Müslümanların kullandığı Muslim Pro uygulaması ABD ordusuna verilerini mi satıyor? ABD’nin sessiz kalması dikkat çekiyor

ABD’nin şu ana kadar sessiz kalması dikkat çekiyor. Bu skandalın başka skandallara kapı açması ihtimal dışı değil.

Dijital uygulamaları kullananlara ait coğrafi konum bilgileri, terörle mücadelede faydalı olabilir (Getty Images)
Dijital uygulamaları kullananlara ait coğrafi konum bilgileri, terörle mücadelede faydalı olabilir (Getty Images)
TT

Müslümanların kullandığı Muslim Pro uygulaması ABD ordusuna verilerini mi satıyor? ABD’nin sessiz kalması dikkat çekiyor

Dijital uygulamaları kullananlara ait coğrafi konum bilgileri, terörle mücadelede faydalı olabilir (Getty Images)
Dijital uygulamaları kullananlara ait coğrafi konum bilgileri, terörle mücadelede faydalı olabilir (Getty Images)

Singapur merkezli dijital bir şirkete ait Muslim-Pro adlı namaz saati uygulamasının, kullanıcılarının coğrafi konumları gibi kişisel bilgilerini ABD Ordusu ve özellikle tasfiye operasyonlarında kullanan ABD Özel Harekat Komutanlığı’na (USSOCOM) sattığıyla ilgili iddialar yılın skandalı olabilir. Uygulamayı kullananların sayısı çeşitli kaynaklara göre 216 ülkeden 95 ila 100 milyon kişi arasında değişiyor. Söz konusu uygulama, kişinin coğrafi konumuna göre kesin namaz saatlerini bildirmesinin yanı sıra, kıble yönü tayini, Kur'an ve dualar gibi dini içeriklere sahip.
Fransız bir iş insanı tarafından kurulan en ünlü İslami uygulamalardan biri olan Muslim-Pro uygulaması, merkezi Singapur adasında bulunan ve Kuala Lumpur ve Cakarta'da ofisleri bulunan Bitsmedia adlı bir teknoloji şirketi tarafından geliştirildi ve tüm dünyada kullanımı hızla yaygınlaştı. Söz konusu durumlarda kişisel verileri elde etmek isteyenler bunu genellikle ticari amaçlar için kullanıyor.
Ancak gündemdeki raporlara göre, Muslim-Pro ile ilgili olarak ABD ordusunun veri satın alma çabası pazarlama veya reklam ve promosyon yayma amaçlı değil, başka hedeflere yönelikti. ABD Ordusu'nun silahlı kuvvetler için yararlı olduğunu düşündüğü Locate X adlı bir güvenlik aracı geliştiren Babel Street şirketinde olduğu gibi, veri satın almaya çalıştığı biliniyor.
Skandal haberin kaynağı, Vice haber sitesinin 16 Kasım'da yayınladığı "Motherboard" adlı derginin raporuna dayanıyor. Raporda, söz konusu uygulamanın sahibi olan şirketin, bilgileri ABD silahlı kuvvetlerine satan aracı kurumlara kişisel verileri sattığı iddiaları yer aldı. Dünyanın dört bir yanındaki bu güçlerin, teröre karşı savaşta kendilerine yardımcı olabilecek verileri satın aldıkları bir sır değil. Bu sayede onlara uygulama kullanıcılarının coğrafi konumlarını ve "Amerikan hedeflerini" belirlemelerine yardımcı olacak değerli bilgiler sağlıyorlar. Mevcut bilgilere göre, uygulamanın sahibi olan şirket ile ABD ordusu arasındaki arabulucu taraf X-Mode şirketi. 
Vice haber sitesinin söz konusu raporu yayınlamasının ardından uygulamayı geliştirenler kendilerine yönelik suçlamaları reddeden bir açıklama yayınladılar. Uygulamanın internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Muslim Pro’nun kullanıcılarının kişisel verilerini ABD Ordusuna sattığı haberleri medyada dolaşıyor. Bu haberler yanlış ve asılsızdır" ifadeleri yer aldı. Açıklamada, uygulamanın kullanıcıların gizliliğini ve güvenliğini korumayı sağladığı vurgulandı. Ayrıca açıklamada, "Bu çok ciddiye aldığımız bir konu" ifadesi yer aldı.
Uygulama denetleme ekibi, uygulama sahiplerinin standartlara uygun güvenlik düzenlemeleri ve önlemleri uyguladığını doğruladı ve verileri güvende tutmak için önde gelen teknoloji ortaklarını seçtiğini belirtti.
