B-52 bombardıman uçağı İran’ı uyarmak için harekete geçti

4 Aralık’ta İngiltere topraklarındaki ABD hava üssünde bulunan B-52 uçağı (DPA)
4 Aralık’ta İngiltere topraklarındaki ABD hava üssünde bulunan B-52 uçağı (DPA)
TT

B-52 bombardıman uçağı İran’ı uyarmak için harekete geçti

4 Aralık’ta İngiltere topraklarındaki ABD hava üssünde bulunan B-52 uçağı (DPA)
4 Aralık’ta İngiltere topraklarındaki ABD hava üssünde bulunan B-52 uçağı (DPA)

İran, ABD’nin, 2015 yılında imzalanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018 yılında geri çekildiği nükleer anlaşmaya geri dönmeye ‘mecbur’ olduğunu söylerken göstergeler, Körfez bölgesinde iki taraf arasında askeri tırmanış yaşanabileceğini gösteriyor. 10 Aralık’ta ABD, İran hava sahası yakınlarına birkaç haftada ikinci defa iki dev bombardıman uçağı gönderdi. Bu eylem, İran ve vekillerinin ABD ve bölgedeki müttefiklerini hedef alan bir saldırı başlatmasına karşı bir uyarı mesajı şeklindeydi.
Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) göre ABD, 10 Aralık’ta  İran’ı herhangi bir düşmanca eylemde bulunmaktan caydırma çabalarının bir parçası olarak Körfez bölgesine iki adet B-52H bombardıman uçağı gönderdi.
NBC News, bölge hakkında bilgi sahibi üst düzey bir ABD askeri yetkilisinden aktardığı haberinde, ABD yönetiminin ‘İran’ın eylem veya yanlış hesaplama olasılığının yüksek olduğunu’ tahmin ettiğini belirtti. Açıklama, İran’ın geçtiğimiz günlerde nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’nin İsrail’in Mossad teşkilatına atfedilen bir saldırıyla Tahran yakınlarında suikasta uğramasına yanıt verme tehdidi sonrasında yapıldı.
ABD’li askeri yetkili, NBC News’e yaptığı açıklamada, iki uçağın ABD’nin Louisiana eyaletindeki Barksdale Hava Üssü’nden yaklaşık 36 saat süren bir görevle uçtuğunu ve uçakların, Avrupa, daha sonra Kızıldeniz, Arap Yarımadası ve Körfez hava sahasından geçtiğini belirtti.
Kanala göre üst düzey askeri yetkili, ABD güçlerinin bölgeden geri çekilmesi, Washington’daki geçiş süreci (Cumhuriyetçi Trump’tan Demokrat Joe Biden yönetimine geçiş) ve ABD’nin Kovid-19 salgınının yankılarıyla meşgul olması da dahil olmak üzere çeşitli faktörler nedeniyle İranlıların yanlış hesaplama riskinin, ‘artık normal seviyenin üzerinde olduğunu’ söyledi. Yetkili, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin Irak’ta düzenlenen bir ABD saldırısında öldürülmesinin üzerinden de neredeyse 1 yıl geçtiğini hatırlattı. Yetkili, “İranlıların, ABD’ye nasıl davranacaklarına ilişkin bir yanlış hesaplama yapma olasılığının varlığını kabul ediyoruz” dedi.
