Tel Aviv 20 bin Filistinliye İsrail pasaportu verecek

Tel Aviv 20 bin Filistinliye İsrail pasaportu verecek
TT

Tel Aviv 20 bin Filistinliye İsrail pasaportu verecek

Tel Aviv 20 bin Filistinliye İsrail pasaportu verecek

İsrail İçişleri Bakanlığı, Eski / Doğu Kudüs’te yaşayan 20 binden fazla Filistin vatandaşına İsrail vatandaşlığı verilmesine izin veren bir kararname yayınladı. Bu karar, İsrail sağı tarafından "Yüksek Mahkeme'nin Kudüs'ü Yahudileştirme çabalarına bir darbe" olarak değerlendirirken Filistin Yönetimi aksine kararın “Kudüs'ü Yahudileştirmede büyük bir atılım” olduğunu belirtti.
Kararnameye göre, İsrail'de ikamet ettiğini kanıtlayan 18-21 yaş arasındaki her genç (İsrail'in 1967 Savaşı'ndan sonra ilhak ettiği ve bunun bir parçası olarak gördüğü işgal altındaki Doğu Kudüs sakinleri dahil), tam bir İsrail vatandaşlığı ve pasaportu alma hakkına sahip olacak. Bu konuda tek şart, sicilinde güvenlik ihlali gerçekleştirmemiş olması.
Bu kararname, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin,  hükümeti vatandaşlık verme konusundaki belirsiz koşulları eleştirmesinin ardından geldi. Mahkeme, vatandaşlık alma başvuruları daha önce reddedilen ve Kudüs'te yaşayan bir grup Filistinli'nin talebi üzerine bu davayı değerlendirdi. Mahkeme, bakanlığa İsrail Vatandaşlık Yasası ile uyumlu, vatandaşlık hakkıyla ilgili net ve açık hükümler getirmesi önerisinde bulundu.
Yerleşimcilere göre bu karar, Kudüs'ü Yahudileştirme çabalarına bir darbe vuruyor çünkü yaklaşık 20 bin Filistinlinin hemen İsrail vatandaşlığına alınmasına izin veriyor ve yedi bin kişiye her yıl bu hakkı elde etme hakkı sağlıyor. Onlara göre bu uygulama, aynı zamanda İsrail'de evlilik nedeniyle yaşayan binlerce Filistinli ve Suriyeli, Mısırlı, Lübnanlı ve Ürdünlü Araplara vatandaşlık hakkı da tanıyor.
Öte yandan, Arap Araştırmaları Derneği Harita Dairesi Başkanı Halil el-Tufekci, haberi "tehlikeli bir İsrail projesi” olarak gördüğünü ve bu durumun Kudüs'ün Yahudileştirilmesinde büyük bir sıçrama yaratacağını açıkladı. Tufekci, dün bir radyoya verdiği demeçte,  ​​İsrail tarafının Kudüs meselesini nüfus, toprak veya her şey aracılığıyla tamamen iptal etmek istediğini söyledi ve ekledi: “Böylece son aşama müzakereleri devam ederken, müzakere edilecek hiçbir kalmayacak. Zira toprak, hakimiyeti altında, nüfusun büyük kısmı pek çok projeyle oradan kovuldu. Pek çok kişinin kimlikleri alındı ve kendi halklarından ayırmak için onlara İsrail vatandaşlığı verildi.”
Direktör Halil el-Tufekci, 1967 yılından bu yana İsrail vatandaşlığına sahip 8 binden fazla Kudüslünün olduğunu ve İsrail'in herkese değil de Eski Kudüs ve çevresine odaklanarak vatandaşlık vermesinin şüpheli olduğunu belirtti.  



ABD, İran ve arabulucular 45 günlük ateşkes için bastırıyor

Tahran'da düzenlenen hava saldırısının ardından hasar gören Şehit Beheşti Üniversitesi binasının fotoğraflarını çeken bir adam (AFP)
Tahran'da düzenlenen hava saldırısının ardından hasar gören Şehit Beheşti Üniversitesi binasının fotoğraflarını çeken bir adam (AFP)
TT

ABD, İran ve arabulucular 45 günlük ateşkes için bastırıyor

Tahran'da düzenlenen hava saldırısının ardından hasar gören Şehit Beheşti Üniversitesi binasının fotoğraflarını çeken bir adam (AFP)
Tahran'da düzenlenen hava saldırısının ardından hasar gören Şehit Beheşti Üniversitesi binasının fotoğraflarını çeken bir adam (AFP)

Axios'un aktardığı Amerika, İsrail ve Ortadoğu'dan dört bilgili kaynağa göre, Amerika Birleşik Devletleri, İran ve bir grup bölgesel arabulucu, savaşa kalıcı son verebilecek olası 45 günlük bir ateşkesin şartlarını görüşüyor.

Şarku'l Avsat'ın Axios'tan aktardığına göre arabulucular iki aşamalı bir anlaşmanın şartlarını görüşüyor; ilk aşama, savaşı kalıcı olarak sona erdirmek için müzakerelerin yapılacağı potansiyel 45 günlük bir ateşkesi içeriyor.

İkinci aşamanın ise savaşı sona erdirecek bir anlaşma olacağı ifade edildi.

Görüşmeler için daha fazla zamana ihtiyaç duyulması halinde ateşkesin uzatılmasının mümkün olduğu da ifade edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Wall Street Journal'a verdiği demeçte, İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması veya hayati önem taşıyan altyapıya yönelik saldırılarla karşı karşıya kalması için verdiği sürenin yarın akşamı sona ereceğini belirtti.