Uygulama tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Topladığımız, sakladığımız ve işlediğimiz kişisel bilgiler konusunda da açık ve şeffaf davrandık. Çünkü her gün birçok milletten milyonlarca kardeşimiz Muslim-Pro’yu kullanıyor. Onların güvenliği bizim için her şeydir."
Uygulama, geçen Cuma yayınlanan bir açıklamasında, herhangi bir üçüncü tarafa anonim herhangi bir veri sağlandığını reddederek, uygulamanın açıklamasını "utanmadan ve bariz bir şekilde çarpıtıldığını” belirterek X-Mode da dahil tüm veri satın alıcıları ile ilişkilerini kestiklerini açıkladı. ABD Ordusu'na bağlı olduğu söylenen şirket X-Mode İslami uygulamaya uzun süre ortak oldu. Uygulama yöneticileri, halihazırda bu konunun tarafları hakkında kapsamlı bir soruşturma yürüttüklerini bildirdi.
Uygulamanın sahibi olan şirketin bu suçlamaları soruşturmak için bir "iç soruşturma" açtığını duyurması ve X-Mode şirketi de dahil olmak üzere diğer kurumlarla verilerinin paylaşımını askıya almaya karar vermesi dikkat çekti.
Vancouver merkezli Kanadalı şirket X-Mode, coğrafya ve konum alanında faaliyetler yürütüyor. Bu da Muslim-Pro uygulaması ile olan ilişkisini açıklıyor. Söz konusu iddiaların yayılmasının ardından kişisel verilerin ABD ordusuna satıldığına dair endişeler ve kişisel verilerin sömürülmesi ile karşı karşıya kalan bir dizi kullanıcı, dün mahremiyetlerini ihlal etme, hayatlarını tehlikeye atma ve verilerini ABD ordusuna satma iddialarıyla uygulamadan sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.
Fransa’daki RTL radyosuna göre, mağdur olduğu sanılanların avukatları tarafından açılan dava Muslim-Pro’yu verilerin gizliliğini ihlal etmek, güveni bozmak, kişilerin hayatını tehlikeye atmak ve cinayet işlemek için komplo kurmakla suçluyor.
Ortadoğu, Körfez ve Afrika'daki ABD kuvvetlerinin, terör örgütleriyle veya operasyonlarla bağlantısı olduğuna inandıkları kişileri ortadan kaldırmak için askeri operasyonlarında coğrafi verileri kullandıkları bir sır değil. Bu işlemler, herhangi bir yasal veya meşru çerçeve dışında gerçekleştiriliyor.
Fransız mahkemesine başvurulmasını gerektiren iki durum söz konusu: Şirketin ilk sahibinin Fransız olması, ikincisi Fransız vatandaşlarının etkilenenler arasında olması.
Gerçek nerede yatıyor? Soruşturmanın ortaya koyduklarında mı yoksa uygulamadan sorumlu olanların inkar ettiklerinde mi? Mesele henüz başlangıç ​​aşamasında. Ayrıca ABD’nin şu ana kadar sessiz kalması dikkat çekti. Bu skandalın başka skandallara kapı açması ihtimal dışı değil.



Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
TT

Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)

Microsoft, Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin, 2026’nın dördüncü çeyreğinden itibaren müşterilere bulut bilişim yüklerini çalıştırma imkânı sunacağını açıkladı. Bu adım, ülkenin hızla ilerleyen dijital dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Yeni bölge, kamu ve özel sektördeki kuruluşların uygulamalarını, bulut hizmetlerini ve yapay zekâ çözümlerini yerel olarak çalıştırmalarına olanak tanıyacak. Bölge, verilerin yerel olarak tutulması, düzenleyici uyumluluk gereksinimlerinin güçlendirilmesi, güvenlik seviyelerinin artırılması ve dijital uygulamalar ile hizmetlerin yanıt sürelerinin kısaltılması gibi avantajlar sunacak. Azure bölgesi, her biri enerji, soğutma ve ağ altyapısı bakımından bağımsız üç erişilebilirlik alanına sahip olacak. Bu yapı, yüksek güvenilirlik ve iş sürekliliğini desteklemeyi hedefliyor.

