Libya krizi dönüm noktasında: Tüm olasılıklar masada

Bir süredir devam eden itidal ve nihai çözüm umutlarının ardından taraflar arasındaki sözlü tartışmalar yeniden alevlenirken askeri seferberlikler de arttı

Libya krizi dönüm noktasında: Tüm olasılıklar masada
TT

Libya krizi dönüm noktasında: Tüm olasılıklar masada

Libya krizi dönüm noktasında: Tüm olasılıklar masada

Zayid Hediyye
Libya krizi bir kez daha bir dönüm noktasında ve Libya’yı kritik günler bekliyor. Söz konusu dönüm noktası, geçtiğimiz aylarda yapılan müzakerelerde kaydedilen ilerlemeye rağmen siyasi ve askeri seçenekler arasında bocalamaya devam eden ülkenin kaderini büyük ölçüde belirleyecek.
Libyalılar, bir yandan yıllardır bölünmüş halde olan Temsilciler Meclisi’ni (TM) birleştirme çabasıyla bir araya gelen milletvekillerinin Libya'nın güneybatısındaki Gadames şehrinde düzenleyecekleri oturumu beklerken diğer yandan askeri cephelerdeki gerilimi izliyor. Çatışan taraflar, askeri seferberliklerini sürdürürken bir yandan da yeniden başlayan sözlü tartışmaların dozu giderek artıyor.

Gadames'teki TM oturumunun ertelenmesi
Libyalı milletvekilleri, TM’yi birleştirmek için 7 Aralık Pazartesi günü (dün) Gadames şehrinde yapılması planlanan oturumun ertelenmesi kararı alındı. Ertelemenin nedeni ile ilgili çelişkili haberler gelirken çoğu, pazar günkü ön istişare toplantısında tartışılan iç tüzük değişikliği, meclis komitelerinin yeniden yapılandırılması ve yeni bir TM başkanı seçilmesi gibi bir dizi dosyayla ilgili yaşanan anlaşmazlıklardan kaynaklandığına işaret ediyor.
Yeni oturumun yapılması planlanan tarihle ilgili de çelişkili haberler geliyor. TM’deki kaynaklar, oturumun bugün yapılacağını açıklarken Gahames’ten dönen milletvekili İsmail eş-Şerif, oturum için henüz resmi bir tarih belirlenmediğini ve yeni oturumun tarihini belirlemek için bir mini komite oluşturulduğunu söyledi.
Gadames kentinin ev sahipliğinde yapılması planlanan oturum, Bingazi TM Başkanlığı'nın Gadames oturumu ile aynı tarihte bir oturum düzenleneceğinin açıklamasından önce, duyurulduğu sırada siyasi süreç için yeni bir itici güç olarak değerlendiriliyordu. Ancak daha sonra derin bir yasama krizi tehdidi oluşturan anlaşmazlık eksenine dönüştü. Milletvekillerinin bir araya gelmelerinin ardından TM başkanının değiştirilmesi arzusu, milletvekilleri arasında görüş ayrılıklarına ve bölünmelere neden oldu. Sirenayka bölgesindeki büyük bir milletvekili grubu başkanın değiştirilmesi fikrine sıcak bakmadı. Bu anlaşmazlıklar, Libya kamuoyuna açılmaya başladı.

Tam yeter sayı
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan milletvekili İsmihan Bal’un, Gadames şehrinde toplanan milletvekili sayısının 100’ün üzerinde olduğunu ve bu sayının TM başkanlığının dört yıldır bir genel kurul oturumu düzenleyememesinin ardından TM’nin bir oturum yapmasına izin verdiğini söyledi. TM’nin ‘görevlerini yerine getirmek, kendisine verilen yetkileri kullanmak ve ülkeyi geçiş sürecinden çıkarmak’ için yeniden çalışmalarına başlaması gerektiğini vurguladı. Milletvekili Bal’un, “Gadames'de toplanan milletvekilleri, TM iç tüzüğünü değiştirmek ve bunun için yeni bir başkan seçmek için çalışmalarına devam ediyor.  Bu çalışmalar, genel seçimlerin yapılacağı tarihe kadar geçiş sürecine liderlik edecek” şeklinde konuştu.

