WHO: Aşı yarışını kazanmak bir hedef değil, etkinliği ve güvenliği önemli

Hindistan’daki bir laboratuvarda Kovid-19’a karşı aşı üretmek için çalışan bir araştırmacı (Reuters)
Hindistan’daki bir laboratuvarda Kovid-19’a karşı aşı üretmek için çalışan bir araştırmacı (Reuters)
TT

WHO: Aşı yarışını kazanmak bir hedef değil, etkinliği ve güvenliği önemli

Hindistan’daki bir laboratuvarda Kovid-19’a karşı aşı üretmek için çalışan bir araştırmacı (Reuters)
Hindistan’daki bir laboratuvarda Kovid-19’a karşı aşı üretmek için çalışan bir araştırmacı (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı uluslararası aşı yarışının yoğunlaşmasıyla birlikte aşının salgını ortadan kaldırmak için sihirli bir araç olmayacağı ve bunun dışında başka alternatif sağlanmazsa yarışı kazanmanın pek bir işe yaramayacağı yönündeki açıklamalarını yineledi.
WHO Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, bir aşının tek başına virüsü kısa vadede ortadan kaldıramayacağını ve mevcut yarışın birinci olmak için değil, mümkün olan en fazla sayıda etkili aşıyı üretmek için olması gerektiğini belirtti. Kluge açıklamasında, salgına karşı küresel savaşta nihai zaferin, aşı üretildikten veya elde edildikten sonra elde edilemeyeceğini, nihai sonucu belirleyecek olanın aşıyı güvenli ve etkili bir şekilde dağıtma yeteneği olduğunu vurguladı.
WHO yetkilileri, ABD, Çin, Avrupa ve Rusya arasındaki stratejik rekabet çemberine giren aşıların geliştirilmesi ve üretilmesine yönelik uluslararası yarış hakkındaki endişelerini dile getirdiler. Yetkililer bu rekabetin aşıların bilimsel düzeydeki etkinlik ve güvenlik standartları pahasına olduğunu ve kurbanlarının gelişmekte olan ve satın alma kabiliyetine sahip olmayan veya yeterli aşıyı kendi vatandaşlarına etkili bir şekilde dağıtamayan fakir ülkeler olduğunu ifade etti. 
Büyük ülkeler, aşılama kampanyalarını lojistik yeteneklerini göstermek için bir platform haline getirmeye çalışırken, WHO dünyada klinik olarak test edilen 50 aşı üretim projesi olduğunu, 11'inin son aşamaya girdiğini, ancak şu ana kadar mevcut bilimsel verilerin bu aşıların etkinliği veya güvenliği konusunda kesin bir hüküm vermediğini belirtti. 
Aşıyı geliştirme ve üretme yarışına paralel olarak, salgınla mücadele etmek ve özellikle büyük ülkeleri etkileyen ekonomik krizin etkilerinden kurtulmak için mümkün olan en fazla sayıda aşıyı elde etmek için şiddetli bir mücadele yaşanıyor. 
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yayınlanan son verilere göre AB, 580 milyon yedek dozun yanı sıra ilk dağıtım için 1 milyon 225 bin doz aşı elde etmek için AstraZeneca, Sanofi, Johnson & Johnson, Biontec-Pfizer ve CureVac adlı 5 uluslararası ilaç şirketi ile nihai sözleşme imzaladı. Ayrıca Komisyon, daha fazla aşı satın almak için Moderna ve Novavax şirketleri ile görüşmelere devam ediyor.
 
Büyük sözleşmeler 
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen dün (Salı) AB’ye üye ülkelerin sağlık bakanları ile video-konferans yoluyla yaptığı toplantıda, ilaç şirketleriyle yapılan sözleşmelerin 5 farklı aşıyı ve bunların üretilmesi için 4 teknolojik yöntemi içerdiğini ifade etti. Kovid-19 salgınının ilk evresinde yaşananların aksine, AB ülkeleri koruyucu maske ve yapay solunum cihazı satın almak için kıyasıya bir rekabete girdiler. Aşıların satın alınmasına dair sözleşmeler ise, üye devletler adına dağıtımlarını koordine etmekle görevli AB Komisyonu tarafından imzalandı. Büyük sözleşmeler, aşı fiyatlarının piyasa fiyatlarının altına ve hatta ABD tarafından alınan fiyatların bile altına düşmesini sağladı. AB Komisyonu kaynaklarına göre, geliştirdiği aşı karmaşık lojistik yetenekler gerektiren diğer aşılara kıyasla en etkili aşılardan biri olan Moderna ile henüz bir anlaşma imzalanmadı.
 