İnşaat aşamasından işletmeye kadar

Microsoft’un duyurusu, yıllarca süren hazırlık ve koordinasyon sürecinin ardından Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin inşaat ve hazırlık aşamasından geniş çaplı operasyonel kullanıma geçişini simgeliyor. Şirket daha önce, Ortadoğu’daki dijital ekonomiyi desteklemeye yönelik bölgesel yatırımları kapsamında Suudi Arabistan’da yerel bir bulut bölgesi oluşturma planlarını açıklamıştı.

Bu adım, Suudi Arabistan’ın dijital altyapıyı güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda, dijital dönüşüm ve bilgi temelli ekonomi önceliklerini destekliyor. Yeni bulut bölgesinin, enerji, sağlık, kamu hizmetleri ve finans gibi kritik sektörlerde bulut bilişim ve yapay zekâ uygulamalarının güvenli bir yerel ortamda benimsenmesini hızlandırması bekleniyor.

scdfrgt
Yeni bulut bölgesi, yerel veri depolama imkânı sağlayacak; güvenliği, mevzuata uygunluğu ve tepki süresini iyileştirecek. (Reuters)

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Mühendis Abdullah es-Savaha, yerel bulut bölgesinin, ülkede ileri düzey bir dijital altyapı oluşturulduğunu, yenilikçiliği desteklediğini ve rekabetçiliği artırdığını gösterdiğini belirtti. Bakan, bu adımın ileri teknolojiye dayalı bir ekonomiye geçişi destekleyen temel bir unsur olduğunu vurguladı.

Microsoft Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Şirket Başkanı Brad Smith ise Suudi Arabistan’daki bulut altyapısına yapılan yatırımın, şirketin ülkedeki dijital dönüşümü uzun vadeli olarak destekleme taahhüdünü yansıttığını ifade etti. Smith, yerel veri egemenliği ve yönetim gereksinimlerine uygun bulut hizmetleri sunmanın önemine dikkat çekti.

Suudi Arabistan bulut bölgesi, dünya genelinde onlarca bölgeden oluşan Azure ağına eklenerek, ülkedeki kurumların küresel ölçekte entegre bir bulut ekosistemine erişimini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde verilerin yerel olarak işlenip depolanmasına imkân tanıyor.

Yerel inovasyonu hızlandırmak

Suudi Arabistan’daki yeni bulut bölgesinin, hem start-up’lar hem de büyük şirketler için yeniliği hızlandırması bekleniyor. Bölge, kuruluşların yapay zekâ tabanlı uygulamalar, veri analitiği ve ileri dijital hizmetler geliştirmesine güvenilir bir ortamda olanak tanıyacak. Bu gelişme, yerel bulut kapasitesinin, düzenleyici gereklilikleri karşılamak ve iş esnekliğini artırmak açısından giderek artan önemini de ortaya koyuyor.

xsdfrgt
Bu adım, dijital dönüşümün olgun bir aşamasına işaret ediyor ve Suudi Arabistan’ın bölgesel dijital merkez olarak konumunu güçlendirmenin yolunu açıyor. (Shutterstock)

Duyuru teknik açıdan önemli bir adım olmasının yanı sıra, dijital dönüşüm sürecinde olgunluk aşamasına geçildiğinin göstergesi olarak da değerlendiriliyor. Artık yatırımlar, yalnızca altyapı oluşturmaya odaklanmak yerine, dijital hizmetlerin geniş çaplı kullanımı için müşterilere güç sağlama yönüne kayıyor. 2026 sonunda beklenen operasyonel açılışla birlikte, Suudi Arabistan bulut kapasitesini genişleterek bölgesel bir dijital merkez olma hedefini destekleyecek.

Konuyla ilgili açıklama yapan Microsoft Arabistan Başkanı Turki Badhris, Suudi Arabistan’daki bölgenin 2026 dördüncü çeyreğinden itibaren bulut iş yüklerini çalıştırmaya hazır olmasının, kurumlara dijital yolculuklarını ve yapay zekâ odaklı planlamalarını daha net ve güvenle yürütme imkânı sunduğunu belirtti. Badhris, Microsoft’un hükümet kurumları, şirketler ve iş ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak veri güncellemeleri, yönetişim güçlendirme ve yetenek geliştirme gibi adımlarla müşterilerin deneyimden operasyonel çalışmaya güvenle geçiş yapmalarını desteklediğini ifade etti. Badhris, bu başarının, şirketin Suudi Arabistan’daki kamu ve özel sektörde sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir dijital etki yaratma taahhüdünü yansıttığını vurguladı.

Geniş stratejik ortaklık

Microsoft’un Suudi Arabistan’daki bulut bölgesi duyurusu, şirketin ülkenin dijital dönüşümünde stratejik bir ortak olarak rolünü de güçlendiriyor. Suudi Arabistan, yapay zekâ uygulamalarını güvenli, sorumlu ve geniş ölçekte hayata geçirmek için kurumları erken aşamada hazırlamayı hedefleyerek, küresel ölçekte bu alanda öncü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Bu çerçevede Suudi şirketler, yapay zekâ deneylerini gerçek üretim ortamına taşıyarak yerel bulut altyapısının sağladığı güvenilir ortamdan yararlanmaya başladı.

Enerji ve su alanında faaliyet gösteren ACWA Power, operasyonlarını geliştirmek için Azure AI hizmetleri ve Microsoft Intelligent Data Platform’u kullanıyor. Şirket, özellikle sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine odaklanarak ileri analizler, öngörücü bakım ve yapay zekâ destekli optimizasyon uygulamalarıyla su işleme süreçlerini iyileştiriyor; bu sayede günlük olarak on binlerce yüzme havuzuna eşdeğer su tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin uygulanması, enerji ve su hizmetlerinde neredeyse kesintisiz operasyon seviyelerinin korunmasına katkıda bulunuyor. Şirket, şimdi yapay zekâ üretkenliği alanında kullanım senaryolarını genişleterek sözleşme analizi ve teklif hazırlama gibi süreçlerde Microsoft 365 Copilot’u daha kapsamlı bir şekilde devreye almaya hazırlanıyor.

ty
Yerel bulut altyapısı, enerji, sağlık ve kamu hizmetleri gibi hayati sektörleri destekliyor. (Getty Images)

Qiddiya Investment Company, Microsoft 365 Copilot kullanımını yaygınlaştırarak ekiplerin e-posta özetleme, içerik üretme, veri analizi ve panolarla doğal dil üzerinden etkileşim kurmasını sağlıyor. Outlook, Word, Excel, PowerPoint ve Power BI uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen bu süreçler, Qiddiya’nın yüzlerce varlık ve yükleniciyi izleyerek fatura durumu, inşaat aşamaları, riskler ve gecikmeler hakkında anlık bilgi almasını mümkün kılıyor. Proje verilerinde terabaytlarca bilgiyi saniyeler içinde sorgulayabilme kapasitesi, 700’den fazla yüklenici ve on binlerce çalışan içeren ekosistemde karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Şirket, erken aşama denemelerden geniş çaplı yaygınlaştırmaya geçerken, eğitim programları ve standartlaştırma adımlarıyla araçların günlük iş akışına entegrasyonunu güçlendiriyor ve projenin kapsamını genişletmeye devam ediyor.


Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Nispeten daha ucuz yeni bir iPhone ve mevcut sürümün sorunlarını gideren bir Siri'nin yakında piyasaya sürüleceği bildirildi.

Şirket, geçen yıl piyasaya sürülen ve daha düşük fiyatlı bir Apple telefon modeli sunmak için eski donanımı kullanan iPhone 16e'nin ardından iPhone 17e'yi piyasaya sürmeyi planlıyor.

