Bahreyn Çin aşısına, Kuveyt ise Pfizer aşısına onay verdi

Bahreyn Ulusal Sağlık Düzenleme Kurumu
Bahreyn Ulusal Sağlık Düzenleme Kurumu
TT

Bahreyn Çin aşısına, Kuveyt ise Pfizer aşısına onay verdi

Bahreyn Ulusal Sağlık Düzenleme Kurumu
Bahreyn Ulusal Sağlık Düzenleme Kurumu

Bahreyn Ulusal Sağlık Düzenleme Kurumu (National Health Regulatory Authority NHRA) dün, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele çabaları kapsamında Çin ilaç şirketi Sinopharm tarafından Kovid-19’a karşı geliştirilen aşının kullanımını onayladığını duyurdu. Kuveyt Sağlık Bakanlığı ise Pfizer ve BioNTech tarafından geliştirilen aşıya acil kullanım onayı verildiğini açıkladı.
Bahreyn haber ajansı BNA’nın haberine göre, NHRA onayının Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki Sinopharm temsilcisi G42 Healthcare şirketinin gerekli tüm belgeleri sunması ve  aşının onaylama ve kullanım kararının klinik araştırma verilerinin kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesinden sonra geldiğini söyledi. NHRA’ya göre, klinik denemelerin üçüncü fazının sonuçları, aşının koronavirüse karşı yüzde 86 oranında etkili olduğunu gösterdi.
BNA haber ajansına göre NHRA’nın aşıyı onaylama ve kullanımına izin verme kararı şirket tarafından sağlanan verilerden sonra geldi. NHRA, aşı ile ilgili dosyaları ve birden fazla ülkede yürütülen genişletilmiş çalışmanın sonuçlarını teslim alır almaz, aşının klinik deneyler ve çalışmaların sonuçlarında kaydedilen etkinlik verilerinin değerlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli yönlerden inceleme ve değerlendirme sürecine başladı. Ayrıca Kurum, üretim kalitesini ve ürünün stabilitesini gösteren bilimsel verileri gözden geçirerek aşının kalitesini doğrulama, imalat aşamalarını ve üreticinin ilaç endüstrisindeki uluslararası standartlar ile iyi üretim uygulamaları (GMP) ilkelerine ve NHRA’nın standartlarına uygunluğunu inceleme sürecini başlattı.
NHRA, akademisyen ve doktorlardan oluşan ve klinik araştırmaların onaylanmasından sorumlu olan Klinik Araştırma Komitesi'nin görüşünü aldığını, konuyu tüm teknik ve bilimsel yönleriyle sunup tartıştıktan sonra, Komite’nin aşının tescilini onaylama ve kullanımına izin verme kararı aldığını ve aşı kurulunun da onayından geçtiğini belirtti.
BNA ayrıca Bahreyn'in, üçüncü aşama denemelerine 7700'den fazla gönüllünün katıldığı “İnsanlık İçin” kampanyası kapsamında aşının klinik denemelerine katıldığını ve NHRA’nın daha önce sağlanan aşının güvenliğinin ön sonuçlarına dayanarak Kovid-19 aşısının acil kullanımını onayladığını bildirdi. Ülkede, koronavirüs bulaşmış kişilerle en fazla temasta olanlar için aşılar sağlandı.
Kuveyt'te ise Sağlık Bakanlığı İlaç ve Gıda Kontrol İşleri Müsteşar Yardımcısı Dr. Abdullah el-Bedr, dün (Pazar) yaptığı basın açıklamasında, Tıbbi ve Botanik İlaçların Kayıt ve Kontrol Dairesi ile Halk Sağlığı Dairesi’nden oluşan ortak teknik komitenin kararı doğrultusunda, Pfizer ve BioNTech tarafından yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşıya acil kullanım onayı verildiğini açıkladı.
Kararın tüm bilimsel veri ve raporların teknik komite tarafından kapsamlı bir incelemeden sonra alındığını belirten Dr. Bedr, komitenin güvenlik, etkinlik ve kalite bilgilerinin kapsamlı bir değerlendirmesini gerçekleştirdiğini ve ayrıca kalite raporlarını doğrulamanın ve ürün stabilite çalışmalarını değerlendirmenin yanı sıra aşının etkinliği ve güvenliğiyle ilgili klinik çalışmaların sonuçlarını gözden geçirdiğini belirtti. Ayrıca, üretimin her aşamasında kaliteyi sağlamak için uluslararası standartlara göre aşı üreten fabrikalarda iyi üretim uygulamaları (GMP) ilkelerine uygunluğunun kontrol edildiğini kaydetti.
Dr. Bedr, Sağlık Bakanlığı’nın aşının kullanımından sonra güvenlik ve etkinliğini yakından izleyeceğini vurgulayarak, “Bakanlık, aşının güvenliği, etkinliği ve kalitesi ile ilgili bilgi ve verileri yerel ve uluslararası düzeyde takip etmeye, vatandaşlar ve bölge sakinlerinin güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri almaya devam etmektedir” dedi.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi de (FDA) kısa bir süre önce Pfizer-BioNTech tarafından ortak geliştirilen aşının acil kullanımına onay verdi.



BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamış

Flydubai uçağı (Reuters)
Flydubai uçağı (Reuters)
TT

BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamış

Flydubai uçağı (Reuters)
Flydubai uçağı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Federal Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şemsi, 30 Eylül’de Dubai’den Tel Aviv’e gitmek üzere havalanan Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçuşunda yaşanan olaya ilişkin soruşturmanın, Umman vatandaşı yardımcı pilotun önceden hazırladığı terör amaçlı bir planı uygulamaya koymaya çalıştığını ortaya çıkardığını açıkladı. Şüphelinin uçağın kontrolünü ele geçirerek Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın yolcu terminaline intihar saldırısı düzenlemeyi ve mümkün olan en fazla sayıda kişinin ölümüne yol açmayı amaçladığı belirtildi.

BAE Haber Ajansı WAM’ın aktardığına göre Başsavcı eş-Şemsi, soruşturma kapsamında 29 yaşındaki şüphelinin düşünsel gelişiminin ve mesleki geçmişinin incelendiğini söyledi. Şüphelinin aşırılıkçı ve terör yanlısı eğilimlerinin ilk işaretlerinin 2017’de Avustralya’da eğitim gördüğü dönemde ortaya çıktığı belirlendi. Şüphelinin bu dönemde aşırılıkçı yayınları okuyarak ve terör örgütlerini ve intihar saldırılarını yücelten çevrim içi içerikleri takip ederek tekfirci düşüncelerden etkilendiği kaydedildi.

Bu etkilenmenin zamanla şiddeti ve terörü teşvik eden fikirleri benimsemeye dönüştüğü, şüphelinin 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlendiği ve bir uçak kullanarak benzer bir saldırı düzenleme fikrini geliştirdiği belirtildi. Söz konusu düşüncenin, şüphelinin kendi itiraflarına göre pilotluk mesleğine yönelmesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Eş-Şemsi, şüphelinin meslek hayatı boyunca farklı ülkelerdeki çeşitli hava yolu şirketlerinde çalıştığını belirtti. Şüphelinin 2020-2024 yılları arasında Umman Havayolları’nda görev yaptığı, 2025’in başında Royal Air Maroc’a katılarak burada birkaç ay çalıştığı ve ardından Ocak 2026’da Flydubai bünyesine geçtiği bildirildi.

Şüpheli, Avustralya’nın Melbourne kentinde eğitim gördüğü sırada Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı bir camiye gidip geldiğini ve bu vesileyle “My Centre” adlı merkezin yöneticileriyle tanıştığını itiraf etti. İfadesinde, merkezi “Ebu Hamza” adıyla bilinen Lübnanlı bir kişinin yönettiğini ve merkezin Müslüman Kardeşler’le bağlantılı bir dernek tarafından desteklendiğini öne sürdü. Şüphelinin, terörü teşvik eden içerikleri daha yoğun biçimde takip ederek ve özel bir eğitmenden boks dersleri alarak saldırı planına fiziksel ve psikolojik açıdan hazırlandığı belirtildi.

ctyjukı
BAE Federal Başsavcısı Danışmanı Dr. Hamad Seyf eş-Şemsi (WAM)

Soruşturma, şüphelinin terör planını hazırlamak amacıyla daha önce Tel Aviv’e yaptığı iki uçuşu güzergâhı ve havalimanını incelemek için kullandığını ortaya koydu. Şüphelinin planını 30 Eylül 2026’da gerçekleştirdiği üçüncü uçuş sırasında uygulamaya koymaya çalıştığı kaydedildi.

