Kuveyt’te yeni hükümet yemin etti

Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, anayasa yeminini eden yeni hükümeti makamında kabul etti. (KUNA)
Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, anayasa yeminini eden yeni hükümeti makamında kabul etti. (KUNA)
TT

Kuveyt’te yeni hükümet yemin etti

Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, anayasa yeminini eden yeni hükümeti makamında kabul etti. (KUNA)
Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, anayasa yeminini eden yeni hükümeti makamında kabul etti. (KUNA)

Kuveyt'te Başbakan Şeyh Sabah Halid el-Hamad es-Sabah tarafından kurulan yeni hükümet, Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'ın önünde anayasal yeminini etti. 10 yeni ismin yer aldığı kabinede biri kadın olmak üzere toplam 16 bakan yer aldı.
29 Eylül'de göreve gelen yeni Emir Sabah'ın dönemindeki ilk hükümette savunma ve içişleri bakanlıklarında yeni yüzler yer alması dikkat çekti. Başbakan Yardımcılığı ve Savunma Bakanlığı görevine Şeyh Hamad Cabir Al es-Sabah getirilirken İçişleri Bakanlığı’na Tamer Ali Sabah es-Salem es-Sabah atandı. Kabinede ayrıca bu isimlerin dışında sekiz teknokrat bakan yer aldı.
Yeni kabinede değişikliğe gidilmeyen bakanlıklar ve görevde kalan isimler de şöyle oluştu:
-Dışişleri Bakanlığı: Dr. Ahmed Nasser el-Muhammad es- Sabah
-Başbakan Yardımcısı: Enes Halid es-Salih
-Ulusal Meclis İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanlığı: Mubarek Salem el-Haris
-Bayındırlık Bakanlığı ve Belediye İşlerinden Sorumlu Bakanlık: Dr. Rana Abdullah el-Faris
-Sağlık Bakanlığı: Dr. Basil Hamnud es-Sabah
Yeni kabinede değişikliğe gidilen önemli bakanlıklar ve bu bakanlıkta göreve gelen yeni isimler ise şöyle oldu:
-Eğitim ve Yüksek Öğretim Bakanlığı: Dr. Ali Fahad el-Mudhaf
-Petrol, Elektrik ve Su Bakanlığı: Dr. Muhammed Abdullatif el-Faris
-Maliye Bakanlığı: Halefi Musaad Hamada
Kuveyt Emirlik Divanı’na göre hükümet üyeleri, anayasa yeminini ettikten sonra Kuvyet Emir Şeyh Nevvaf, Şeyh Sabah Halid el-Hamad es-Sabah'ı Başbakan olarak atadı. Kuvyet Emiri Şeyh Nevvaf yeni hükümete hitaben yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Hiç şüphesiz, istenen ulusal hedeflere ulaşmak için önünüzde zorluklarla dolu bir aşama var. Yetkiler, sözlü ve fiili uygulamaları teşvik eden parlamentodaki kardeşleriniz ile olağanüstü çaba, samimi sıkı çalışma ve gerçek ve ciddi işbirliği gerektiriyor.”
Kuveyt Emiri konuşmasının devamında kurumlar arası koordinasyonun önemini vurguladı:
 “Aranızdaki dayanışmaya bağlılığınızın önemini vurgulamak, kurumlarınız arasında iş birliği ve koordinasyonu somutlaştırmak, kamu hizmetlerini iyileştirmek, ülkeyi ve vatandaşları ilgilendiren temel konuları ele almak, hukuk devletini ve kurumları pekiştirmek için çalışmak ve Kuveyt'in çıkarlarını tüm düşüncelerin üzerinde tutmak için elinize bir fırsat geçti. Başarının en önemli belirleyicileri; ciddi ve organize çalışmak, saha takibi yapmak, yasaları herkese eşit uygulamak, adalet ve eşitliği sağlamak ve ülkenin ilerlemesini ve refahını sağlayabilecek iyi liderler seçmektir.”
Yeni hükümet, 5 Aralık'ta yapılan parlamento seçimlerinin tamamlanmasının ardından oluşturuldu. Yeni hükümetin kamu borç yasası çıkarmaya öncelik vermesi bekleniyor. Önceki parlamento tarafından reddedilen bu yasa, önümüzdeki 20 yıl için 20 milyar dinar (65,7 milyar dolar) borçlanmayı öngörüyor.
Esas olarak tek bir kaynağa, petrole bağımlı olan Kuveyt ekonomisi, korona salgını neticesinde küresel ekonomilerin birbiri ardına kapatılması ve petrol fiyatlarının düşmesi sebebiyle bu yıl 46 milyar dolarlık açıkla karşı karşıya kaldı.
Bu, Kuveyt tarihinin 37’inci hükümeti olurken Şeyh Sabah el-Halid de 1962'den bu yana göreve gelen sekizinci başbakan olarak kayıtlara geçti.
Diğer yandan Kuveyt Emiri bugün, 16’ıncı yasama bölümü için Kuveyt Ulusal Meclisi'nin ilk oturumunu açıyor. Bu, Kuveyt Emiri’nin yönetim dönemindeki ilk yasama oturumu olacak. Elli milletvekili ve hükümet üyeleri, Kuveyt Ulusal Meclisi Başkanı ve Yardımcısı ile komite üyelerini ve komite genel sekreterini seçecek.
6 Aralık'ta resmi sonuçları açıklanan seçimlerde parlamentonun yapısında yüzde 60'ın üzerinde önemli bir değişiklik meydana geldi. Toplamda 50 milletvekilinden oluşan parlamentoda 31 yeni milletvekili yer aldı. Kuveytli kadın adaylar, oylamaya yoğun kadın katılımı olmasına rağmen zafer elde edemediler. Hiçbiri yeni meclise giremedi.
Şu anki Kuveyt Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim ve ile Milletvekili Bedr Nasır el-Hamidi, Kuveyt Ulusal Meclisi Başkanlığı için yarışacak. El-Hamidi 2003-2006 yılları arasındaki dönemde Bayındırlık Bakanı, İskan İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı ve Enformasyon Bakanı olarak görev yaptı.
Kuveyt Emiri Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah liderliğindeki yeni dönemde mevcut parlamentonun ekonomik reform ve yolsuzlukla mücadele yasalarını geçirme sorumluluğu bulunuyor.
Yeni meclisin, özellikle dengeli bir blok toplamak için saflarını sıkıştırmayı başarması halinde değişimi desteklemek için gücünü gösterebileceği belirtiliyor. Ancak bölünmelerin etkisi meclisi oluşturan güçlerde görülmeye devam ediyor.



BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamış

Flydubai uçağı (Reuters)
Flydubai uçağı (Reuters)
TT

BAE: Flydubai yardımcı pilotu intihar saldırısı planlamış

Flydubai uçağı (Reuters)
Flydubai uçağı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Federal Başsavcısı Hamad Seyf eş-Şemsi, 30 Eylül’de Dubai’den Tel Aviv’e gitmek üzere havalanan Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçuşunda yaşanan olaya ilişkin soruşturmanın, Umman vatandaşı yardımcı pilotun önceden hazırladığı terör amaçlı bir planı uygulamaya koymaya çalıştığını ortaya çıkardığını açıkladı. Şüphelinin uçağın kontrolünü ele geçirerek Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nın yolcu terminaline intihar saldırısı düzenlemeyi ve mümkün olan en fazla sayıda kişinin ölümüne yol açmayı amaçladığı belirtildi.

BAE Haber Ajansı WAM’ın aktardığına göre Başsavcı eş-Şemsi, soruşturma kapsamında 29 yaşındaki şüphelinin düşünsel gelişiminin ve mesleki geçmişinin incelendiğini söyledi. Şüphelinin aşırılıkçı ve terör yanlısı eğilimlerinin ilk işaretlerinin 2017’de Avustralya’da eğitim gördüğü dönemde ortaya çıktığı belirlendi. Şüphelinin bu dönemde aşırılıkçı yayınları okuyarak ve terör örgütlerini ve intihar saldırılarını yücelten çevrim içi içerikleri takip ederek tekfirci düşüncelerden etkilendiği kaydedildi.

Bu etkilenmenin zamanla şiddeti ve terörü teşvik eden fikirleri benimsemeye dönüştüğü, şüphelinin 11 Eylül 2001 saldırılarından esinlendiği ve bir uçak kullanarak benzer bir saldırı düzenleme fikrini geliştirdiği belirtildi. Söz konusu düşüncenin, şüphelinin kendi itiraflarına göre pilotluk mesleğine yönelmesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Eş-Şemsi, şüphelinin meslek hayatı boyunca farklı ülkelerdeki çeşitli hava yolu şirketlerinde çalıştığını belirtti. Şüphelinin 2020-2024 yılları arasında Umman Havayolları’nda görev yaptığı, 2025’in başında Royal Air Maroc’a katılarak burada birkaç ay çalıştığı ve ardından Ocak 2026’da Flydubai bünyesine geçtiği bildirildi.

Şüpheli, Avustralya’nın Melbourne kentinde eğitim gördüğü sırada Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı bir camiye gidip geldiğini ve bu vesileyle “My Centre” adlı merkezin yöneticileriyle tanıştığını itiraf etti. İfadesinde, merkezi “Ebu Hamza” adıyla bilinen Lübnanlı bir kişinin yönettiğini ve merkezin Müslüman Kardeşler’le bağlantılı bir dernek tarafından desteklendiğini öne sürdü. Şüphelinin, terörü teşvik eden içerikleri daha yoğun biçimde takip ederek ve özel bir eğitmenden boks dersleri alarak saldırı planına fiziksel ve psikolojik açıdan hazırlandığı belirtildi.

ctyjukı
BAE Federal Başsavcısı Danışmanı Dr. Hamad Seyf eş-Şemsi (WAM)

Soruşturma, şüphelinin terör planını hazırlamak amacıyla daha önce Tel Aviv’e yaptığı iki uçuşu güzergâhı ve havalimanını incelemek için kullandığını ortaya koydu. Şüphelinin planını 30 Eylül 2026’da gerçekleştirdiği üçüncü uçuş sırasında uygulamaya koymaya çalıştığı kaydedildi.

