Ankara ile Washington’un desteklediği gruplar Rakka yakınlarında çatıştı: Moskova sessizliğini koruyor

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Ayn İsa yakınlarında devriye gezen Rus askeri polisler. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Ayn İsa yakınlarında devriye gezen Rus askeri polisler. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara ile Washington’un desteklediği gruplar Rakka yakınlarında çatıştı: Moskova sessizliğini koruyor

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Ayn İsa yakınlarında devriye gezen Rus askeri polisler. (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Ayn İsa yakınlarında devriye gezen Rus askeri polisler. (Şarku’l Avsat)

Suriye’deki Türk güçlerinin Rakka’nın kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki Ayn İsa kasabasına kapsamlı bir operasyon düzenleyeceği yönünde iddiaların dolaştığı ve Rusya’nın bu ihtimal karşısındaki pozisyonunun halen belirsizliğini koruduğu bir zamanda Ayn İsa dün de çatışmalara sahne oldu.
Suriye Milli Ordusu (SMO) gruplarının Türk güçlerinin bölge üzerinde uçuş gerçekleştiren silahlı insansız hava araçlarının da desteğini alarak SDG mevzilerine operasyon düzenlemesinin ardından Ayn İsa’nın doğusundaki Cehbel ve Meşirfe köylerinde perşembe gecesi ve cuma sabahı iki taraf arasında şiddetli çatışmalar meydana geldi.
Suriye insan Hakları Gözlemevi (SOHR) bir mayının patlaması ve SDG güçleriyle yaşanan çatışma nedeniyle SMO mensubu 10 unsurun öldüğünü aktardı. İki taraf arasındaki çatışmalar dün de devam etti. SMO’ya bağlı Ahrar'uş Şarkiyye grubu önceki gece geç saatlerde yayınladığı videoda, Cehbel ve Meşirfe köylerinde kontrolü ele geçirdiğini duyurdu.
Gözlemevi’ne konuşan kaynaklar, Rus askerlerin Ayn İsa’dan çekildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek bölgede bulunan Rus askeri üssünün önünde toplanan bölge sakinlerinin gerginliğin artmasını ve Rusya’nın bunun karşısında sessiz kalmasını protesto etmek için gösteri düzenlediğini aktardı.
Rusya geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye, SDG’nin Ayn İsa’dan çekilmesini, kasabanın rejime teslim edilmesini ve bununla birlikte Özerk Yönetim’e ait kurumların kasabadaki varlığını sürdürmesini öngören bir teklif sunmuştu. Ancak Türkiye bu teklife yanıt vermedi. Türkiye destekli SMO grupları ile SDG güçleri arasında askeri gerginliğin artması ve Ayn İsa’ya yönelik operasyonlar bu teklifin uygulanamayacağına işaret ediyor.
Ayn İsa stratejik bir konuma sahip. Zira kasaba, bir tarafta Rakka, diğer tarafta Barış Pınarı Harekatı bölgelerinde yer alan Tel Abyad ve Haseke’nin kırsalı, öbür tarafta da Ayn el-Arab (Kobani) ve Menbiç’e giden yolun kavşağında bulunuyor. SMO’nun Ayn İsa’da kontrolü ele geçirmesi halinde Tel Abyad ve Rakka’nın kuzeyindeki sınır bölgeleri, SDG’nin kontrolündeki geri kalan bölgelerden tamamen ayrılmış olacak.
