ABD, İran’ın olası saldırılarına karşılık vereceğini duyurdu

Bağdat’taki Yeşil Bölge’deki ABD Büyükelçiliği. (AFP)
Bağdat’taki Yeşil Bölge’deki ABD Büyükelçiliği. (AFP)
TT

ABD, İran’ın olası saldırılarına karşılık vereceğini duyurdu

Bağdat’taki Yeşil Bölge’deki ABD Büyükelçiliği. (AFP)
Bağdat’taki Yeşil Bölge’deki ABD Büyükelçiliği. (AFP)

Washington, İran destekli silahlı grupları ‘Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği yakınlarına yönelik saldırıya’ karışmakla suçladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’ne göre Tahran da söz konusu suçlamaya 21 Aralık’ta verdiği cevapta ABD’ye önümüzdeki dönemde ‘gerginliğe yol açmama’ uyarısında bulundu.
İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’nin Irak’ın başkentindeki havalimanı yakınlarında ABD’nin gerçekleştirdiği hava saldırısıyla öldürülmesinin birinci yıl dönümünden yaklaşık iki hafta önce, geçen pazar gecesi, Yeşil Bölge’deki ABD Büyükelçiliği yakınlarına füze saldırısı düzenlendi.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada füze saldırısını kınarken söz konusu grupların ‘Irak’ın barış ve refaha kavuşmasına katkı sağlayan yardımların karşısındaki en büyük engel’ olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Bu suçlular ve yolsuzlar, istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini durdurmak zorundadır” dedi. Iraklıları ülkelerinin egemenliğini güçlendirmeye ve İran destekli silahlı milisler üzerindeki devlet kontrolünü artırmaya çağıran Pompeo, söz konusu milisleri de Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik son saldırının arkasında olmakla suçladı. Pompeo, Irak’ın Kovid-19 ile mücadele ettiği ve giderek şiddetlenen bir ekonomik kriz yaşadığı bir dönemde İran destekli milislerin Irak’ın barış ve refahını yeniden tesis etmesine yardım etmenin önündeki en ciddi engel olduğunu söyledi. Ayrıca bu unsurların “diplomatik yerleşimleri hedef alan, Irak devletinin kaynaklarını büyük ölçüde çalan, barışçıl protestoculara ve aktivistlere saldıran ve mezhep merkezli şiddete başvuran’ milislerle aynı olduklarını vurguladı.
Mike Pompeo sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm Iraklıları, hükümetlerinin egemenliği güçlendirme çabalarını desteklemeye, saldırıların sorumlularını adalete teslim etmeye ve İran destekli tüm milislerin şu an devlet kontrolü altında olmasını sağlamaya çağırıyoruz.”
Diğer yandan ABD’nin Ortadoğu’daki güçlerinin komutanı General Frank McKenzie ülkesinin, General Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin birinci yıl dönümünde olası İran saldırılarına yanıt vermeye hazır olduğunu duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı, geçen pazar akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Kendimizi, bölgedeki dostlarımızı ve müttefiklerimizi savunmaya hazırız. Savunma Bakanlığı, İran kuvvetlerini caydırmak için Irak çevresindeki konumunu güçlendiriyor. Gerekirse yanıt vermeye de hazırız.”
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, ABD’nin açıklamalarına 21 Aralık’ta düzenlediği basın toplantısında cevap verdi. “ABD Dışişleri Bakanı’nın açıklamasının yanı sıra saldırının niteliği ve zamanlaması büyük bir şüphe uyandırdı” değerlendirmesinde bulundu. AFPnin haberine göre Hatibzade, “Görünüşe göre bu açıklamaları önceden hazırlamışlar” dedi. ABD Dışişleri Bakanı’nın ifadelerini kınayan Said Hatibzade, ‘ABD rejiminin bu günlerde gerginlik oluşturmaması gerektiği’ uyarısında bulundu.
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği, Twitter ve Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, büyükelçiliğin savunma sistemlerinin füze saldırısına yanıt verdiğini duyurdu. Büyükelçilik, binada ufak çaplı bir hasarın oluştuğunu, ölen veya yaralan kimsenin olmadığını bildirdiği açıklamasında ayrıca yakınlardaki yerleşim alanlarının hasar gördüğünü ve masum Iraklı siviller arasında yaralananlar olduğuna dair raporlar alındığını kaydetti.
Amerikan medyasında son dönemde çıkan haberlerde, ABD’nin Irak’taki çıkarlarına karşı daha fazla saldırı beklentisi hakim. Haberlerde Irak’taki ABD’li diplomatların ve USAID personellerinin sayısının yarı yarıya azaltıldığın dikkat çekildi.
Diğer yandan 3 Ocak’taki Süleymani suikastının yıl dönümü yaklaşıyor. İran, Süleymani suikastından günler sonra, Irak’taki ABD askerlerinin bulunduğu iki askeri üssü hedef alan bir füze saldırısı gerçekleştirmişti. ABD Büyükelçiliği ve diğer yabancı askeri ve diplomatik alanlar, 2019 sonbaharından bu yana onlarca füze saldırısına sahne oldu. Batılı ve Iraklı yetkililer, söz konusu saldırılardan İran’a yakın grupları sorumlu tuttular.
Hatibzade 21 Aralık’ta, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in eylül ayında diplomatik misyonları hedef almaya karşı olduğu yönündeki açıklamasını yineledi. Sözcü, “Diplomatik ve yerleşim alanlarına yönelik saldırılar kabul edilemez” diyerek, Iraklı yetkililerin saldırıların sorumlularını belirlemek üzere her türlü çabayı göstereceğine güvendiğini dile getirdi.
Iraklı gruplardan bazıları da geçen pazar günü ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırıyı kınadı.



Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanmasında iş birliğine yönelik bölgesel bir platform kurulmasını önerdi

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanmasında iş birliğine yönelik bölgesel bir platform kurulmasını önerdi

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “istikrar vizyonu” çerçevesinde daha geniş bir “bölgesel iş birliği platformu” kurulmasının önemine dikkat çekerek, bütün bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü, egemenlik ve karşılıklı güvenlik ilkelerine bağlı kalması gerektiğini vurguladı.

Fidan, “modern tarihten ders çıkarılması gerektiğini” belirterek, mevcut koşulların iş birliğini başlatmak için “altın bir fırsat” sunduğunu ifade etti.

Japonya’nın Nikkei Asia gazetesine verdiği ve Türk medyasında da yer alan açıklamalarında Fidan, önerilen bölgesel platformun Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Körfez ülkelerini kapsayabileceğini, uygun şartlar oluştuğunda İran’ın da bu yapıya katılabileceğini söyledi.

İsrail’in ise ancak 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde sürece katılabileceğini belirten Fidan, “Bu sorun çözüldüğünde İsrail’in güvenliği de bölge ülkeleri tarafından büyük ölçüde desteklenecektir” ifadelerini kullandı.

Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki müzakerelerin “kritik bir dönemece” girdiğini ve tarafların olumlu sonuç elde etmeye istekli olduğunu, bir anlaşmanın her zamankinden daha yakın olduğunu ifade etti.

Hürmüz Boğazı (Reuters)Hürmüz Boğazı (Reuters)

Türkiye’nin, Pakistan’ın iki ülke arasında yürüttüğü arabuluculuk girişimlerini desteklediğini belirten Fidan, tarafların, “Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması sorunu çözülmeden nükleer müzakerelere başlanmaması” yönünde bir yol haritası üzerinde anlaştığını belirtti.

Fidan, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının hem ABD hem de İran üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, bunun enerji ve gıda güvenliği açısından küresel ölçekte ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı bölge ülkelerinin “Abraham Anlaşmaları”na katılması yönündeki önerisine değinen Fidan, Türkiye’nin 7 Ekim 2023 sonrasındaki gelişmeler karşısında İsrail’le ticareti durdurduğunu hatırlattı.

Fidan, İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarını eleştirerek, insani yardımın Gazze’ye ulaştırılmasının engellenmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı ve “İsrail şartları yerine getirirse normalleşmeye dönülebilir” ifadelerini kullandı.

İsrailli bazı yetkililerin Türkiye’yi gelecekte stratejik tehdit olarak göstermesine de değinen Fidan, İsrail’in bölgesel politikalarını eleştirerek, “İsrail kendi iç siyasetinde her zaman bir düşmana ihtiyaç duyuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan ayrıca uluslararası toplumun İsrail’in bölgesel ve küresel istikrarı bozmasını daha güçlü şekilde engellemesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan ve Trump, Haziran 2025'te Lahey'deki «NATO» zirvesinde (AFP)Erdoğan ve Trump, Haziran 2025'te Lahey'deki «NATO» zirvesinde (AFP)

Temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO Zirvesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, Türkiye’nin onay verilmesi halinde Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ülkelerinin de zirveye davet edilmesini istediğini, bu programı organize etmek için NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte çalıştığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılım ihtimaline ilişkin olarak ise Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasında yapılan görüşmelerde Trump’ın katılmayacağına dair bir ifade kullanılmadığını, hazırlıkların Trump’ın katılımı varsayımıyla sürdüğünü ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan ve İsrail arasında yeni bir ateşkes planı için baskı yapıyor

