Biden, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran ile ilgili yapılacak yeni müzakerelere katılmasını istiyor

Tahran’ın nükleer silah edinmesinin ABD’nin ulusal güvenliğine “doğrudan bir tehdit” anlamına geldiği belirtildi.

Joe Biden salı günü Delaware’de düzenlenen mitinge katıldı. (AFP)
Joe Biden salı günü Delaware’de düzenlenen mitinge katıldı. (AFP)
TT

Biden, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran ile ilgili yapılacak yeni müzakerelere katılmasını istiyor

Joe Biden salı günü Delaware’de düzenlenen mitinge katıldı. (AFP)
Joe Biden salı günü Delaware’de düzenlenen mitinge katıldı. (AFP)

ABD Başkanı seçilmesinden bu yana, son bir ayda İran’a yaklaşımına ilişkin en net tavrını sergileyen seçilmiş Joe Biden, Tel Aviv’in nükleer silah geliştirmesinin ABD’nin ulusal güvenliğine ve dünya düzenine “doğrudan bir tehdit” oluşturduğunu vurguladı. Biden, İran’ın fisil madde üretimine getirilen kısıtlamaların süresini uzatmak ve Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen’deki kötü niyetli bölgesel faaliyetlerini “düzeltmek” amacıyla yeni müzakereler için bir “başlangıç ​​noktası” olarak nükleer anlaşmaya dönmeye hazır olduklarını ifade etti. Ancak Biden, Arapların, özellikle de Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) geri kalan büyük ülkelerle birlikte bu müzakerelerde yer alması gerektiğini vurguladı.
Biden, New York Times’dan gazeteci Thomas Friedman’ın nükleer anlaşmaya olan bağlılığının boyutuna ilişkin sorusuna “Zor olacak ancak evet” şeklinde cevap verdi. Geçtiğimiz eylül ayında yazdığı makaleye dikkat çektiği açıklamasında şunları söyledi:
“İran nükleer anlaşmaya yeniden sıkı sıkıya bağlı olursa ABD, Başkan Donald Trump’ın İran’a uyguladığı yaptırımları kaldırmakla birlikte müzakereleri devam ettirmek için başlangıç ​​noktası olarak anlaşmaya katılacak.”
Biden ve ulusal güvenlik ekibi, iki taraf anlaşmaya geri döner dönmez İran’ın fisil madde üretimine getirilen kısıtlamaların süresinin uzatılması ve özellikle Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen’de kolları aracılığıyla gerçekleştirdiği kötü niyetli bölgesel faaliyetlerini düzeltmek için en kısa sürede bir müzakere turu yapılması gerektiği görüşünde. Biden, yeni müzakerelerde sadece Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nı (KOEP) imzalayan İran, ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Almanya ve Avrupa Birliği’nin (AB) bulunmamasını, başta Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere İran’ın Arap komşularının da katılmasını istedi.
Biden’ın ekibi, ABD’nin büyük ulusal çıkarının İran’ın nükleer programını tekrar tam bir kontrol ve gözetim altına almak olduğu konusunda ısrarcı. Zira ekibe göre “Tahran’ın nükleer silah geliştirmesi, ABD’nin ulusal güvenliğine ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) kapsamında nükleer silahların kontrolüne yönelik küresel sisteme doğrudan bir tehdit oluşturuyor.”
 “Hassas güdümlü füzeler ve bölgeyi istikrarsızlaştıran olaylar hakkında birçok görüşme yapıldığını” belirterek “bölgede istikrarı sağlamak için en iyi yolun” İran’ın nükleer programını gözden geçirmek olduğunu vurgulayan Biden sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran’ın nükleer bombaya sahip olması Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve diğerleri üzerinde nükleer silahlara sahip olma konusunda muazzam bir baskı oluşturur. Bu, dünyanın bu kısmının ihtiyacı olan son şeydir. Müttefiklerimiz ve ortaklarımızla istişare yaparak İran’a dayatılan nükleer kısıtlamaları sıkılaştırıp uzatmak ve füze programını gözden geçirmek için müzakerelere ve gözetim anlaşmalarına katılacağız.”
Biden ayrıca ABD’nin her zaman gerektiğinde “Snapback” yaptırımlarını yeniden uygulama seçeneği olduğuna ve “İran’ın da bunu bildiğine” dikkat çekti.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.