Soruşturma kapsamında şüphelinin Flydubai’ye işe alınma süreci de incelendi. Şüphelinin pilotluk lisansı, iyi hâl belgesi ve gerekli diğer kontroller dâhil olmak üzere mesleki ve güvenlik şartlarını yerine getirdiği belirlendi. İşe alım sürecinde yapılan incelemelerde, şüphelinin aşırılıkçı eğilimlerini veya terör saldırısı düzenleme niyetini ortaya koyan herhangi bir işarete rastlanmadığı bildirildi.

Olay günü şüphelinin kokpitte uçak kaptanına aniden saldırarak acil durum baltasıyla vurduğu belirtildi. Kaptanın saldırıya karşı koyduğu ve yardım çağırmaya çalıştığı kaydedildi. O sırada dönüş uçuşunun kaptanı da uçakta bulunuyordu. Kokpitin yakınında olduğu sırada kapının alışılmadık biçimde tekrar tekrar açılıp kapandığını fark eden pilot şüphelenerek kapıya yaklaştı ve şifreyi kullanarak içeri girmeye çalıştı. Sonunda kokpite girmeyi başardı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığı habere göre dönüş uçuşunun kaptanı, şüphelinin uçak kaptanına saldırdığını gördü. Bunun üzerine bir kabin görevlisi ve bazı yolcuların yardımıyla olaya müdahale ederek yaralı kaptanı kurtardı ve şüpheliyi etkisiz hâle getirdi. Dönüş uçuşunun kaptanı ve yardımcısı daha sonra uçağın kontrolünü yeniden sağlayarak rotasını değiştirdi ve Suudi Arabistan’daki Tebük Havalimanı’na güvenli şekilde iniş yaptı.

Şüpheli, avukatının huzurunda ve kendisine tanınan tüm yasal güvenceler sağlanarak verdiği ayrıntılı ifadede saldırının gerekçelerini, planlama aşamalarını ve uygulama girişimini anlattı. Eylemi tek başına gerçekleştirdiğini ve başka kimsenin olaya katılmadığını kabul eden şüpheliye ilişkin soruşturmada, bu beyanın doğruluğunu teyit etme çalışmaları sürüyor.

Başsavcılık ayrıca uçak kaptanının, dönüş uçuşunun kaptanının ve yardımcısının yanı sıra mürettebat üyelerinin ifadelerine başvurdu. Adli tıp raporunda, uçak kaptanının yaralarının baş bölgesinde yoğunlaştığı ve hayati tehlike oluşturduğu belirtildi. Yaraların olay sırasında meydana geldiği ve niteliği itibarıyla acil durum baltasıyla gerçekleştirilen bir saldırıyla uyumlu olduğu kaydedildi. Bulguların şüphelinin ve kaptanın ifadeleriyle tanıkların beyanlarını desteklediği ifade edildi.

BAE Başsavcılığı, delillerin incelenmesine, olası suç ortaklarının veya başka bağlantıların bulunup bulunmadığının araştırılmasına ve kayıtlarla teknik raporların tamamlanmasına devam edildiğini bildirdi. Soruşturmanın selameti doğrultusunda elde edilecek yeni sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.


Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
TT

Bölgenin güvenlik ve istikrarını desteklemek için Suudi Arabistan-Mısır koordinasyonu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati

Suudi Arabistan ve Mısır, bölgedeki güvenlik ve istikrarın desteklenmesine katkı sağlamak amacıyla gerekli çabaların gösterilmesinin ve iki ülke arasındaki koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Mısırlı mevkidaşı Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Abdülati, ülkesinin Abha ve Kral Halid havalimanlarını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadığını belirtti.

Mısırlı Bakan, Suudi Arabistan topraklarını hedef alan saldırıların ve artan gerilimin, bölgenin genelinde güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.

Abdülati ayrıca Mısır’ın Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü tehdit edebilecek her türlü girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında yer aldıklarını ifade etti.


Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadı

Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
TT

Birleşmiş Milletler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini kınadı

Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM), Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini, özellikle salı ve çarşamba günleri Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan son saldırıları şiddetle kınadı. Saldırılarda vatandaşlar ve ülkede ikamet edenler arasında ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.

BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, dün düzenlenen günlük basın toplantısında, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu vurguladı.

Dujarric, azami itidal gösterilmesi, sivillerin ve sivil altyapının korunması için gerekli bütün önlemlerin alınması ve bu kesimlerin askerî operasyonların yol açabileceği tehlikelerden uzak tutulması gerektiğinin altını çizdi.