Bloomberg'e göre yeni model daha iyi bir işlemci (tam fiyatlı iPhone 17'yle aynı) ve Apple'ın kendi hücresel ve Wi-Fi çiplerini içerecek. Ayrıca daha ucuz modellerde ilk kez kablosuz MagSafe şarj özelliği de sunulacak.

Aynı habere göre 599 dolarlık fiyat değişmeyecek.

Aynı dönemde Apple, 2024 yazında Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda ilk kez tanıtılan Siri özelliklerini güncelleyecek bir yazılım güncellemesi yayımlamayı planlıyor. Bu özellikler arasında soruları yanıtlamak için telefondaki başka yerlerden veri alan "kişisel bağlam" kullanma yeteneği ve Siri'nin ekranda olup bitenleri görüp kontrol etmesini sağlayacak bir özellik yer alacak.

Apple, bu özellikleri Apple Intelligence teklifinin bir parçası olarak büyük bir pazarlama ve gösterişle tanıtmıştı. Ancak daha sonra bunları telefona entegre etmekte zorlandı ve bu da aşırı vaatlerde bulunduğu veya yapay zekada geride kaldığı eleştirilerine yol açtı.

Daha sonra yapay zeka bölümünde bir dizi değişiklik yaşadı ve bu bölümden sorumlu yöneticisini kaybetti. Ayrıca asistanı geliştirmek amacıyla Google'la büyük bir iş birliği duyurdu ancak bu çalışmanın sonuçlarının ne zaman ortaya çıkacağı belirsiz.

Independent Türkçe


Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)
TT

Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

Araştırmacılar, insanların uzayda nasıl üreyebileceğini araştırmacıların acilen düşünmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanlık Dünya'nın ötesinde yaşamayı hedeflerken, insan üremesinin gerçekte nasıl işleyeceğini anlamamız gerektiğini belirtiyorlar.

Ancak bu soru "soyut bir olasılıktan pratik bir meseleye" dönüşmesine rağmen uzayda insan doğurganlığı ve üreme sağlığını yönetmek için net standartlar hâlâ yok.

Bunlar, üreme sağlığından uzay tıbbına kadar farklı alanlardan 9 uzmanın bir araya gelerek insanların uzayda nasıl üreyebileceğini anlamak için yeni bir çerçeve önerdiği yeni bir çalışmanın sonuçları.

Uzayın insan yaşamı için "düşmanca bir ortam" sunduğu gerçeğine dayanan araştırmacılar, halihazırda bilinen bir dizi zorluk olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında yerçekimindeki değişiklikler, artan radyasyon ve uyku döngülerindeki bozulmalar yer alıyor, ki bunların hepsi üreme sağlığını etkileyebilir.

Bu soruları incelemeden uzay araştırmalarına devam etmenin tehlikeli olabileceği uyarısı yapan uzmanlar, gerçek anlamda pratik sorunlara dönüşmeden önce bu meseleleri ele almamız gerektiğini belirtiyor. Üreme teknolojileri genellikle adım adım tanıtılır ve biz çoğunlukla sonradan bunları kavrarız ama uzay araştırmalarında bundan kaçınmak gerekiyor.

NASA'nın araştırmacı bilim insanı ve çalışmanın kıdemli yazarı Fathi Karouia "İnsan uzayda daha geniş bir alana yayıldıkça üreme sağlığı artık politikanın kör noktası olmaya devam edemez" diyor. 

Kritik bilgi boşluklarını kapatmak, hem profesyonel hem de özel astronotları koruyan etik yönergeler belirlemek ve nihayetinde Dünya'nın ötesinde sürdürülebilir bir yaşantıya doğru ilerlerken insanlığı korumak için acilen uluslararası işbirliğine ihtiyaç var.

"Reproductive biomedicine in space: implications for gametogenesis, fertility and ethical considerations in the era of commercial spaceflight" (Uzayda üremenin biyotıbbı: Ticari uzay uçuşları çağında gametogenez, doğurganlık ve etik değerlendirmelerin etkileri) başlıklı rapor, hakemli dergi Reproductive BioMedicine Online'da yayımlandı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space