Bingazi’deki TM oturumu
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Bingazi'deki TM Başkanlığı, iki gün önce aniden çağırıda bulunduğu oturumun planlandığı üzere pazartesi günü (dün) gibi yapılacağını doğruladı. TM Sözcüsü Abdullah Bilhak pazar günü yaptığı açıklamada, “TM, Libya'daki son durumla ilgili gelişmelerin yanı sıra Fas'taki görüşmelerde, milletvekilleri tarafından kararlaştırılan oturuma katılmak üzere birkaç milletvekilinin Gadames şehrine gitmesi konusunu ele alacak” ifadelerini kullandı.
Bilhak sözlerini şöyle sürdürdü:
“TM çalışmalarını düzenleyen tüzük olan 2014 tarihli 4 sayılı kanun uyarınca oturum, ancak TM Başkanlığı çağrısı üzerine yapılırsa meşru olacaktır. Bunun dışında hiçbir oturumun meşruiyeti yoktur. Bu nedenle milletvekilleri, bu meşru oturuma davet edildi. Oturumda ülkedeki son gelişmeler ve meclisin gündemi tartışılacak.”
Bilhak, oturumu düzenlemek için yeterli çoğunluğun sağlanması meselesiyle ilgili olarak ise “Konu yarın (dün) netleşecek. Oturum meşruluk açısından askıya alındı. Bu nedenle TM’nin bunu yapmak için yeterli çoğunluğa ihtiyacı yok” dedi.

Askeri çatışmalar ve gerilim
Askeri taraftaki gelişmelere gelince, Libya'da çeşitli savaş cephelerinde askeri çatışmaların yeniden başlamasıyla duyulan korkular, Libya Ulusal Ordusu’ndaki (LOU) askeri kaynakların geçtiğimiz Pazar günü Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı güçlere ait Libya'nın güneybatısındaki Ubari bölgesinde yer alan ‘komando’ kampını kontrol altına aldığını açıklanmasının ardından gerçeğe dönüştü.
Kaynaklar, LUO’nun iki taraf arasında çıkan çatışmalardan sonra kamptaki askerlere teslim olmaları için süre verdiğini söylerken UMH’ye yakın medya kaynakları, kampa giren LUO güçlerinin, Ubari’nin ileri gelenleriyle yapılan görüşmeler ve birkaç aydır devam eden askeri komisyon görüşmelerinin sona ermesinin ardından kamptan ayrıldığını aktardılar.
Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri yaptığı açıklamada, saldırıyı eleştirerek, UMH’yi güneydeki silahlı gruplara ‘görevlerini yerine getirmeleri için’ daha fazla destek vermeye çağırdı. Saldırıyı ateşkes anlaşmasının ihlali olarak değerlendiren Mişri, Hafter'i imzalanan anlaşmalara uyma konusunda ciddi davranmamakla suçladı.

Türk gemisinin durdurulması
LUO tarafından dün yapılan açıklamada, LUO güçleri tarafından Jamaika bandıralı bir Türk kargo gemisinin ülkenin batısındaki Misrata Limanı’na doğru giderken durdurulduğu belirtildi.
LOU Sözcüsü Tuğgeneral Ahmed el-Mismari, Mabrouka adlı ticari kargo gemisinin 9’u Türkiye uyruklu olmak üzere 17 kişilik mürettebatı olduğunu ve gemideki konteynerlerin henüz denetlenmediğini söyledi. Mismari, LUO deniz kuvvetlerinin, gemiyi ülkenin doğusundaki Derna Limanı yakınlarında durdurduğunu da sözlerine ekledi.
Bununla birlikte LUO, son iki hafta içinde yedinci kez Türkiye'nin Kayseri şehrindeki askeri üssünden havalanan C-130 model askeri kargo uçağın Vatiyye Hava Üssüne indiğinin izlendiğini duyurdu.
Mismari, Türkiye’nin bu askeri adımlarına cevaben, UMH’ye bağlı silahlı güçlerle temas alanlarında saha durumunun gelişmesine ilişkin Genel Komutanlık adına bir açıklama yaptı. Mismari, “Genel Komutanlık, Libya'daki Birleşmiş Milletler Destek Misyonu (UNSMIL) himayesinde Cenevre'deki 5 + 5 Ortak Askeri Komite müzakerelerinde varılan ateşkese tam olarak bağlı olduğunu teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.
Öte yandan LUO Genel Komutanlığı, UMH’ye bağlı milislerin Trablus ve Misrata’da artan şiddet olaylarından ve ayrıca milislerin, silahların ve askeri teçhizatın Sirte ve El-Jufrah'ın batısındaki cephe hatlarına aktarılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Bu yüzden tüm LUO birliklerine ihtiyatlı davranmaları talimatı veren Genel Komutanlık, LUO güçlerine, ‘askeri gerilimin artmasına yol açabilecek provokasyonlara sürüklenmemeleri için’ talimat ve emirler verdiğini vurguladı.
Bununla birlikte LUO’nun, Sirte sahili açıklarında beş Türk askeri firkateyninin hareketliliğini izlenmesinin ardından, Cumartesi günü Sirte ve Cufra’daki ana harekat odasına alarm seviyesini en üst düzeye çıkarılması talimatı verildi.
Diğer yandan UMH Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş, Sirte şehrinin terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılmasının dördüncü yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşmada, “Bugün olanlar, tıpkı dört yıl önce yaşananları hatırlatıyor. İsimleri farklı olsa da düşman yine düşmandır. Farklı milletlerden katiller, ülkemizi terör saldırı için bir sığınak olarak kullanıyorlar. Fakat aynı kaderi paylaşmaktan kaçamayacaklar” ifadelerini kullandı.
 



Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.


Irak Başbakanı Sudani, silahlı gruplarla diyaloğu kesecek mi?

Sudani, bombaların hedefi olan istihbarat merkezini incelerken (X)
Sudani, bombaların hedefi olan istihbarat merkezini incelerken (X)
TT

Irak Başbakanı Sudani, silahlı gruplarla diyaloğu kesecek mi?

Sudani, bombaların hedefi olan istihbarat merkezini incelerken (X)
Sudani, bombaların hedefi olan istihbarat merkezini incelerken (X)

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Irak istihbarat teşkilatının merkezini hedef alan silahlı grupla ‘diyalog kurma’ olasılığını reddetti ve onu ‘korkak bir grup’ olarak nitelendirdi.

Başbakan Sudani dün, bir subayın hayatını kaybetmesine ve çok sayıda personelin yaralanmasına neden olan insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlenen kurumun merkezini ziyaret etti. Sudani, siyasi güçleri, resmi kurumlara yönelik saldırılara karşı ‘açık ve net’ bir tutum sergilemeye çağırdı. Bu çağrı, ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği'ne yönelik saldırılardan elçiliğe bağlı diplomatik lojistik destek üssüne ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil'deki ABD konsolosluğuna kadar silahlı grupların gerçekleştirdiği saldırılar konusunda net bir tutum sergilemeyen bazı Şii Koordinasyon Çerçevesi güçlerine yönelikti.

Sudani, ziyaretin kenarında yaptığı açıklamalarda, ‘saldırının’ koşullarına ilişkin titiz soruşturmanın sürdürülmesini, sonuçların açıklanmasını ve bu ‘utanç verici terör eylemin’ arkasında kimin olduğunun kamuoyuna duyurulmasını istedi.


Husilerin söylemleri, Kızıldeniz kartını kullanma tehdidinde bulunan İran açıklamalarıyla uyumlu

Husi liderinin çağrısıyla Sana’da İran’a destek mitinginde toplanan Husiler (EPA)
Husi liderinin çağrısıyla Sana’da İran’a destek mitinginde toplanan Husiler (EPA)
TT

Husilerin söylemleri, Kızıldeniz kartını kullanma tehdidinde bulunan İran açıklamalarıyla uyumlu

Husi liderinin çağrısıyla Sana’da İran’a destek mitinginde toplanan Husiler (EPA)
Husi liderinin çağrısıyla Sana’da İran’a destek mitinginde toplanan Husiler (EPA)

ABD-İsrail ile İran ve ona bağlı Lübnanlı ve Iraklı unsurlar arasında süren doğrudan askeri gerilim ortamında, Yemen’deki Husiler söylem düzeyinde tansiyonu yükseltmeyi sürdürüyor. Örgüt, sessiz kalmayacağını vurgulasa da şu ana kadar Tahran’ın yanında doğrudan askeri müdahaleye geçmedi.

22 Mart itibarıyla, yani savaşın başlamasından yaklaşık üç hafta sonra, İran’a yakınlığıyla bilinen Husiler uyarı ve sert tonlu açıklamalarla yetinerek ‘her türlü gelişmeye hazır olduklarını’ dile getirdi. Bu söylemler, İran’ın Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb Boğazı gibi stratejik deniz geçişlerinde gerilimi genişletebileceği yönündeki tehditleriyle örtüşüyor.

