğiz. Bir belirsizlik durumu söz konusu” değerlendirmesinde bulundu. Geçen bahar Kovid-19 salgınından etkilenen ilk Avrupa ülkesi olan İtalya’da sağlık yetkililerinin bildirdiğine göre Pazartesi günü Kovid-19 kaynaklı ölümler 50 bini aştı. Ülkede Pazartesi günü son 24 saatte 630 ölüm kaydedildi. Böylece ülkedeki toplam ölümler, 1 Eylül ayından bu yana 15 bin ölüm de dahil olmak üzere toplam 1,4 milyon vakadan 50 bin 453 ölüme yükseldi.
İtalya’da tek bir günde en fazla vaka (969 vaka) 27 Mart'ta kaydedilmişti. Bunun üzerine ülkede kapsamlı izolasyon önlemleri alındı. Lüksemburg ise koronavirüs salgınının yayılmasını önlemek için ülkedeki barları, kafeleri, restoranları, sinemaları ve spor salonlarını önümüzdeki 15 Aralık’a kadar kapatacağını duyurdu.
Oxford Aşısı, Pfizer ve Moderna aşısı ile rekabet ediyor
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen aşı (AFP)
Oxford Aşısı, Pfizer ve Moderna aşısı ile rekabet ediyor
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen aşı (AFP)
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة