ABD’den Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’e övgü

Akile Salih, 7 Aralık’ta Bingazi’de düzenlenen parlamento oturumuna başkanlık yaptı. (AFP)
Akile Salih, 7 Aralık’ta Bingazi’de düzenlenen parlamento oturumuna başkanlık yaptı. (AFP)
TT

ABD’den Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’e övgü

Akile Salih, 7 Aralık’ta Bingazi’de düzenlenen parlamento oturumuna başkanlık yaptı. (AFP)
Akile Salih, 7 Aralık’ta Bingazi’de düzenlenen parlamento oturumuna başkanlık yaptı. (AFP)

ABD, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’in ülkenin doğusunda, Bingazi şehrindeki karargahında bugün düzenleyeceği meclis oturumu öncesinde övgü dolu bir açıklama yaptı.
Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Yusuf el-Akuri, geçen cumartesi günü telefonda kendisiyle görüşen Libya’daki ABD Misyonu Başkan Yardımcısı Joshua Harris’in, ‘Libya’daki son siyasi gelişmeler ve istikrarı destekleme yolları’ üzerinde durduğunu belirtti. Akuri, Harris’in ‘Salih’in siyasi diyalogu destekleme rolüne’ de övgüde bulunduğunu aktardı.
Yusuf el-Akuri’ye göre Joshua Haris, ABD- Libya ilişkilerinin derinliği ve ülkesinin bu ilişkileri güçlendirme arzusunda dikkat çekerken ilişkilerin Washington’daki yönetim değişikliğinden etkilenmediğini vurguladı. Komisyon Başkanı, Temsilciler Meclisi ile iş birliğinin önemine, sükunetin ve istikrarın sağlanmasındaki rolüne vurgu yaparken parlamentonun ABD tarafıyla her alanda ilişkileri güçlendirme konusunda istekli olduğunu belirtti. ABD’nin rolünün Libya’da istikrarı desteklemede önemli olduğunu vurguladı.
Sirenayka bölgesi kabileleri de el-Abyar bölgesinde yaptıkları görüşmelerin ardından üç tarihi bölgenin (Sirenayka, Trablus ve Fizan) ilkelerine dayalı olarak Salih’in başlattığı barış girişimine desteklerini yinelediler. Kabileler, girişimin özünü etkileyen veya bölgelerin temsilcilerini seçme haklarına el koyulan her türlü sonuca karşı olduklarını vurguladılar.
Açıklama el-Abyar’daki tartışmaların hız kazanması sonrasında yapıldı. Söz konusu gerilim, Salih yandaşlarının ülkedeki Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanı olarak desteklerini ilan etmek için düzenlemeyi amaçladıkları toplantıya itiraz edilmesi üzerine yaşanmıştı.
Diğer yandan Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams, yaklaşan seçimler için hazırlık dönemini yönetmekle ilgili yürütme otoritesini seçme mekanizmasını belirlemek için oy kullanan üyelerin üçte biri arasında Siyasi Diyalog Komitesi’nin 75 üyesini, yani üyelerin yüzde 60’ını seçti.
Williams, BM misyonunun tartışılan tüm önerilerden ikisini ön plana çıkardıklarını söylerken oyların üçte ikisini alacak olanın bugün 3 saat sürecek oylama sürecinde belli olacağını kaydetti.
Diyalog Forumu üyeleri, Williams’ın önerilerden birinin her bölgede mutlak çoğunluğa ulaşmasını şart koştuğunu aktardılar. Williams’ın yeni yönetimde pozisyonlar üstlenmek için mekanizmalara ilişkin oy kullanma krizini yüzde 75 oranında aşmayı amaçladığı dile getirildi.
Aynı şekilde Ulusal Mutabakat Güçleri’ne (UMH) bağlı Sirte-Cufra Ortak Operasyon Odası Sözcüsü Hadi ed-Dara, Ulusal Ordu Komutanı (LUO) Mareşal Halife Hafter’i Sirte, Cufra ve ülkenin güneyindeki güçleri seferber etmeye devam etmekle suçladı.
Dara geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada, bir Rus askeri kargo uçağının Sirte’de LUO’ya bağlı el-Kardabiye Üssü’ne iniş yaptığını belirtti. Uçağın, Cufra’dan Libya’nın güneyindeki silahlı bir konvoyu takip ettiği aktarıldı. Hadi ed-Dara açıklamasında “Tüm bu seferberlik, Hafter’in Libya’da istikrar arzulamadığının ve daha çok iktidar elde etmek için savaş istediğinin açık bir göstergesidir” dedi.
Diğer yandan devrik lider Muammer Kaddafi’nin ikinci oğlu Seyfulislam yandaşları 13 Aralık’ta, ülkenin güneyindeki Sebha şehrinde Gazazefe kabilesinden iki aile arasında geçen cumartesi akşamı sağlanan uzlaşıda Seyfulislam Kaddafi’nin oldukça önemli bir rol oynadığını vurguladılar. Resmi bir açıklamaya göre kabilenin toplumsal konseyi, ‘bu uzlaşıda en önemli söze sahip olan ve süreci bizzat denetleyen ulusal uzlaşı lideri’ olarak Seyfulislam Kaddafi’nin rolüne övgüde bulundu.
Şeyhler Heyeti Başkanı olan Beni Velid’den Şeyh Muhammed el-Bergusi, konuya ilişkin olarak yerel bir medya organına şu açıklamada bulundu:
“Seyfulislam onlarla temasa geçti ve barışı sağlamak için kendi yöntemiyle müdahale etti. Ulusal düzeyde kapsamlı ulusal uzlaşı çerçevesinde bir rolü olması gerektiğini belirtti.”
Son zamanlarda iki aile arasında kanlı çatışmalar yaşanmış, yaklaşık 12 kişi ölmüş ve çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasasına göre başkent Trablus’un 180 km güneybatısındaki ez-Zintan şehrinde tutuklu bulunan Seyfulislam Haziran 2017’de serbest bırakılmasından bu yana kamuoyunda görülmedi.
Seyfulislam Kaddafi, Rus yetkililerle gerçekleşen temaslarının yakın zamanda ifşa edilmesi ve ülkedeki siyasi hayata geri dönmek için bir konuşma yapabileceği ilan edilmesine rağmen Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçları dolayısıyla takip ediliyor. Nerede olduğu ise bilinmiyor.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.