Bombardıman uçaklarının görevinin, kısmen USS Nimitz uçak gemisinin Körfez yakınlarındaki bir bölgeden planlı çıkışı nedeniyle planlandığını söyleyen ABD’li yetkili, İran adına faaliyet gösteren grupların, Irak da dahil olmak üzere bölgedeki ABD güçlerine karşı harekete geçebileceği konusunda uyardı. Aynı şekilde İran ile bağlantılı grupların da İran’dan talimat veya izin olmaksızın bile harekete geçebileceği uyarısı yapıldı.
CENTCOM, ‘saldırıyı caydırmak, ABD’li ortaklara ve müttefiklere güven vermek’ amacıyla geçen Kasım ayında Ortadoğu’ya kısa bir süreliğine ‘B-52’ bombardıman uçakları konuşlandırdığını söyledi.
Öte yandan Şarku’l Avsat’ın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığı habere göre, 10 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ‘ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmek zorunda olduğu’ ifadelerini aktardı. Ajans ayrıca, ABD’nin bu anlaşmaya dahil olmak için de çaba sarf etmesi gerektiğini dile getirdi. IRNA’ya göre Zarif, Arman Medya’ya verdiği bir röportajda, “ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmesine hazırız. Ancak aynı zamanda yükümlülüklerini yerine getirerek, anlaşmaya geri dönme niteliklerini de kazanmalıdır” dedi.
IRNA’ya göre Cevad Zarif, Washington’un, İran'a karşı ‘uluslararası bir uzlaşmaya varma’ girişimlerinde başarısız olduğunu belirtti. 2015 nükleer anlaşmasının, ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından Tahran’a karşı yayınlanan ve yürürlüğe girmeyen 6 karar da dahil olmak üzere, İran’a yönelik güvenlik suçlamalarını geçersiz kıldığını’ ifade etti. İran Dışişleri Bakanı, “Nükleer Anlaşma, BMGK yetkisiyle 6 ülke tarafından imzalanan yasal bir anlaşmadır” dedi.
Joe Biden’ın ABD başkanı olarak seçilmesine de değinen Muhammed Cevad Zarif, “Ne yapacağını görmek için beklemeliyiz. Ancak Sayın Biden, nükleer anlaşmaya geri dönmesi gerektiğini biliyor” dedi. Zarif, “ABD, İran aleyhine uluslararası kararlar alma girişimlerinde başarılı olmadan, nükleer anlaşmadan geri çekildi ve bu anlaşmadaki üyeliğini kaybetti” değerlendirmesinde bulundu. Muhammed Cevad Zarif, “ABD’den talep edilen şey, nükleer anlaşmaya üye olmak için çabalamasıdır. Biden hükümeti, İran’ın füze sorunları da dahil olmak üzere, nükleer anlaşmaya geri dönme bağlamında bazı sorunların çözülemeyeceğinin farkındadır” açıklamasında bulundu.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Afgan mevkidaşı Eşref Gani, İran’ın doğusunda bulunan Horasan vilayetindeki Haf şehrini ve Afganistan’ın batısındaki Herat şehrini birbirine bağlayan demiryolunun uzaktan açılışını gerçekleştirdi. IRNA, Haf- Herat demir yolunun yaklaşık 140 km uzandığını söylerken, İran ve Afganistan’daki en büyük demiryolu projelerinden biri olduğunu belirtti. Ajans, bu projenin, Afganistan’ı İran üzerinden güney serbest suları, Kafkasya bölgesi, Türkiye, Irak ve Avrupa’ya bağladığını sözlerine ekledi.