Yukarı Celile bölgesinden çekilen bu görüntüde, İsrail sınırına yakın güney Lübnan'daki bir yolda seyreden İsrail askeri araçları görülüyor (AFP)
Yukarı Celile bölgesinden çekilen bu görüntüde, İsrail sınırına yakın güney Lübnan'daki bir yolda seyreden İsrail askeri araçları görülüyor (AFP)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan ve İsrail arasında yeni bir ateşkes planı için baskı yapıyor

Yukarı Celile bölgesinden çekilen bu görüntüde, İsrail sınırına yakın güney Lübnan'daki bir yolda seyreden İsrail askeri araçları görülüyor (AFP)
Yukarı Celile bölgesinden çekilen bu görüntüde, İsrail sınırına yakın güney Lübnan'daki bir yolda seyreden İsrail askeri araçları görülüyor (AFP)

Amerikalı bir yetkili, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, İsrail ve Lübnan arasındaki diplomatik müzakereleri ele almak üzere Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birer görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı.

Dün açıklamalarda bulunan yetkili, ABD'nin çözüm için sunduğu ilk adım teklifinin detaylarını paylaştı: ABD, ilk aşama olarak Hizbullah'ın İsrail'e yönelik tüm saldırılarını durdurmasını, buna karşılık İsrail'in de Lübnan'daki askeri gerilimi artırmaktan kaçınmasını önerdi.

Lübnan kanadında görüş ayrılığı

Yetkilinin aktardığı bilgilere göre, Lübnan yönetiminde teklife yaklaşım konusunda şu gelişmeler yaşandı:

"Cumhurbaşkanı Avn bu öneri doğrultusunda ilerlemeye ve adım atmaya çalıştı. Ancak Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, öncelikle İsrail'in 'ilk ateşi açmaktan kaçınma' sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini belirterek topu İsrail tarafına attı."


İran Cumhurbaşkanlığı, Pezeşkiyan'ın istifasını yalanladı

Pezeşkiyan geçen hafta bir hükümet toplantısında (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan geçen hafta bir hükümet toplantısında (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran Cumhurbaşkanlığı, Pezeşkiyan'ın istifasını yalanladı

Pezeşkiyan geçen hafta bir hükümet toplantısında (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan geçen hafta bir hükümet toplantısında (İran Cumhurbaşkanlığı)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, hakkında çıkan istifa haberlerini yalanladı. Pezeşkiyan’ın açıklaması, üç üst düzey yardımcısının da benzer yöndeki açıklamalarıyla eş zamanlı olarak geldi. Yurt dışındaki Farsça yayın yapan medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Cumhurbaşkanlığı makamının etkisinin azalması ve Devrim Muhafızları'nın siyasi ve güvenlik kararları üzerindeki nüfuzunun artması nedeniyle Pezeşkiyan’ın görevden ayrılabileceği öne sürülmüştü.

Şarku’l Avsat’ın hükümete yakınlığıyla bilinen Rokna haber sitesinden aktardığına göre dün Hükümet toplantısında konuşan Pezeşkiyan, ülke yönetiminden geri adım atmayacağını belirterek, “Hayatta olduğum sürece görevimi sürdüreceğim. Ya ülkeyi güçlü bir şekilde yönetiriz ya da bu yolda şehit oluruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının doğrudan yaptığı bu yalanlama ve ardından yardımcılarından gelen peş peşe açıklamalar, İran’da resmi makamların nadiren başvurduğu bir tutum olarak dikkat çekti. Bu durum hem muhafazakâr rakiplerinin hem de reformist müttefiklerinin baskısı altında bulunan Pezeşkiyan hakkındaki istifa iddialarının yarattığı hassasiyeti ortaya koydu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Seyyid Mehdi Tabatabai, söz konusu haberlerin “gülünç medya oyunlarının devamı” olduğunu söyledi. Tabatabai, bu iddiaları ortaya atanların “gerçekler yerine kendi temennilerini yayımladığını” belirterek, Pezeşkiyan’ın “halka hizmet etmekten vazgeçmeyeceğini” ifade etti.

Hükümet Medya Komitesi Başkanı İlyas Hazreti de Cumhurbaşkanının istifa edeceğine yönelik söylentilerin “gerçeklikle hiçbir ilgisinin bulunmadığını” söyledi. Hazreti, Pezeşkiyan’ın tüm enerjisini ülke meselelerini takip etmeye ve vatandaşlara hizmet etmeye adadığını belirterek, bu tür haberlerin “umutsuzluk yaymayı, ayrışma yaratmayı ve ulusal birliği zedelemeyi amaçladığını” savundu.

Medya Dairesi Başkanı Ali Ahmednia ise bazı yabancı medya kuruluşlarının “istifa hayalleriyle birlikte gömüleceğini” söyleyerek, söz konusu haberleri “düşmanca propaganda ve psikolojik operasyon” olarak nitelendirdi.