Her bir ABD’li için 8 doz aşı
Ancak Avrupa aşı portföyü, önemine rağmen hala ABD portföyünün altında kalıyor. ABD’nin, her bir ABD’li için ortalama 8 doz aşıya denk gelen 2 milyon 600 bin doz aşı satın alması bekleniyor. Londra İktisat Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü Direktörü Elias Mossialos, meselenin sayılarla değil, aşıların etkinliği ve dağıtım kampanyalarının başarısında yattığını ifade etti. Ayrıca, Avrupa ülkelerindeki halk sağlığı sistemlerinin seviyesi göz önüne alındığında, Avrupa Birliği'nin bu alanda ileride olmasının beklendiğini kaydetti. New York Üniversitesi'nden Branko Milanovic, Çin'in dünyanın tüm ülkelerinin ulaşabileceği bir aşı üretme savaşını kazanacağı ve salgın üzerindeki aylarca kontrolünün aynı zamanda ekonomik krizden yükselme savaşında belirleyici puanlar elde etmesini sağlayacağı yönünde beklentilerini dile getirdi.
Cenevre Uluslararası ve Kalkınma Araştırmaları Enstitüsü’nden Bernard Moon, aşı üretme ve edinme rekabetinin WHO’nun izleme çemberinden tamamen çıkmak üzere olduğunu ve aşıların dünyadaki ekonomik ve siyasi etkiyi artırmak için etkili bir araca dönüştüğü için önümüzdeki aylarda aşı çalışmalarının daha yoğun hale gelmesinin muhtemel olduğunu belirtti.
 
Çin'in programı
AB ülkeleri bir kez daha kendilerini, aşı silahını elinde bulundurması sayesinde etki alanlarını genişleten Çin ve WHO’nun denetlediği “COVAX” programıyla fakir ülkelere aşı sağlamak için çok taraflı sistemin ana fon sağlayıcısı olarak üretimin ana anahtarını elinde tutan ABD arasındaki savaşta buldu.
Ancak ABD, zengin ve yüksek gelirli ülkelerden 95'ini, fakir ülkelerden ise 92'sini içeren programdan (COVAX), ABD yönetiminin WHO’dan çekilme kararı almasının ardından ayrıldı. Programdan sorumlu yetkililerden biri, programın hala yaklaşık 5 milyar dolarlık bir açıkla karşı karşıya olduğunu ve 2024'ün sonuna kadar tüm dünya nüfusuna yeterli aşı dağıtılmasının beklenmediğini bildirdi.
COVAX programından yetkililer, güçlü müzakereler gerçekleştirmedikleri ve aşı satın almak için programdan mali yardım alamayacakları için orta gelirli ülkelerin aşı alma olasılığının en düşük ülkeler olmasından endişe ediyorlar. Komisyon uzmanları, Batılı ülkeler tarafından üretilen aşıların pazara diğerlerinden önce girmesi ve gelişmekte olan ülkelere makul fiyatlardan verilip satılmaması durumunda bunun Çin'in çıkarına olacağı ve genişlediği etki alanlarındaki konumunu güçlendireceği konusunda uyarıda bulundu.
Avrupa'daki aşılama kampanyalarının bir süredir karşı karşıya olduğu zorluklardan bahseden uzmanlar, vatandaşların halk sağlığı hizmetlerine olan güvenini zayıflatmayı ve salgını ve yayılmasını önleme ve aşıları dağıtma tedbirlerine karşı isyan etmelerini amaçlayan, özellikle Çin ve Rusya olmak üzere dış tarafların sosyal medya aracılığıyla yürüttüğü kafa karışıklığı ve şüphe kampanyaları konusunda uyardılar. AB Konseyi Başkanı Charles Michel, geçtiğimiz Perşembe günü yapılan son zirvede, aşıların etkinliğinden şüphe duyan Avrupalı ​​vatandaşların sayısının arttığı konusunda uyarıda bulunmuş ve Komisyon'un yakında kendini koruma ve dayanışma yoluyla aşılara olan güveni güçlendirmeyi amaçlayan bir halkı bilinçlendirme kampanyası başlatacağını duyurmuştu. WHO ise aşılama programlarının başarısı için nüfusun gönüllü ve bilinçli katılımının gerekli olduğunu vurguladı ve ülkelerin farkındalık kampanyalarını farklı sosyal gruplara uyarlamak için davranış analizi tekniklerini kullanmalarını tavsiye etti.



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company