Lavrov ve Arakçi: İran savaşını sona erdirmenin tek yolu diplomatik çözüm

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi (Arşiv-Reuters)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi (Arşiv-Reuters)
TT

Lavrov ve Arakçi: İran savaşını sona erdirmenin tek yolu diplomatik çözüm

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi (Arşiv-Reuters)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi (Arşiv-Reuters)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile dün bir araya geldi. Moskova, iki tarafın, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşıyla artan Ortadoğu’daki gerilimi sona erdirmenin tek yolunun diplomatik çözüm olduğu konusunda mutabık kaldığını açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lavrov ile Arakçi’nin New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımladığı açıklamada, “İran çevresindeki duruma odaklanılarak güncel bölgesel ve uluslararası meseleler ele alındı” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada, “ABD ve İsrail’in hukuka aykırı eylemlerinin yol açtığı krizin diplomatik çözümünden başka bir alternatif bulunmadığı vurgulandı” denildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 2025 yılında ikili ilişkilerin geliştirilmesini ve savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesini öngören stratejik ortaklık anlaşması imzalamıştı. Ancak anlaşmada karşılıklı savunma hükmü bulunmuyor.

Pezeşkiyan, bu ayın başlarında İran savaşı konusundaki tutumu nedeniyle Putin’e teşekkür etmiş ve Moskova ile Tahran’ın birlikte “Amerikan tek taraflılığı” olarak nitelendirdiği anlayışa karşı koyabileceğini söylemişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Pezeşkiyan, dün yayımlanan bir röportajında, iki ülke arasındaki savaşın ne zaman sona ereceğine ABD’nin karar vermesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan bu görüşünü, çatışmanın yıl sonuna kadar sona ermesinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya karşılık olarak dile getirdi.


Mamdani: Netanyahu hâlâ Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama emri kapsamında aranıyor

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani (DPA)
New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani (DPA)
TT

Mamdani: Netanyahu hâlâ Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama emri kapsamında aranıyor

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani (DPA)
New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani (DPA)

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun dün Birleşmiş Milletler’de kendisine yönelttiği sert eleştirilere yanıt verdi. Mamdani, “hiçbir yalanın” Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Netanyahu hakkında çıkarılan tutuklama emrini değiştirmeyeceğini söyledi.

Mamdani yaptığı açıklamada, “Başbakan Netanyahu, daha önce defalarca yaptığı gibi, konuşmasını Filistinlilere karşı işlediği soykırımın görüntüsünü güzelleştirmeyi amaçlayan asılsız yalanları tekrarlamak için kullandı. Ancak hiçbir yalan, kendisinin savaş suçları ve insanlığa karşı suç işlediği suçlamalarıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emri kapsamında hâlâ aranıyor olduğu gerçeğini değiştiremez” ifadelerini kullandı.


Washington Zirvesi, ABD-Çin rekabetine yön vermeyi amaçlıyor

ABD Başkanı’nın, Çinli mevkidaşını dün Beyaz Saray’a gelişinde karşılama törenden (AFP)
ABD Başkanı’nın, Çinli mevkidaşını dün Beyaz Saray’a gelişinde karşılama törenden (AFP)
TT

Washington Zirvesi, ABD-Çin rekabetine yön vermeyi amaçlıyor

ABD Başkanı’nın, Çinli mevkidaşını dün Beyaz Saray’a gelişinde karşılama törenden (AFP)
ABD Başkanı’nın, Çinli mevkidaşını dün Beyaz Saray’a gelişinde karşılama törenden (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, dün Washington’da gerçekleştirdikleri zirvede iki süper güç arasındaki rekabetin seyrini kontrol altına almaya çalıştı.

Görüşmelerde çok sayıda anlaşmazlık konusu bulunmasına rağmen Trump, Şi ile ilişkilerinin güçlü olduğunu vurgulamaya özen gösterdi. Trump, “2016’daki ilk seçimimden bu yana Başkan Şi ile gerçekten büyük bir dostluk kurduk. Bu dostluk, karşılıklı saygıya ve halklarımızın hayati çıkarlarına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şi ise Pekin ile Washington arasındaki rekabetin “sağlıklı olması ve kendi sınırları içinde kalması” gerektiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelerin gündeminde İran savaşı, Tayvan, ABD’nin Çin’e gelişmiş çip ihracatına yönelik kısıtlamaları, ticaret ve yapay zekâ gibi çeşitli konular yer aldı.

Şi, Trump’a Tayvan meselesinde “temkinli davranması” çağrısında bulundu. Çin’in ayrıca Washington ile Tahran’ın haziran ayında vardığı mutabakat zaptını uygulamaya yeniden dönmesini desteklediğini belirtti. Şi, yapay zekânın geliştirilmesinin de “her zaman insan denetimi altında” tutulmasının önemini vurguladı.