Sırbistan Cumhurbaşkanı: Büyük bir doğalgaz boru hattının yakınında patlayıcı madde bulundu

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić (Reuters)
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić (Reuters)
TT

Sırbistan Cumhurbaşkanı: Büyük bir doğalgaz boru hattının yakınında patlayıcı madde bulundu

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić (Reuters)
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić (Reuters)

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Sırbistan'daki polis ve askeri güçlerin, ülkenin büyük bölümüne doğalgaz sağlayan ve kuzeyde Macaristan'a uzanan önemli bir doğalgaz boru hattının yakınında "yıkıcı güce sahip patlayıcılar" bulduğunu açıkladı.

Bloomberg News'un haberine göre Vucic, Instagram paylaşımında Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile görüştüğünü ve kendisine "Sırbistan ve Macaristan'ı birbirine bağlayan doğalgaz altyapısına yönelik tehditle ilgili askeri ve polis soruşturmasının ilk bulgularını" bildirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Vucic, patlayıcı düzenekleri ve tanımlanamayan patlayıcılar bulunduğunu, ancak şu ana kadar herhangi bir hasar tespit edilmediğini belirtti. "Sırp ordusu bugün ülkenin hayati çıkarlarına zarar verebilecek bir eylemi önlemeyi başardı" diye belirtti. Sırbistan Cumhurbaşkanı, dün ilerleyen saatlerde ülkenin Savunma Konseyi'nin kriz toplantısının yapılacağını duyurdu.

Macaristan'da parlamento seçimlerinin bir hafta içinde, yani 12 Nisan'da yapılması planlanıyor. Hem Vucic hem de Orban, patlayıcıların bulunmasıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini belirterek, iki liderin uzun süredir iyi ilişkiler sürdürdüğünü kaydetti.

Vucic, patlayıcıların Macaristan sınırındaki Velebit köyü yakınlarında, Balkan Akımı boru hattı boyunca bulunduğunu söyledi. Bu boru hattı, Rus doğalgazını Türkiye'den Bulgaristan ve Sırbistan üzerinden Macaristan'a taşıyor.


Trump, gizemli bir paylaşımda İran için verilen süreyi "Salı günü (yarın) saat 20'ye kadar" uzatacağını işaret etti

3 boyutlu yazıcıyla üretilen minyatür modelde Trump, Hürmüz Boğazı'nı gösteren bir harita ile birlikte tasvir ediliyor (Reuters)
3 boyutlu yazıcıyla üretilen minyatür modelde Trump, Hürmüz Boğazı'nı gösteren bir harita ile birlikte tasvir ediliyor (Reuters)
TT

Trump, gizemli bir paylaşımda İran için verilen süreyi "Salı günü (yarın) saat 20'ye kadar" uzatacağını işaret etti

3 boyutlu yazıcıyla üretilen minyatür modelde Trump, Hürmüz Boğazı'nı gösteren bir harita ile birlikte tasvir ediliyor (Reuters)
3 boyutlu yazıcıyla üretilen minyatür modelde Trump, Hürmüz Boğazı'nı gösteren bir harita ile birlikte tasvir ediliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'a Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak bir anlaşmaya varması veya yıkıcı bombardımanla karşı karşıya kalması için verilen süreyi uzatmış gibi göründü; kısa bir mesajda "Salı, 20:00 EST!" yazdı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Salı günü 20.00 olarak belirlenen yeni son tarih, İran'a verdiği ültimatomun bir gün ertelenmesi anlamına geliyor; bu ültimatom, anlaşmaya varılmaması halinde ülkenin enerji santrallerini ve köprülerini yok etmekle tehdit etmesinin ardından geldi.

ABD Başkanı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaması halinde altyapısını bombalama tehdidini yineledikten kısa bir süre sonra, dün İran ile anlaşmaya varılmasının "iyi bir ihtimal" olduğuna inandığını ifade etti.

Trump, Fox News muhabirine, “Bence yarın iyi bir şans var. Şu anda müzakere ediyorlar” dedi. “Eğer hızlı bir şekilde anlaşmaya varamazlarsa, her şeyi yok etmeyi ve petrolü almayı ciddi olarak düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Aynı röportajda Trump, İranlı müzakerecilere ABD veya İsrail saldırılarının hedefi olmamaları için “dokunulmazlık” sağladığını söyledi.

ABD başkanına göre Tahran bu fikirden vazgeçtiği için müzakereler artık İran'ın nükleer silah edinimi konusunu ele almıyor.

Fox News muhabiri Trey Youngst'a göre Trump, “Önemli olan nokta şu ki, nükleer silahları olmayacak. Bu konuda müzakere bile yapmıyorlar; çok basit. Bu konuda taviz verildi. Çoğu konuda taviz verildi.” dedi.

Trump ayrıca, ABD'nin belirtilmeyen bir tarihte, bölgedeki Kürt gruplar aracılığıyla İran'daki hükümet karşıtı protestoculara silah göndermeye çalıştığını da belirtti.

Aralık ayı sonlarında İran'da artan yaşam maliyetine karşı bir protesto hareketi patlak verdi ve bu hareket genişleyerek hükümet karşıtı gösterilere dönüştü. Ocak ayında Trump, protestoculara "yardım yolda" sözü verdi.

Fox News'e dün verdiği demeçte, "Protestoculara büyük miktarlarda silah gönderdik" dedi ve ekledi: "Sanırım Kürtler silahlandı."

Mart ayı sonlarında, Irak Kürdistan Bölgesi'nden üst düzey bir yetkili, AFP’ye verdiği bir röportajda, Washington'un Irak bölgesinde bulunan İranlı Kürt gruplarını silahlandırmadığını doğruladı.