Husilerin son açıklaması, kendi kurdukları yönetimin dışişleri makamına atfedilen bir bildiriyle geldi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’na ilişkin uluslararası girişimlere karşı çıkılırken, ABD’nin politikalarıyla ‘bölgeyi stratejik bir çıkmaza sürüklediği’ öne sürüldü.

Aynı açıklamada, bölge ülkeleri olası bir tırmanışa dahil olmamaları konusunda uyarıldı; ABD politikalarına ‘bağımlılık’ eleştirilirken, dış müdahalenin geniş çaplı olumsuz sonuçlar doğuracağı iddia edildi.

fgb
Husiler, Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Sana sokaklarına onun devasa posterlerini astı. (EPA)

Açıklamada, çatışmanın genişlemesinin yaratabileceği risklere dikkat çekilerek bunun küresel tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde etkiler doğurabileceği vurgulandı. Husiler ise ‘elleri bağlı durmayacaklarını’ belirterek, savaşa dahil olma ihtimaline işaret etti.

Bu tutum, İran’dan gelen son açıklamalarla örtüşüyor. Tahran yönetimi, ABD’nin Harg Adası’na yönelik olası bir saldırısı durumunda, Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb’de güvenliği sarsmak için Husileri devreye sokabileceği mesajını verdi ve bunu ‘direniş ekseninin seçenekleri’ arasında gösterdi.

Atılacak adımın ertelenmesi

Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana İran’a siyasi ve ideolojik destek açıklamalarıyla, doğrudan askeri müdahaleden kaçınmayı bir arada yürüten bir çizgi izliyor.

Abdulmelik el-Husi, grubunun Tahran’ın yanında olduğunu vurgulayarak çatışmayı ‘İslam’a karşı bir savaş’ olarak nitelendirdi. Tüm senaryolara hazır olduklarını dile getiren el-Husi, destek amacıyla kitlesel gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Ancak Husiler, şu ana kadar İran’a yönelik savaşla doğrudan bağlantılı herhangi bir adım atmış değil. Daha önce değerlendirmelerde bulunan uzmanlara göre bu temkinli tutum, başta ABD ve İsrail’den gelebilecek geniş çaplı askeri saldırılara maruz kalma endişesi olmak üzere bir dizi karmaşık hesapla bağlantılı. Özellikle Kızıldeniz ve Babu’l Mendeb hattının küresel ticaret açısından taşıdığı kritik önem, bu çekingenliğin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Son iki yılda Kızıldeniz’de gemileri hedef alarak ve İsrail’e yönelik saldırılar düzenleyerek gerilimi artıran grup, mevcut koşullarda bu tırmanma kartını erken tüketmek yerine ilerleyen döneme saklamayı tercih ediyor olabilir.

Bu yaklaşım, Husilere hem askeri hem de siyasi düzeyde daha geniş bir manevra alanı sağlarken, İran öncülüğündeki ‘direniş ekseni’ içindeki konumlarını da esnek biçimde sürdürmelerine imkân tanıyor.

Önceki karşılaşma

Bu tutum, Husilerin 2023 yılı sonlarından itibaren başlattığı tırmanışın devamı niteliğinde görülüyor. Grup, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere destek gerekçesiyle Kızıldeniz’de gemilere yönelik saldırılar düzenlemeye başlamıştı. Yaklaşık iki yıl içinde balistik füzeler, insansız hava araçları (İHA) ve patlayıcı yüklü botlarla yüzlerce saldırı üstlenen örgüt, bazı gemilerin batmasına ve onlarcasının hasar görmesine yol açtı.

rggrt4g
Sana’da Husiler tarafından kurulan bir mezarlık (EPA)

Söz konusu eylemler, geniş çaplı güvenlik ve ekonomik sonuçlar doğurdu. Bu gelişmeler üzerine ABD ve Birleşik Krallık, Husilere ait hedeflere yönelik yüzlerce hava ve deniz saldırısı içeren bir askeri operasyon başlattı; operasyonlar daha sonra bölgesel arabuluculukla durduruldu.

İsrail de saldırılara karşılık olarak, Husilerin kontrolündeki bölgelerde limanlar, elektrik santralleri, çimento fabrikaları ve Sana Havalimanı gibi altyapı tesislerini hedef aldı. Ayrıca düzenlenen operasyonlarda örgütün üst düzey yöneticileri hedef alınarak genelkurmay başkanı ve hükümet başkanıyla birlikte dokuz bakanın öldürüldüğü bildirildi.