Soruşturma kapsamında şüphelinin Flydubai’ye işe alınma süreci de incelendi. Şüphelinin pilotluk lisansı, iyi hâl belgesi ve gerekli diğer kontroller dâhil olmak üzere mesleki ve güvenlik şartlarını yerine getirdiği belirlendi. İşe alım sürecinde yapılan incelemelerde, şüphelinin aşırılıkçı eğilimlerini veya terör saldırısı düzenleme niyetini ortaya koyan herhangi bir işarete rastlanmadığı bildirildi.

Olay günü şüphelinin kokpitte uçak kaptanına aniden saldırarak acil durum baltasıyla vurduğu belirtildi. Kaptanın saldırıya karşı koyduğu ve yardım çağırmaya çalıştığı kaydedildi. O sırada dönüş uçuşunun kaptanı da uçakta bulunuyordu. Kokpitin yakınında olduğu sırada kapının alışılmadık biçimde tekrar tekrar açılıp kapandığını fark eden pilot şüphelenerek kapıya yaklaştı ve şifreyi kullanarak içeri girmeye çalıştı. Sonunda kokpite girmeyi başardı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığı habere göre dönüş uçuşunun kaptanı, şüphelinin uçak kaptanına saldırdığını gördü. Bunun üzerine bir kabin görevlisi ve bazı yolcuların yardımıyla olaya müdahale ederek yaralı kaptanı kurtardı ve şüpheliyi etkisiz hâle getirdi. Dönüş uçuşunun kaptanı ve yardımcısı daha sonra uçağın kontrolünü yeniden sağlayarak rotasını değiştirdi ve Suudi Arabistan’daki Tebük Havalimanı’na güvenli şekilde iniş yaptı.

Şüpheli, avukatının huzurunda ve kendisine tanınan tüm yasal güvenceler sağlanarak verdiği ayrıntılı ifadede saldırının gerekçelerini, planlama aşamalarını ve uygulama girişimini anlattı. Eylemi tek başına gerçekleştirdiğini ve başka kimsenin olaya katılmadığını kabul eden şüpheliye ilişkin soruşturmada, bu beyanın doğruluğunu teyit etme çalışmaları sürüyor.

Başsavcılık ayrıca uçak kaptanının, dönüş uçuşunun kaptanının ve yardımcısının yanı sıra mürettebat üyelerinin ifadelerine başvurdu. Adli tıp raporunda, uçak kaptanının yaralarının baş bölgesinde yoğunlaştığı ve hayati tehlike oluşturduğu belirtildi. Yaraların olay sırasında meydana geldiği ve niteliği itibarıyla acil durum baltasıyla gerçekleştirilen bir saldırıyla uyumlu olduğu kaydedildi. Bulguların şüphelinin ve kaptanın ifadeleriyle tanıkların beyanlarını desteklediği ifade edildi.

BAE Başsavcılığı, delillerin incelenmesine, olası suç ortaklarının veya başka bağlantıların bulunup bulunmadığının araştırılmasına ve kayıtlarla teknik raporların tamamlanmasına devam edildiğini bildirdi. Soruşturmanın selameti doğrultusunda elde edilecek yeni sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.


Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
TT

Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesine katkı sağlamak amacıyla gerekli çabaların gösterilmesinin ve iki ülke arasındaki koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Mısırlı mevkidaşı Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Abdülati, ülkesinin Abha ve Kral Halid havalimanlarını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadığını belirtti.

Mısırlı Bakan, Suudi Arabistan topraklarını hedef alan saldırıların ve artan gerilimin, bölgenin genelinde güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.

Abdülati ayrıca Mısır’ın Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü tehdit edebilecek her türlü girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında yer aldıklarını ifade etti.


Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadı

Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
TT

Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadı

Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini, özellikle salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan son saldırıları şiddetle kınadı. Saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet edenler arasında ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.

BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, dün düzenlenen günlük basın toplantısında, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.

Dujarric, azami itidal gösterilmesi, sivillerin ve sivil altyapının korunması için gerekli bütün önlemlerin alınması ve bu kesimlerin askerî operasyonların yol açabileceği tehlikelerden uzak tutulması gerektiğinin altını çizdi.