SDG dün, Ayn İsa’ya sadece iki kilometre uzaklıkta bulunan ve SMO’nun kontrol altına almaya çalıştığı Cehbel ve Meşirfe köylerinde yaşanan şiddetli çatışmalarla eşzamanlı olarak kasabadaki mevzilerine takviyelerini sürdürdü. Söz konusu iki köydeki şiddetli çatışmalar, Türk güçlerinin ve SMO’nun tank, obüs, asker taşıma araçları ve ağır makineli tüfeklerle donatılmış 4x4 araçlarını, Halep ve Haseke’yi Ayn İsa’nın doğusuna bağlayan M4 karayolu karşısındaki El-Halidiye ve El-Huşan köylerine bakan Rummane, Selum ve Ebu Harza köylerine sevk etmesinin ardından geldi.
SMO grupları, Tel Tamir ve Rasulayn bölgelerindeki SDG ile temas hatlarında yoğun hamlelerine devam ediyor.
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), SDG’nin en büyük paydaşı olan YPG mensubu 2 unsuru, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Barış Pınarı Harekatı bölgesine saldırı düzenleme girişiminde bulundukları sırada etkisiz hale getirdiklerini duyurdu. Bakanlık, Türk Komando güçlerinin başarılı müdahalesinin ardından 2 YPG’linin etkisiz hale getirildiğini belirtti.
SDG’ye bağlı Tel Abyad Askeri Meclisi Başkanı Riyad el-Halef duruma ilişkin şunları söyledi:
“Suriyeli gruplar (SMO) dün Türk güçlerinin desteğiyle Ayn İsa’nın çevresindeki silolara operasyon düzenledi. Burası bir Rus askeri üssü ve aynı zamanda yakınlarında Suriye hükümet güçlerine ait bir nokta da bulunuyor. Gruplar, noktanın çevresine kasıtlı olarak füze fırlattılar. O noktada Rus askerleri ve rejim güçlerinin olduğu biliniyor.”
Ayn İsa kasım ayının sonlarından bu yana operasyonlara sahne oluyor. SMO bu ayın başında Şirkerak köyünü, içindeki siloları ve M4’e yakın bölgeleri ele geçirdi. Aynı şekilde bölge sakinleri de bulundukları yerlerden ayrıldı. Ayn İsa kasabasına bağlı Muallak ve Sayda köyleri, Ayn İsa Kampı ve kasaba çevresi topçu mermileriyle hedef alındı.
El-Halef, Rus tarafı ile yaptıkları görüşmede, Rusların kendilerine Türk operasyonlarının ciddi olduğunu, SDG’nin kasabanın güneyinde 5 kilometre derinlikte geri çekilmesi ve askeri mevziler ile noktaların Suriye ordusuna teslim edilmesi gerektiğini söylediklerini belirtti. El-Halef sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ruslar bize, Türk tarafı ile yaptıkları anlaşmanın 32 kilometre derinliğe kadar çekilmeyi içerdiğini bildirdiler. Ayn İsa buna çok uzak kalıyor. Bölgeden çekilmemiz halinde Suriyeli gruplar ve Türk ordusu bu bölgelerde hakim konumda olacak.”
Rus ordusu ve hükümet güçleri ile SDG Komutanlığı’nın yaptığı anlaşmaya göre Suriye ordusu ile SDG arasındaki temas hatlarında, Ayn İsa çevresinde Rusya’nın gözetiminde ortak 3 gözlem noktası ve askeri mevzilerin inşa edildi. Birinci gözlem noktası kasabanın doğusunda tahıl silolarının karşısında, ikinci gözlem noktası M4 karayolu üzerinde, üçüncüsü de kasabanın batı tarafında eski Ayn İsa Kampı’nın çevresinde kuruldu.
Ayn İsa, Özerk Yönetimi’nin Fırat Nehri’nin doğusundaki bölgelerini nehrin batısındaki bölgelerle birleştiren atardamar konumunda. Kasaba aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusundaki Halep, Haseke, ve Rakka’yı birbirine bağlayan M4 karayolu üzerinde uzanıyor. Ayrıca Halep kırsalının doğusundaki Menbiç ve Ayn el-Arab (Kobani) kentlerini ve İdlib kırsalındaki El-Arime kasabası ile Tabka, Rakka ve Deyrizor kentlerini birbirine bağlayan ana ve tali yolların da üzerinde yer alıyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.